(AİHS 1 NOLU EK PROTOKOL m. 1)
(Başvuru no. 12091/03)
KARAR
STRAZBURG
4 Temmuz 2006
Sözkonusu karar AIHS'nin 44§2. maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak, şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
USULİ İŞLEMLER
Davanın nedeni, Türk vatandaşı Ahmet Erkan'ın ("başvuran"), 6 Temmuz 1998 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleşme'nin ("Sözleşme") eski 25. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na ("Komisyon") yaptığı başvurudur (başvuru no. 12091/03).
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
Başvuran, 1954 doğumludur ve Ankara'da yaşamaktadır.
1990 senesinde belirsiz bir günde Devlet Karayolları Genel Müdürlüğü, Ankara Otobanı'nı inşa etmek için Ankara'da başvurana ait olan bir parsel toprağı kamulaştırmıştır. Yetkili makamlar, kamulaştırma gerçekleştirildiğinde, bilirkişi komitesince değerlendirilmiş toprağın bedelini, başvurana ödemiştir.
Başvuranın talebi üzerine, 21 Nisan 1994 tarihinde Ankara Hukuk Mahkemesi, uygulanabilir yasal oran üzerinden işleyen faiz ile birlikte başvurana ek tazminat ödenmesine karar vermiştir.
11 Aralık 1995 tarihinde Yargıtay, sözkonusu kararı onamıştır.
28 Ocak 1998 tarihinde 313.000.000 Türk Lirası tutarındaki meblağ, başvurana ödenmiştir.
HUKUK
I. 1 NO.LU PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, ödenebilir gecikme faizinin, Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı ile uyumlu olmaması nedeniyle yetkili makamlardan 1998 senesi Ocak ayında kamulaştırma için almış olduğu ek tazminatın değerinin düştüğü hususunda şikayette bulunmuştur. Şikayetini, 1 No.lu Protokol'ün ilgili kısmı aşağıda kaydedilen 1. maddesine dayandırmıştır:
"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir."
A. Kabuledilebilirlik
AİHM, sözkonusu şikayetin, AİHS'nin 35 § 3. maddesi bağlamında temelden yoksun olmadığını belirtir. Ayrıca, şikayetin kabuledilemez olduğuna karar vermek için gerekçe bulunmamaktadır.
B. Esaslar
AİHM, sözkonusu davada ortaya konan meselelere benzer meselelerin günışığına çıktığı bir grup davada 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Akkuş, sayfa 1317, §31).
Hükümet tarafından sunulan olayları ve iddiaları değerlendiren AİHM, daha önceki davalarda varmış olduğu sonuçlardan farklı bir sonuca varmak için gerekçe olmadığı kanısındadır. Yerel mahkemelerce ödenmesine karar verilen ek tazminatın ödenmesindeki gecikmenin, kamulaştırmadan sorumlu makama atfedilebileceği ve mülk sahibinin, toprağının kamulaştırılması yanında ayrıca sıkıntı çekmesine neden olduğu sonucuna varmıştır. AIHM, umumi menfaat talepleri ve mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkının korunması arasında korunması gereken hassas dengenin bozulmasına yol açan kişisel ve haddinden fazla bir yüke maruz bırakıldığı kanısındadır.
Sonuç olarak, 1 no.lu Protokol'ün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHS'nin 41. maddesi aşağıda kaydedilmiştir:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Maddi ve Manevi Zarar
Başvuran, adil tazmine ilişkin görüşlerinde, başvuru formunda belirttiği iddialarını yinelemiş ve maddi tazminat olarak 567 Dolar talep etmiştir. Ayrıca, 2.000.000.000 Türk Lirası tutarında manevi tazminat da talep etmiştir.
Akkuş kararında uyguladığı hesaplama metodunu kullanan ve ilgili ekonomik veriyi gözönüne alan AİHM, başvurana maddi zarar için toplam 475 Euro ödenmesine karar vermiştir.
AİHM, 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğinin tespit edilmesinin, manevi tazminat için başlı başına yeterli tazminat teşkil ettiği kanısındadır.
B. Mahkeme Masrafları
Başvuran ayrıca, AIHM huzurunda maruz bırakıldığı masraf ve harcamalar için 1.000.000.000 Türk Lirası tazminat talep etmiştir.
Hükümet, sözkonusu meblağa itiraz etmiş ve AİHM'den, masraf ve harcamalar için tazminat ödememesini istemiştir.
Mevcut bilgiyi gözönüne alarak değerlendirmede bulunan AIHM, başvurana sözkonusu başlık altında genel toplam olarak 500 Euro ödenmesini makul bulmuştur.
C. Gecikme Faizi
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre belirlenmesini uygun bulmuştur.
YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM OYBİRLİĞİYLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna,
2. AİHS'nin 1 No.lu Protokol'ünün 1. maddesinin ihlal edilmiş olduğuna,
3. İhlal bulgusunun, manevi tazminat için başlı başına yeterli tazminat teşkil ettiğine,
4. (a) sorumlu Devlet'in, kararın AİHS'nin 44 § 2 Maddesi'ne göre kesinlik kazandığı tarihten itibaren üç ay içerisinde başvurana, ödeme tarihinde uygulanan kur üzerinden Türk Lirası'na çevrilmek üzere aşağıdaki miktarları ödemesine:
(i) maddi zarar için 475 Euro (dört yüz yetmiş beş Euro),
(ii) masraf ve harcamalar için 500 Euro (beş yüz Euro),
(iii) yukarıdaki meblağlara uygulanabilecek her tür vergi,
(b) yukarıda kaydedilmiş olan üç aylık sürenin bitiminden ödeme gününe kadar, Avrupa Merkez Bankası'nın uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle oluşacak faiz oranına göre yukarıda belirtilen miktarlarda ödenecek basit faizi ödemekle yükümlü olduğuna,
4. Başvuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış olup 4 Temmuz 2006 tarihinde, İçtüzüğün 77. Maddesi'nin 2 ve 3. fıkraları uyarınca yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy