(AİHS 1 NOLU EK PROTOKOL m. 1)
(Başvuru no. 12087/03)
Karar
Strazburg
4 Temmuz 2006
Sözkonusu karar AIHS 'nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
USULİ İŞLEMLER
Davanın nedeni, Türk vatandaşı Kamile Uyanık'ın ("başvuran"), 6 Temmuz 1998 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleşme'nin ("Sözleşme") eski 25. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon") yaptığı başvurudur (başvuru no. 12087/03).
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
Başvuran, 1939 doğumlu olup Ankara'da yaşamaktadır.
1990 senesinde, belirsiz bir günde Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, Ankara Otoyolu'nu inşa etmek için Ankara'da başvurana ait bir parsel toprağı kamulaştırmıştır. Kamulaştırma gerçekleştiğinde, yetkili makamlar başvurana, toprağın bir bilirkişi komitesince belirlenen değeri tutarında meblağı ödemiştir.
Sunduğu talebi müteakiben 27 Eylül 1994 tarihinde Ankara Hukuk Mahkemesi başvurana ek tazminat ve ayrıca, sözkonusu tarihte uygulanabilir yasal oran üzerinden faiz ödenmesine karar vermiştir.
29 Ocak 1996 tarihinde Yargıtay, kararı onamıştır.
9 Şubat 1998 tarihinde başvurana, 2.800.000.000 Türk Lirası ödemiştir.
HUKUK
I. 1 NO.LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, yetkili makamlardan kamulaştırma için ancak 1998 senesi Şubat ayında almış olduğu ek tazminatın, ödenecek gecikme faizi Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı ile orantılı olmadığı için, değerinin düşmüş olduğu hususunda şikayette bulunmuştur. Şikayetini, 1 No.lu Protokol'ün aşağıda kaydedilen 1. maddesinin ilgili kısmına dayandırmıştır:
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir."
A. Kabuledilebilirlik
AİHM, sözkonusu şikayetin AİHS'nin 35 § 3. maddesi uyarınca temelden yoksun olduğunu belirtir. Ayrıca, kabuledilemez olmadığı sonucuna varılması için gerekçe bulunmamaktadır.
B. Esaslar
AİHM, sözkonusu davada günışığına çıkan konulara benzer konuların ortaya çıktığı birçok davada 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğu sonucuna varmıştır (bkz. Akkuş, sayfa 1317, § 31).
Hükümet tarafından sunulan delil ve iddiaları inceleyen AİHM, daha önceki davalarda varmış olduğu sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir. Yerel mahkemelerce ödenmesine karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin, kamulaştırmadan sorumlu makama atfedilebilir olduğu ve başvuranın, kamulaştırılan toprak yanında ayrıca bir kayba uğramasına neden olduğu sonucuna varmaktadır. Genel olarak tazminatın ödenmesindeki gecikmenin, düşük faiz oranlarının ve dava işlemlerinin uzunluğu sonucu AİHM başvuranın, umumi menfaat talepleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında korunması gereken hassas dengenin bozulmasına yol açan kişisel ve haddinden fazla bir yüke maruz bırakıldığı kanısındadır.
Sonuç olarak, 1 no.lu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS'NİN41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHS'nin 41. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Maddi ve Manevi Zarar
Adil tazmine ilişkin ifadelerinde başvuran, başvuru formunda kaydedilen iddialarını yinelemiş ve maruz kalmış olduğu maddi zarar için 4,182 Amerikan Doları talep etmiştir. Ayrıca, maruz kalmış olduğu manevi zarar için 2.000.000.000 Türk Lirası talep etmiştir.
Hükümet, sözkonusu miktarlara itiraz etmiş ve AİHM'nin, adil tazmin ödenmesine karar vermemesini istemiştir.
Aka kararında uyguladığı hesaplama metodunu kullanan ve ilgili ekonomik veriyi gözönüne alan AİHM, başvurana maddi zarar için talep edilen 3,460 Euro'nun ödenmesine karar vermiştir.
B. Mahkeme Masrafları
Başvuran ayrıca, AİHM huzurunda maruz bırakıldığı masraf ve harcamalar için 1.000.000.000 Türk Lirası talep etmiştir.
Hükümet, bu talebe itiraz etmiş ve AİHM'nin, masraf ve harcamalara ilişkin hiçbir tazminat ödenmemesine karar vermesini istemiştir.
Mevcut bilgiyi gözönüne alarak değerlendirmede bulunan AİHM, başvurana aynı başlık altında 500 Euro ödenmesini makul bulmuştur.
C. Gecikme Faizi
24. AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre belirlenmesini uygun bulmuştur.
YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM OYBİRLİĞİYLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna,
2. AİHS'nin 1 No.lu Protokol'ünün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,
3. İhlal bulgusunun başlı başına, başvuranın maruz kaldığı manevi zarar için yeterli adil tazmin teşkil ettiğine,
4. (a) sorumlu Devlet'in, kararın AİHS'nin 44 § 2 Maddesi'ne göre kesinlik kazandığı tarihten itibaren üç ay içerisinde başvurana, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden yeni Türk Lirası'na çevrilmek üzere aşağıdaki miktarları ödemesine:
(i) maddi zarar için 3,460 Euro (üç bin dört yüz altmış Euro),
(ii) masraf ve harcamalar için 500 Euro (beş yüz Euro),
(iii) yukarıda kaydedilen masraflara uygulanabilecek her tür vergi,
(b) yukarıda kaydedilmiş olan üç aylık sürenin bitiminden ödeme gününe kadar, Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre yukarıda belirtilen miktarlarda ödenecek basit faizi ödemekle yükümlü olduğuna,
4. Başvuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış olup 4 Temmuz 2006 tarihinde, İçtüzüğün 77. Maddesi'nin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy