(Başvuru no:14788/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
30 Mayıs 2006
İşbu karar Sözleşme 'nin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 14788/03 başvuru nolu davanın nedeni, bu ülke vatandaşı İbrahim Yalçınkaya'nın (Başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) 15 Nisan 2003 tarihinde, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesi'nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, Şanlıurfa Barosu avukatlarından M. Birlik tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVA KOŞULLARI
Başvuran, 1939 doğumlu olup Gaziantep'te ikamet etmektedir.
1999 tarihinde, başvurana ait iki taşınmaz, Birecik barajı projesi çerçevesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından kamulaştırılmıştır. Başvurana kamulaştırma bedeli ödenmiştir.
Ödenen tutar üzerinde anlaşmazlık doğunca başvuran, 8 Şubat 1999 tarihinde Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, her bir parsel için kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle başvuruda bulunmuştur.
30 Aralık 1999 tarihinde başvuran, Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davayı kısmen kazanmış ve İdare tarafından başvurana ek tazminat ödenmesine karar verilmiştir. 106/431 parsel nolu taşınmaz için, 6 Mart 1999 tarihinden itibaren işlemek üzere yasal gecikme faizi ile birlikte 5.909.187.500 Türk Lirası (yaklaşık 11.059 Euro) ve 109/706 parsel nolu taşınmaz için, 28 Şubat 1999 tarihinden itibaren işlemek üzere yasal gecikme faizi ile birlikte 9.174.736.000 Türk Lirası (yaklaşık 17.171 Euro) ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay, 19 ve 26 Haziran 2000 tarihli iki kararla ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
İdare ek tazminat olarak, 109/706 parsel nolu taşınmaz için 4 Kasım 2002 tarihinde 27.626.936.816 T.L. (yaklaşık 17.122 Euro) ve 106/431 parsel nolu taşınmaz için 10 Aralık 2002 tarihinde 15.321.065.581 T.L. (yaklaşık 9.443 Euro) ödeme yapmıştır.
HUKUK AÇISINDAN
I. 1 NOLU EK PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi nedeniyle ek tazminatın değer kaybettiğinden şikâyetçi olmakta ve bu itibarla 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesine gönderme yapmaktadır.
A. Kabul edilebilirlik hakkında
Hükümete göre, başvuran tarafından icra takibi başlatılmadığı için AİHS'nin 35. maddesinde öngörüldüğü gibi iç hukuk yolları tüketilmemiştir.
AİHM, adli bir süreç sonunda Devlet karşısında alacaklı konuma gelen bir kimsenin tazminat alabilmesi için icra takibi başlatmasının şart koşulmasının, Mahkeme içtihatlarınca uygun bulunmadığını hatırlatır (Metaxas-Yunanistan, no: 8415/02, § 19, 27 Mayıs 2004 ve Karahalios-Yunanistan, no: 62503/00, § 23, 11 Aralık 2003). Bu nedenle, Hükümet'in bu itirazı kabul edilemez bulunmuştur.
AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle Akkuş, adı geçen karar) ve elindeki mevcut unsurların tümünü göz önüne alarak, başvurunun esastan incelenmesi gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM başvuruda hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi ile karşılaşılmadığını tespit etmiştir.
B. Esas Hakkında
AİHM daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da incelemiş ve 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz., Akkuş, adı geçen karar, s. 1310, §§ 30-31 ve Aka, adı geçen karar, s. 2682, §§ 50-51).
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet'in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre kamulaştırmayı yapan İdare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmuştur. Söz konusu davanın toplam fiili süresi ile ikiye katlanan bu gecikme, AİHM'yi, başvuranın genel yararın gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.
Sonuç olarak AİHM, I Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
II. AİHS'NİN 6§1 MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, yürütülen adli işlemlerin süresinin AİHS'nin 6§1 maddesini ihlal ettiğinden şikâyetçi olmaktadır.
A. Kabul edilebilirlik hakkında
AİHM, söz konusu şikâyetin AİHS'nin 35§3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun ilan edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi bulunmamaktadır.
B. Esas Hakkında
1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesi kapsamında ulaşılan sonuç dikkate alındığında, AİHM şikâyetin ayrıca Sözleşme'nin 6§1 maddesi açısından incelenmesine gerek olmadığına karar vermiştir.
III. AİHS'NİN 41. MADDESİ'NİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Maddi ve Manevi Tazminat
Başvuran, her bir parsel için 20.000 Dolar değerinde maddi ve manevi zarara uğradığını iddia etmektedir.
Hükümet, bu iddiaya karşı çıkmaktadır.
AİHM, Akkuş kararında (adı geçen karar, s. 1311, §§ 35-36 ve 39) benimsenen hesaplama yöntemini göz önünde bulundurarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, başvurana maddi tazminat olarak 14.500 (on dört bin beş yüz) Euro ödenmesine karar vermiştir.
Manevi tazminat hususunda ise AİHM, mevcut dava koşullarında, bir ihlalin varlığının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna kanaat getirmiştir.
B. Masraf ve Harcamalar
Başvuran, rakam belirtmeksizin avukat masrafları da dahil olmak üzere masraf ve harcamalarının ödenmesini talep etmektedir.
Hükümet, rakam belirtilemeyen masraf ve harcamaların ödenmesinin gerekli olmadığını belirtmektedir.
Dosyayı inceleyen AİHM, başvuranın başvurusunu yapmak amacıyla masraf yapmış olabileceğine kanaat getirmiş ve hakkaniyete uygun olarak başvurana 500 Euro (beş yüz) ödenmesine karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Ek 1 Nolu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHS'nin 6§1 maddesine dayanan şikâyetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
4. Manevi tazminatla ilgili olarak, mevcut kararının kendisinin adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna;
5. a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, döviz kuru üzerinden YTL.'ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından başvurana maddi tazminat için 14.500 Euro (on dört bin beş yüz), masraf ve harcamalar için 500 Euro (beş yüz) ödenmesine
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine; karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AIHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesine uygun olarak 30 Mayıs 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy