Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-2-36 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 03-56/655-301
Karar Tarihi : 14.8.2003
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A.Ersan GÖKMEN, Murat GENCER,
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
Kublay ATASAYAR, Süreyya ÇAKIN
B- RAPORTÖRLER: Ferhat TOPKAYA, Ayşe Özlem UZUN
C- ŞİKAYET EDEN : - Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Turkcell Plaza Meşrutiyet Cad. No:153 Tepebaşı/İstanbul
Temsilcileri: Av. Orhan GEMİCİOĞLU, Av. Ümit AKIN
Halaskargazi Cad. No:348 Kat:4 Daire:5 Şişli/İstanbul
D- HAKKINDA İNCELEME YAPILANLAR:
- Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Turgut Özal Bulvarı, Aydınlıkevler/Ankara
- Aycell Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş.
Ahlatlıbel 06905 Ankara
E- DOSYA KONUSU: Aycell Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş.’nin
GSM hizmetleri pazarında yıkıcı fiyat uygulamak suretiyle 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesini ihlal ettiği iddiası.
F- İDDİALARIN ÖZETİ: 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'nun 2. maddesinin
(c) bendine göre Türk Telekomünikasyon A.Ş. (TTAŞ), telekomünikasyon
şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden
telefon hizmetleri ile tüm telekomünikasyon altyapısının kurulması ve işletilmesi
konularında 31.12.2003 tarihine kadar sürecek bir tekel hakkına sahip kılınmıştır.
Şikayet konusu pazarla, dikey entegre olan alt yapı pazarında faaliyet gösteren
TTAŞ, bu pazarda fiili ve hukuki tekeldir. İddia konusu da, TTAŞ’ın bu hakim
durumunu, Aycell Haberleşme ve Pazarlama A.Ş. (Aycell)'nin faaliyet gösterdiği
GSM hizmetleri pazarındaki rekabet koşullarını bozmak suretiyle, kötüye
kullandığına ilişkindir.
Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (Turkcell)'nin şikayet dilekçesinde özetle,
TTAŞ’ın sektörde sahip olduğu hakim durumu Aycell’e, diğer işletmeciler
03-56/655-301
2
aleyhine pazar payı yaratmak amacıyla kullandığı; TBMM, Yargıtay mensupları
ve Emniyet Teşkilatı da dahil olmak üzere kamu kurumlarına sağladığı hizmetler
karşılığında talep ettiği düşük fiyat politikaları ile diğer işletmecilerin pazardaki
faaliyetlerini zorlaştırdığı ve engellediği iddialarına yer verilerek, 406 sayılı Kanun
aracılığıyla “fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü” ile donatılan TTAŞ’ın, Aycell’in mobil telekomünikasyon
piyasasındaki pazar payının diğer işletmeciler aleyhine genişlemesi sonucunu
doğuracak şekilde yıkıcı fiyat uygulamalarıyla hakim durumunu kötüye
kullanmasının 4054 sayılı Kanuna aykırılık oluşturacağı da ifade edilmiştir.
Şikayet dilekçesinde söz konusu ihlal iddiasıyla ilişkili olarak,
- 4054 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca TTAŞ ve Aycell hakkında
soruşturma açılması,
- Turkcell'in mevcut durumda uğramakta olduğu ve uğrayabileceği ciddi
zararlara karşı 4054 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca öncelikle
koruyucu nitelikte geçici tedbir kararı alınması ve daha sonra “rekabetin
tesisi ve ihlalden önceki durumun korunmasını teminen” nihai karar
verilmesi,
- TTAŞ ile Aycell'in bu ihlaller nedeniyle Kanunun 16. maddesi uyarınca
cezalandırılmaları
talep edilmektedir.
Ayrıca T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarfından gönderilen yazıda ise,
Aycell’in, Turkcell’in şikayet konusuna benzer bir hizmeti Hazine Müsteşarlığı
çalışanları ve ailelerine de vermek istediği ifade edilerek sözleşme metni
gönderilmiş ve Kurumun görüşü talep edilmiştir.
G- DOSYA EVRELERİ: Turkcell'in 4.6.2003 tarih, 2560 sayı ve T.C. Başbakanlık
Hazine Müsteşarlığının 20.6.2003 tarih, 2807 sayı ile Kurum kayıtlarına giren
başvuruları üzerine düzenlenen 30.6.2003 tarih, 2003-2-36/BN-03-FT sayılı Bilgi
Notu, 1.7.2003 tarih REK.0.06.00.00/74 sayılı Başkanlık önergesi ile 03-48 sayılı
Kurul toplantısında görüşülerek, bir soruşturmaya gerek olup olmadığının
belirlenmesi amacı ile 4054 sayılı Kanunun 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma
yapılmasına; T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının görüş talep eden
başvurusuna, hukuki ve iktisadi açıdan konu ile ilgili yeterli inceleme ve tespitlerin
yapılabileceği önaraştırma sonucuna göre yanıt verilmesine karar verilmiştir.
2813 sayılı Telsiz Kanunu'nun 4502 sayılı Kanun ile değişik 7. maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca 17.7.2003 tarih ve 1872 sayılı yazı ile Telekomünikasyon
Kurumunun görüşü talep edilmiş, ancak incelemenin tamamlandığı tarihe kadar
Telekomünikasyon Kurumunun görüşü Kuruma ulaşmamıştır.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 8.8.2003 tarih ve 2003-2-36/ÖA-03-FT sayılı
Önaraştırma Raporu, 8.8.2003 tarih ve REK.0.06.00.00/96 sayılı Başkanlık
önergesi ile 03-56 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
03-56/655-301
3
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Aycell'in uygulamakta olduğu şikayet konusu tarifeler rekabet hukukunda
yıkıcı fiyat olarak bilinen kavramın kriterleri olan iktisadi büyüklük, olağan dışı
düşük fiyat, amaç ve getiri açısından değerlendirilmiş ve Aycell’in piyasaya
yeni giriş yapmaya çalışan bir teşebbüs olması, şirketin pazar payı, şikayet
konusu uygulamanın pazara etkileri, uygulamanın amacı gibi hususlar dikkate
alınarak, Turkcell'in iddialarının konuyla ilgili soruşturma açılmasına yeterli
olmadığı,
- ancak ilgili pazara ilişkin olarak düzenli inceleme yapılması suretiyle Aycell’in
piyasada etkin bir konuma gelmesini müteakip uygulamasına son vermesinin
sağlanması gerektiği,
- her halükarda şikayet konusu uygulamaya ilişkin olarak yapılan anlaşmalarda
belirlenen sürelerin makul bir seviyeye indirilmesinin ya da anlaşma metnine
Rekabet Kurulunun vereceği kararla uygulamalara son verilebileceğine ilişkin
bir hükmün konularak tüketicilerin mağdur durumda kalmamalarının
sağlanması gerektiği
ifade edilmiştir.
I - İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. Telekomünikasyon Sektörüne İlişkin Genel Bilgiler
Telekomünikasyon hizmetleri günümüzde “temel hizmetler” ve “katma değerli
hizmetler” olarak iki kategoride sınıflandırılmaktadır. Temel hizmetler, bir
telekomünikasyon devresi üzerinden sadece taşıma kapasitesi sağlayan ve
tüketicinin sağladığı bilgi ile karşılıklı etkileşim yönünden kolaylıkla anlaşılabilir
durumda olan hizmetler olarak tanımlanmaktadır. Telefon, telgraf gibi hizmetler
bu kapsamdadır. Ses ve veri iletimi için gereken altyapı unsurlarından birini
oluşturan kiralık hatlar da temel telekomünikasyon hizmetleri arasındadır.
Katma değerli hizmetler ise temel hizmeti biçim, içerik, protokol veya diğer
yönleriyle bir işleme tabi tutan, bilgisayar uygulamaları ile birleştiren veya
aboneye ilave, farklı veya yeniden şekillendirilmiş bilgi sunan ya da abone ile
stoklanmış bilgi kaynağı arasında karşılıklı ilişkiyi sağlayan bilgi yoğun
hizmetlerdir. Günümüzde yoğun olarak kullanılan mobil telefon, çağrı cihazı,
elektronik posta ve veri iletimi gibi hizmetler, katma değerli hizmetler olarak
değerlendirilmektedir. Katma değerli hizmetler temel hizmetlerle aynı ya da farklı
telekomünikasyon şebekesi üzerinden sunulabilir. GSM mobil telekomünikasyon
hizmetleri de katma değerli hizmet olarak tanımlanmaktadır. Bu hizmetin belirgin
özelliği, kullanıcılarını herhangi bir şebekeye kablo ile bağlı olmaksızın çeşitli
telekomünikasyon hizmetlerinden yararlandırmasıdır.
I.1.2. Türkiye’de GSM İşletmeciliği
Türkiye'de mobil iletişim ilk olarak TTAŞ ile Nokia firması arasında yapılan
“gelirden geri ödemeli” bir anlaşma uyarınca 1986 yılında başlatılan ve o
zamanlar “araç telefonu” olarak bilinen NMT (Nordic Mobile Telecommunications)
03-56/655-301
4
standardına dayalı olarak başlamıştır. Analog olan sistemin işletmesi halen TTAŞ
tarafından yapılmaktadır.
406 sayılı Kanunda değişiklik yapan 4000 sayılı Kanunun “Bakanlık, mobil
telefon, çağrı cihazı, data şebekesi, akıllı şebeke, kablo TV, ankesörlü telefon,
uydu sistemleri, rehber basım ve benzer katma değerli hizmetler konularında
sermaye şirketlerine tekel oluşturmayacak koşulları da dikkate almak suretiyle
işletme lisans ve ruhsatı verebilir” şeklindeki maddesi çerçevesinde, TTAŞ ile,
açılan ihaleyi kazanan iki ayrı konsorsiyum arasında imzalanan GSM Pan Avrupa
Mobil Telefon Sistemi Sözleşmesi uyarınca 1994 yılında mobil telekomünikasyon
hizmeti verilmeye başlanmıştır. Ancak o dönemde katma değerli
telekomünikasyon hizmetlerinin lisans ile işletilmesine ilişkin hukuki altyapı hazır
olmadığından, sistemin gelir paylaşımı esasına göre işletilmesine karar
verilmiştir.
TTAŞ ile Telekom Finland (Sonera), Ericsson Telekomünikasyon A.Ş., Penta
A.Ş., Çukurova Grubu ve Kavala Grubunun oluşturduğu Turkcell Konsorsiyumu
arasındaki sözleşme 1.7.1993 tarihinde Detecon, Alcatel, Siemens, Teletaş ve
Simko'nun oluşturduğu Telsim Konsorsiyumu ile de 2.7.1993 tarihinde
imzalanmıştır. Hükümleri aynı olan ve “gelir paylaşımı” esasına göre düzenlenen
sözleşmelerde “yasal düzenlemelerle daha sonra lisansa dönüştürmek üzere”
ibaresi yer almıştır. Sözleşmelerin süresi 15 yıl olarak belirlenmiştir.
1.8.1996 tarih ve 4161 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle söz konusu gelir
ortaklığı sözleşmelerinin, lisans sözleşmelerine dönüştürülmesine yönelik
çalışmalar hız kazanmış ve lisans anlaşmaları 27.4.1998 tarihinde imzalanmıştır.
Mobil operatörlerin, TTAŞ’ın mevcut PSTN altyapısını kullanmaksızın mobil
telekomünikasyon hizmeti vermeleri imkan dahilinde değildir. Bu nedenle iki
operatör de daha sonra TTAŞ ile aralarındaki trafiği düzenlemek amacıyla TTAŞ
altyapısını hangi mali ve teknik koşullarla kullanabilecekleri, GSM telefonlarla
PSTN telefonlar arasında yapılan görüşmelerden elde edilecek abone tahsilat
gelirlerinin TTAŞ ve GSM operatörleri arasında nasıl paylaşılacağı gibi konuları
düzenleyen arabağlantı sözleşmelerini imzalamışlardır.
Daha sonra, sektörde rekabeti artırmak amacıyla biri TTAŞ tarafından işletilmek
üzere GSM 1800 bandında üç adet sayısal hücresel mobil telefon sistemi tesis
edilmesi planlanmış olmakla birlikte, ihale sonucu iki lisans verilebilmiştir.
13.3.2000 tarihinde İş Bankası-Telekom Italia Konsorsiyumu tarafından kazanılan
ilk GSM 1800 ihalesi sonucunda İş-TIM ve Ulaştırma Bakanlığı arasında parafe
edilen imtiyaz sözleşmesi taslağı Danıştay tarafından onaylanmıştır. İş-TIM, Aria
markasıyla Mart 2001'de faaliyete başlamıştır. Ulaştırma Bakanlığı ile arasında
görev sözleşmesi imzalanmış olan TTAŞ ise 8.1.2001 tarihi itibarıyla Aycell adı
altında GSM 1800 bandında mobil telekomünikasyon hizmeti vermeye
başlamıştır.
I.1.3. VPN Hizmetleri
VPN hizmeti, belirli bir müşteri grubu arasındaki konuşmaların belirlenen
tarifelerden gerçekleştirildiği özel bir hizmettir. Bu hizmet, yapısı gereği belirli bir
03-56/655-301
5
şirket, kurum ya da grubu kapsamaktadır. VPN servisi bir şirket veya kurum
personeline ait faturalı hatlar üzerinde yapılacak grup içi ve grup dışı
görüşmelerde belirli indirimler ve kolaylıklar sağlayan bir hizmettir. Bu hizmet,
doğrudan belirli bir şirket, kurum ya da müşteri grubu ile bu hizmeti verecek olan
şirket arasındaki ticari görüşmeler neticesinde imzalanan bir anlaşma aracılığıyla
verilmektedir. Sistemin operatörlere sağladığı bazı maliyet avantajları, anlaşma
sağlanan kurumun operatöre sağladığı özel birtakım avantajlar, operatörün
tarifelerini bu özel koşullar çerçevesinde, normal tarifelerinden ayrı olarak
belirlemesini de beraberinde getirmektedir.
Aycell’in şikayet konusu uygulaması her ne kadar kurumsal tarife (VPN tarifeleri)
olarak ifade edilse de, verilen hizmet –klasik- kurumsal uygulamalara göre
farklılıklar göstermektedir. VPN hizmetinde anlaşma yapılan kuruluşla abonelik
anlaşması imzalanır ve hatlar ilgili şirket/kuruma tahsis edilirken, Aycell’in
uygulamasında abonelik şirket/kurum çalışanlarıyla yapılmakta, fatura şirket
adına değil hat kullanıcısı şirket/kurum çalışanı adına düzenlenmektedir. Ayrıca
her çalışana 2 ila 5 hat verilmekte, bu verilen ekstra hatların şirketle doğrudan ya
da dolaylı kişilerce kullanılmasına yönelik herhangi bir kısıtlama
getirilmemektedir. Bu koşullar değerlendirildiğinde, Aycell tarafından
uygulanmakta olan bu tarifelerin tam bir VPN hizmeti niteliğinde olmadığı
görülmektedir. Dolayısıyla bu hizmetin etkileri kurumsal müşterilere yönelik GSM
hizmetleri pazarının yanı sıra bireysel abonelere yönelik GSM hizmetleri
pazarında da görülebilmektedir.
I.1.4. İlgili Ürün Pazarı
Şikayet konusuna ilişkin olarak yukarıda verilen açıklamalar ışığında ilgili ürün
pazarı “GSM hizmetleri pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.1.5. İlgili Coğrafi Pazar
Frekans tahsisinin bütün operatörler için Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde
yapılmış olması ve Ulaştırma Bakanlığı ile teşebbüsler arasında imzalanan
İmtiyaz Sözleşmelerinde belirlenen süre sonunda tüm ülkeyi kapsama alanına
alma zorunluluğu nedeniyle ilgili coğrafi pazar "Türkiye Cumhuriyeti sınırları"
olarak kabul edilmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.2.1. Aycell’in Sunduğu VPN Hizmetinin Piyasaya Etkisi
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, Aycell’in şikayet konusu uygulamasının
başladığı Mayıs 2003’ten itibaren pazarda faaliyet gösteren diğer GSM
operatörlerinin abone sayılarındaki değişimler dikkate alındığında, Telsim hariç,
diğer GSM operatörlerinin abone sayılarında olumsuz bir değişimin olmadığı,
aksine abone sayılarında artışların devam ettiği görülmektedir. Diğer
operatörlerde herhangi olumsuz bir etki görülmemesi, Telsim'in bağlı bulunduğu
Uzan Grubuna ait diğer sektörlerde faaliyet gösteren firmaların olumsuz
durumları değerlendirildiğinde, Telsim’in abone kayıplarının doğrudan Aycell’in bu
uygulamasının bir etkisi olduğunu iddia etmek mümkün olamayacaktır.
03-56/655-301
6
Aycell’in abone sayılarındaki artışa rağmen diğer operatörlerin abone sayılarında
olumsuz yönde bir değişimin olmaması, GSM hizmetleri pazarının genişlediği,
diğer bir deyişle pazardaki mobil telefon kullanıcı sayısının arttığı ya da mevcut
kullanıcıların diğer operatörlere ait abonelikleri iptal ettirmedikleri şeklinde
yorumlanabilecektir.
Aboneler tarafından kontör yüklenilmeyerek kullanılmayan faturasız hatların 3 ay
içerisinde iptal edildiği dikkate alındığında, Aycell’in bu uygulamasının faturasız
hat aboneleri üzerindeki etkisi ise ilerleyen dönemlerde gözlenebilecektir. Ancak
Aycell’in uygulamasının faturalı hat abonelerine yönelik olması sebebiyle,
pazardaki asıl etkinin bu abonelik türündeki değişimlerle ortaya konması gerektiği
de üzerinde durulması gereken bir diğer husustur.
Yapılan incelemeler neticesinde, Aycell’in şikayet konusu uygulamasının, diğer
GSM operatörlerinin pazardaki konumlarını olumsuz yönde etkilediğine yönelik
herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
I.2.2. Aycell’in Pazardaki Konumu
Dosyadaki bilgilerden, Aycell'in abone bazında GSM hizmetleri pazarında
oldukça düşük bir pazar payına sahip olduğu görülmektedir. Kampanyanın
başladığı Mayıs 2003 tarihinden bugüne pazar payında önemli bir artış
yaşanmıştır. Ancak bu artışın pazarın büyüklüğü ile orantılı olduğunu söylemek
mümkündür. Zira bu dönem içerisinde, Telsim hariç, rakip operatörlerin abone
sayılarında düşüş görülmemiş, aksine artış devam etmiştir.
I.2.3. Piyasaya Giriş Engelleri ve Aycell'in Stratejileri
I.2.3.1. Şebeke Etkisi
Telekomünikasyon sektöründe, bir abonenin telekomünikasyon hizmetlerinden
elde ettiği fayda, diğer abonelerin sisteme katılmasıyla birlikte artış
göstereceğinden pozitif dışsallık söz konudur. Buradan yola çıkarak
telekomünikasyon alt yapısı üzerinden verilen hizmetlerin değerinin, o hizmeti
alan, birbirine bağlı abone sayısıyla doğru orantılı olduğu ifade edilebilir.
Yerleşik GSM operatörlerinin sahip olduğu abone sayısı, şebeke içi uygulanan
düşük tarifeler, şebeke dışı görüşmelerde uygulanan yüksek tarifeler dikkate
alındığında, yeni operatörlerin piyasaya girmeleri oldukça güçleşmektedir. Yeni
operatörler tarafından sunulan oldukça cazip koşullara rağmen aboneler, üyesi
oldukları şebekenin büyüklüğü sebebiyle elde ettikleri faydadan
vazgeçememektedirler.
Şebeke etkisinin yanı sıra yeni operatörler kapsama alanı konusunda da oldukça
önemli giriş engelleriyle karşı karşıyadırlar.
I.2.3.2. Roaming
GSM hizmetleri pazarı gibi şebeke ekonomilerinin geçerli olduğu pazarlarda
sağlıklı rekabetin sağlanabilmesi için en önemli koşul, pazarda mevcut aktörlerin
öncelikle bir şebeke kurabilmeleridir. Aktörlerin şebekelerinin birbirlerinden farklı
kapsama büyüklüklerine sahip olduğu durumlarda, bu şebekelerin rekabeti
öncelikle kapsama alanı açısından olmakta, fiyat, hizmet kalitesi, hizmet çeşitliliği
03-56/655-301
7
gibi parametreler konusunda rekabet, aktörlerin birbirine yakın kapsama alanına
ulaşmalarına kadar kısıtlı düzeyde gerçekleşmektedir. Bunun yanı sıra, yerleşik
operatörlerin yüksek gelir grubundan aboneleri kendi şebekelerine dahil etmiş
olmaları ve bu abonelerin taleplerinin fiyat esnekliğinin düşük olması, yeni
operatörlerin karşılaştığı önemli giriş engellerinden birisidir.
Dolayısıyla yeni operatörlerin, GSM hizmetleri pazarına rekabet edebilecek bir
şekilde girebilmesi için, yerleşik operatörlerin GSM altyapı hizmetlerinden ulusal
dolaşım yoluyla yararlanması zorunludur. Ancak henüz bu konuda bir anlaşmaya
varılamamıştır. Bu koşullar altında yeterli kapsama alanına sahip olmayan
Aycell’in yerleşik operatörlerle bu alanda rekabet etmesi güçleşmekte ve
dolayısıyla rekabeti fiyat gibi farklı alanlara taşımaya çalışmaktadır.
I.2.3.3. Aycell’in Uyguladığı Piyasaya Giriş Stratejileri
Yeterli kapsama alanına ulaşamayan Aycell, karşılaştığı güçlü giriş engellerini
aşabilmek için çeşitli stratejiler geliştirmiştir. Mevcut operatörlerin almakta olduğu
aylık sabit ücreti almayarak, abonelerin birden fazla hat sahibi olmaları yolunda
önemli bir stratejiyle piyasadaki faaliyetlerine başlamıştır. Böylece hattı elinde
tutma maliyeti ortadan kalkmıştır.
Abonelerin operatör değiştirmeleri konusunda önemli bir engel oluşturan numara
değişimi konusunda da kampanyalar düzenlenmiş, abonelere diğer operatörlerde
sahip oldukları hat numaraları (532, 542, 505 gibi operatör kodlarından sonra
gelen numaralar) ile aynı numaraların verilmesi sağlanmıştır.
Bunların yanı sıra Aycell, GSM operatörleri arasında en düşük tarifeleri
uygulamaktadır.
I.2.3.4. Değerlendirme
Aycell piyasaya giriş engelleri karşısında abone kazanmak üzere geliştirdiği
stratejilerden bir sonuç alamamış ve etkin bir şekilde piyasaya girmeyi
başaramamıştır. Aycell’in şikayet konusu kurumsal uygulaması, piyasaya giriş
için geliştirdiği son pazarlama stratejisidir.
I.2.4. Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin Hakim Durumu
TTAŞ, 2004 yılına kadar ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon
hizmetlerinde ve tüm telekomünikasyon alt yapısının kurulması ve işletilmesinde
yasal tekel hakkına sahiptir. Dolayısıyla TTAŞ telekomünikasyon alt yapı
pazarında hakim durumda bulunmaktadır.
4673 sayılı Kanun ile TTAŞ’taki kamu payının %50’nin altına düşmesi
durumunda TTAŞ’ın tüm tekel haklarının 2004 yılından önce de olsa ortadan
kalkacağı hükme bağlanmıştır. Doğal tekel niteliğini haiz telekomünikasyon alt
yapı pazarında, yasal tekel hakkının sona ermesini takip eden dönemde dahi
TTAŞ’ın uzun süre hakim durumunu muhafaza edeceği de açıktır. Ancak şu
aşamada Kanun gücüyle verilmiş olan bir yasal tekel hakkının bulunması
sebebiyle bu konuda ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
03-56/655-301
8
I.2.5. Çapraz Sübvansiyon Yoluyla Rekabetin Kısıtlanması
Aycell’in uygulamakta olduğu ve kapsamını genişletmeye devam ettiği şikayet
konusu uygulamasıyla ilgili olarak, ilgili pazarla dikey entegre olan
telekomünikasyon alt yapısı pazarında hakim durumda bulunan TTAŞ’ın rolünün
ortaya konması gereklilik arz etmektedir.
I.2.5.1. Aycell’in TTAŞ ile Arasındaki Mali İlişkisi ve Finansal Durumu
Dosyadaki bilgilerden, 31.5.2003 tarihi itibarıyla 122 trilyon TL. zarar açıklayan ve
yaklaşık olarak gelirlerinin 8 katı maliyet yükü bulunan Aycell’in geçmiş
dönemlere ait faaliyetlerini de yaklaşık 385 trilyon TL. zararla kapattığı
anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan Aycell’in finansal tabloları incelendiğinde, 2.3 katrilyonluk ödenmiş
sermayesi ve maddi duran varlıklardaki yeniden değerleme artışları dışında
özkaynağının olmadığı, bugüne kadar faaliyetlerinden kar elde edemediği,
31.5.2003 tarihi itibarıyla satıcılara yaklaşık 57 trilyon TL., ortaklara da (TTAŞ)
157 trilyon TL. kısa vadeli borcu olduğu görülmektedir. Ayrıca Aycell’in satıcılara
ödemelerinin, yazılı talebi üzerine TTAŞ tarafından Aycell’in hesabına borç
kaydedilerek yapıldığı tespit edilmiştir.
I.2.5.2. Değerlendirme
Aycell’in yürütmekte olduğu faaliyetlere ilişkin giderlerin TTAŞ tarafından
karşılandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla iki şirket arasında bir alacak/borç ilişkisi
gibi görünen bu kaynak aktarımı, Aycell’in genel finansal durumu da dikkate
alındığında, kurumsal hizmetleri de dahil olmak üzere Aycell’in tüm faaliyetleri
için kaçınılmazdır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, TTAŞ’ın diğer telekomünikasyon
faaliyetlerinden elde ettiği gelirden Aycell’e kaynak aktardığı, bu suretle Aycell’in
uğramakta olduğu zararı karşıladığı, diğer bir deyişle çapraz sübvansiyon yoluyla
Aycell’in faaliyetlerini sürdürebilmesini sağladığı anlaşılmaktadır.
Gelinen bu aşamada Aycell'in, kurumsal kullanıcılara yönelik olarak geliştirdiği
tarifeleri için belirlediği fiyatların yıkıcı fiyat niteliğini haiz olup olmadığının
incelenmesi gerekmektedir. Aycell’in uygulamakta olduğu fiyatların yıkıcı olarak
belirlenmesi durumunda, TTAŞ’ın çapraz sübvansiyon aracılığıyla GSM
pazarındaki rekabeti kısıtladığı iddia edilebilecektir.
I.2.6. Yıkıcı Fiyat Kavramı
Yıkıcı fiyat kavramı, 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmektedir. Hakim
durumda olan bir teşebbüsün, rakiplerini piyasa dışına çıkarmak amacıyla
maliyetin altında satış yapmak suretiyle uyguladığı, uygulama sonrası karın
maksimize edilebildiği fiyat olarak ifade edilen yıkıcı fiyatın, tanımdan da
anlaşılabileceği gibi dört unsuru bulunmaktadır. Bu unsurların tamamının varlığı
halinde uygulanan fiyatın yıkıcı nitelikte olduğu kabul edilmektedir.
03-56/655-301
9
I.2.6.1. Aycell’in VPN Maliyetleri ve Yıkıcı Fiyat Analizi
GSM operatörlerinin faaliyet konusuna ilişkin olarak hizmet maliyetinin
hesaplanmasında, sistemin kurulum maliyetinin, lisans bedelinin, kurulan
sistemlerin ekonomik ömürlerinin, sistemin bakım ve onarım maliyetlerinin,
pazarlama, satış ve dağıtım giderlerinin, personel giderlerinin dikkate alınması
gerekmektedir. Raportörlerce önaraştırma döneminde, GSM operatörlerinden bu
konulara ilişkin bilgi talep edilmiş, ancak çeşitli gerekçelerle operatörden bu
konuda net bir cevap alınamamıştır.
Bununla birlikte, Aycell’in uygulamakta olduğu tarifelere ilişkin olarak, şirketin
genel mali durumu incelenerek bir sonuca ulaşmak mümkün olabilecektir. Zira
yukarıdaki bölümlerde de tespit edildiği üzere, 18 trilyon TL. tutarında net satış
yapan firmanın, 82 trilyon TL. tutarındaki satışların maliyeti kalemi bir yana, 23
trilyon TL. tutarındaki pazarlama, satış ve dağıtım maliyetlerini, 32 trilyon TL.
tutarındaki finansman maliyetlerini dahi karşılayamadığı görülmektedir. Bu
aşamada ayrıntılı maliyet hesaplamaları yapılamasa dahi, finansal tablolar
incelendiğinde firmanın tarifelerinin maliyetinin üstünde olduğunu iddia etmek
mümkün görünmemektedir.
Aycell’in uygulamakta olduğu fiyatın, yıkıcı fiyat olarak değerlendirilebilmesi için 4
unsuru haiz olması gerekmektedir. Aşağıda bu unsurlar hakkında açıklama ve
değerlendirmelere yer verilmiştir:
İktisadi Üstünlük
Genel olarak bir teşebbüsün rekabeti kısıtlayabilmesi veya bozabilmesi için
rakiplerine oranla sahip olduğu bir üstünlüğünün veya avantajının olması
gerektiği kabul edilmektedir. Bu durum rekabet mevzuatı çerçevesinde “hakim
durum” kavramıyla ifade edilmektedir.
Yıkıcı fiyat bağlamında bu üstünlüğün kaynağı, sahip olunan mali güçle
ilişkilendirilmektedir. Yıkıcı fiyat uygulamasını gerçekleştiren teşebbüs, faaliyet
gösterdiği diğer pazarlardan aktardığı kaynaklarla zararını finanse edebilecektir.
TTAŞ’ın iktisadi üstünlüğü haiz olduğuna ilişkin değerlendirme yukarıda
yapılmıştır. Aycell’in finansal gücü ve yapısına ilişkin olarak önceki bölümlerde
yapılan incelemelerden de görülebileceği üzere TTAŞ, hakim durumda olarak
faaliyet gösterdiği diğer pazarlardan elde ettiği gelirlerin bir kısmını Aycell’e
aktarmaktadır. 30.5.2003 tarihi itibarıyla, TTAŞ’tan 1.5.2003 tarihinden itibaren
toplam 157.271.116.486.134 TL. tutarında Aycell’e kaynak aktarılmış ve borç
olarak kaydedilmiştir. Aycell uğramakta olduğu zararı TTAŞ’tan sağladığı
finansmanla karşılamakta ve ancak bu şekilde faaliyetlerini sürdürebilmektedir.
Olağandışı Düşük Fiyat
Yıkıcı fiyat, piyasadaki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak, onları güç duruma
sokarak piyasa dışına çıkarmayı amaçlayan bir fiyat indirimiyle ortaya
çıkmaktadır. Fiyatın yıkıcı karakterde sayılabilmesi için makul olmayacak
derecede düşük olması gerekmektedir. Bunun ölçüsü ise genellikle iktisadi bir
kriter olan verimlilik kavramıyla ilişkilendirilmektedir.
03-56/655-301
10
Maliyetin altında satış yapan bir teşebbüs, rekabeti verimlilik dışında adil olmayan
bir alana çekmektedir. Dolayısıyla belirlenen fiyat, maliyetin altında kaldığı sürece
piyasadaki rekabeti olumsuz yönde etkileyecektir. Diğer unsurlarla birlikte
değerlendirildiğinde uygulanan bu fiyat rekabet ihlali sayılabilecektir.
Aycell’in uygulamakta olduğu kurumsal tarifelerin maliyetin altında olduğu
konusuna önceki bölümlerde yer verilmişti. Bu durumda Aycell’in verimlilik
kriterlerine uymayan bir pazarlama stratejisi gerçekleştirdiğini söylemek
mümkündür.
Amaç
Aycell’in pazardaki durumuna ilişkin değerlendirmeler ışığında, Aycell’in pazarda
tutunabilmesi için bugüne kadar uyguladığı pazarlama stratejilerinin,
değerlendirilen piyasa koşullarında yetersiz kaldığı, negatif şebeke etkisini en
ucuz tarifeyi uygulamasına rağmen kıramadığı görülmektedir.
Dolayısıyla Aycell, bu koşullarda uyguladığı son pazarlama stratejisini geliştirmiş
ve maliyetinin oldukça altında tarifelerle pazarda tutunmaya yönelik bir girişimde
bulunmuştur. Piyasaya girdiği ilk günden itibaren gerek Aycell, gerekse Aria
müşterilere oldukça cazip tarifeler teklif etmişler ama hedefledikleri oranda abone
kazanamayarak piyasada etkin rekabet koşullarının oluşmasını
sağlayamamışlardır. Bu durumda Aycell’in son uygulamasıyla tüketiciler
üzerindeki negatif şebeke etkisini kırmayı hedeflediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca Aycell yurt genelinde kapsama alanını genişletme çalışmalarına devam
etmektedir. Ancak sahip olduğu alt yapıya oranla oldukça az sayıda aboneye
sahip olan Aycell’in alt yapısı büyük oranda atıl kalmakta, işletemediği alt yapı
için bakım ve onarım gibi sabit maliyetlere katlanmak zorunda kalmaktadır.
Durum bu açıdan değerlendirildiğinde diğer pazarlama stratejileriyle abone
sayısını artırması oldukça güç olan Aycell’in, şikayet konusu uygulamasıyla atıl
olan kapasitelerini doldurarak, en azından katlanması gereken sabit maliyet
yükünü azaltmayı hedeflemesi de olası değerlendirmeler arasında yer
almaktadır.
Yukarıda bahsedilen piyasa koşulları ve uygulanan stratejilerin piyasaya etkileri
değerlendirildiğinde, Aycell’in böyle bir uygulamayı rakiplerini piyasa dışına
çıkarmak amacından ziyade piyasaya girebilmek için gerçekleştirdiği kanaatine
varılmaktadır. Dolayısıyla Aycell’in bu aşamada rakiplerini piyasa dışına çıkarma
niyetinden söz etmek mümkün görünmemektedir.
Getiri (Hasat)
Yıkıcı fiyat uygulamasının nihai amacı, fiyat kırarak rakipler etkisizleştirdikten
sonra fiyatları tekrar yükseltmektir. Piyasadaki aktörlerin rasyonel davranışlarda
bulunacağı varsayımından hareketle, sonuçta teşebbüsün uygulama sonrası
kayıplarını telafi edebilecek uzun vadeli kazançlar elde edebilecekse yıkıcı fiyat
uygulamasına girişeceği kabul edilmektedir. Aksi takdirde maliyetin altında
yapılan satışlar makul gerekçelerle açıklanabilecek, dolayısıyla yıkıcı fiyat olarak
nitelendirilemeyecektir.
03-56/655-301
11
Aycell’in uygulamakta olduğu bu kampanyaya yönelik olarak, müşteri kazanmak
dışında rasyonel bir gerekçe bulmak oldukça güçtür. Yıkıcı fiyatın temel
hedeflerinden biri olan getiri için, bu uygulamanın rakiplerin piyasa dışına
çıkarılmasını müteakip sonlandırılması ve fiyatların yükseltilmesi gerekmektedir.
Ancak Aycell yapmış olduğu kampanya kapsamında imzalanan sözleşme
sürelerini 10 yıl olarak belirlemektedir. Dolayısıyla uzun dönemde de bu firmanın
getiri elde etmesinin güç olduğu anlaşılmaktadır. Bunun ötesinde 10 yılın
sonunda bu tarifelerle rekabet edebilecek operatörün piyasada kalıp
kalmayacağının incelenmesinden ziyade, Aycell’in bu tarife ve koşullarla
TTAŞ’tan kaynak aktarımı olmaksızın faaliyetlerini sürdürebilmesi, kampanyayı
devam ettirebilmesinin mümkün olmadığı açıktır.
I.2.6.2. Değerlendirme
Yukarıdaki açıklamalar ışığında Aycell tarafından maliyetinin altında belirlenen bu
fiyatlar;
- anlaşma sürelerinin, uygulamanın etkilerini rakip operatörlerin piyasa
dışına çıkmasına sebep olacak şekilde göstermeye başladığı anla sınırlı
kaldığı ve/veya Aycell’in piyasada belirli bir etkinliğe ulaşmasını müteakip
uygulamanın amacına ulaştığı gerekçesiyle uygulamasına son verdiği
sürece,
- geçmiş dönemde piyasaya yeni giren operatörlerin karşı karşıya kaldığı
piyasaya giriş engelleri (şebeke etkileri, ulusal dolaşım anlaşmasını
imzalanmamış olması) ile bugüne kadar gerçekleştirdikleri pazarlama
stratejilerinin (sabit ücret alınmaması, en ucuz tarifenin uygulanması)
sonuçları dikkate alındığında,
- "iktisadi üstünlük", "olağan dışı düşük fiyat" kriterlerini karşılamasına
rağmen "amaç" kriterinin karşılanmadığı göz önünde bulundurulduğunda
yıkıcı fiyat olarak değerlendirilemeyecektir.
Ancak anlaşma sürelerinin 10 yıl olarak kalması durumunda bu uygulamaların
amacını aşacağı, piyasalardaki rakip operatörlerin faaliyetlerini güçleştirerek
piyasada tutunamayacakları da ayrıca değerlendirilmektedir.
J. SONUÇ
Yukarıda yer verilen tespitler ve yapılan değerlendirmeler doğrultusunda;
1. Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin telekomünikasyon pazarında sahip olduğu
hakim durumunu, ekonomik bütünlük içerisinde olduğu Aycell Haberleşme ve
Pazarlama Hizmetleri A.Ş.'nin faaliyette bulunduğu GSM hizmetleri pazarında
yıkıcı fiyat uygulamak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun'un 6. maddesini ihlal ettikleri iddiasına yönelik olarak, şikayet konusu
kurumsal tarifeleri rekabet hukukunda yıkıcı fiyat olarak bilinen kavramın
kriterleri olan iktisadi üstünlük, olağan dışı düşük fiyat, amaç ve getiri
açısından değerlendirilmiş ve Aycell Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri
A.Ş.'nin piyasaya yeni giriş yapmaya çalışan bir teşebbüs olması, pazar payı,
şikayet konusu uygulamanın pazara etkileri, uygulamanın amacı gibi unsurlar
03-56/655-301
12
dikkate alınarak, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin iddialarının bugünkü
koşullar çerçevesinde, konuyla ilgili soruşturma açılmasına yeterli
bulunmadığına,
2. bununla beraber, Aycell Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş.'nin şikayet
konusu uygulamasının pazardaki rekabet koşullarına etkilerinin 6 aylık
dönemler halinde izlenerek incelenmesi için Başkanlığın görevlendirilmesine,
3. Aycell Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş.'nin ihlal iddiasına konu fiyat
uygulamasını içeren teklifine ilişkin görüş talebi ile ilgili olarak; T.C.
Başbakanlık Müsteşarlığına yukarıda belirtilen çerçevede bilgi verilmesine,
OY BİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy