(AİHS m. 5, 6, 34, 35, 41, 44) (2709 S. K. m. 129) (1602 S. K. m. 21) (477 S. K. m. 38) (211 S. K. m. 26) (WEEKS - BİRLEŞİK KRALLIK DAVASI) (LABITA - İTALYA DAVASI) (BOZANO - FRANSA DAVASI) (HAMZA YILMAZ - TÜRKİYE DAVASI) (ENGEL VE DİĞERLERİ - HOLLANDA DAVASI)
(Başvuru No: 26938/08)
KARAR
STRASBOURG
5 Haziran 2012
Tengilimoğlu vdnin Türkiyeye karşı açtığı davada, başkan Tulkens, üyeler; Danute Jociene, Dragoljub Popovic, Isabelle Berro-Lefevre, Andras Sajo, Işıl Karakas, Guido Raimondi ve Mahkeme katibi Stanley Naismithden oluşan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Kısım) 15 Mayıs 2012de toplanarak aşağıdaki kararları almıştır:
DAVA USULÜ
1. 4 başvurudan kaynaklanan davada (No. 26938/08, 41039/09, 66328/09 ve 66451/09) Türkiye Cumhuriyetine karşı 4 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı M. Necmi Tengilimoğlu, Mehmet Dutuklar, Emrah Çerezci ve Salih Gazi ("başvuranlar") 6 Mayıs 2008de (Başvuru No: 26938/08), 22 Temmuz 2009 (Başvuru No. 41039/09) ve 2 Aralık 2009 ( Başvuru No. 66328/09 ve 66451/09) ve İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Koruma Konvansiyonunun 34. maddesi mucibince Mahkemeye başvurdular.
2. Başvuranlar Mersinden Avukat Ö.T. Erdoğan (Başvuru No. 26938/08), Ankaradan Avukat A. Bilgin (Başvuru No. 41039/09) ve Ankaradan Avukat F. Aksoy (Başvuru no 66328/09 ve 66451/09) tarafından temsil edildiler. Türkiye Cumhuriyeti kendi temsilcisi tarafından temsil edilir.
3. 26 Nisan 2010 tarihinde başvuru sahipleri hükümet ile iletişime geçmişlerdir. Konvansiyonun madde 29 §un izin verdiği üzere kurul davaları birlikte kabul etti.
OLAYLAR
DAVA DURUMLARI
4. Başvuru sahipleri 1964, 1978, 1985 ve 1973 doğumludurlar. Silahlı kuvvetlerde görev yapmaktadırlar.
5. Değişik zamanlarda amirleri tarafından değişik disiplin cezalarına yani oda hapsi (katıksız hapis) cezalarına çarptırılmışlardır.
6. Sözü edilen kişiler bu uygulamalara karşı yasal başvuruda bulunmuşlardır.
7. Bu başvuruları verilen cezaların kanun hükümleri doğrultusunda olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
8. Başvuru sahipleri cezalarını komutanlığın ceza hücresinde çekmişlerdir.
9. Her bir davaya ilişkin ayrıntılar aşağıdaki listede mevcuttur.
Dilekçe no ve Mahkemeden önce Yaptırımın doğası Yaptırımın bildirilme Yaptırımın
Dilekçe veren dilekçe kayıt ve özelikleri tarihi infaz
kişinin adı tarihi tarihi
Dilekçe no 26938/08 6 Mayıs 2008 Disiplinsiz tavırlarından 12 Şubat 2008 28 Şubat 2008
Nemci Tengilimoğlu dolayı 2 gün hapis
Dilekçe no 41039/09 22 Temmuz 2009 1.Görevi kötüye 1.13 Mart 2009 13 Mart 2009
Mehmet Dutuklar kullanmadan dolayı
14 gün hapis
2.Kamu malına zarardan 2.27 Mart 2009 27 Mart 2009
7 gün hapis
Dilekçe no 66328/09 2 Aralık 2009 Emre itaatsizlikten 6 Nisan 2009 6 Haziran 2009
Emrah Çerezci dolayı 5 gün hapis
Dilekçe no:66451/09 2 Aralık 2009 İtaatsizlikten dolayı 23 Şubat 2009 21 Ağustos 2009
Salih Gazi 3 gün hapis
II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA
10. Söz konusu zamanda Anayasanın 129. Maddesi disiplin kararlarının yeniden yargı denetimine tabi olabileceğini ifade etmektedir. Hakimler ve savcılar gibi silahlı kuvvetlerle ilgili kanuni hükümler de sınırlıdır
11. Yüksek Askeri İdare Mahkemesinin 1602 sayılı kanunun 21. maddesinin 3. Paragrafı şunları ifade etmektedir Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının eylemleri, Yüksek Askeri Konseyin eylemleri, 1402 li kanun hükmü altındaki komutanların eylemleri ve amirleri tarafından verilen askeri disiplini bozan eylemlere ilişkin disiplin cezalarını yargılama dışı bırakmıştır.
12.477 sayılı kanun kesin hükümle ilgili 38. maddede şunu söylemektedir: "Cezaya tabi kişinin eğer mümkünse cezasını yalnız başına hücresinde çeker ve görevlerini ifa edemez ve de emir veremez.
KANUN
I. İDDİALARIN AYRIMI
13. Onların ortaya attıkları iddialar ve temel sorunlardaki benzerlik yüzünden Mahkeme davaları birleştirmeye ve onları tek bir davada incelemeye karar verdi.
II. KONVANSİYONUN 5 § 1 MADDESİNİN İDDİA EDİLEN İHLALİ
14. Konvansiyonun 5 ve 6. maddelerine dayanarak başvuru sahipleri kendilerine verilen hapis cezalarının bağımsız ve tarafsız bir Mahkeme yerine askeri amirlerince verildiğini ifade ederek şikayette bulundular.
15. Hükümet buna itiraz etti.
16. Mahkeme bu davada, başvuru sahipleri tarafından formüle edilen şikâyeti sadece Konvansiyonun 5 § 1. Maddesi hükümleri altında el almayı uygun gördü ve hükümet veya başvuru sahiplerince verilen tanımlamaları bağlayıcı bulmadı (Guerra vd. İtalya, 19 Şubat 1998, § 44, Kesin Kararlar ve Kararlar Raporları 1998-1).
A. Kabul Edilebilirlik
1. Ülkeye ait Dâhili Kanuni Çözümlerin Tüketilmemesi Bahanesiyle
17. Hükümet dahili kanuni çözümlerin tüketilmediğini ortaya attı. İç Hizmet Kanunun 26. Maddesince ortaya konan itiraz prosedürünün daha önce kullanılmadığını iddia etti.
18. Mahkeme yürüklükteki mevzuatla örtüşen (aşağıda paragraf 28e bakınız) başvuru sahiplerinin tutuklanmasında hükümeti kusurlu buldu. Ayrıca hükümetin itirazı da kabul edilmedi.
2. Konvansiyonun askeri disiplin yargılamalarına uygulanmama istisnası
19. Hükümet askeri disiplin işlemlerinin Konvansiyonun kapsamının dışında olduğunu iddia etti.
20. Mahkeme Konvansiyonun özgürlük ve güvenlik gibi temel hakları garanti altına aldığını anımsattı. Herkesin bu hakları koruma hakkına sahip olduğunu bir başka deyişle kimse özgürlüğünden mahrum edilemez (Weeksc. BK, 2 Mart 1987, § 40, Seri A No. 114). Ancak Konvansiyonun 5. Maddesinin 1. Paragrafındaki gereklilikler bunun dışındadır.
21. Bu madde bu yüzden devlet kanunlarınca suça dair veya disiplin bağlamında sayılan özgürlüğü kısıtlayan her türlü mahkumiyete uygulanır.
22. Üstelik Mahkeme yine anımsatır ki ayrıntılı olan Konvansiyonun 5 § 1 maddesinde bulunan istisna listesi aşağıdakiler istisna olmak üzere sözcüklerine tanıklık etmektedir (Quinn-Fransa, 22 Mart 1995, § 42, Seri At No. 311 ve Labita - Italy [GC], No. 26772/95, § 170, ECHR 2000-IV).
23. Yaptırımlar veya nezarethanede geçirilen disiplin cezaları Konvansiyonun 5 madde 1. Paragrafının ihlalidir. Bu durumlar Mahkeme için Konvansiyonun 5. Maddesinin hükümlerinin ışığı altında özgürlüğün herhangi bir biçim ihlali olduğudur yani kişisel özgürlüğün keyfi olarak ihlalidir (c Bozano. -France, 18 Aralık 1986, § 54, Seri A No. 111, Amuurc-France, 25 Haziran 1996, § 50, Kesin Hükümler ve Kararlar 1996-III, Ilaşcu vd- Moldova ve Rusya [GC], No. 48787/99, § 461,ECHR 2004-VII, Assanidze -Georgia [GC], No. 71503/01, § 171,ECHR 2004-11, McKay -Birleşik Krallık [GC], No. 543/03, § 30,ECHR 2006-X, ve Mooren -Almanya [GC], No. 11364/03, § 76,ECHR 2009 - ...).
24. Bununla birlikte Mahkeme ihtiyacın tamamıyla farkında olarak askeri yaşamın farklıklarını küçümsemediğini vurgulamak ister. Gerçekte, bir sivile uygulanamayacak bir hürriyetten mahrum etmeyle ilgili bir yaptırım ya da disiplin cezası Konvansiyonun 5. maddesi gereği bir askere de uygulanamaz.
25. Bulguların ışığında Hükümetin itirazı reddedilmiştir.
3. Altı ay içinde başvuru yapmama nedeni ile öne sürülen itiraz
26. Hükümet belirtmektedir ki başvuru sahibi Salih Gazi (Başvuru No:66451/09) Konvansiyonun 35 § 1 maddesinde belirtilen son müracaat tarihiyle örtüşen zamanda müracaatta bulunmadığın söylemektedir. Kendisi 23 Şubat 2009da cezaya muhatap olmuş ancak dosyasını 2 Aralık 2009 yılında mahkemeye sunmuştur.
27. Mahkeme hatırlatır ki dâhili kanuni çözümlerin yokluğunda, altı ay; kanunun ilan edildiği tarih itibarıyla hesaplanacaktır (Hamza Yılmaz-Türkiye (dec.), No. 46732/99, l Nisan 2003, Gongadze c. Ukrayna, No. 34056/02, § 155, ECHR 2005-XI ve Kirkit vd-. Türkiye (dec.),No. 32297/07), 5 Nisan 2011).
28. Hükümet öncelikli olarak ifade etmektedir ki Salih Gazi vdlerinin aldığı nezarethane disiplin cezaları yürürlükteki mevzuatla uyumludur. Daha sonra da olayların olduğu zamanda başvuru sahipleri Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 1602 sayılı kanunu 21. Maddesi ve Anayasanın ise 129. Maddeleri uyarınca bu yaptırımlara ilişkin gerekli başvuruları yapmamışlardır (yukarıdaki, paragraf 10 ve 11e bakınız).
29. O andan itibaren, Başvuru Sahibi Salih Gazinin Konvansiyonun 35 § 1. maddesinin 6 ay içinde başvurma koşullarını yerine getirmediğini saptamak için özgürlükten mahrum bırakılmasının bitiminden sonraki altı aylık süre hesaplanmalıdır. (Kirkit ve diğerleri, yukarıda aktarıldığı üzere).
30. Bu bağlamda mahkeme Gazi Salihin 23 Şubat 2009 aldığı 3 günlük oda hapsi cezası 21 Ağustos 2009 ile 24 Ağustos 2009 arasında çektiğini saptamıştır (Yukarıdaki paragraf 9a bakınız). Bu durumda özgürlükten mahrum bırakılma hadisesi 24 Ağustos 2009 tarihi itibarıyla son bulmuştur. Başvuru sahibi 2 Aralık 2009 tarihinde başvurmuştur bu da altı aylık zaman dilimi içindedir.
31. Bu hesapla Hükümetin itirazı ret edilmiştir.
4. Kabul edilmezliğe ilişkin diğer gerekçeler
32. Mahkeme bildirmektedir ki başvuru sahibinin şikâyeti konvansiyonun 35 § 3. Maddesi asılsız değildir ve kabul edilmezlik ile ilgili hiçbir zemine dayanmamaktadır. Kabul edilmiş olarak ilan edilir.
B. Bu temelde
33. Hükümet Konvansiyonun 5. maddesinin ihlal edilmediğini beyan etmektedir. O, madde 5§1in b paragrafına dayanarak bir kanun tarafından tanımlanan bir görevin ifasını garanti altına almak için yapılan işlemlerin özgürlükten yoksun bırakmak olamayacağını ifade etmektedir. Hükümete göre amirlerinin emirlerine uymak askeri ceza yasasınca önceden belirlenmiş bir zorunluluktur ve başvuru sahibinin tutuklanmasını geleneksel askeri disiplini sürdürmek için bir gereklilik olarak ortaya konmaktadır.
34. Mahkeme kanun tarafından önceden belirlenen bir görevin yerine getirilmesini garanti altına almak sözlerini sadece kanununun bir kişiyi bir özel işi yerine getirmek adına zorladığı ve kişinin bunu yapmayı reddettiği durumlar olarak ele almaktadır (Engel - Hollanda, 8 Haziran 1976, § 69, Seri A No. 22 ). Ancak yapılan araştırmada kişiye verilen oda hapsi cezasının bir görevi yerine getirmek amacıyla herhangi bir garantiye alma işlevi bulunmamaktadır. Hapis cezası ilgili davranış için askeri disiplin kuralları altında bir kabahate binaen verilmiştir. Bu cezayı veren amir kendisini cezalandırıcı ve baskı uygulayan olarak konumlandırmıştır ve bu yüzden Konvansiyonun 5 § 1. maddenin b paragrafı ile ilgili değildir. (Engel vd-Hollanda 8 Temmuz 1976, § 69, seri A n° 22).
35. Madde 5 § 1 ile uyumlu olmak adına özgürlükten yoksun bırakmak yargı kararının sonucu olmalıdır. Dava gerekli yetkiye sahip bir mahkemece ele alınmalı ve eşit yargılama güvencesini ortaya koymalıdır (Medvedev vd. -Fransa [GC], No. 3394/03, § § 123-126, ECHR 2010 - ..., ve Dacosta Silva - İspanya, No. 69966/01, § 43, ECHR 2006 -XIII).
36. Mahkeme Pulatlı tutuklamasında olduğu ve (§ § 28den 39a kadar) olduğu gibi özdeş şikayetleri incelemiş ve Türkiyede ordu içindeki özgürlükten mahrum bırakmayı içeren disiplin yaptırımlarının entegrasyon içindeki Türkiye Hukuk sistemi açısından bir yetkili yargı mekanizmasına dayanmadığı için Konvansiyonun 5§1 maddesinin ihlali olduğuna karar vermiştir.
37. Mevcut dava incelendikten sonra hükümetin bu davada farklı bir sonuca yol açacak argümanı sunmadığı görülmüştür. Mahkeme ilk olarak belirtir ki başvuru sahipleri cezalarını bir hücrede çekmişlerdir (yukarıdaki paragraf 9a bakınız) ve bu yüzden Konvansiyonun 5. Maddesine göre hürriyetlerinden mahrum bırakılmışlardır. Hükümet ayrıca cezaların emir komuta zincirinde bulunan komutanlarca verildiğini bu yüzden askeri hiyerarşi yetkisine dayandığını ve böyle değerlendirilmesi gerektiğini söylemiştir. Üstelik yüksek askeri hiyerarşi tarafından verilen disiplin cezalarına itiraz prosedürü Konvansiyonun 5. Maddesinde gereken yargı garantisini içermemektedir (Pulatlı, , yukarıda aktarılan § 32).
38. Bundan dolayı mahkeme tarafından verilen karar şikayet sahiplerinin tutuklanmasının adil bir tutuklanma biçiminde olmadığıdır.
39.Bu durumda mahkeme Konvansiyonun 5 § 1. Maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir.
III. KONVANSİYONUN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
40. Başvuru sahipleri maruz kaldıkları cezalardan dolayı aşağıda belirtilen maddi ve manevi tazminatları talep etmişlerdir.
41. Maddi zarar olarak Başvuru sahibi Necmi Tengilimoğlu (BAşvuru No. 26938/08) 50 000 Tütk Lirası (TRY) (yaklaşık olarak 20 000 EUR). Diğer başvuranlar ise böyle bir miktar talebinde bulunmamışlardır.
42. Maddi zararla ilgili olarak talepleri aşağıdaki gibidir:
- Başvuru No. 26938/08: Necmi Tengilimoğlu talep edilen 50 000 TRY (yaklaşık 20 000 EUR);
- Başvuru No. 41039/09: Mehmet Dutuklar talep edilen 9 000 EUR;
- Başvuru No. 66328/09: Emrah Çerezci talep edilen 20 000EUR;
- Başvuru No. 66451/09: Salih Gazi talep edilen 20 000 EUR;
43. Maliyetler ve masraflar başvuru sahiplerince şöyle iddia edilmiştir:
- Başvuru No. 41039/09: Mehmet Dutuklar- 500EUR, kanıt sunulmadı
- Başvuru No. 66328/09: Emrah Çerezci -2 000 TRY, tanımlanan sürece ilişkin kanıt sunmadı
- Başvuru No. 66451/09: Salih Gazi -500 TRY, kanıt sunmadı
- Başvuru No. 26938/08: Necmi Tengilimoğlu, böylesi bir talebi olmadı.
44. Hükümet başvuru sahiplerine itiraz ederek mahkemeden davaların reddini istedi.
45. Davacı Necmi Tengilimoğlu (Başvuru No. 26938/08)tarafından talep edilen tazminat için mahkeme ihlal ile idia edilen maddi zarar arasında bir nedensel ilişki görmediği için reddetti.
46. Manevi zararlar için mahkeme Konvansiyonun 5§1 maddesi dâhilindeki hürriyetten yoksun kılmaktan dolayı manevi tazminat ödenmesine hükmetti (paragraf 39a bakınız). Bu yüzden adilane olarak mahkeme 2 000 EURnun Necmi Tengilimoğlu, 7 500nun EUR Mehmet Dutuklar, 5 000nun EUR Emrah Çerezci ve 3 000nun da EUR Salih Gaziye ödenmesine karar verdi.
47. Maliyetler ve masraflar için mahkeme masrafların gerçek ve gerekli olduğu takdirde başvuru sahiplerine bunları iade edecektir. Bu durumda başvuru sahiplerinin kanıt sunamaması yüzünden bu isteği reddetmiştir.
48. Mahkeme gecikme durumlarında faiz oranı olarak Avrupa Merkez Bankasının asgari borç verme oranı olan % 3lük faiz uygular.
BU NEDENLERDEN ÖTÜRÜ MAHKEME OYBİRLİĞİYLE
1. Taleplere katılma kararı alır;
2. Başvuruları kabul edilir ilan eder;
3. Konvansiyonun 5 § 1 maddesinin ihlal edildiğini beyan eder;
4. a) Sorumlu devletin; 2 000 EUR Necmi Tengilimoğluna, 7 500 EUR Mehmet Dutuklara, 5.000 EUR Emrah Çerezciye ve 3.000 EUR Salih Gaziye Konvansiyonun 44 § 2 maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden itibaren 3 ay içerisinde ödemesine hükmeder, ayrıca herhangi bir vergi de manevi zarar olarak kaydedilecektir,
b) kararın verilmesinden itibaren sona erme tarihine kadar, bu miktarlar ödenebilir olacaktır; gecikmesi halinde ise Avrupa Merkez bankası borç verme faiz oranı olan % 32lük gecikme faizi uygulanır.
5. Diğer iddialar reddedilir.
Yönetmeliğin 77 § § 2 ve 3 maddeleri uyarınca 5 Haziran 2012 tarihinde Fransızca olarak yazıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy