(AİHS m. 37)
(Başvuru no: 21225/03)
DOSTANE KARARININ ÖZET ÇEVİRİSİ
10 Temmuz 2007
OLAYLAR
1971 doğumlu başvuran Abdülmenaf Tecimen Türk vatandaşı olup Diyarbakır'da ikamet etmektedir. Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) huzurunda Diyarbakır Barosu avukatlarından C. Analay tarafından temsil edilmektedir.
Tarafların sunduğu üzere dava koşullan aşağıdaki gibi özetlenebilir.
Başvuran, 29 Ocak 2001 tarihinde silah kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Polisler, 30 Ocak 2001 tarihinde başvuranın ifadesini almışlardır. Başvuran ifadesinde, silah kaçakçılığı yapma niyetinin olmadığını, ancak bu işe karışan kişileri ele vermek istediğini savunmuştur.
Başvuran, 1 Şubat 2001 tarihinde Viranşehir Ceza Mahkemesi yedek hakimi huzuruna çıkarılmıştır. Yedek hakim başvuranın tutuklu yargılanmasına karar vermiştir.
Başvuran aynı gün Viranşehir Sağlık Ocağı doktoru tarafından muayene edilmiştir. Doktor düzenlediği sağlık raporunda başvuranın vücudunda birçok hafif sıyrık ve ekimoz bulunduğunu belirtmiştir. Bu yaralar 6 Şubat 2001 tarihinde düzenlenen sağlık raporunda da doğrulanmıştır.
Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Başsavcılığı 14 Şubat 2001 tarihinde başvuranla birlikte diğer dört kişiyi çete kurarak silah kaçakçılığı yapma suçuyla itham etmiş ve 6136 sayılı Kanun'un 12§2 maddesi uyarınca mahkum edilmelerini istemiştir.
Başvuran 19 Nisan 2001 tarihli duruşmada, kendisine atılı suçları ve polisler tarafından düzenlendiğini ve kötü muamele nedeniyle imzaladığını iddia ettiği gözaltında alınan ifadesini reddetmiştir.
DGM 22 Ekim 2002 tarihinde başvuranı silah kaçakçılığı suçundan suçlu bulmuş ve bunun sonucunda, daha sonra Yargıtay'ın da 14 Mart 2003 tarihinde onadığı dokuz yıl hapis ve 213.548.400 TL para cezasına çarptırmıştır.
ŞİKAYETLER
Başvuran hiçbir AİHS hükmünü ileri sürmeden, gözaltı sırasında kendisine kötü muamele yapıldığından şikayetçi olmaktadır.
HUKUK AÇISINDAN
AİHM, Hükümet'ten izleyen beyanı almıştır.
"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, AİHM'de görülmekte olan yukarıda belirtilen başvuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla, karşılıksız olarak Abdülmenaf Tecimen'e 4.000 (dört bin) Euro tutarını ödemeyi taahhüt eder.
Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, uygun dönemdeki her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki oranla Yeni Türk Lirası'na çevrilecektir. AİHS'nin 37§1 maddesine uygun olarak AİHM'nin verdiği kararın tebliğ edilmesine müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizi ödenir. Ödeme davanın nihai sonucunu oluşturacaktır (...)."
AİHM, başvuranın temsilcisi tarafından imzalanan izleyen beyanı almıştır:
"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin, AİHM'de görülmekte olan yukarıda belirtilen başvuru kaynaklı davanın dostane çözümü amacıyla, karşılıksız olarak Abdülmenaf Tecimen'e 4.000 (dört bin) Euro tutarını ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.
Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan bu miktar, uygun dönemdeki her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki oranla Yeni Türk Lirası'na çevrilecektir. AİHS'nin 37§1 maddesine uygun olarak AİHM'nin verdiği kararın tebliğ edilmesine müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faizi ödenir.
Abdülmenaf Tecimen bu öneriyi kabul etmekte ve sözkonusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçmektedir. Davanın nihai sonuca ulaştığım bildirmektedir (...)."
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü kaydeder. Bu çözümün Sözleşme ve Eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, diğer taraftan, başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görmemektedir (AİHS'nin 37§1 maddesi in fine).
O halde, AİHS'nin 29§3 maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve de davanın zabıttan düşürülmesi uygun olacaktır.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
Davanın kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy