(AİHS m. 5, 6, 29, 37) (765 S. K. m. 146)
Başvuru No: 5543/02
1 Nisan 2008
Dostane Çözüm
OLAYLAR
Türk vatandaşı olan başvuran, Filiz Karayel, 1971 yılı doğumludur ve İstanbulda ikamet etmektedir. Başvuran, AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından E. Kanar ve Y. Başara tarafından temsil edilmektedir.
Tarafların anlattığı şekliyle dava olayları şu şekilde özetlenebilir:
28 Ağustos 1992 tarihinde, başvuran, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yakalanmış ve gözaltına alınmıştır. Başvuranın, yasadışı bir örgüt olan THKP/C Devrim Solun çeşitli eylemlerine katılmasından şüphelenilmiştir.
12 Ekim 1992 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi hakimi, başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir.
8 Ocak 1993 tarihli bir iddianame ile Cumhuriyet Savcısı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını kısmen veya tamamen değiştirmeye teşebbüsten Türk Ceza Kanununun 146. maddesi uyarınca başvuranın da aralarında bulunduğu on dokuz sanık hakkında ceza davası açmıştır.
Dosyanın içeriği, kanıtların durumu ve suçun niteliğinden dolayı, başvuranın tutuksuz yargılanma talebi her seferinde reddedilmiştir.
11 Aralık 2002 tarihinde, tutukluluk süresi ve suçun tanımının değişme olasılığı göz önüne alınarak başvuran tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmiştir.
2 Mayıs 2005 tarihli bir karar ile başvuran, hukuki düzenlemenin ardından İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesinin yerini alan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır.
Başvuran, temyize başvurmuştur.
12 Temmuz 2006 tarihli bir karar ile Yargıtay, itiraz edilen kararı bozmuştur.
Dosyada bulunan bilgilere göre, yargılama, Ağır Ceza Mahkemesinde halen devam etmektedir.
ŞİKAYETLER
AİHSnin 5/3. maddesine atıfta bulunarak başvuran, gözaltı süresinin ve tutuklu yargılama süresinin çok uzun olmasından şikayetçidir.
Başvuran, ayrıca cezai yargılamada makul süre ilkesine riayet edilmemesinden şikayetçidir ve özü itibariyle AİHSnin 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.
HUKUK
AİHM, Hükümetten izleyen beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin AİHM önünde bulunan 5543/02 nolu başvuru kaynaklı davayı dostane çözüme kavuşturmak üzere, başvuran Filiz Karayele ex gratia olarak zararlar için 15.400 Euro (on beş bin dört yüz Euro) ve yargılama masraf ve giderleri için de 500 Euro (beş yüz Euro) tutarında ödeme yapmayı önerdiğini bildiririm. Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L. ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir.
AİHM, başvuran taraf tarafından imzalanan izleyen beyanı almıştır:
Hükümetin beyanını dikkate almaktayım. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, AİHMde görülmekte olan yukarıda belirtilen başvuru kaynaklı davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla Filiz Karayele ex gratia olarak zararlar için 15.400 Euro (on beş bin dört yüz Euro) ve yargılama masraf ve giderleri için 500 Euro (beş yüz Euro) tutarını ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Y.T.L. ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.
Filiz Karayel bu öneriyi kabul etmekte ve söz konusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçmektedir. Davanın nihai sonuca ulaştığını bildirir.
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü dikkate almaktadır. AİHM, bu çözümün Sözleşme ve Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatindedir ve başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görememektedir (AİHSnin in fine 37/1. maddesi). Sonuç olarak, AİHSnin 29/3. maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve davanın kayıttan düşürülmesi uygun olacaktır.
Bu Gerekçelere Dayalı Olarak AİHM, oybirliğiyle,
Davanın kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy