(AİHS m. 6)
(Başvuru no:9709/03)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
19 Temmuz 2007
İşbu karar AIHS 'nin 44§2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli bazı düzeltmelere tabi olabilir.
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan ve (9709/03) başvuru nolu davanın nedeni bu ülke vatandaşı olan Kubilay Martı'nın (başvuran), 30 Ocak 2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AIHM) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ("Sözleşme") İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri güvence altına alan 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, İzmir Barosu avukatlarından A. Terece tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. MEVCUT DAVA KOŞULLARI
Başvuran, 1966 yılı doğumludur ve İzmir'de ikamet etmektedir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Mayıs 2000 tarihinde, başvuranı sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından suçlamıştır.
İzmir Ağır Ceza Mahkemesi, başvuranın dolandırıcılık suçundan beraatına karar vermiş fakat sahtecilik suçundan dolayı suçlu bulmuştur. Sonuç olarak Ağır Ceza Mahkemesi, Türk Ceza Kanununun 342§1. ve 59. maddeleri uyarınca başvuranı bir yıl sekiz ay hapis cezasına çarptırmıştır.
6 Nisan 2001 başvuran, tarihinde temyiz başvurusunda bulunmuştur.
1 Mayıs 2002 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurana tebliğ edilmeyen temyiz hakkındaki tebliğnamesinde, Yargıtay'dan ilk derece mahkemesinin kararının onaması istemiştir.
17 Eylül 2002 tarihinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesi ışığında karar veren Yargıtay, başvuranın temyiz başvurusunu reddetmiş ve ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
29 Ağustos 2003 tarihinde, Ağır Ceza Mahkemesi başvuranın şartlı salıverilmesine karar vermiştir.
HUKUK AÇISINDAN
I. AİHS'NİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın tebliğnamesinin başvurana bildirilmemesi nedeniyle adil yargılamaya ve silahların eşitliği ilkesine bir müdahale olduğunu iddia etmektedir. Başvuran bu bağlamda AİHS'nin 6§1 ve 6§3.maddenin b) bendine atıfta bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirlik Hakkında
AİHM, sözkonusu şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığı sonucuna ulaşmıştır. AİHM, kabuledilemezliğe dair hiçbir gerekçe bulunmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla başvurunun kabuledilebilir olduğunu ilan etmek gerekmektedir.
B. Esas Hakkında
AİHM, başvuranın şikayetine benzer bir şikayeti daha önce incelediğini ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın tebliğnamesinin başvurana bildirilmemesinin, tebliğnamedeki görüşlerin niteliği ve yargılanabilir bir kişinin yazılı olarak buna cevap vermesinin mümkün olmaması dikkate alınarak, AİHS'nin 6§1. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaştığını hatırlatmaktadır. (Bkz; Göç-Türkiye, no: 36590/97 ve Abdullah Aydın-Türkiye, no: 63739/00)
AİHM, mevcut şikayeti incelemiştir ve Hükümetin, mevcut davayı farklı bir şekilde sonuçlandıracak hiçbir tespit ve delil sunmadığı kanaatine varmaktadır.
Bu durumda, AİHM, AİHS'nin 6§1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır.
II. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuran, maruz kaldığı manevi zarara ilişkin olarak 5.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet, bu iddialara karşı çıkmaktadır.
AİHM, başvuranın uğradığı manevi zarara ilişkin olarak ihlal tespitinin kendisinin yeterli adil tazmin oluşturduğunu düşünmektedir.
B. Masraf ve Harcamalar
Başvuran, yerel mahkemeler ve AİHM önünde yapmış olduğu masraf ve harcamalara ilişkin olarak 3.000 Euro talep etmektedir. Başvuran, İstanbul Barosu avukatlarının çalışma saatlerini gösteren bir tablo sunmuştur.
Hükümet, bu iddialara karşı çıkmaktadır.
AİHM içtihadına göre, bir başvurana masraf ve harcamaları ancak gerçekliği, gerekliliği ve makul oranda oldukları ortaya konulduğu sürece ödenir. Mevcut davada AIHM, avukatların gerçekleştirdiği işe ilişkin ödeme makbuzlarını sunmaması ve sözü geçen harcamaların hiçbirini belgelendirmemesi nedeniyle başvuranın iddialarını desteklemediğini saptamaktadır. AİHM, yine de başvuranın başvurusunu sunmak için kesinlikle masraf ve harcamalarda bulunduğu kanısındadır ve bu nedenle masraf ve harcamalara ilişkin olarak en fazla 1.000 Euro ödenmesinin uygun olacağına kanaat getirmektedir. Sonuç olarak AİHM, AİHM önünde yürütülen süreç için bu miktarın başvurana ödenmesine karar vermiştir.
C.GECİKME FAİZİ
AİHM, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın eklenmesinin uygun olacağına hükmeder.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHS'nin 6§ 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. İhlal tespitinin kendisinin başvuranın uğradığı manevi zarara ilişkin yeterli adil tazmin oluşturduğuna;
4. a) AİHS'nin 44§2. maddesi uyarınca, kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL' ye çevrilmek üzere, Savunmacı Hükümet tarafından başvurana masraf ve harcamalara ilişkin olarak 1.000 Euro ( bin Euro) ödenmesine;
b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faizin uygulanmasına;
5. Adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca hazırlanmış olup, iç tüzüğün 77§ § 2 ve 3. maddelerine uygun olarak 19 Temmuz 2007 tarihinde yazıyla bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy