(AİHS. m. 2, 13, 6, 8, 37, 29)
(Başvuru no:5974/02)
22 Mart 2007
KARAR ÇEVİRİSİ
OLAYLAR
Başvuranlardan Osman Yağcı 1958, Lütfullah Acar 1958 ve Cemil Öztürk 1953 doğumlu Türk vatandaşlarıdır. Olayların meydana geldiği dönemde aileleri ile birlikte Ümraniye'de bulunan Hekimbaşı'nda (İstanbul) ikamet etmektedirler.
Başvuranlar AIHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından Esra Deniz tarafından temsil edilmektedirler.
Başvuranlar, 28 Nisan 1993 tarihinde ikamet ettikleri gecekonduların yakınında bulunan belediye çöplüğünde meydana gelen metan patlaması nedeniyle hem kendi adlarına hem de patlamada ölen yakınları adına AİHM'ye başvurmuşlardır. Bu trajik kaza, Osman Yağcı'nın eşinin ve iki kızının, Cemil Öztürk'ün eşinin ve dört çocuğunun ve hayatta kalan iki çocuğu adına dava açan Lütfullah Acar'ın da eşinin hayatını kaybetmesine sebep olmuştur.
Mevcut dava koşullan büyük oranda Öner Yıldız-Türkiye (no: 48939/99) kararı ile benzerlik göstermektedir. Aynı şekilde olayların meydana gelişi, idari soruşturmanın ve ceza davasının seyri de benzerlik göstermektedir.
İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi 5. Dairesi'nin, İstanbul ve Ümraniye Belediyeleri'nin sözkonusu kazada Türk Ceza Kanunu'nun 230. maddesi uyarınca ihmalkâr davrandıkları yönünde karar verdiğini de hatırlatmakta fayda vardır. Nihayetinde sanıkların her biri 9.70 Euro'ya tekabül eden 610.000 Eski Türk Lirası tutarında para cezasına mahkum edilmiştir.
Ayrıca başvuranlar tarafından açılan tam yargı davaları da kısmen kabuledilmiştir. Bunun sonucunda İstanbul İdare Mahkemesi, savunmacı tarafları başvuranların her birine maddi tazminat olarak 10.000.000 Türk Lirası ve manevi tazminat olarak 100.000.000 Türk Lirası ödemeye mahkum etmiştir. Olayların meydana geldiği dönemde bu tutarlar sırasıyla 208 ve 2.077 Euro'ya tekabül etmektedir.
Dosyada, bu miktarların başvuranlara ödendiğine dair herhangi bir bilgi yer almamaktadır.
ŞİKAYETLER
AİHS'nin 2. ve 13. maddelerine atıfta bulunan başvuranlar, yetkili makamları, 28 Nisan 1993 tarihinde meydana gelen kazayı önleme konusunda ihmalkar davranmakla itham etmekte ve mevcut davada başvurulan hukuk yollarının, etkisiz oluşundan dolayı şikayetçi olmaktadırlar.
Başvuranlar ayrıca İdare Mahkemesi'nde görülen dava süresinin, AİHS'nin 6 § 1. maddesi uyarınca aşırı uzun olduğunu ileri sürmekte, ayrıca yetkili makamların ödemeleri gereken tazminatları ödememelerinden dolayı şikayetçi olmaktadırlar.
Başvuranlar aynı zamanda AİHS'nin 8. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmekte ve 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesi ile tanınan mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedirler.
HUKUK AÇISINDAN
AİHM, Hükümet'ten izleyen beyanı almıştır:
"1. Türk Hükümeti, 5974/02 numaralı başvurunun yapılmasına neden olan, 28 Nisan 1993 tarihinde meydana gelen ve Lütfullah Acar, Cemil Öztürk ve Osman Yağcı'nın eşlerini, çocuklarını ve mülklerini kaybetmelerine neden olan dava koşullarından dolayı üzüntü duymaktadır.
2. Aynı şekilde Türk Hükümeti, yukarıda başvuru numarası yer alan davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla ve bu olayın başvuranlarda yarattığı derin acıyı da dikkate alarak başvuranlara karşılıksız olarak aşağıda yer alan miktarlarda ödeme yapmayı önermektedir:
Lütfullah Acar ve hayatta kalan iki çocuğuna maddi ve manevi tazminat olarak 15.000 Euro (on beş bin euro), masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin euro);
Osman Yağcı'ya maddi ve manevi tazminat olarak 17.500 Euro (on yedi bin beş yüz euro), masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin euro);
Cemil Öztürk'e maddi ve manevi tazminat olarak 26.000 Euro (yirmi altı bin euro), masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin euro).
3. Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktarlar, uygun dönemdeki her türlü vergiden muaf tutulacak ve başvuranlar tarafından ya da yasal olarak yetkili kılınmış avukatları tarafından belirtilen bir banka hesabına Euro olarak yatırılacaktır. Ödemeler, AİHS'nin 37 § 1 maddesine uygun olarak AİHM'nin verdiği kararın tebliğ edilmesini müteakip üç ay içerisinde yapılacaktır.
Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı takdirde, Hükümet, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder. Bu tutarların ödenmesi, davaların nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir."
Diğer taraftan ise başvuran taraf izleyen beyanı iletmiştir:
"İstanbul Barosu avukatlarından ben Esra Deniz, AİHM'de görülmekte olan ve yukarıda numarası yer alan başvurunun dostane çözüme kavuşturulması amacıyla Türk Hükümeti'nin aşağıda yer alan miktarlarda ödeme yapmaya hazır olduğunu not ediyorum:
Lütfullah Acar ve hayatta kalan iki çocuğuna maddi ve manevi tazminat olarak 15.000 Euro (on beş bin euro), masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin euro);
Osman Yağcı'ya maddi ve manevi tazminat olarak 17.500 Euro (on yedi bin beş yüz euro), masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin euro);
Cemil Öztürk'e maddi ve manevi tazminat olarak 26.000 Euro (yirmi altı bin euro), masraf ve harcamalar için 1.000 Euro (bin euro).
Başvuranlarla birlikte, yapılan öneriyi ve bundan doğabilecek sonuçlan kabul etmekteyim. Sonuç olarak bu başvuruya neden olan olaylarla ilgili Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki tüm şikayetlerimizden vazgeçmekteyiz. Davanın nihai çözüme kavuşturulduğunu beyan ederiz."
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü kaydeder. Bu çözümün Sözleşme ve Eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, diğer taraftan, başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görmemektedir (AİHS'nin in fine 37 § 1 maddesi).
O halde, AİHS'nin 29 § 3 maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve de davanın zabıtlardan düşürülmesi uygun olacaktır.
Bu gerekçelere dayalı olarak AİHM oybirliğiyle,
Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy