(AİHS m. 17, 18, 1 NOLU EK PROTOKOL m. 1)
(Başvuru no: 31195/03, 31199/03, 31201/03 ve 872/04)
KABULEDİLEBİLİRLİK KARARININ
ÖZET ÇEVİRİSİ
15 Mayıs 2007
OLAYLAR
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan davaların nedeni, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 34. maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (Mahkeme) yapılan dört başvurudur.
31195 nolu başvuru Nahit Moğolkoç tarafından yapılmıştır. Adıgeçen AİHM'ye 1 Ağustos 2003 tarihinde başvurmuştur. 15 Aralık 2006 tarihinde Mahkeme Kalemi başvuranın ölümünden haberdar edilmiştir. Varisleri Müzeyyen Moğolkoç, Özlem Orhon, Saadet Yudu, Nimet Arıoğlu ve Hakan Süleyman Moğolkoç başvuruyu devam ettirme kararında olduklarını ve Ankara Barosu avukatlarından O. Polat tarafından temsil edildiklerini bildirmişlerdir.
31199/03 ve 31201/03 nolu başvurular 1 Ağustos 2003 tarihinde Necmiye Mamük ve Türkan Öztürk tarafından yapılmıştır. Başvuranlar AİHM önünde Ankara Barosu avukatlarından O. Polat tarafından temsil edilmektedirler.
872/04 nolu başvuru 21 kasım 2003 tarihinde Zekiye Öztürk tarafından yapılmıştır. Adıgeçen Antakya Barosu avukatlarından Hatice Can tarafından temsil edilmektedir.
A. Dava koşulları
1. 31195/03, 31199/03 ve 31201/03 nolu başvurular
Başvuranlar bir ev sahibi olabilmek maksadıyla Keçiören Belediyesi (&S216;idare) tarafından başlatılan bir projeye 1992 yılında üye olmuşlardır.
Bu maksatla başvuranlar idarece belirlenen 8.500.000 TL'yi taksitler halinde ödemişlerdir.
Bir süre sonra idare, yürürlüğe konulan projeyi iptal ederek arsa satış sözleşmelerinin tamamını tek taraflı olarak feshetmiştir.
Başvuranlar 7 Aralık 2000 ve 7 Ocak 2002 tarihlerinde Ankara Asliye Ceza Mahkemesi önünde idare aleyhinde tazminat davası açmışlardır.
31 Mayıs ve 13 Aralık 2001 tarihlerinde verdiği kararlarla mahkeme başvuranları kısmen haklı bularak idareyi başvuranlara, başvuruların yapıldığı tarihten itibaren geçerli olmak üzere yasal gecikme faiziyle birlikte bir tazminat ödemeye mahkum etmiştir.
Kesinleşmiş mahkeme kararlarına rağmen alacaklarının idare tarafından ödenmemesi sebebiyle başvuranlar cebri icra davası açmışlardır.
İdare 12 Mart 2004 tarihinden itibaren sözkonusu ödemeleri yapmaya başlamıştır. Ödemelere ilişkin ayrıntılar ekte verilmiştir.
2. 872/04 nolu başvuru
Türkiye Cumhuriyeti Karayolları Genel Müdürlüğü 30 Mart 1995 tarihinde aldığı bir otoyol inşası kararı çerçevesinde başvurana ait araziyi kamulaştırma yoluna gitmiştir.
6 Haziran 1995 tarihinde idareye bağlı bir bilirkişi komisyonu arazinin değerini 784.213.000 TL olarak belirleyerek mülkiyet devrinin gerçekleşmesinin ardından sözkonusu kamulaştırma bedelini başvurana ödemiştir.
Başvuran, ödenen bedel üzerinde idareyle anlaşmazlığa düşmesi sonucunda kamulaştırma bedelinin artırımı talebiyle Hatay Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurmuştur.
Mahkeme başvuranı kısmen haklı bularak idareyi, 2 Nisan 1998 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal gecikme faiziyle birlikte başvurana 2.900.850.000 TL (yaklaşık 4.966 Euro) ek kamulaştırma tazminatı ödemeye mahkum etmiştir.
Yargıtay 26 Haziran 2001 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.
Yargıtay 21 Mart 2002 tarihinde yapılan temyiz talebi hakkında bir karara vararak idareyi, 2 Nisan 1998 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal gecikme faiziyle birlikte 2.851.840.000 TL kamulaştırma tazminatı ödemeye mahkum etmiştir.
Yargıtay kullanılan hesap yönteminin yanlış olduğu gerekçesiyle 18 Haziran 2002 tarihinde itiraz edilen kararı bozmuştur.
Kararın temyizi üzerine Mahkeme konuyu bir kez daha görüşerek idareyi, 2 Nisan 1998 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal gecikme faiziyle birlikte 2.550.967.000 TL kamulaştırma tazminatı ödemeye mahkum etmiştir.
Yargıtay 15 Nisan 2003 tarihinde bu kararı bozmuştur.
İdare 5 Mart 2004 tarihinde başvurana 12.920.536.000 TL ödeme yapmıştır.
B. Ekonomik veriler
Enflasyonun Türkiye'deki etkileri Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yayınlanan toptan eşya fiyat endeksi listesinde belirtilmiştir.
ŞİKAYETLER
1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesine atıfta bulunan başvuranlar idare tarafından alacaklarının ödenmemesi ve Devlet borçlarına uygulanan gecikme faizi oranlarının yetersiz kalması nedeniyle mülkiyete saygı haklarının ihlal edildiğinden yakınmaktadırlar. 31195/03, 31199/03 ve 31201/03 nolu başvurularda başvuranlar AİHS'nin 17 ve 18. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
HUKUK AÇISINDAN
A. Davaların birleştirilmesi
Olaylar ve esasa ilişkin olarak gündeme getirdikleri sorun bakımından benzerliklerine istinaden bu davların birleştirilmesi gerektiği kanaatine varan AİHM davaları topluca incelemeye karar vermiştir.
B. 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiği iddiası hakkında
Başvuranlar idare tarafından alacaklarının ödenmemesi ve Devlet borçlarına uygulanan gecikme faizi oranlarının yetersiz olması nedeniyle mülkiyete saygı haklarının ihlal edildiğinden yakınmaktadırlar.
Tüm dosya unsurlarını inceleyen AİHM idarenin başvuranların alacaklarıyla ilgili yargı kararlarını uyguladığını gözlemlemektedir. Gecikme faizi oranlarının yetersiz olduğu iddialarına gelince, başvuranlara gerçekten ödenen meblağ ile gecikme döneminde meydana gelen parasal erozyon göz önüne alınarak bir ödeme yapılması durumunda ortaya çıkacak meblağ arasındaki farkın dikkate alınması gerekir (Akkuş - Türkiye). Bu hususta AİHM kendi hesap yönteminde Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yayınlanan toptan eşya fiyat endeksi listesinde belirtilen enflasyonun etkilerini dikkate aldığının altını çizmektedir. Bu hesap tarzını göz önüne alan AİHM başvuranların reel anlamda bir kaybının olmadığını tespit etmektedir. Başvuranlara ödenen tazminat tutarı, AİHM tarafından benimsenen hesap yöntemiyle hesaplanan tutara eşit, hatta bu tutardan biraz daha fazladır. Bu nedenle başvuranlar 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesi açısından herhangi bir zarara maruz kalmamışlardır. Bu itibarla başvuranların bu şikayetleri açıkça dayanaktan yoksun olup AİHS'nin 35 §§ 3 ve 4 maddesi bakımından reddedilmelidir.
C. AİHS'nin 17 ve 18. maddesinin ihlal edildiği iddiası hakkında
Başvuranlar ayrıca, 31195/03, 31199/03 ve 312101/03 nolu başvurularda AİHS'nin 17 ve 18. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmektedirler. Bu şikayetler 1 Nolu Ek Protokol'ün 1. maddesi yönünden incelenen aynı olaylara ilişkin olduğundan AİHM sözkonusu şikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığı kanaatindedir.
Yukarıda ifade edilen hususların ışığında, AİHS'nin 29 § 3 maddesinin uygulanmasına son vermek yerinde olacaktır.
Bu gerekçelere dayalı olarak AİHM, oybirliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine,
Başvuruların kabuledilemez olduğuna,
Karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy