(AİHS m. 37)
(Başvuru no.19458/03)
Dostane Kararın Özet Çevirisi
20 ŞUBAT 2007
OLAYLAR
1943 doğumlu başvuran Ali Kara, Türk vatandaşı olup Gaziantep'de ikamet etmektedir. Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Gaziantep Barosu avukatlarından M. Türkmen tarafından temsil edilmektedir.
Tarafların sunduğu üzere dava koşulları aşağıdaki gibi özetlenebilir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (İdare), 1999 tarihinde, Birecik barajının inşaatı için başvurana ait iki arsayı kamulaştırmıştır.
Bilirkişi Komisyonu bu arsaların değer tespitini yapmış ve arsa mülkiyetinin devredildiği tarihte kamulaştırma bedelleri başvurana ödenmiştir.
İdarenin ödediği tutardan tatmin olmayan başvuran, Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi'ne kamulaştırma bedellerinin artırılması talebiyle başvuruda bulunmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesi başvuranı kısmen haklı bulmuş ve İdare'yi ek kamulaştırma bedellerini ödemeye mahkum etmiştir.
Yargıtay ilk derece mahkemesi kararlarını onamıştır.
İdare tazminatları ödemiştir.
Ödeme ile ilgili ayrıntılı bilgiler izleyen tabloda yer almaktadır:
Parsel Gecikme Yargıtay Ek Ödeme Ödeme
Faizinin karar kamulaştırma tarihleri tutarları
Hesaplanmaya tarihleri bedelleri (TL) (TL)
başlandığı
tarihler
Parsel no: 30.01.2000 15.01.2001 10.710.030.333 24.05.2003 28.921.621.464
554 (18.351 ) (16.397 )
Parsel no: 30.01.2000 15.01.2001 17.395.047.000 25.04.2003 46.984.286.441
556 (29.806 ) (26.638 )
ŞİKAYETLER
Başvuran, 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesini ileri sürerek, İdare'nin kamulaştırma artırım bedelinin kendilerine geç ödemesinden ve Türkiye'deki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizi nedeniyle, mallarına saygı hakkının ihlal edilmesinden şikayetçi olmaktadır.
Ayrıca başvuran, Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yaptığı başvuru ile yapılan ödeme arasında geçen zamanın uzun olmasından dolayı, AİHS'nin 6§1 maddesi uyarınca davasının makul süre içinde görülme hakkının tanınmadığından şikayetçi olmaktadır.
HUKUK AÇISINDAN
AİHM, Hükümet'ten izleyen beyanı almıştır:
"Ali Kara tarafından yapılan ve Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi önünde görülen 19458/03 nolu başvuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, karşılıksız olarak ex gratia, başvurana 7.229 Amerikan Doları (USD) tutarında ödeme yapmayı önerdiğini bildiririm.
Her türlü maddi zararla birlikte masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, uygun dönemdeki her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Ödeme, AİHS'nin 37§1 a) ve c) maddesine uygun olarak, AİHM'nin verdiği kararın tebliğ edilmesine müteakip üç ay içerisinde yapılacaktır. Bahsedilen süre zarfında ödeme yapılmadığı takdirde, Hükümet, sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödemeyi taahhüt eder. Bu ödeme davanın nihai çözümünü oluşturacaktır".
Daha önce AIHM, başvuranın temsilcisi tarafından imzalanmış olan izleyen beyanı almıştır:
"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde görülen 19458/03 nolu başvuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, başvuran Ali Kara'ya karşılıksız olarak ex gratia, uğranılan zararla birlikte masraf ve harcamaları da kapsayan toplam 7.229 USD tutarını ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.
Her türlü maddi zararla birlikte masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, AİHS'nin 37§1 maddesine uygun olarak, AİHM'nin verdiği kararın tebliğ edilmesine müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz ödenecektir.
Öneriyi kabul ediyor ve ayrıca başvuru kaynaklı ilgili olaylar hakkında Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden de vazgeçiyorum. Davanın nihai sonuca ulaştığını bildiririm".
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü kaydeder. Bu çözümün Sözleşme ve Eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, diğer taraftan, başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görmemektedir (AİHS'nin 37§1 maddesi in fine). O halde, AİHS'nin 29§3 maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve de davanın zabıttan düşürülmesi uygun olacaktır.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
Davanın zabıttan düşürülmesine karar vermiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy