(AİHS. m. 6, 34, 35, 44)
(Başvuru No. 28388/03)
STRAZBURG
10 Mart 2009
USUL
Bu dava, Nurcan Güngil (başvuran) adlı T.C. vatandaşı tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 30 Temmuz 2003 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 28388/03 numaralı başvuru sonucu görülmektedir.
Başvuranlar Ankara Barosu avukatlarından İ. İlimoğlu tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
1958 doğumlu başvuran Ankarada ikamet etmektedirler.
Başvuran 2 ve 3 Mayıs 1995 tarihlerinde, kendisine hazine bonosu alması için Global A.Ş. adında özel bir yatırım şirketine toplam 1.537.000.000 Türk Lirası (TL) yatırmıştır.
Başvuran 1995 yılının Eylül ayında parayı verdiği aracı B.G. ile irtibata geçmiş, kendi adına hazine bonosu alıp almadığını sormuştur. B.G. başvurana el yazısıyla yazılmış bir belgeyle bono aldığını bildirmiştir.
Başvuran 15 Mart 1996 tarihinde Global A.Ş.nin bürosuna gittiğinde, B.G.nin, parasını, hazine bonosu almak yerine hisse senedi alarak kullandığını öğrenmiştir. Hisse senetleri ise değer kaybetmiş, bunun sonucu olarak, şirket, başvuranın para kaybetmesine neden olmuştur.
Başvuran 30 Eylül 1996 tarihinde Global A.Ş. ve B.G. hakkında Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmış, şirkete yatırdığı paranın davalılar tarafından tazmin edilmesini talep etmiştir.
Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi 27 Mayıs 1998 tarihinde, başvuranın talebinin bir kısmının kabul edilmesine hükmetmiş, davalıların başvurana basit faiziyle beraber 942.000.000 TL ödemelerine karar vermiştir.
Başvuran ve davalı temyize gitmiştir.
Yargıtay 26 Ekim 2000 tarihinde 27 Mayıs 1998 tarihli kararı bozmuştur. Dava Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine iade edilmiştir.
Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi 7 Kasım 2001 tarihinde bir kez daha başvuranın tazminat talebinin bir kısmının ödenmesine hükmetmiş, Global A.Ş. ve B.G.nin başvurana basit faiziyle beraber 1.512.000.000 TL ödemesine karar vermiştir.
Başvuran ve Global A.Ş. kararı temyiz etmişlerdir.
Yargıtay 10 Ekim 2002 tarihinde 7 Kasım 2001 tarihli kararı onamıştır.
Başvuran 13 Ocak 2003 tarihinde Yargıtayın 10 Ekim 2002 tarihli kararının düzeltilmesini talep etmiştir.
Yargıtay 11 Nisan 2003 tarihinde başvuranın talebini reddetmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, yargı sürecinin, AİHSnin 6/1 maddesinde öngörülen makul süre koşuluyla bağdaşmadığından şikayetçi olmuştur.
Hükümet bu iddiaya itiraz etmiştir.
Göz önünde bulundurulacak süre, başvuranın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığı 30 Eylül 1996 tarihinde başlamış, 11 Nisan 2003 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla, beş kez incelenen dava iki yargı aşamasında altı yıl altı ay sürmüştür.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
AİHSnin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde bu şikayetin dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esaslar
Hükümet yargı sürecinin haddinden uzun olduğu veyahut Hükümete addedilebilecek bir hataya bağlı olarak gereksiz yere uzatıldığı biçiminde değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.
Başvuran iddialarını sürdürmüştür.
AİHM, yargı sürecinin haddinden uzun olmasının, davanın koşulları ışığında, davanın karmaşıklığı, başvuran ile ilgili makamların tutumu ve bu anlaşmazlıkta başvuranın kaybı gibi ölçütlere bağlı olarak değerlendirilmesi gerektiğini yineler (diğerlerinin yanısıra bkz. Frydlender - Fransa (BD), 30979/96).
AİHM, sözkonusu sürecin, yapılan incelemelerin çokluğu ve davanın karmaşıklığı ışığında ilk bakışta haddinden uzun görünmemesine karşın, Yargıtayın yaptığı ilk itiraz incelemesinin iki yıl beş ay sürdüğünü gözlemler. İlk derece mahkemesinin 7 Kasım 2001 tarihinde verdiği ikinci kararın ardından, Yargıtay, bir kez daha, itiraz talebini on bir ayda, kararın düzeltilmesi talebini ise üç ayda incelemiştir. Dolayısıyla, dava Yargıtayda toplam sürenin yarısından fazla süre boyunca derdest kalmış, Yargıtay incelemesini yazılı usulde gerçekleştirmiştir.
AİHM, mevcut davada ele alınan meselelere benzer meseleleri ele alan davalarda sıklıkla AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (diğerlerinin yanı sıra bkz. örn. Hayrettin Kartal - Türkiye, 4520/02).
AİHM kendisine sunulan tüm belgeleri incelemiş, Hükümetin, mevcut davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak hiçbir delil veya savunma sunmadığı kanısına varmıştır. AİHM konuya ilişkin içtihadını göz önünde bulundurarak, mevcut davada yargı sürecinin haddinden uzun sürdüğü ve makul süre koşuluyla uyuşmadığı kanısındadır.
Buna göre 6/1 madde ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHSnin 41. maddesine göre:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A. Tazminat
Başvuran maddi tazminat olarak 12.500 Euro (EUR) talep etmiştir. Başvuran, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin kendisine ödenmesine hükmettiği tazminat meblağının, Türkiyedeki yüksek enflasyona karşın uygulanan düşük faiz oranının sonucu olarak yaşadığı maddi kaybı karşılamadığını belirtmiştir. Ayrıca manevi tazminat olarak 2.500 EUR talep etmiştir.
Hükümet talebe itiraz etmiştir.
AİHM, tespit edilen ihlal ile meydana geldiği iddia edilen maddi zarar arasında bir illiyet bağı görmemektedir (bkz. Kingsley - İngiltere (BD), 35605/97). Bu nedenle bu talebi reddeder. Öte yandan, AİHM, başvuranın bir miktar manevi tazminat alması gerektiği kanısındadır. Hakkaniyete uygun surette, başvurana, talebine karşılık, bu başlık altında 2500 EUR ödenmesine karar verir.
B. Yargılama gideri
Başvuran ayrıca ulusal mahkemelerde meydana gelen yargılama giderleri için 680.44 Yeni Türk Lirası (YTL) (yaklaşık 355 EUR), AİHMde meydana gelen masraflar için ise 2.377.7 YTL (yaklaşık 1.235 EUR) talep etmiştir. Başvuranın talep ettiği yargılama giderleri, ulusal mahkeme masrafları, Türkiye Barolar Birliğinin tavsiye ettiği ücret listesine dayanılarak belirlenen avukatlık masrafları ve kırtasiye ile posta masraflarından oluşmaktadır. Başvuran masrafları kanıtlamak için çeşitli faturalar sunmuş, ancak avukatlık masraflarına ilişkin, bir sözleşme veyahut avukatın davaya harcadığı mesaiyi gösteren ek bir belge vermemiştir.
Hükümet taleplere itiraz etmiştir.
AİHMnin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı ve makul bir meblağ olduğu takdirde başvurana geri ödenir. Bu davada, başvuran, talep ettiği masrafların çoğunun gerçekten yapıldığını belgeleyememiştir. Bu nedenle AİHM başvuranın belgelediği yargı giderleri için yalnız 35 EUR ödenmesine karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiştir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE
1. Başvuranın makul süre içinde adil yargılanma hakkına ilişkin şikayetinin kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin yargılama sürecinin haddinden uzun sürmesi nedeniyle ihlal edildiğine;
3. (a) AİHSnin 44. maddesinin 2. fıkrası gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, Savunmacı Hükümet tarafından başvurana, izleyen meblağların, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Savunmacı Hükümetin ulusal para birimine çevrilmek üzere ödenmesine;
(i) uygulanabilecek her türlü vergi ile beraber 2.500 EUR (iki bin beş yüz Euro) manevi tazminat ve
(ii) yargılama gideri için başvurana uygulanabilecek her türlü vergi ile beraber 35 EUR (otuz beş Euro)
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Başvuranların adil tatmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine
Karar Vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 10 Mart 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy