(AİHS m. 6, 14, 34, 35, 41, 44)
(Başvuru no. 8030/07)
İKİNCİ DAİRE
KARAR
STRAZBURG
20 Aralık 2011
İşbu karar nihai olup şekli düzeltmelere tâbi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 8030/07 no'lu davanın nedeni Ahmet İlhan adlı T.C. vatandaşının ("başvuran") Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne ("AİHM") 6 Şubat 2007 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme'nin ("AİHS") 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, AİHM önünde Ankara Barosu avukatlarından S. Güçlü tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
DAVA OLAYLARI
Başvuran 1971 doğumlu olup Türkiye'de yaşamaktadır. Bir polis memuru olan başvuran, bir trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebinin reddedilmesi nedeniyle 16 Ekim 2000 tarihinde İçişleri Bakanlığı aleyhine idari dava açmıştır.
Ankara İdare Mahkemesi, başvuranın talebini 28 Aralık 2001 tarihinde kabul etmiş ancak Danıştay sözkonusu kararı 2 Haziran 2004 tarihinde bozmuştur. Başvuranın karar düzeltme talebi 5 Temmuz 2006 tarihinde reddedilmiştir.
Hükümetçe sunulan bilgilere göre idare mahkemesi davayı 19 Aralık 2006 tarihinde reddetmiş, başvuran sözkonusu kararı temyiz etmemiştir.
HUKUK
VIII. AİHS'NİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, AİHS'nin 6/1 maddesine dayanarak yargılama süresinin "makul süre" şartına uymadığını öne sürmüştür.
Hükümet sözkonusu iddiaya karşı çıkmış, sözkonusu yargılama süresinin davanın karmaşık niteliği göz önünde bulundurulduğunda aşırı uzun olarak değerlendirilemeyeceğini savunmuştur. Dolayısıyla yargılamada devlete atfedilebilecek herhangi bir gecikme yaşanmamıştır.
Dikkate alınması gereken süre 16 Ekim 2000 tarihinde başlayıp 19 Aralık 2006 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla yargılama, iki derecede altı yıl iki ay sürmüştür.
AİHM, sözkonusu şikâyetin AİHS'nin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde dayanaktan yoksun olmadığını, şikâyetin başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını gözlemler. Bu nedenle şikâyet kabuledilebilir niteliktedir.
AİHM, somut başvurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Frydlender - Fransa (BD), no. 30979/96 ve Daneshpayeh - Türkiye, no. 21086/04).
Sunulan tüm delilleri inceleyen AİHM, somut davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı kanaatindedir. Konu ile ilgili içtihadını dikkate alarak somut davada yargılama süresinin aşırı olduğu ve AİHS'nin 6/1 maddesinde öngörülen "makul süre" şartına uymadığı görüşündedir.
Bu nedenle AİHS'nin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
X.AİHS'NİN DİĞER MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran AİHS'nin 14. maddesi, 12 no'lu Protokolün 1. maddesi ve 1 no'lu Protokolün 1. maddesine dayanarak, aynı durumdaki polis memurlarına tazminat ödenmiş olmasına rağmen kendisinin tazminat talebinin reddedilmesinin ayrımcı bir karar olduğunu öne sürmüştür.
AİHM, 12 no'lu Protokolün savunmacı devlet tarafından onaylanmamış olması nedeniyle başvuranın bu bağlamdaki şikâyetinin, AİHS ile kişi bakımından uyuşmadığından, 35/3 ve 35/4 maddeleri uyarınca reddedilmesi gerektiği kanaatindedir.
AİHM, diğer şikâyetlere ilişkin olarak, elindeki delilleri dikkate alarak, 19 Aralık 2006 tarihli kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle başvuranın iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu tespit etmiştir. Dolayısıyla bu şikâyetler, iç hukuk yolları tüketilmediğinden AİHS'nin 35/1 ve 35/4 maddeleri uyarınca reddedilmelidir.
XII. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHS'nin 41. maddesine göre:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A.Tazminat
Başvuran 50,000 Euro maddi, 50,000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuş, Hükümet aşırı bulduğu sözkonusu taleplere itiraz etmiştir.
Başvuran, maddi tazminat talebini desteklemek üzere herhangi bir kanıt sunmamıştır. Bu nedenle AİHM, bu başlık altındaki tazminat talebini kabul edemez. Öte yandan AİHM, başvuranın manevi zarara uğramış olması gerektiği kanaatindedir. Hakkaniyete uygun bir değerlendirme ile başvurana bu başlık altında 3,000 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.
B.Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, yargılama masraf ve giderlerinin ödenmesine ilişkin bir talepte bulunmamıştır. Bu nedenle AİHM, bu konuda herhangi bir ödeme yapılmasını gerekli görmemektedir.
C.Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
13.Yargılama süresinin uzunluğuna ilişkin şikâyetin kabuledilebilir, başvurunun kalan kısmının ise kabuledilemez olduğuna;
14. AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
15. (a) Savunmacı devletin başvurana, AİHS'nin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek ve uygulanabilecek tüm vergilerden muaf tutulmak üzere 3,000 (üç bin) Euro manevi tazminat ödemesine;
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu miktara, Avrupa Merkez Bankası'nın anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
16.Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğü'nün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları uyarınca 20 Aralık 2011 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy