(AİHS. m. 3, 6, 10)
(Başvuru no. 36207/03)
Karar Tarihi: 14.02.2008
1. OLAYLAR
Başvurucu, Rumyana Dencheva Ivanova, Sofya'da ikamet eden bir Bulgaristan vatandaşıdır. Başvurucu, Bulgaristan'ın önde gelen günlük gazetelerinden biri olan 24 Saat (24 Hours) Gazetesi'nde muhabir olarak çalışmaktadır.
Dava, Bayan Ivanova'nın, bilinen bir politikacı ve milletvekili olan Bay M.D.'ye hakaretten suçlu bulunmasına ilişkin şikayetlerine ilişkindir.
1990'ların ikinci yarısındaki ciddi banka krizini takiben 1997'de karşılıkları ödenmemiş kredi ve çalışmayan aktiflere yönelik olarak, Bulgaristan Banka Mevzuatında reform yapmak amacıyla bir yasa çıkartılmıştır. Yasa, Bulgaristan Merkez Bankası'nın özel bir bültende basılacak şekilde hesapları altı aydan beri hareketsiz olan müşterilerin listesini yayınlanmasını zorunlu kılmaktadır. 21 Ocak 1998'de bu liste Ulusal Meclis'e sunulmuştur. Listede yer alan müşteriler genel bir deyişle "kredi milyonerleri" olarak adlandırılmıştır.
4 Ağustos 2001 tarihinde 24 Hours, Bayan İvanova tarafından yazılan ve Bay M.D.'nin üç şirkete sahip olması nedeniyle 24 Ocak 1998 tarihli Merkez Bankası resmi listesinde yer aldığını belirten bir makale yayınlamıştır. Bu şirketler, Maxcom Holding, FBK Maxcom ve Maxcom OOD'dir. Makalede, o zamanki süreçte Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Vekilliği yapan ve Bakanlık için aday olan Bay M.D.'nin listede yer almasının belirtilmesindeki amacın Başbakanın dikkatini çekmek olduğu belirtilmiştir. 24 Hours'un Editörü, Bay M.D. tarafından üç Maxcom şirketinde pay sahibi olmadığına ilişkin bilgilendirildikten sonra aynı gün makalenin düzeltilmiş metnini yayınlamıştır. 6 Ağustos'ta 24 Hours aynı zamanda Bay M.D.'nin herhangi bir Max-com veya başkaca herhangi bir finans şirketiyle ilgisi olmadığını belirten ek bir makale yayınlamıştır.
8 Ekim 2001 tarihinde Bay M.D. Başvurucu hakkında Bulgaristan Ceza Kanunu'nun 147/1 ve 148/1 (2) ve 2. maddelerine dayanarak iftira nedeni ile suç duyurusunda bulunmuştur. Baş-vurucu savunmasında Bay M.D.'nin adaylığına ilişkin şüphelerini doğrulayan meclis üyelerinden aldığı bilgilere dayandığını iddia etmiştir. Başvurucu, bu bilgileri 22 Ocak 1998 tarihinde kredi milyonerlerini tam listesi haberini diğer bir bilinen ulusal gazete olan Trud'da yayınlanması için gönderen Gümrükler Müdürlüğü Basın Bürosu'yla irtibata geçerek doğrulamıştır. FBK Max-com ve Maxcom OOD bu yayının giriş bölümünde belirtilmiş ve başvurucu Elektronik Bilgi Bankasını kontrol ederek Bay M.D.'nin yine listede yer alan Vitaplant OOD'nin ortağı olduğunu tespit etmiştir.
16 Eylül 2002'de Sofya Bölge Mahkemesi başvurucuyu iftira nedeniyle suçlu bulmuş ve idari para cezası, tazmin ve masraflar içinde olmak üzere başvurucuyu 500 Yeni Bulgaristan Ley'i (yaklaşık 256 Euro) ödemeye mahkum etmiştir. Bu karar, temyiz üzerine 19 Mayıs 2003 tarihinde onanmıştır. Her iki kararda da mahkemeler başvurucunun sadece Bay M.D.'nin, makalede belirtilen Maxcom şirketleri vasıtasıyla değil sadece Vitaplant OOD şirketi bağlantısı nedeniyle resmi borçlular listesinde yer aldığını kanıtlayabildiğini ortaya koymuşlardır. Bay M.D.'nin bir şirkette dolaylı pay sahibi olması nedeniyle kredi milyoneri olduğunu iddia etmek ile üç şirketin sahibi olması sonucunda borçlular listesinde yer almasına ortaya koymak birbirinden farklı şeylerdir. Bu kararlarda aynı zamanda genel olarak başvurucunun makaleyi yayınlamadan önce bilgilerini yeterince doğrulatmadığı ve makaleyi hızlıca basmak amacıyla şimdiye değin ki mükemmel gazetecilik deneyimine karşın güvenilir kaynaklarla iletişim kurma konusunda yetersiz kaldığı tespit edilmiştir.
Bu süreç zarfında Bay M.D., Ekonomi Bakanlığına ilişkin adaylığını geri çekmiştir.
2. MAHKEMENİN OLUŞUMU VE USUL
Başvuru Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 14 Kasım 2003'te sunulmuştur.
Karar aşağıdaki isimlerden oluşan yedi yargıçlı daire tarafından verilmiştir.
Peer Lorenzen (Danimarka), Başkan,
Snejana Botoucharova (Bulgaristan),
Volodymyr Butkevych (Ukrayna),
Margarita Tsatsa-Nikolovska (Makedonya),
Rait Maruste (Estonya),
Javier Borrego Borrego (İspanya),
Renate Jaeger (Almanya), yargıçlar,
ve aynı zamanda Claudia Westerdiek, Yazı İşleri Müdürü.
3. KARAR ÖZETİ
Şikayetler
Bayan İvanova Sözleşme'nin 6/1 ve /3(d) ve 10. maddelerine dayanarak yargılamanın adil olmadığını ve iftira nedeniyle mahkum olmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini iddia etmiştir.
Mahkeme'nin Kararı
Madde 6 § 1 ve3(d)
Mahkeme, başvurucunun Sofya Bölge Mahkemesine ilişkin iddialarına ilişkin olarak Bay M.D.'nin Vitaplant OOD'nin dolaylı pay sahibi olup olmadığını ve makaledeki belirlemelerinde Bay M.D.'nin Maxcom şirketlerine sahipliği konusunda asgari düzeyde iftira unsuru içerecek bir beyanda bulunup bulunmadığını bulgulara dayandıramadığını tespit etmiştir.
Ötesinde Bölge Mahkemesi başvurucuyu yönlendiren meclis üyesinin tanık olarak dinlenmemesi konusunda verdiği karar nedeniyle eleştirilemez. Başvurucu, meclis üyesinin kimliğini bildirmemiştir. Ve Mahkeme içtihatlarına göre bir tanığın dinlenmesinin uygun olup olmadığının değerlendirilmesi ulusal mahkemelerin sorumluluğundadır.
Başvurucunun davasına ilişkin olarak ulusal hukukta verilen kararlar yukarıda belirtilen nedenlerle keyfi olarak değerlendirilmemiştir. Ve Mahkeme, iç hukukun uygulanması ve yorumlanmasının öncelikli olarak ulusal otoritelerin, özellikle de mahkemelerin görevi olduğunu tekrar belirterek başvurucuya yönelik yargılama sürecinin adil olmadığına ilişkin bir tespitte bulunmamıştır. Kısacası 6/1 ve 3(d)'nin ihlali mevcut değildir.
10. madde
Her iki tarafta başvurucunun hakaret nedeniyle hüküm giymesinin ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale oluşturduğu yönünde hemfikirdir. Ceza Kanunu'nun 147 ve 148. maddelerine dayanan bu müdahale "kanun tarafından öngörülmüştür." Mahkeme, bu nedenle bu müdahalenin "demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığını" ve "zorunlu sosyal bir ihtiyaçla" ilişkisinin olup olmadığını araştırmıştır.
Mahkeme, bir kez daha, basının "toplum adına bekçilik" yaparak çok temel bir role sahip olduğunu ve basının görevinin demokratik bir toplumda kamu yararına ilişkin her konuda bilgi sağlamak olduğunu altını bir kez daha çizmiştir. Söz konusu makale, kamu yararına ilişkin dikkate değer soruyu gündeme getirmiştir: Çok iyi tanınan bir politikacının Ekonomi Bakanlığına ilişkin adaylığı, daha da ötesinde bir politikacı ve bir kamusal bir göreve aday olarak Bay M.D. kaçınılmaz ve bilinen bir şekilde kendisini ve özelde ekonomik durumunu toplumun gözleri önüne sermiştir.
Ancak 10. madde mutlak ve sınırlandırılmamış ifade özgürlüğünün güvence altına almaz. Özgürlüğün kullanımı özellikle bir kişinin itibarı söz konusu olduğunda "sorumluluklarla ve yükümlülüklerle" gerçekleştirilebilir. Bu durum basın için uyarlandığında bu sorumluluk ve yükümlülükler basın etiğiyle bağlantılı şekilde iyi niyetle hareket ederek güvenilir ve geçerli bilginin elde edilmesini de içerir.
Başvurucunun makalesindeki Bay M.D.'nin kendisinin ismi belirtilen üç şirketin sahibi olması nedeniyle resmi borçlular listesinde adının geçmiş olması olgulara ilişkin bir iddia niteliğindedir veya kanıtlanmaya yatkın bir olgudur. Söz konusu davada olduğu gibi iddia ne kadar ciddi olursa kanıt da o kadar açık olmalıdır kaldı ki, özellikle geniş bir okuyucu kitlesi olan ve çok bilinen ulusal bir günlük gazetede yayınlanan iddialar söz konusu olursa.
Mahkeme, yerel mahkemelerin başvurucunun belirlemelerinin iftira içermediğine ilişkin yeterli kanıtı sağlamadığı ve söz konusu olayda şüpheli olduğunu bilmesi gereken veya bildiği yayınlanmış materyallere ilişkin yerel mahkemelerin tespitlerini sorgulamaya gerek görmemiştir. Ötesinde, başvurucu beyanlarında iddianın kendisine bilgi veren meclis üyesine değil şüpheye yer bırakmayacak şekilde bizzat kendisine ait olduğunu ortaya koymuştur. Makalede geçen belirlemeler aynı zamanda ilgili bilginin Trud gibi başkaca herhangi bir yayına değil doğrudan resmi listeye dayandığını belirtmektedir. Başvurucu iddiaları kendisininmişçesine ortaya koymuştur ve bu nedenle gerçekliklerinden kendisi sorumlu olmuştur.
Başvurucunun belirlemelerini doğrulama yükümlülüğünden muaf tutulması için hiçbir özel neden yoktur. Açıkça resmi olmayan ve ulusal meclisteki bir lobi esnasında iki meclis üyesi tarafından yapılan gayri resmi açıklamalara dayanan Trud'un yayını da güvenilemeyecek niteliktedir.
Her ne kadar makalede sonradan değiştirilmiş olsa da ve Bay M.D. tarafından bir cevap yayınlanmış olsa da makalenin orijinal nüshası yayınlandığı zaman oldukça geniş bir kesim tarafından okunmuş ve Bay M.D.'nin itibarına zarar vermiştir.
Mahkeme, Bulgar mahkemelerinin bir taraftan bilgi verme hakkını ve diğer taraftan diğerlerinin haklarını ve itibarlarını korumaya ilişkin uyuşmazlığı tam olarak değerlendirdiğini ortaya koyar bir şekilde başvurucunun ilgili ve yeterli bir şekilde cezalandırıldığına ilişkin gerekçelerini yerinde bulmuştur.
Bulgar mahkemeleri tarafından başvurucunun cezai sorumluluğu kapsamında asgari idari cezayı verilmesi ve başvurucuyu mahkum etme konusunda ortaya konulan gerekçelere nedeniyle, Mahkeme 10. maddenin ihlal edilmediğine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy