(Başvuru no: 17747/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
25 Temmuz 2006
İşbu karar AIHS 'nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (17747/03) başvuru nolu davanın nedeni bu ülke vatandaşı olan Mehmet Sait Kaya'nın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) 7 Mayıs 2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, AİHM önünde Gaziantep Barosu avukatlarından M.Ş. Yıldız tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVA KOŞULLARI
Başvuran, 1964 doğumlu olup Gaziantep'te ikamet etmektedir.
1999 tarihinde, başvurana ait taşınmaz, Birecik barajı projesi çerçevesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından kamulaştırılmıştır. İdare tarafından başvurana kamulaştırma bedeli ödenmiştir.
Ödenen tutar üzerinde anlaşmazlık doğması üzerine başvuran, 31 Temmuz 1998 tarihinde Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi'ne kamulaştırma bedelinin artırılması talebiyle başvuruda bulunmuştur.
Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi, Mehmet Sait Kaya'yı haklı bularak 3 Şubat 1999 tarihli bir kararla İdare tarafından başvurana, 7 Ağustos 1998 tarihinden itibaren işlemek üzere gecikme faiziyle birlikte 3.871.557.500 Türk Lirası (yaklaşık 10.131 Euro) tutarında ek tazminat ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay, 27 Kasım 2000 tarihinde İdare tarafından yapılan başvuruyu reddetmiş ve ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
İdare, 3 Aralık 2002 tarihinde başvurana 12.857.442.458 Türk Lirası (7.963 Euro) tutarında ek tazminat ödemiştir.
HUKUK AÇISINDAN
I. 1 NO'LU EK PROTOKOL'ÜN 1. MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi nedeniyle ek tazminatın değer kaybettiğinden şikayetçi olmakta ve bu itibarla 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesine gönderme yapmaktadır.
A. Kabul edilebilirlik hakkında
Hükümete göre, başvuran tarafından icra takibi başlatılmadığı için AİHS'nin 35 § 1. maddesinde öngörüldüğü gibi iç hukuk yolları tüketilmemiştir.
AİHM, buna benzer bir itirazı daha önce reddettiğini hatırlatmaktadır (Bkz., diğerleri arasında, Yalçınkaya - Türkiye, no: 14796/03, 2 Şubat 2006, Fadıl Yılmaz-Türkiye, no: 28171/02, 21 Temmuz 2005, Metaxas-Yunanistan, no: 8415/02, 27 Mayıs 2004 ve Karahalios-Yunanistan, no: 62503/00, 11 Aralık 2003). AİHM, bu kararından ayrılmasını gerektirecek hiçbir neden bulamamakta ve bu nedenle Hükümet'in itirazını reddetmektedir.
AİHM, içtihatlarından doğan kriterler ışığında (Bkz., özellikle Akkuş, adı geçen karar) ve elindeki mevcut unsurların tümünü göz önüne alarak, başvurunun esastan incelenmesi gerektiği kanaatine varmıştır. AİHM, başvuruda hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi ile karşılaşılmadığını tespit etmiştir.
B. Esas Hakkında
AİHM daha önce bu davanınkine benzer soruları gündeme getiren başka davalar da incelemiş ve 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Bkz., Akkuş, adı geçen karar ve Aka, adı geçen karar).
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümet'in davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmıştır. Ulusal mahkemelerin kararına göre kamulaştırmayı yapan İdare tarafından başvurana verilmesi gereken ek tazminatın ödenmesindeki gecikme, başvuranı, mülkünün kamulaştırılmasına ilaveten ayrı bir zarara daha sokmuştur. Söz konusu davanın toplam fiili süresi ile ikiye katlanan bu gecikme, AİHM'yi, başvuranın genel yararın gerektirdikleri ile mülkiyet hakkına saygının korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı yönünde düşünmeye sevk etmektedir.
Sonuç olarak AİHM, I Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
II. AİHS'NİN 6§1 MADDESİ'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, yürütülen adli işlemlerin süresinin AİHS'nin 6 § 1 maddesini ihlal ettiğinden şikayetçi olmaktadır.
A. Kabul edilebilirlik hakkında
AİHM, söz konusu şikayetin AİHS'nin 35 § 3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun ilan edilemeyeceğine kanaat getirmiştir. Başka hiçbir kabul edilemezlik gerekçesi bulunmamaktadır.
B. Esas Hakkında
1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesi kapsamında ulaşılan sonuç dikkate alındığında, AİHM şikayetin ayrıca Sözleşme'nin 6 § 1 maddesi açısından incelenmesine gerek olmadığına karar vermiştir.
III. AİHS'NİN 41. MADDESİ'NİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuran 7.500 Euro tutarında maddi zarara uğradığını iddia etmektedir. Başvuran ayrıca, manevi tazminat olarak 5.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet, bu iddialara karşı çıkmaktadır.
AİHM, Akkuş kararında benimsenen hesaplama yöntemini göz önünde bulundurarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında, başvurana maddi tazminat olarak 3.500 Euro ödenmesine karar vermiştir.
Manevi tazminat hususunda ise AİHM, mevcut dava koşullarında, bir ihlalin varlığının tespitinin adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna kanaat getirmiştir.
B. Masraf ve Harcamalar
Başvuran, AİHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 50 Euro talep etmektedir.
Hükümet bu konuyu AİHM'nin takdirine bırakmaktadır
Mahkemenin bu konudaki içtihadı ve mevcut unsurlar doğrultusunda AIHM, 50 Euro ödenmesinin makul olduğuna karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğuna;
2. Ek 1 Nolu Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHS'nin 6§1 maddesine dayanan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
4. Manevi tazminatla ilgili olarak, mevcut kararının kendisinin adil tazmin için başlı başına yeterli olduğuna;
5. a) AİHS'nin 44 § 2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, döviz kuru üzerinden Y.T.L.ye çevrilmek üzere ve miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından başvurana maddi tazminat için 3.500 Euro (üç bin beş yüz), masraf ve harcamalar için 50 Euro (elli) ödenmesine;
b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
6. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AIHM'nin iç tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddesine uygun olarak 25 Temmuz 2006 tarihinde yazıyla bildirilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy