(AİHS m. 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (2709 S. K. m. 46) (2577 S. K. m. 2) (AK - TÜRKİYE DAVASI) (TOK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (DİLDAR - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 6982/04)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
22 Eylül 2009
İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup şekli bazı düzeltmelere tabi tutulabilir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan ve (6982/04) başvuru nolu davanın nedeni bu ülke vatandaşları Zeliha Akdüz, Sultan Kale ve Murat Hızarcının (başvuranlar) 13 Şubat 2004 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuranlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul Barosu avukatlarından H. B. Işın tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuranlar sırasıyla 1938, 1930 ve 1937 doğumludur.
Devlet Su İşleri (İdare) 2001 yılında başvuranların müşterek oldukları (diğer iki kişi ile birlikte) taşınmazı baraj inşası nedeniyle kamulaştırmıştır.
Başvuranlar kamulaştırma bedeli artışı talebiyle 5 Nisan 2001 tarihinde Durağan Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.
13 Ağustos 2002 tarihinde mahkeme bilirkişi raporlarına dayalı olarak başvuranların sözü edilen taşınmaza ilişkin bu talebini yerinde bulmuş ve İdareyi 57.449.212.570 TL. (yaklaşık 35.985 Euro) ek kamulaştırma bedelini ödemeye mahkum etmiştir. Bu miktara 27 Mart 2001 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
İdare bu karara karşı temyize gitmiştir.
Yargıtay 24 Şubat 2003 tarihli bir karar ile ilk derece mahkemesinin kararını tüm hükümleri ile birlikte onamıştır.
İdare 14 Ağustos 2003 tarihinde başvuranlara 137.597.650.000 TL. yani yaklaşık 87.230 Euro kamulaştırma bedeli ödemiştir.
Uygulanan yasal faiz oranını yetersiz bulan başvuranlar ve iki ortakları 16 Aralık 2003 tarihinde tüm alacaklarının tahsili amacıyla Vezirköprü icra müdürlüğüne başvurmuştur.
29 Aralık 2003 tarihinde İcra müdürlüğünden İdareye bir ödeme emri tebliğ edilmiştir. İcra dairesinin hesaplama yöntemine göre İdarenin başvuranlara olan borcu 42.761.265.350 TL yaklaşık 24.335 Eurodur (diğer beş hissedara ödenecek toplam borç tutarı 74.367.418.000 TL bu ise yaklaşık 42.320 Eurodur).
İdare 12 Ocak 2004 tarihinde icra dairesine cevaben yaptığı açıklamada mahkeme kararı ile kesinleşen borcun tamamını ödediğini ve ek bir ödeme yapmasının olanaksız olduğunu savunmuştur. İdare ayrıca icra dairesinin ödeme emrine itirazda bulunmadığını ifade etmiştir.
HUKUK
AİHSye Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesine atıfta bulunan başvuranlar alacaklı oldukları meblağa uygulanan yasal faiz oranının yetersiz olduğundan yakınmaktadır. Başvuranlar bu bağlamda İdarenin kesin hükme bağlanmış yargı kararının icrasını sağlamadığını, İdarenin kamu alacaklarına karşı azami oranda gecikme faizi uygulanmasını öngören Anayasanın 46. maddesine riayet etmediğini ileri sürmektedir.
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazında bulunarak başvuranların Anayasanın 46. maddesine istinaden iç hukuktaki mahkemelere başvurmadıklarını savunmaktadır. Hükümet icra müdürlüğü tarafından saptanan ve kalan borcun ödenmesine yönelik başlatılan işlemin İdare tarafından reddedilmesi karşısında başvuranların idari mahkemeler önünde 2577 sayılı Kanunun 2. maddesinin uygulanmasına dayalı olarak tam yetki davası açmaları gerektiği görüşündedir.
Başvuranlar Hükümetin bu savına itiraz etmektedir.
AİHM, Vezirköprü icra müdürlüğü tarafından 29 Aralık 2003 tarihinde İdareye bir ödeme emri gönderildiğini, zira İdarenin başvuranlara olan borcunun tamamını ödemediğini gözlemlemektedir. Bu ödeme emri karşısında İcra Mahkemesi (ki bu mahkemenin hükmü Yargıtayın denetimindedir) önünde itiraz etmek yerine İdare yalnızca 12 Ocak 2004 tarihli yazısı ile olumsuz bir yanıt vermiştir. Bu durumda, itirazın yapılmadığı mevcut bu koşullarda, başvuran taraf Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesi gereğince bir «mülkü» oluşturmayı haiz yeterli bir «alacağa» sahip bulunmaktadır (Bkz. Stran ve Stratis Andreadis Yunan Rafinerileri-Yunanistan kararı 9 Aralık 1994 ve Bourdov-Rusya kararı no: 59498/00). Sonuç itibarıyla, başvuranlar kalan alacakları için idari mahkemeler nezdinde tam yetki davası açmamışlardır (Bkz. mutatis mutandis Ak-Türkiye kararı, no: 27150/02, 31 Temmuz 2007, Metaxas-Yunanistan no: 8415/02, 27 Mayıs 2004 ve Karahalios-Yunanistan no: 62503/00, 11 Aralık 2003). Bu nedenle Hükümetin itirazları reddedilmektedir. AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvuranlar tarafından yapılan bu şikayetin dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
Hükümet davanın esası hakkında görüş bildirmemiştir.
Başvuranlar iddialarını yinelemektedir.
AİHM, İdarenin yargı kararı ile kesinleşmiş borcunu başvuranlara ödemediği saptamasını yapmaktadır. AİHM bu nedenle Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
Sonuç itibarıyla bu hüküm ihlal edilmiştir.
Geriye AİHSnin 41. maddesinin uygulanması kalmaktadır. Başvuranlar 83.070 Euro maddi ve 45.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir. Yargılama masraf ve giderleri için başvuranlar 15.000 Euro talep etmekte, kanıtlayıcı belge niteliğinde avukatlık sözleşmelerini sunmaktadır.
Hükümet bu meblağlara karşı çıkmaktadır.
Daha evvel benimsenen hesaplama yöntemi ve ilgili ekonomik veriler ışığında AİHM başvuranlara ortaklaşa 31.500 Euro ödenmesini uygun görmektedir.
AİHM bu tutarın başvuranların iç hukukta ve bu başvuruyla öne sürmüş oldukları tüm taleplerin nihai olarak çözüme kavuşturulmasının bir karşılığı olduğunu kaydeder (Bkz. Tok vd.-Türkiye no: 37054/03, 37082/03, 37231/03 ve 37238/03, 20 Kasım 2007 ve Dildar-Türkiye kararı no: 77361/01, 12 Aralık 2006).
AİHM manevi tazminat başlığı altında hakkaniyete uygun başvuranların her birine 1.000 Euro ödenmesini kararlaştırmakta, yargılama masraf ve harcamaları için ise başvuranlara ortaklaşa 2.000 Euro ödenmesini uygun görmektedir.
AİHM gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artışın ekleneceğini kaydetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSye Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL ye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından:
i.başvuranlara ortaklaşa 31.500 (otuz bir bin beş yüz) Euro maddi tazminat ödenmesine;
ii. başvuranların her birine 1.000 (bin) Euro manevi tazminat ödenmesine;
iii. yargılama masraf ve harcamaları için başvuranlara ortaklaşa 2.000 (iki bin) Euro ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 22 Eylül 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy