(AİHS m. 6, 34, 41, 44, 1 Nolu Protokol) (AK - TÜRKİYE DAVASI) (HORNSBY - YUNANİSTAN DAVASI)
(Başvuru no: 36424/06)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
13 Ocak 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (36424/06) nolu davanın nedeni (T.C. vatandaşı) Kemal Kılıçın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 1 Nisan 2003 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, Gaziantep Barosu avukatlarından M. Türkmen tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
13 Mayıs 1998 tarihinde, Birecik barajının inşası için Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, başvurana ait taşınmazları kamulaştırmıştır.
Bilirkişi Komisyonu sözkonusu taşınmazların değerini belirlemiş ve kamulaştırma bedeli başvurana devir tarihinde ödenmiştir.
İdare tarafından ödenen meblağdan tatmin olmayan başvuran, Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinde her bir taşınmazı için bedel artırım davası açmıştır.
Mahkeme başvuranı kısmen haklı bulmuş ve idareyi başvurana ek kamulaştırma bedeli ödemeye mahkum etmiştir.
Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararlarını onamıştır.
İdare tazminatları ödemiştir.
Ödemeye ilişkin ayrıntılar aşağıdaki tabloda yer almaktadır:
Parsel Gecikme faizi Yargıtay Ek Ödeme Ödeme
Numaraları hesabı başlangıç karar Kamulaştırma tarihleri Miktarları
tarihleri tarihleri bedelleri (TL olarak)
(TL olarak)
108/699-
109/677 26.3.1999 16.4.2001 10 327 923 922 25.12.2002 31 599 095 122
110/735 28.2.1999 16.4.2001 7 343 350 500 25.12.2002 22 715 431 916
110/747 28.2.1999 16.4.2001 5 272 913 250 25.12.2002 16 291 446 610
110/750 28.2.1999 16.4.2001 14 779 200 000 25.12.2002 45 772 939 680
HUKUK
I. 1. NOLU EK PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, Türkiyedeki yüksek enflasyon oranı karşısında yetersiz kalan gecikme faizleri nedeniyle Devlet tarafından kamulaştırma bedellerinin gecikmeli olarak ödenmesinden dolayı mallarına saygı hakkının ihlalinden şikayetçidir. Bu bağlamda başvuran 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunmaktadır. Başvuran kamulaştırmayı gerçekleştiren idare hakkında icra takibi başlatmamıştır.
AİHM, hukuki bir kararın ardından Devlet karşısında alacaklı konuma gelen bir kimsenin tazminat alabilmesi için icra takibi başlatmasının şart koşulmasının uygun bulunmadığını daha önce birçok kez yinelemiştir (Ak-Türkiye, başvuru no: 27150/02, 31 Temmuz 2007). Dolayısıyla, Hükümetin ön itirazını reddetmek uygun olacaktır.
AİHM, hiçbir kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit etmektedir. Dolayısıyla şikayet kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
AİHM, mevcut davadaki sorunlara benzer sorunları ortaya koyan çok sayıda dava incelemiş ve 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği tespitine ulaşmıştır (Bkz, sözü edilen Akkuş ve Aka).
AİHM, mevcut davayı incelemiş ve Hükümetin, sözü edilen kararlarda ulaşılan sonuçlardan farklı şekilde hareket etmeyi gerektiren hiçbir delil sunmadığına kanaat getirmiştir. AİHM, ulusal mahkemeler tarafından başvurana ödenmesine hükmedilen tazminat ve faizlerin tamamını ödenmesindeki gecikmenin idareye isnat edilebileceğini gözlemlemektedir. Benimsenen hesaplama yöntemini kullanarak AİHM, sözkonusu gecikmenin ilgiliyi belli bir zarara uğrattığını tespit etmektedir. Hükümet, böyle bir gecikmeyi haklı kılacak hiçbir açıklamada bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, tazminat davalarının çok uzun sürmesinden özellikle de lehine verilen kararların idare tarafından uzun bir süre yerine getirilmemesinden şikayetçidir. Bu bağlamda başvuran, ulusal hukukta ihtilaflı durumu çözebilecek bir mekanizmanın bulunmamasından şikayetçi olmaktadır. Başvuran, AİHSnin 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
İçtihadından çıkan kriterler ışığında ve sahip olduğu unsurların tamamını göz önüne alarak AİHM, sözkonusu şikayetin esastan inceleme konusu yapılması gerektiği kanaatindedir. AİHM, hiçbir kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit etmektedir.
B. Esas
Hükümet başvuranın iddiasına karşı çıkmaktadır. Hükümet, başvuranın davasının ulusal mahkemeler tarafından makul bir sürede görüldüğünü savunmaktadır.
Başvuran iddialarını yinelemektedir.
AİHM, karar ne olursa olsun bir mahkeme kararının icrasının AİHSnin 6/1 maddesi kapsamındaki yargılamanın parçası olarak düşünülmesi gerektiği kanaatindedir (Hornsby-Yunanistan, 19 Mart 1997, Metams-Yunanistan, başvuru no: 8415/02, 27 Mayıs 2004). Sözleşmeye taraf bir ülkenin iç hukukunun nihai ve zorunlu bir yargı kararının taraflardan birinin hilafına yerine getirilmemesine seyirci kalması halinde AİHSnin 6/1 maddesi ile güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı hayali olurdu.
Yargılanabilir kişinin etkin korunması, idarenin yargı kararlarına uyması zorunluluğunu gerektirmektedir. Devletin bir makamı, hukuki karara dayanan bir borcu ödememek için kaynak eksikliğini bahane edemez (Bkz, Bourdov-Rusya, başvuru no: 59498/00).
AİHM, ödemeyi gerçekleştirmeden önce hiç kuşkusuz idarenin belli bir süreye ihtiyacı olabileceğini kabul etmektedir ancak sözkonusu sürenin makul süreyi geçmemesi gerekmektedir.
Mevcut davada, AİHM, nihai iç hukuk kararından itibaren idarenin başvurana borcunu bir yıl sekiz aydan sonra ödediğini belirtmektedir. AİHMye göre, sözkonusu süre makul olarak değerlendirilemez.
Sonuç olarak AİHM, nihai hukuk kararlarını makul sürede yerine getirmeyen ulusal makamların, AİHSnin 6/1 maddesinin hükümlerini etkinlikten kısmen yoksun bıraktıkları kanaatindedir.
Sonuç olarak sözkonusu hüküm ihlal edilmiştir.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuran, 58.000 Euro maddi ve 1000 Euro manevi tazminat talep etmektedir. Hükümet süresi içinde konuya ilişkin görüşlerini sunmamıştır.
Akkuş kararında benimsenen hesaplama yöntemini dikkate alarak ve ilgili ekonomik veriler ışığında AİHM, başvurana 15.000 Euro maddi tazminat ödenmesi gerektiği kanaatindedir.
Ayrıca AİHM, ödeme zamanının belirsizliği nedeniyle başvuranın, sadece ihlal tespitinin yeterince telafi edemeyeceği belli bir manevi sıkıntı yaşadığını da kabul etmektedir. AİHM, hakkaniyete uygun olarak başvurana 750 Euro manevi tazminat ödenmesine karar vermektedir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, yapmış olduğu yargılama masraf ve giderleri için 2.000 Euro talep etmektedir.
AİHM içtihadına göre bir başvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul olduğu ortaya konduğu sürece elde edebilir. Mevcut davada, sözkonusu talep ne ayrıntılı olarak ortaya konmuş ne de belgelerle desteklenmiştir. Dolayısıyla AİHM, sözkonusu talebi kabul edememektedir.
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE;
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
4. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL ye çevrilmek üzere, her türlü vergiden muaf tutularak Savunmacı Devlet tarafından başvurana 15.000 Euro (on beş bin Euro) maddi ve 750 Euro (yedi yüz elli Euro) manevi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 13 Ocak 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy