(AİHS m. 6, 13)
(Başvuru no:6749/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
24 Temmuz 2007
İşbu karar AIHS 'nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı şekli düzeltmelere tabi olabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (6749/03) başvuru no'lu davanın nedeni bu ülke vatandaşları olan Şadan Kemal Yıldız, Ayşegül Kesriklioğlu, Ümit Toprak, Hülya Bayrak ve Türkay Yıldız'ın (başvuranlar), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) 17 Ocak 2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Temel İnsan Haklarını güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuranlar AİHM önünde Ankara Barosu avukatlarından O. Öneren tarafından temsil edilmektedirler.
OLAYLAR
DAVA KOŞULLARI
Başvuranlar sırasıyla 1961, 1966, 1959, 1958 ve 1938 doğumlu olup Trabzon, Konya ve Ankara'da ikamet etmektedirler.
Başvuranlar, "Baba (ahirete mektup)'" adlı şiirin yazarı olan Ali Rıza Yıldız'ın murisleridir. Bu şiir, sahibinden izin alınmaksızın "Raks Müzik" ve "Marş Müzik" şirketlerine bağlı olan Adnan Şenses tarafından seslendirilmiştir.
Ali Rıza Yıldız, 6 Eylül 1996 tarihinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurarak şarkıcı ve müzik şirketleri aleyhinde tazminat davası açmıştır. Ali Rıza Yıldız, maddi ve manevi tazminat olarak 500.000.000 Türk Lirası talep etmiştir.
Ali Rıza Yıldız tarafından açılan dava, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından incelenmiştir.
Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi, 25 Haziran 1998 tarihinde talep edilen tazminat bedelinin tespit edilmesi amacıyla bir bilirkişi atamıştır.
2001 yılında Ali Rıza vefat etmiş ve murisleri mahkeme önünde görülen davaya mirasçı olarak devam etmişlerdir.
Başvuranlar, 30 Nisan 2001 tarihinde ek olarak 1.526.922.000 Türk Lirası tutarında maddi tazminat talep etmişlerdir.
Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi, 8 Kasım 2001 tarihli bir kararla Ali Rıza Yıldız'ın dava konusu şiirin yazarı olduğuna ve kendisine maddi tazminat olarak 500.000.000 Türk Lirası ve manevi tazminat olarak 300.000.000 Türk Lirası ödenmesine karar vermiştir.
Yargıtay 1 Ekim 2002 tarihli bir kararla başvuranlar tarafından yapılan ek talebi değerlendirmediği gerekçesiyle bu kararı bozmuştur.
Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi, Yargıtay kararına uyarak 10 Nisan 2003 tarihinde kesinleşen 5 Mart 2003 tarihli bir kararla dava konusu şiirin başvuranların babası olan Ali Rıza Yıldız'a ait olduğuna karar vermiş ve başvuranların ek taleplerini kabul etmiştir. Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi, karşı tarafı başvuranlara 2.025.922.000 Türk Lirası tutarında maddi ve 300.000.000 Türk Lirası tutarında manevi tazminat ödemeye mahkum etmiştir.
HUKUK AÇISINDAN
I. AİHS'NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar yargılama süresinin, AİHS'nin 6 § 1. maddesi ile öngörülen "makul süre" ilkesini ihlal ettiğini iddia etmektedirler.
Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir.
AİHM değerlendirmeye alınacak sürenin 6 Eylül 1996 tarihinde başladığını ve 5 Mart 2003 tarihinde sona erdiğini tespit etmektedir. O halde yargılama iki aşamalı olarak altı buçuk yıl sürmüştür. Yalnızca Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi önündeki yargılama ise beş yıl iki ay sürmüştür.
A. Kabuledilebilirlik Hakkında
AİHM bu şikayetin AİHS'nin 35 § 3. maddesi bakımından açıkça dayanaktan yoksun olmadığını tespit etmektedir. AIHM başvuruda başka hiçbir kabuledilemezlik gerekçesi tespit etmemektedir.
B. Esas Hakkında
AİHM yargılama süresinin makul yönünün dava koşullarına göre ve özellikle davanın karmaşıklığı, başvuranların ve yetkili makamların tutumlarının yanı sıra dava koşulları gibi AİHM içtihadı tarafından yer verilen kriterler göz önüne alınarak değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (Bkz., diğer birçokları arasında, Frydlender-Fransa (Büyük Daire), no: 30979/96; Hatun Güven ve diğer leri-Türkiye, no: 42778/98, 8 Şubat 2005 tarihli karar).
AİHM buna benzer soruların gündeme geldiği birçok dava incelemiş ve AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (Bkz. Frydlender kararı).
AİHM kendisine sunulan unsurları incelemiş ve Hükümet'in halihazırda davayı farklı şekilde sonuçlandıracak hiçbir olgu ve delil sunmadığına kanaat getirmektedir. Bu konudaki içtihadını dikkate alan AİHM, mevcut davada yargılama süresinin aşırı uzun olduğuna ve "makul süre" ilkesini karşılamadığına kanaat getirmektedir.
II. AİHS'NİN 13. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuranlar ayrıca Türkiye'de, yargılama süresinin uzun olması sebebiyle şikayetlerini dile getirebilecekleri hiçbir mahkemenin bulunmadığını ileri sürmekte ve AİHS'nin 13. maddesine atıfta bulunmaktadırlar.
Hükümet bu iddiaya itiraz etmektedir. Hükümet, başvuranların Cumhuriyet Başsavcısı önünde dava açma ya da görevlerini ihmal ettikleri gerekçesiyle adli personel aleyhinde dava açma imkanlarının bulunduğunu belirtmektedir.
AİHM bu şikayetin yukarıda incelenen şikayetle ilgili olduğunu ve bu nedenle bu şikayetin de kabuledilebilir ilan edilmesi gerektiğini tespit etmektedir.
AİHM, AİHS'nin 13. maddesinin, 6 § 1. madde ile öngörülen davaların makul süre içersisinde görülmesine ilişkin zorunluluğun yerine getirilmemesi nedeniyle ulusal mahkemeler önünde şikayetin dile getirilmesini sağlayan etkili başvuru yolunu güvence altına aldığını hatırlatmaktadır (Bkz. Kulda-Polonya (Büyük Daire), no: 30210/96). AİHM, Hükümet tarafından dile getirilen itirazların daha önce reddedildiğini tespit etmektedir (Bkz. Ebru ve Tayfun Engin Çolak-Türkiye, no: 60176/00, 30 Mayıs 2006) ve mevut durumda farklı bir karar almasını gerektirecek bir neden görememektedir.
Bu nedenle AİHM mevcut davada başvurunun yapıldığı tarihte, iç hukukta başvuranların davasının AİHS'nin 6 § 1. maddesi uyarınca makul süre içerisinde görülmesini sağlayacak etkili bir başvuru yolunun bulunmaması sebebiyle AİHS'nin 13. maddesinin ihlal edildiğine kanaat getirmektedir.
III. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANAMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuranlar maddi tazminat olarak 22.002 Euro talep etmektedir. Manevi tazminat olarak ise her biri 10.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.
AİHM tespit edilen ihlalle talep edilen tazminat arasında bir nedensellik bağı tespit edememekte ve bu nedenle sözkonusu talebi reddetmektedir. Buna karşın başvuranların manevi olarak zarar gördüklerine kanaat getirmektedir. AIHM hakkaniyete uygun olarak başvuranlara toplu olarak 3.000 Euro ödenmesinin uygun olacağı kanaatindedir.
B. Masraf ve Harcamalar
Başvuranlar ayrıca tercüme masrafları için 188 Yeni Türk Lirası (yaklaşık 105 Euro), fotokopi ve posta masrafları için ise 400 Euro talep etmektedir. AİHM önünde yapılan masraf ve harcamaları ise AİHM'nin takdirine bırakmaktadırlar.
Hükümet bu iddialara itiraz etmektedir.
AİHM'nin içtihadı uyarınca ancak gerçekten yapılan ve makul miktardaki masraf ve harcamalar geri ödenebilmektedir. Mevcut davada AİHM elindeki mevcut unsurları ve yukarıda ifade edilen hususları dikkate almış ve masraf ve harcamalar için başvuranlara toplu olarak 500 Euro ödenmesinin makul olacağına kanaat getirmiştir.
C. Gecikme Faizi
AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHS'nin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHS'nin 13. maddesinin ihlal edildiğine;
4. a) AİHS'nin 44 § 2. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirası'na çevrilmek üzere ve her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından başvuranlara toplu olarak manevi tazminat için 3.000 Euro (üç bin), masraf ve harcamalar için 500 Euro (beş yüz) ödenmesine;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Hükümet'in, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
5. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine;
Karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AIHM İçtüzüğünün 77 §§ 2 ve 3 maddesi gereğince 24 Temmuz 2007 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy