(AİHS m. 39)
İKİNCİ DAİRE
(Başvuru no: 25108/11)
KARAR
23 Ekim 2012 tarihinde,
Başkan
Isabelle Berro-Lefevre,
Yargıçlar Guido Raimondi,
Helen Keller,
ve Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Françoise Elens-Passos'ım katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Dairesi) Heyeti, 22 Şubat 2011 tarihli başvuruyla ilgili yapılan müzakerelerin ardından, taraflar arasında dostane çözüm teklifinin kabul edilmesine ilişkin usulüne uygun deklarasyonları da dikkate alarak aşağıdaki karan vermiştir:
USUL
Başvuran, Muzaffer Abdukaya, Diyarbakır'da ikamet eden, 1976 doğumlu bir Türk vatandaşıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde, Diyarbakır'da görev yapan avukat A. Pamukçu Yördem tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti ("Hükümet") kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Mahkeme, başvuranın uzun tutukluluk süresinden ve aleyhine yürütülen ceza yargılamasından oluşan şikayetlerini 28 Mart 2012 tarihinde tebliğ etme kararı almıştır.
Mahkeme, taraflarca imzalanan dostane çözüm deklarasyonlarını 12 Nisan 2012 ve 09 Temmuz 2012 tarihlerinde almıştır. Bu deklarasyonlara göre, Hükümet başvurana maddi ve manevi bütün zararların karşılanması için ve yargılama giderleri 500 Euro (beş yüz euro) olmak üzere toplam 6 700 Euro (altı bin yedi yüz euro), Ödemeyi taahhüt etmiş ve başvuran, Türkiye aleyhine yaptığı başvurusuna dayanak oluşturan olaylarla ilgili diğer her türlü iddiasından vazgeçmiştir. Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan söz konusu miktar, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kum üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve uygulanabilir her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Bu miktar, Mahkeme kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankası'nın anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağına taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, tarafların dostane çözüm anlaşmasına vardıklarını kaydetmektedir. Mahkeme, dostane çözüm yolunun, işbu Sözleşme ve Protokolleri ile tanınan insan haklarına saygı ilkesinden esinlenilerek oluşturulduğu kanısındadır ve ayrıca başvurunun incelenmesinin devamını bu aşamada haklı kılan bir neden görmemektedir.
Sonuç olarak Sözleşme'nin 39. maddesi uyarınca, bu başvurunun kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvuruyu kayıttan düşürmeye karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy