Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Yargı Kararları Üzerine)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-1-232
Karar Sayısı : 16-39/659-294
Karar Tarihi : 16.11.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Adem BİRCAN,
Şükran KODALAK
B. RAPORTÖRLER: Harun GÜNDÜZ, Cemal Ökmen YÜCEL, Muhammed Safa
UYGUR, Metin DEMİRCİ, Abdullah ATEŞ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Resen
D. İLGİLİ TARAF : - Aygaz A.Ş.
Büyükdere Cad. N:145/1 34394 Zincirlikuyu, İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Aygaz A.Ş.'nin bayilerinin yeniden satış fiyatını belirlemek
suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: İhbarda özetle, Aygaz A.Ş.’nin (AYGAZ), otogaz bayilerinin
yeniden satış fiyatlarını tespit etmek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’u (4054 sayılı Kanun) ihlal ettiği iddia edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 12.12.2012 tarihinde giren ihbar üzerine
hazırlanan 17.01.2013 tarih ve 2012-1-232/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet
Kurulunun (Kurul) 24.01.2013 tarihli toplantısında görüşülerek konu hakkında 13-07/81-M
sayı ile önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan önaraştırma sonucunda
hazırlanan 07.03.2013 tarih, 2012-1-232/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu, Kurul’un
13.03.2013 tarihli toplantısında görüşülerek, 13-14/204-105 sayı ile dosya konusu
iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına gerek bulunmadığına, bununla birlikte, elde edilen bulgu ve emareler dikkate
alınarak bayilerin satış fiyatlarına müdahale edilmesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olması nedeniyle, bu tür uygulamalardan kaçınılması gerektiğinin, aksi
takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde haklarında işlem başlatılacağının, Kanun’un 9.
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgili teşebbüse bildirilmesine karar verilmiştir.
(4) Kurul’un söz konusu 13.03.2013 tarih ve 13-14/204-105 sayılı kararı Ankara 16. İdare
Mahkemesinin 14.05.2015 tarih ve 2013/1478 E., 2015/655 K. sayılı kararı ile iptal
edilmiştir. Bahse konu İdare Mahkemesi kararında; “Dava konusu olayda, davalı idarece
yapılan önaraştırma sonucunda elde edilen deliller doğrultusunda, şikâyet edilen
teşebbüsün eyleminin 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal olup olmadığının tespit
edilebilmesi için araştırmanın genişletilmesi suretiyle elde edilecek bilgi, belge ve
delillerin değerlendirilmesi suretiyle olayın her türlü şüpheden uzak bir şekilde açıklığa
kavuşturulmasını sağlamak için soruşturma açılması gerektiği sonucuna ulaşılmakla,
aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır” şeklinde
hüküm kurulmuştur.
16-39/659-294
2/47
(5) Mahkeme kararı üzerine hazırlanan 31.07.2015 tarih ve 2012-1-232/BN sayılı Bilgi Notu
Kurul’un 05.08.2015 tarihli ve 15-33/477-M sayılı toplantısında görüşülerek bayilerinin
yeniden satış fiyatını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip
edilmediğinin tespitine yönelik olarak aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca AYGAZ
hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir. Ankara 16. İdare Mahkemesinin iptal
kararı, Danıştay 13. Dairesi'nin 23.12.2015 tarihli ve 2015/4129 E., 2015/4686 K. sayılı
kararı ile onanmıştır.
(6) Kurul’un almış olduğu soruşturma kararının ardından, 12.08.2015 tarihli ve 8367 sayılı
yazı ile 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca AYGAZ’a soruşturma
açıldığına dair bildirimde bulunulmuş ve 30 gün içinde ilk yazılı savunmasını göndermesi
talep edilmiştir. AYGAZ’ın ilk yazılı savunması 14.09.2015 tarihli ve 4303 sayılı yazı ile
süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(7) Soruşturmanın ilk altı aylık süresinin altı ay uzatılması talebini içeren, 18.01.2016 tarihli
ve 2012-1-232/BN-02 sayılı Bilgi Notu Kurul’un 21.01.2016 tarihli toplantısında
görüşülerek 16-03/49-M sayı ile soruşturmanın ilk altı aylık süresinin 4054 sayılı
Kanun’un 43. maddesi çerçevesinde altı ay uzatılmasına karar verilmiştir.
(8) Soruşturma çerçevesinde Soruşturma Heyetince hazırlanan 05.08.2016 tarih ve 2012-1-
232/SR-01 sayılı Soruşturma Raporu, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinin birinci fıkrası
gereğince hakkında soruşturma yürütülen teşebbüse 12.08.2016 tarihinde tebliğ
edilmiştir. AYGAZ’ın ikinci yazılı savunması süresi içinde 02.09.2016 tarihinde
Kurumumuza intikal etmiştir. Söz konusu yazılı savunma üzerine Soruşturma Heyeti
tarafından hazırlanan 19.09.2016 tarih ve 2012-1-232/EG sayılı Ek Yazılı Görüş,
Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafa tebliğ edilmiştir. AYGAZ’ın üçüncü
yazılı savunması, 20.10.2016 tarihinde süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Kurul, 16.11.2016 tarihinde 16-39/659-294 sayı ile konuya ilişkin nihai kararını vermiştir.
(9) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Soruşturma raporunda ve Ek Yazılı Görüşte;
1. Mogaz Petrol Gazları A.Ş. (MOGAZ) ve AYGAZ markalı otogaz istasyonlarının pompa
fiyatları arasındaki farkı belirlediği iddiasına ilişkin olarak,
- AYGAZ tarafından, tek bir istasyona ilişkin ve kısa süreli olmakla beraber, yeniden
satış fiyatının tespitine yönelik eylemlerinin, mevcut durum itibarıyla piyasadaki
rekabeti kısıtlayıcı etkilere yol açmasının beklenmemesi nedeniyle 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil etmediği,
- Öte yandan, bu uygulamanın kapsamının genişlemesi ve/veya süresinin uzaması
gibi hallerde 4054 sayılı Kanun kapsamında rekabeti bozucu etkilerin ortaya
çıkabileceği, bu sebeple söz konusu uygulamalardan kaçınılması gerektiği
hususunda ilgili teşebbüse Başkanlıkça bir uyarı yazısı gönderilmesi gerektiği,
2. AYGAZ markalı otogaz istasyonlarının pompa fiyatlarını belirlediği iddiasına ilişkin
olarak,
- AYGAZ tarafından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile yasaklanan türden bir
anlaşma ve/veya uyumlu eylem içerisinde bulunulduğuna dair yeterli bulguya
ulaşılamadığı,
- Bu nedenle, AYGAZ hakkında, anılan Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğinden
bahisle herhangi bir işlem tesisine yer olmadığı
ifade edilmiştir.
16-39/659-294
3/47
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yapılan: AYGAZ
(10) Koç Holding A.Ş. (KOÇ HOLDİNG) Enerji Grubu bünyesinde yer alan ve 1961 yılında
kurulmuş olan AYGAZ, LPG’nin üretimi, temini, stoklanması, dolumu ve LPG’li cihaz ve
ürünlerin üretimi ile satışı alanında faaliyet göstermektedir. Şirketin 2015 yılı itibarıyla 81
ilde 2.129 tüplü gaz bayisi ve 1.750 otogaz bayisi bulunmaktadır. Hisselerinin %24,3’ü
halka açık olan ve Borsa İstanbul’da işlem gören AYGAZ, KOÇ HOLDİNG ve Koç Ailesi
mensubu gerçek kişiler tarafından kontrol edilmektedir.
(11) Mogaz ve Lipetgaz markalarıyla dağıtım yapan MOGAZ, 22.01.2013 tarihinde AYGAZ ile
birleşmiştir. Hâlihazırda AYGAZ tarafından Aygaz markasının yanı sıra Türkiye genelinde
Mogaz ve Lipetgaz markalarıyla da faaliyet gösterilmektedir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(12) Geçmiş tarihli Kurul kararlarında1 yapılan ilgili ürün pazarı tanımlarında, tüplü LPG,
dökme LPG ve otogaz şeklinde bir ayrıma gidildiği görülmektedir. LPG homojen bir ürün
olup, tüplü gaz, dökme gaz ve otogaz arasında yüksek bir arz ikamesi bulunmasına
rağmen, geçmiş tarihli Kurul kararlarında da yer bulduğu üzere, dolum ve nakliye
maliyetleri nedeniyle ortaya çıkan farklılıkların yanı sıra, bu ürünlerin pazarlanması ve
satış koşulları açısından gerek pazarın yapısından gerekse mevzuattan kaynaklanan
önemli farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin, tüplü gaz ile otogazın pazarlaması için ayrı bir
bayilik ağı kurulması gerekirken; dökme gaz doğrudan dağıtım şirketlerince
satılmaktadır. Keza otogaz ile dökme ve tüplü gaz kullanıcılarının kullanım amaçları ve
tüketim miktarları da önemli ölçüde farklılaşmaktadır. Bu çerçevede, Kurul’un önceki
tarihli kararlarında benimsenen yaklaşımdan ayrılmaya gerek olmayıp, ilgili ürün
pazarının otogaz dağıtım pazarı olarak tanımlanması mümkündür.
(13) Öte yandan, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafı da dikkate
alınarak, dosya özelinde yapılabilecek olası pazar tanımlarının ulaşılan sonucu
değiştirmemesinden hareketle ilgili ürün pazarı tanımlanmamıştır.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(14) Dosya kapsamında AYGAZ’ın Ankara ve Konya illerinde bulunan bayilerinin yeniden
satış fiyatını belirlediğine yönelik iddialar bulunması nedeniyle, ilgili coğrafi pazar Ankara
ve Konya illeri olarak belirlenebilecekse de, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin
Kılavuz’un 20. paragrafı dikkate alınarak, yapılacak değerlendirmenin sonucuna herhangi
bir etkisi olmaması nedeniyle, ilgili coğrafi pazar tanımlanmamıştır.
I.3. Önaraştırma ve Soruşturma Döneminde Elde Edilen Bulgular
(15) Dosya konusuna ilişkin olarak yürütülen önaraştırma safhasında 06.02.2013 tarihinde,
AYGAZ Orta Anadolu Bölge Müdürlüğü’nde, AYGAZ Orta Anadolu Tüplügaz Satış
Müdürü (…..), Tüplügaz Satış Yöneticileri (…..) ve (…..), Otogaz Satış Müdürü (…..),
Otogaz Satış Yöneticileri (…..) ile (…..), Mali İşler Yöneticisi (…..) ve Bilgi İşlem
Yöneticisi (…..)’nin oda ve bilgisayarlarında yerinde inceleme yapılmıştır. Soruşturma
kapsamında ise 05.08.2016 tarihinde aynı adreste yeniden bir yerinde inceleme
yapılmıştır. Yerinde incelemelerde alınan belgelerden dosya konusu iddialar bakımından
önem arz edenlere aşağıda yer verilmektedir.
1 Kurul’un 22.08.2002 tarihli ve 02-48/611-246 sayılı (Demirören LPG); 03.07.2003 tarihli ve 03-48/544-237
sayılı (BP Gaz-Ocakgaz); 16.12.2015 tarihli ve 15-44/727-264 sayılı (İpragaz-Petgaz) kararları.
16-39/659-294
4/47
I.3.1. Önaraştırma Döneminde Yapılan Yerinde İncelemede Elde Edilen Bilgi ve
Belgeler
(16) Belge-1: 21.12.2012 tarihinde AYGAZ Otogaz Satış Müdürü (…..) tarafından AYGAZ
Otogaz Satış Yöneticisi (…..)’a gönderilen e-posta metninde aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“(…..) bey,
Ankara/Sincan’da bulunan münferit MOGAZ istasyonumuz TMZ Petrol ile 2011 yılı
Ocak Ayından bu yana çalışmaktayız. …
Tmz petrol sahibi (…..), Sincan bölgesindeki diğer LPG istasyonları ile olan iyi
ilişkilerine istinaden bölgede oluşabilecek daha da agresif fiyat indirimlerine mümkün
olduğunca müdahil olarak piyasa fiyat yapısının bozulmasına olumlu etkilemektedir. …
Tmz petrol ile bayilik anlaşması görüşmeleri esnasında mevcut durumu ve bölge fiyat
yapısı göz önüne alınarak, Aygaz markası ile fiyat farkının minimize edilmesi,
bölgedeki rekabet durumunda ise en fazla 0,10 kuruş fiyat farkı yaratmasına müsaade
edileceği konusunda anlaşılmıştır.
Güven Gaz ile çalıştığı esnada Aygaz markamız ile yaklaşık (…..) kuruş arasında fiyat
farkı bulunmakta ve yaklaşık olarak (…..) kuruş/Lt civarında para kazanmakta idi.
Yapılan anlaşma sonucunda %(…..) kar marjı verilerek Aygaz ile en fazla 10 kuruş
fiyat farkı durumunda en az (…..) kuruş/Lt para kazanacağı konusunda anlaşma
sağlanmıştır.
Bugüne kadar zaman zaman sorun olsada genelde fiyat konusunda problem
yaşanmamış olup kar marjı firmayı kurtarmakta iken, mevcut durumda Aygaz fiyatımız
ile farkı 7 kuruş olmasına rağmen son yapılan indirimde bayimizin karı (…..) kuruş/Lt
ye kadar düşmüştür. …”
(17) Belge-2: 05.09.2012 tarihinde (…..) tarafından (…..)’e gönderilen ve (…..), (…..), (…..)
ve (…..)’e de iletilen “Bulgaz Fiyat Değişikliği” başlıklı e-posta metni şu şekildedir:
“04.09.2012 tarihli fiyat değişikliğinde Bulgaz Petrol’de pompa fiyatımızı 2,06 TL/lt’den
2,22 TL/lt’ye yükselttik. ….”
(18) Belge-3: 20.11.2012 tarihinde (…..) tarafından (…..)’e gönderilen ve (…..) ile (…..)’e
iletilen “FW: BULGAZ PETROL FİYAT DEĞİŞİKLİĞİ (06.10.2012) HK.” başlıklı e-posta
metni şu şekildedir:
“(…..) bey,
06.11.2012 tarihinde yapılan fiyat değişikliğinde Bulgaz Petrol’de pompa satış
fiyatımız 0,07 TL/lt artırılarak 2,55 TL/lt olmuştur…”
(19) Belge-3-4: 19.11.2012 tarihinde (…..) tarafından (…..)’a gönderilen ve (…..) ile (…..)’e
iletilen “BULGAZ PETROL FİYAT DEĞİŞİKLİĞİ (06.10.2012) HK.” başlıklı e-posta metni
aşağıdaki gibidir:
“(…..) bey,
06.11.2012 tarihli fiyat değişikliğinde Bulgaz Petrol’de pompa fiyatımızı 2,48 TL/lt’den
2,55 TL/lt’ye yükselt”
16-39/659-294
5/47
(20) Belge-5: 22.11.2012 tarihinde Aygaz Otogaz Satış Müdürü (…..) tarafından (…..)’ye
gönderilen e-posta metninde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“(…..) bey,
Ankara/Ostim kiralık istasyonumuz Bulgaz firması yakınında bulunan (…..) firmasına
endeksli fiyatlar baz alınarak rekabette tutunabilmek adına fiyat uygulaması yapıyoruz.
Bu sabah (…..) firmasının ostim bölgesindeki kendi kiralık istasyonlarında uyguladığı 6
kr daha indirimli 2,49 fiyat sebebi ile yarın sabah Bulgaz istasyonumuzda bizde
fiyatımızı 2,49’a çekmeyi planlıyoruz.
(21) Belge-6: 27.11.2012 tarihinde AYGAZ Otogaz Satış Müdürü (…..) tarafından (…..)’a
gönderilen ve (…..),(…..) ile (…..)’a iletilen e-posta metni şu şekildedir:
“(…..) bey,
Ankara müstakil istasyonumuz Grup Otogaz firmasının fiyatına 0,03 TL/lt indirim
uygulanarak 2,54 TL/lt pompa fiyatı olmak üzere ayarlanması konusunda
yardımlarınızı rica ederiz. …”
(22) Belge-7-8: 01.02.2013 tarihinde (…..) tarafından (…..)’ye ve bilgi olarak ise (…..), (…..),
(…..) ve (…..)’a gönderilen e-posta metninde şu ifadeler yer almaktadır:
“…
(…..) Bey,
Ankara Siteler bölgesinde münferit istasyonumuz Özcan Petrol ve Opet/Aygaz
istasyonumuz Serifoglu Petrol firmalarının bugün itibari ile fiyatları 2,39 tl ye indirilmiş
olup konuyu,
Bilgi ve görüşlerinize sunarız. …”
(23) Belge-9: 01.02.2013 tarihinde (…..) tarafından otogaz satış yöneticisi (…..) ve bilgi
olarak (…..), (…..), (…..), (…..), (…..), (…..), (…..), (…..) ve (…..)’a gönderilen e-posta
metninde yer alan ifadeler şu şekildedir:
“(…..) Bey,
Eryıldız Petrol’de 11.01.2013 tarihinde yapmış olduğumuz fiyat değişikliğinde, pompa
satış fiyatımızı 2,29 TL den 2,24 TL ye düşürmüş bulunmaktayız. …”
(24) Belge-10-11: 07.01.2013 tarihinde (…..) tarafından (…..)’e gönderilen ve aynı zamanda
(…..), (…..), (…..), (…..), (…..), (…..) ve (…..)’e iletilen e-posta metni şu şekildedir:
“… 04.01.2013 tarihinde yapılan fiyat değişikliğinde Elmadağ’da bulunan Eryıldız
Petrol’de 2,45 TL/lt olan pompa fiyatımız 2,29 TL/lt olarak değiştirilmiştir. …”
16-39/659-294
6/47
(25) Belge-12: 05.02.2013 tarihinde (…..) tarafından (…..) ve bilgi olarak (…..), (…..), (…..)
ve (…..)’a gönderilen e-posta metni şu şekildedir:
“(…..) Bey,
Konya bayilerimizden Baysel Petrol (1549079) ve Poçan Petrol (1542285) firma satış
fiyatlarının, çevre fiyatların yükselmesi sebebi ile 2,72 ye tanımlanması hususunu,
Bilgi ve görüşlerinize sunarız. …
(…..) bey,
Konya ilinde bulunan bayilerimizden;
Baysel Petrol ve Poçan Petrol’ün fiyatlarınında 2,72 TL/Lt olarak değiştirilmiştir. Bu
bayilerimizin alış fiyatlarının bu duruma göre ayarlanmasını bilgi ve görüşlerinize
sunarız.”
(26) Belge-13-14: 05.02.2013 tarihinde (…..) tarafından (…..) ile bilgi olarak (…..), (…..) ve
(…..)’a gönderilen e-postada şu ifadeler yer almaktadır:
“…(…..) Bey,
Konya merkez fiyatlarının 2,72 ye oturması sebebi ile Konya / Ilgın ilçesi de bu
durumdan etkilenmiştir. Mevcut durumda tavan satış fiyatımızdan yapılan 3 krş
indirimle 2,77 satmaktayız. Rakiplerinde fiyatlarını 2,70-2,74 lere düşürmesine
istinaden Ilgın ilçesinde bulunan ilgili 4 bayimizde ilave 5 krş indirim yapılarak fiyatın
2,72’ye çekilmesi hususunu,
Bilgi ve görüşlerinize sunarız. …
(…..) Bey,
Konya Ilgın ilçesinin fiyat yapısı aşağıdaki haritadaki gibidir. Bizim 4 adet bayimizin
(…) bulunduğu ilçede Konya Merkezde olduğu gibi pompa satış fiyatına düşülmüştür.
Şu bizimde bayilerimize uyguladığımız 3 Krş.luk indirimin 8 Krş’a çıkarılarak (pompa
satış fiyatı 2,72 TL/Lt) ayarlanmasını bilgi ve görüşlerinize sunarız”
(27) Yukarıda yer verilen e-postaya 05.02.2013 tarihinde (…..) tarafından “uygundur” şeklinde
cevap verildiği görülmektedir.
(28) Belge-15: 22.01.2013 tarihinde (…..) tarafından (…..) ve bilgi olarak (…..), (…..), (…..) ile
(…..)’a gönderilen e-posta metni şu şekildedir:
“(…..) Bey,
Konya ilinde fiyat yapısının değişmesi sebebi ile aşağıda belirtilen merkez bayiler de
pompa satış fiyatının 2,72.- olarak (Eltetik Petrol 2,66.-) ayarlanması konusunda
yardımlarınızı rica ederiz. …”
I.3.2. Soruşturma Sürecinde Yapılan Yerinde İncelemede Elde Edilen Bilgi ve
Belgeler
(29) Soruşturma kapsamında, 13.08.2015 tarihinde AYGAZ Ankara Bölge Müdürlüğü’nde
yerinde inceleme yapılmıştır. Yerinde incelemede alınan belgelerden “AYGAZ Çalışma
İlkeleri” isimli protokolde; “Aygaz, ilgili mevzuat gereği hiçbir şekilde bayilerinin tavan
fiyatlarının altındaki fiyatlarına ve indirim oranlarına müdahale etmemektedir” ifadesi yer
almaktadır. Benzer şekilde, Otogaz Satış Müdürü (…..) ve Genel Müdür Yardımcısı (…..)
imzalı belgede “Aygaz Bayileri (“Bayiler”) Aygaz’ın belirlediği ve mevzuat çerçevesinde
EPDK’ya bildirilen tavan fiyatları aşmamak kaydıyla yeniden satış fiyatlarını (otogaz
olarak pompa satış fiyatlarını) kendi iradeleriyle belirlemekte, indirim yapmakta
serbesttirler.” ifadeleri bulunmaktadır.
16-39/659-294
7/47
(30) Öte yandan, yapılan yerinde incelemede AYGAZ tarafından yeniden satış fiyatının
belirlendiğine yönelik herhangi bir bulguya rastlanılmamıştır.
I.3.3. Otogaz İstasyonlarıyla Yapılan Görüşmeler
(31) Dosya kapsamında Ankara’da faaliyet gösteren bazı (…..) bayileriyle görüşmeler
yapılmıştır. Bu görüşmelerde, bayiler tarafından ifade edilen ve dosya konusu
bakımından önem arz eden hususlara aşağıda yer verilmektedir.
(32) (…..) bulunan (…..) yetkilisi ile yapılan görüşmede şu hususlar ifade edilmiştir:
“AYGAZ bize tavsiye niteliğinde fiyatları gönderir ancak biz piyasa koşullarına göre
satış fiyatlarımızı belirleriz. Çevremizdeki istasyonların satış fiyatlarını dikkate alarak
rekabet edebilmek için fiyatlarımızı maliyetlerimize göre indirebiliyoruz. Örneğin şu
anda bize gönderilen tavsiye satış fiyatı 2,74 TL ama bizim pompa satış fiyatımız 2,39
TL’dir. AYGAZ yetkilileri sadece bizi arayarak pompa satış fiyatlarımızı öğrenirler.
20.12.2012-25.12.2012 tarihleri arasında 2,83 TL olan tavsiye fiyata rağmen bu tarih
aralığında gerçekleşen pompa satış fiyatı ise 2,49 TL olmuştur.”
(33) Teşebbüs yetkilisi ile yapılan bir diğer görüşmedeki beyanlar ise şu şekildedir:
“Yazar kasa Z raporlarına bakıldığında 2012 yılı Aralık ayında 2,59 TL olan fiyat
07.12.2012 tarihinde saat 10:00’da 2,49 TL olmuştur. Bu fiyat 04.01.2013 ve
05.01.2013 tarihinde 2,29 TL’ye inmiştir. 06.01.2013 tarihinde ise pompa satış fiyatı
2,39 TL’ye çıkmış ve bugüne kadar bu fiyat devam etmiştir.”
(34) (…..) bulunan (…..) yetkilisi ile yapılan görüşmede beyan edilen hususlar ise şu
şekildedir:
“Pompa satış fiyatımız AYGAZ tarafından belirleniyor. Bize şu fiyattan satın diye
bildiriyorlar. AYGAZ, bayilerinin fiyatlarını aynı seviyede tutmaya çalışıyor. Bildirilen
fiyatın altında satarsak bir yaptırım olmasa da sözlü olarak uyarılırız. Pompa satış
fiyatları 06.11.2012 tarihinde 2, (…..) TL, 07.12.2012 tarihinde 2, (…..) TL ve son
değişim tarihi olan 04.01.2013 itibarıyla 2, (…..) TL olmuştur. Şu an %(…..) kar marjı
oranıyla otogaz satıyoruz. Diğer dağıtım şirketleri AYGAZ’ın uyguladığı fiyatları takip
ediyor. Çünkü AYGAZ pazar lideri konumunda. Fiyatlar arasında her zaman 8-9 kuruş
gibi bir fark oluyor. Bize ait (…..) bulunan istasyonlara ilişkin otogaz fiyatları ve
yukarıda ifade edilen hususlar aynıdır.”
(35) (…..) bulunan (…..) yetkilisi tarafından şu hususlar ifade edilmiştir:
“Pompa satış fiyatımızı AYGAZ belirler. AYGAZ saha müdürü (…..) Bey bize mesaj
atar ve fiyatları bildirir. Kar marjı zaten düşük olduğu için bildirilen fiyatın altında satış
yapmıyoruz. Yapılan satışlar ve fiyatlar otomasyon sistemi aracılığıyla AYGAZ
tarafından takip ediliyor. Bugüne kadar bize bildirilen fiyatlar altında satış yapmadık.
Ama yapsaydık AYGAZ yetkilileri tarafından uyarılabilirdik. Bayilerin fiyatları, yerleşim
yerleri ve navlun fiyatlarına göre farklılık gösterebiliyor. Bizim fiyatımız 2 ay öncesine
kadar yaklaşık 2,(…..) TL idi ama bunu 2,(…..) TL’ye indirdik ve şu an da fiyatımız bu.
Bu fiyat da bize AYGAZ tarafından bildirildi”
(36) (…..) bulunan (…..) yetkilisi tarafından beyan edilen hususlar şu şekildedir:
“Otogaz pompa satış fiyatımızı AYGAZ belirliyor. Ankara’daki bütün AYGAZ bayileri
aynı fiyattan satış yaparlar. Bu satış fiyatlarını AYGAZ bize mesaj ile gönderir.
Satış fiyatımız en son 5.1.2013 tarihinde değişti ve 2,(…..) TL’den 2,(…..) TL’ye
düştü.”
16-39/659-294
8/47
(37) (…..) yetkilisi tarafından ifade edilen hususlar ise şu şekildedir:
“(…..) olarak istasyon maliki ile yapılan kira sözleşmesi ve (…..) ile yapılan bayilik
sözleşmesi kapsamında faaliyet gösteriyoruz. Satış fiyatımızı (…..) bize verdiği
fiyattan belirliyoruz. Ürünün bize geliş fiyatı aynı zamanda bizim satış fiyatımız oluyor
ve yapılan sözleşme uyarınca ‘bayi kar payı’ bize kalan tutarı oluşturuyor.
05.11.2012’de satış fiyatımız 2,(…..) TL, 06.11.2012’de 2,(…..) TL olmuştur.
22.11.2012’de ise 2,(…..) TL olan satış fiyatı, 23.11.2012’de 2,(…..) TL’ye düşmüştür.
04.09.2012’de ise satış fiyatı 2,(…..) TL’den 2,(…..) TL’ye çıkmıştır.”
(38) (…..) yetkilisinin beyanları şu şekildedir:
“Pompa satış fiyatımız belirlenirken MOGAZ yetkilileri ile oturur, karşılıklı konuşarak
bir fiyat belirlenir. Bu fiyat belirlenirken çevredeki istasyonların fiyatları dikkate alınır.
Ama nihai fiyatı MOGAZ belirler. MOGAZ’ın haberi ve onayı olmadan fiyatları
değiştiremeyiz. Yapılan anlaşmaya göre marjlarımız sabittir ve MOGAZ bize satış
fiyatını düşürmediği sürece biz de fiyatımızı indirmeyiz. 2-3 aydır fiyatlar değişmedi,
(…..) TL’den satış yapıyoruz. Bir önceki fiyat ise (…..) TL idi.”
(39) (…..) yetkilisi tarafından şu hususlar beyan edilmiştir:
“(…..) olarak pompa satış fiyatımızı kendimiz belirliyoruz. Piyasa koşullarını takip
ederek fiyatlarımızı güncelliyoruz. Karşımızda faaliyet gösteren (…..) Bayisi fiyatını
2,24 TL’ye düşürünce biz de 2,47 TL’den (…..) TL’ye indirdik. Ancak bu indirimi
tamamen kendi karımızda feragat ederek yaptık. Bu indirim öncesinde destek almak
için AYGAZ ile görüştük ama herhangi bir indirim yapamayacaklarını söylediler. Biz de
maliyetlerimizi dikkate alarak fiyatımızı belirledik ve mevcut fiyatımız şu an sadece
maliyetlerimizi karşılayabiliyor. AYGAZ’dan ürün alış fiyatımız ise litre başına (…..) TL
+ KDV’dir. Son bir aydır satış fiyatımız (…..) TL tutarındadır.”
I.3.4. Dağıtım Şirketlerinden Gelen Görüşler
(40) Dosya kapsamında dağıtım şirketlerinden talep edilen çeşitli bilgilere cevaben dağıtım
şirketleri tarafından özetle;
- Otogaz bayileri ile olan ilişkilerinde toplam dağıtım marjının belirlenmesi yönteminin
kullanıldığı,
- Bayinin son kullanıcıya satış fiyatlarının her daim bayinin takdirinde olduğu,
- Bazı dağıtım şirketlerinin toplam dağıtım marjının belirlenmesi yönteminin yanı sıra
TÜPRAŞ alım fiyatının pompa fiyatından çıkarılması sonucu kalan miktar üzerinden
kar paylaşımı yapabildikleri,
- Bunun haricinde, TÜPRAŞ alım fiyatı üzerine yüzdesel veya rakamsal bir değer
konularak bayi alış fiyatının belirlendiği bir yöntemin de kullanılabildiği
ifade edilmiştir.
16-39/659-294
9/47
(41) Teşebbüslerden sadece otogaz satışı yapan ve “münferit istasyon” olarak adlandırılan
istasyonların rekabetçi yapıya etkileri hakkında istenilen görüşler kapsamında cevaben;
- Münferit istasyon olarak adlandırılan istasyonların rekabetçi yapıya olumlu etkisinin
bulunduğu,
- Münferit istasyonların tek işinin otogaz satışı olmasının, otogazın müşteriye
ulaştırılmasında daha fazla kolaylık ve özen gösterilmesine imkân tanıdığı,
- Öte yandan sadece otogaz ürünü satışı yapan bu istasyonların giderlerinin tek
üründen elde edilecek gelirle karşılanmasının bu istasyonlar açısından olumsuz bir
durum oluşturabileceği
değerlendirmelerine yer verilmektedir.
I.4. Yapılan Savunmalar ve Savunmaların Değerlendirilmesi
I.4.1. Usule İlişkin Savunmalar
(42) AYGAZ savunmasında usule ilişkin olarak; Kurul’un önaraştırma sonucunda verdiği karar
bakımından, önaraştırma evresinde ihlal iddiasının doğru olmadığına dair savunma
yapılamadığı ve bu durumun, İdare Mahkemesi'nin incelemesinin AYGAZ'ın savunması
olmaksızın yapılmasına neden olduğu ifade edilmektedir.
(43) Bu iddiaya ilişkin olarak, Kurul’un bahse konu önaraştırma kararında herhangi bir ihlal
tespitinde bulunulmadığının belirtilmesi yerinde görülmektedir. Bu husus Kurul’un “elde
edilen bulgu ve emareler dikkate alınarak bayilerin satış fiyatlarına müdahale edilmesinin
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olması nedeniyle, bu tür uygulamalardan
kaçınılması gerektiği, aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde haklarında işlem
başlatılacağı, Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgili teşebbüse bildirilmesi
için Başkanlığın görevlendirilmesi” yönündeki kararından da açıkça anlaşılabilmektedir.
Öte yandan 4054 sayılı Kanun’un ilgili kısımlarında önaraştırma sürecinde incelenen
teşebbüslerin savunmalarının alınmasına ilişkin bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu
nedenle AYGAZ’ın bu yöndeki iddialarının yerinde olmadığı değerlendirilmektedir. İdare
Mahkemesi incelemesinin bahse konu savunmalar olmadan yapıldığına yönelik iddiaların
ise, söz konusu kararın hukuki açıdan incelenmesi ancak temyiz edilmesi halinde ilgili
yargı mercilerince yapılabileceğinden, karar kapsamında değerlendirilemeyeceği
sonucuna ulaşılmıştır.
(44) Yapılan savunmada ayrıca, Soruşturma Bildirim Yazısı ekindeki belgeler bağlamında
belge özelindeki iddialara yer verilmemesi nedeniyle sadece genel bir değerlendirme
yapılabildiği, Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen savunma hakkının tam olarak
kullanılabilmesi için dayanılan her bir belge hakkındaki iddiaların da belirtilmesinin
gerektiği ifade edilmektedir.
(45) Bu iddiaya ilişkin olarak, Danıştay 13. Dairesi’nin 2006/1094 E., 2008/5028 K. sayılı
kararında; “Kanun'un 43. maddesi gereğince, Kurul'un başlattığı soruşturmalara ilişkin
olarak tarafların ilk yazılı savunmalarını kullanabilmeleri açısından, iddiaların türü ve
niteliği hakkında yeterli bilgiyi ilgili taraflara göndermesi gerektiği düzenlendiği halde,
Kanun'un 44. maddesinde, haklarında soruşturmaya başlandığı bildirilen tarafların, sözlü
savunma hakkını kullanma taleplerine kadar Kurum bünyesinde kendileri ile ilgili
düzenlenmiş her türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş olan her türlü delilin bir
nüshasının kendilerine verilmesini isteyebilecekleri belirtilmiş, Kanun'un 44. maddesinin
son fıkrasında da, tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı vermediği konuları
kararlarına dayanak yapamayacağı ifade edilmiştir.” şeklinde hüküm kurulmuştur.
16-39/659-294
10/47
(46) Bu kapsamda, teşebbüse gönderilen 12.08.2015 tarihli ve 8367 sayılı soruşturma
bildiriminde teşebbüse iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilginin gönderildiği
değerlendirilmektedir.
I.4.2. Esasa İlişkin Savunmalar
I.4.2.1. Piyasa Yapısı ve Mevzuata İlişkin Savunmalar
(47) Yapılan savunmada piyasa yapısı ve mevzuata ilişkin olarak:
- Otogaz piyasasının büyüyen ve çok sayıda oyuncuyu içeren bir piyasa olduğu,
pazara yeni girişlerin olması sonucu bayi sayısındaki artışla birlikte istasyon başına
ortalama satış hacminde düşüş yaşandığı ve bu nedenlerle de pazarın rekabetçi
nitelikte olduğu,
- Kurul’un intifa kararları sonrasında sürelerin beş yıl ile sınırlanmasıyla birlikte
bayilerin sağlayıcı değiştirme imkânlarının artması nedeniyle dağıtıcıların bayiye
yeniden satış fiyatlarının belirlenmesi gibi konularda baskı yapma ihtimalinin
azaldığı ve bayilerin pazarlık gücünün arttığı, bu noktada AYGAZ’ın bayilere yönelik
fiyat tespiti konusunda baskı uygulamasının rasyonel bir gerekçesinin olmadığı,
- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) ilgili mevzuatı gereğince
dağıtıcıların pompa tavan fiyatını belirlemek ve bunu duyurmak yükümlülüğünde
olduğu, bildirilen tavan fiyatların oluşumunda geçerli unsurların genel olarak rafineri
satış fiyatı, özel tüketim vergisi, nakliye, toplam dağıtım marjı ve katma değer
vergisi gibi kalemlerden oluştuğu,
- Toplam dağıtım marjının (kar marjı); bayi, dağıtım şirketi ve ayrıca aralarında bir
sözleşme varsa o LPG istasyonunun faaliyet gösterdiği akaryakıt dağıtım şirketi
arasında taraflarca serbestçe belirlenen oranlarda paylaşıldığı, AYGAZ’ın da fiyat
oluşumunda bu unsurları dikkate aldığı, Eylül 2015 itibarıyla toplam dağıtım marjı
hariç vergiler ve diğer bileşenlerin nihai fiyat içerisindeki oranının AYGAZ açısından
%(…..)’lere ulaştığı,
- Bayinin pompa satış fiyatında yapacağı herhangi bir değişikliğin bayi yanında
dağıtım şirketinin ve varsa akaryakıt dağıtım şirketinin marjlarını da etkileyebilmesi
sonucunu doğurduğu,
- Bayilerin fiyatlarında indirim yapmaları halinde, marj paylaşım sistemi nedeniyle,
bayice karar verilen bu indirime dağıtıcının katılıp katılmayacağının bayi tarafından
öğrenilmesinin gerekebileceği,
- Bu durumun, bayinin pompa satış fiyatında yapacağı indirimin (dolayısıyla pompa
satış fiyatının) dağıtıcı tarafından belirlenmesini değil, dağıtıcının bayiye bir sonraki
gaz satışını yaparken uygulayacağı yeni indirimli dağıtıcı satış fiyatını ifade ettiği,
- Soruşturma bildiriminde dayanak yapılan e-postalar incelendiğinde, yazışmaların
çoğunluğunun fiyat indirimi sonucunu içermesinin, bayiden gelen indirime katılma
talebinin değerlendirildiğinin bir göstergesi olduğu,
- Öte yandan AYGAZ'ın bu indirime katılmaması halinde ise bayinin kendi marjından
feragat etmek suretiyle dilediği indirimi yapmakta serbest olduğu,
- Dağıtıcı-bayi arasındaki iletişimin marj paylaşımına dayalı çalışma şekli, piyasanın
genel yapısı ve eğilimlerinden kaynaklandığı,
16-39/659-294
11/47
- Kurul’un kararlarında da belirtildiği gibi LPG ve akaryakıt piyasalarının dikey ilişkiler
bakımından birbirleriyle oldukça benzer pazarlar oldukları ve akaryakıt piyasasında
tespit edilen -tavan fiyat uygulaması kapsamında bildirilen fiyatların bayiler
tarafından "nihai satış fiyatı olarak" algılanması ve uygulanması- probleminin
otogaz bayileri için de geçerli olduğu
ifade edilmektedir.
(48) Teşebbüsün, Kurul’un intifa kararları sonrasında sürelerin beş yıl ile sınırlanmasıyla
birlikte bayilerin sağlayıcı değiştirme imkânlarının artması nedeniyle dağıtıcıların bayiler
üzerinde yeniden satış fiyatının belirlenmesi konusunda bayilere baskı yapma ihtimalinin
azaldığı yönündeki savunmasının, AYGAZ’ın söz konusu Kurul kararlarının yeniden satış
fiyatının belirlenmesinin önünde ne tür bir engel oluşturabileceği hususunda yeterli bir
açıklama getirememesi nedeniyle, dosya kapsamında geçerli olamayacağı
değerlendirilmektedir.
(49) Teşebbüsün tavan fiyat uygulaması kapsamında bildirilen fiyatların bayiler tarafından
nihai satış fiyatı olarak algılanması ve uygulanmasının söz konusu olduğuna ilişkin
savunmaları bakımından, kararın ilgili bölümünde yer verilen otogaz istasyonlarıyla
yapılan görüşmelerden de anlaşılabileceği üzere, farklı otogaz bayilerinin bu hususta
birbiriyle çelişkili algılarının bulunduğu değerlendirilmektedir. Nitekim Rekabet Kurumu
tarafından yürütülen sektör araştırması sonucunda 2008 yılında yayımlanan Akaryakıt
Sektör Raporu’nda da “…tavan fiyat uygulamasının bayiler tarafından nihai satış fiyatı
olarak algılandığı ve uygulandığı; bu çerçevede, dağıtımla birlikte bayi marjlarının
belirlenmesi noktasında da dağıtım şirketlerinin belirleyici olduğu; bayilerin fiyatlandırma
konusundaki özgürlüklerinin, dağıtım şirketi ile olan diğer ticari ilişkilerindeki
özgürlüklerinden tam olarak ayrılmasının mümkün olmadığı…” tespiti yapılmıştır.
Bununla birlikte inceleme sürecinde bayilerin kendi iradeleriyle ve AYGAZ’dan destek
almaksızın indirim yapmalarının önünde engel bulunduğuna ilişkin herhangi bir bulguya
ulaşılamamıştır.
(50) Kararın “Yapılan Tespitler ve Değerlendirme” bölümünde diğer savunmalara ilişkin olarak
ayrıntılı değerlendirmelere yer verildiğinden, burada tekrarına gerek görülmemiştir.
I.4.2.2. Yerinde İncelemede Elde Edilen Belgelere ve Bayi Davranışlarına İlişkin
Savunmalar
(51) Teşebbüs savunmasında yerinde incelemede elde edilen belgelere ve bayi
davranışlarına ilişkin olarak:
- Soruşturma bildiriminde dayanak yapılan belgelerden, Belge 1, 5, 3-4, 2, 10-11, 7-
8-9’da adı geçen (…..) ile kurulan dikey ilişkinin bu üç bayi dışında hiçbir yeniden
satıcı ile uygulanmadığı ve dolayısıyla yaygınlaştırılmayan söz konusu sistemin
marka içi ya da markalar arası rekabeti kısıtlayıcı bir amacının, etkisinin ya da
kısıtlama potansiyelinin bulunmadığı,
- Belge 7, 8 ve 9’daki hususların ise fiyat indirmek isteyen bayinin bu davranışına
marj paylaşım sistemi çerçevesinde AYGAZ tarafından verilen destekten ibaret
olduğu,
- Konya iline ilişkin Belge 12 ve 13-14’te bayilerin fiyat artırma taleplerinin söz konusu
olduğu ve ilgili döneme ilişkin Rekabet Kurumunun önaraştırma yaptığı, 09.05.2013
tarihli ve 13-27/362-166 sayılı kararı ile soruşturma açmaya gerek bulunmadığına
karar verdiği
ifade edilmektedir.
16-39/659-294
12/47
(52) AYGAZ’ın diğer savunmalarından 16.12.2015 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden
yazıda özetle;
- Bayilerin kendi kar marjlarından feragat ederek AYGAZ’a hiçbir bilgi verme gereği
duymaksızın pompa satış fiyatını düşürme imkânının bulunduğu,
- Rekabet koşulları içinde alıcının indirim yapması halinde anlaşma/protokoller
çerçevesinde indirimli fiyatlarda da kar marjının paylaşılabildiği,
- TMZ ve BULGAZ isimli istasyonlarda satış riskinin AYGAZ’da olduğu acente
benzeri bir sistemin oluşturulduğu; ERYILDIZ isimli istasyonda ise sözleşme
kapsamındaki ticari ilişkiden ziyade, belirli zamanlarda TMZ ve BULGAZ ile benzer
pratik uygulamalar gerçekleştirildiği,
- Söz konusu üç bayi ile olan protokollerin 2015 yılında sona erdirilerek yeni
protokollerin imzalandığı,
- Sadece üç tane istasyonla sınırlı, rekabeti kısıtlama amacı ve etkisi olmadığı
düşülen söz konusu ticari ilişkiler bakımından 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
kapsamında muafiyet talep edilecek bir aşamaya da gelinmediği düşüncesiyle
herhangi bir bildirimde bulunulmadığı
ifade edilmiştir.
(53) Buna ek olarak 15.01.2016 tarihinde Kurum binasında Soruşturma Heyetince AYGAZ
temsilcileri ile yapılan görüşmede otogaz faturalandırma sürecine ilişkin olarak özetle;
AYGAZ’ın otogazı bayiye teslim etmesinin ardından bayiye kesilen fatura üzerinden,
belirtilen vade içinde ödemenin yapılması gerektiği, bayinin yaptığı indirime AYGAZ’ın da
destek vermesi durumunda fatura fiyatının da değiştiği ve bu nedenle bayinin fiyatını
bildirmesi sonucunda fatura fiyatının oluştuğu ifade edilmiştir.
(54) Yukarıda yer verilen görüşme kapsamında talep edilen bilgilere ilişkin olarak AYGAZ
tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 23.02.2016 tarihinde intikal eden yazıda
savunmalarında yer verilen hususlar tekrarlanmış, buna ilaveten;
- 20.11.2012 tarihinde (…..) tarafından (…..) 'e gönderilen e-postada yer alan (Belge-
3);
"(…..) Bey,
06.11.2012 tarihinde yapılan fiyat değişikliğinde Bulgaz Petrol'de pompa satış
fiyatımız 0,07 TL/It artırılarak 2,(…..) TL/It olmuştur. Ekte yapılan stok tankı
mutabakatına göre (…..) TL (KDV DAHiL) fiyat farkı kesilmelidir.
Bayimize fiyat farkı faturasının kesilmesini bilgi ve görüşlerinize sunarız."
mesajından da anlaşılabileceği üzere, pompa fiyatında yapılan değişikliğe bağlı
olarak bayiye fiyat farkı faturası kesilmesinin söz konusu olduğu, bunun
açıklamasının ise BULGAZ, TMZ ve ERYILDIZ ile geliştirilen ticari ilişkinin acente
benzeri bir yapı üzerine kurgulanması olduğu,
- Yerinde incelemede alınan belgelerden, bayi TMZ’nin yanındaki AYGAZ bayisi olan
ERKAYALAR ile fiyat rekabetine girdiğinin anlaşıldığı, TMZ açısından yanındaki
AYGAZ istasyonunun fiyatının rekabet açısından belirleyici unsur olduğu, aradaki
farkın azalması ile birlikte TMZ’nin satış hacminin ve karlılığının azalmakta olduğu,
dolayısıyla hangi dağıtıcının bayisi olursa olsun bayilerin rekabet koşullarına ilişkin
kendini ifade ederken kullandığı göstergenin yanındaki otogaz bayisi ile aralarındaki
fiyat farkı olduğu, bu durumun AYGAZ’ın bayilerin yeniden satış fiyatını tespit
etmesiyle açıklanamayacağı,
16-39/659-294
13/47
- Kurul’un 13.03.2013 tarihli ve 13-14/204-105 sayılı gerekçeli kararında yer alan
"AYGAZ ve MOGAZ markaları bakımından bayilerin arasındaki fiyat farkının 10
kuruşu geçmemesinin sağlanmaya çalışıldığı" ifadesinin yanlış anlamadan
kaynaklandığı, söz konusu ifadenin TMZ ve yanındaki bayiye ilişkin olduğu ve
AYGAZ'ın bu yönde sistematik herhangi bir uygulamasının bulunmadığı,
- Grup Otogaz, Özcan ve Şerifoğlu istasyonlarına ilişkin 7, 9 belgeler ele
alındığında;
" ... Grup otogaz firmasının fiyatına 0,03 TL indirim uygulanarak 2,54 TL/lt
pompa fiyatı olma üzere ayarlanması konusunda yardımlarınızı rica ederiz.
"Özcan Petrol ve Opet/Aygaz istasyonumuz Şerifoğlu Petrol firmalarının
bugün itibarı ile fiyatları 2,39 TL'ye indirilmiş olup konuyu,
Bilgi ve görüşlerinize sunarız."
cümlelerinde geçen "pompa fiyatı olmak üzere ayarlanması" ya da "fiyatları 2,39
TL’ye indirilmiş olup" gibi ifadelerin, kar marjı paylaşım sistemi içinde
değerlendirilmesi gerektiği,
- Bu bağlamda söz konusu belgelerde yer alan ifadelerin, tüketiciye satış fiyatının
AYGAZ tarafından belirlenerek bayiye empoze edilmesi değil, bayi tarafından
uygulanmaya başlayan satış fiyatının indirim desteği kapsamında AYGAZ'daki
sisteme tanıtılmasına ilişkin olduğu,
- Konya ili ile ilgili olarak Belge-13-14’te 22.01.2013 tarihli e-posta metninde yer alan;
"(…..) bey, Konya ilinde fiyat yapısının değişmesi sebebi ile belirtilen merkez
bayiler de pompa fiyatının 2,72 olarak (Eltetik Petrol 2,66) ayarlanması
konusunda yardımlarınızı rica ederiz."
şeklindeki ifadelerde Konya'daki fiyat hareketlerinin sonucunda fiyat seviyesinin
hâlihazırda 2,72 TL/lt seviyesinde oluştuğunun belirtildiği, bu nedenle ilgili bayilere
satış fiyatının da yeni duruma göre yeniden belirlenmesi hususunda yardım
istendiği, fiyat artışı sebebiyle kar marjı paylaşımı çerçevesinde kendi payını
korumak adına AYGAZ'ın yeni fiyat seviyesine dayalı olarak marj paylaşımına esas
pompa fiyatını 2,72 TL/lt seviyesinde yeniden tanımlamasının sürecin doğal sonucu
olduğu,
- Belge-13-15’te de, Ilgın’da bulunan istasyonlara rekabetçi koşullar çerçevesinde bir
satış fiyatı belirlendiği ve bu satış fiyatı kapsamında kar marjı paylaşımı sistemine
göre belirlenen marj paylaşımına esas pompa fiyatı oluştuğu, bu fiyatın altında
satmak isteyen bayiler için de bir engel bulunmadığı,
- Belge-12’de yer alan 05.02.2013 tarihli e-posta ve Baysel tarafından yapılan
satışlar incelendiğinde; marj paylaşımına esas pompa fiyatının piyasa koşullarına
göre AYGAZ tarafından belirlendiği ve anılan tarihte 2,72 TL/lt olduğu, bayi
tarafından tüketiciye yapılan satışlardaki pompa fiyatının ise yine piyasa koşullarına
göre bayi tarafından belirlendiği ve aynı tarihte 2,62 TL/lt olduğu, başka bir ifadeyle
Baysel’in Şubat 2013 döneminde kendi kâr marjından 10 kuruş feragat ederek satış
gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı,
16-39/659-294
14/47
- Poçan Petrol Tic. Ltd. Şti. (POÇAN) bakımından eldeki bilgiler incelendiğinde, pazar
koşulları çerçevesinde yukarı doğru gerçekleşen fiyat hareketlerine bağlı olarak
AYGAZ tarafından bayiye satış fiyatının (dolayısıyla marj paylaşımına esas pompa
fiyatı) yeniden sistemde tanımlanmakla birlikte; sistemde tanımlanan fiyat
seviyesinin gerçek hayata yansımasının, ilgili mesajdan üç hafta sonra POÇAN
tarafından ilk mal alımının yapıldığı 24.02.2013 tarihinde gerçekleştiği, bu durumun
AYGAZ tarafından bayinin satış fiyatına bir müdahalenin söz konusu olmadığını
açıkça ortaya koyduğu,
- Tablolarda kullanılan marj paylaşımına esas alınan pompa satış fiyatlarının, fiili
olarak bayi tarafından uygulanan pompa satış fiyatı olmadığı,
- Gerek akaryakıt gerekse otogaz piyasasında Otomatik Fiyatlandırma Mekamizması
(OFM) uygulamasının başlamasından itibaren bayilerin, bayilik sözleşmeleri
kapsamında ve uygulamada kar marjlarından feragat ederek fiyatı belirleme
hakkına sahip olmalarına rağmen, bu hakkı kullanmak yerine genellikle kar
marjlarının düşük olduğu gerekçesiyle dağıtıcı firmanın bildirdiği tavan ya da tavsiye
fiyatı uyguladıkları
ifade edilmektedir.
(55) AYGAZ’ın, Belge-1’in yalnızca TMZ ve yanındaki istasyonla ilgili olduğu ve AYGAZ ve
MOGAZ markaları bakımından bayilerin arasındaki fiyat farkının 10 kuruşu geçmemesine
dönük sistematik herhangi bir uygulamasının olmadığına yönelik savunması
doğrultusunda, AYGAZ’ın TMZ’nin satış fiyatlarına müdahale ettiği varsayılsa bile, bu
müdahalenin sadece tek bir istasyona yönelik, münferit ve sistematiklikten uzak olduğu
kanaatine ulaşılmıştır. Yukarıda özetlenen diğer savunmalara ilişkin olarak kararın
“Yapılan Tespitler ve Değerlendirme” bölümünde ayrıntılı değerlendirmelere yer
verildiğinden, burada tekrarına gerek görülmemiştir.
(56) AYGAZ tarafından yapılan savunmada ayrıca, Soruşturma Raporu'nun Mogaz ve Aygaz
markalı otogaz istasyonlarının pompa fiyatları arasındaki farkı belirlediği iddiasına yönelik
olarak mezkur uygulamanın kapsamının genişlemesi ve/veya süresinin uzaması gibi
hallerde 4054 sayılı Kanun kapsamında rekabeti bozucu etkilerin ortaya çıkabileceği, bu
sebeple söz konusu uygulamalardan kaçınılması gerektiği hususunda ilgili teşebbüse
Başkanlıkça bir uyarı yazısı gönderilmesi gerektiğine yönelik sonuç bölümüne ilişkin
olarak özetle; Mogaz ve Aygaz markalı otogaz istasyonlarının pompa fiyatları arasındaki
farkı belirlediği iddiasına ilişkin olarak Soruşturma Raporu'nda da belirtildiği üzere sadece
tek bir istasyona (TMZ) ilişkin değerlendirmelerin söz konusu olduğu ifade edilerek
rekabet uyumu çerçevesindeki faaliyetleri dikkate alınarak, Başkanlıkça yapılması talep
edilen uyarının gerekliliğinin gözden geçirilmesinin yerinde olacağı ifade edilmektedir.
(57) Teşebbüse Başkanlıkça bir uyarı yazısı gönderilmesi gerektiğine yönelik bir kanaat
oluşmadığından, yukarıda yer verilen savunmaya ilişkin olarak herhangi bir
değerlendirme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
(58) Son olarak AYGAZ tarafından, özellikle bir sözlü savunma taleplerinin bulunmadığı
belirtilmiş, ancak Rekabet Kurulu tarafından gerekli görülmesi halinde yapılacak sözlü
savunma toplantısına katılacakları ifade edilmiştir. Kurul, sözlü savunma yapılmasına
karar vermemiş olup, 4054 sayılı Kanun’un 48. maddesinin ikinci fıkrasındaki hüküm
gereğince nihai kararını vermiştir.
16-39/659-294
15/47
I.4.2.3. Etki Analizinin Öncelenmesi Gerektiğine İlişkin Savunmalar
(59) AYGAZ savunmasında soruşturma bildirimine dayanak yapılan belgelerin yeniden satış
fiyatının tespiti olarak değerlendirilmemesi gerektiği, bir an için bunun bir fiyat tespiti
olduğu kabul edilse dahi, konuya ilişkin değerlendirmelerin şekilsel bir bakış açısıyla
değil, etki analizi çerçevesinde ele alınması gerektiği, dikey anlaşmalar çerçevesinde
geçmişte açık ihlal olarak kabul edilen tavan fiyat uygulamasının zamanla etki analizine
dahi gerek kalmayacak şekilde grup muafiyetinden yararlanır hale geldiği ifade
edilmektedir.
(60) Aşağıda “Yapılan Tespitler ve Değerlendirme” bölümünde ayrıntılarına yer verileceği
üzere, Mogaz ve Aygaz markalı istasyonların pompa fiyatları arasındaki farkın
belirlendiği iddiasına ya da Aygaz markalı istasyonların pompa satış fiyatlarının
belirlendiği iddiasına yönelik olarak ihlal tespiti yapılmamıştır.
I.4.2.4. AYGAZ’ın Rekabet Hukukuna Uyum Kapsamındaki Çalışmalarına İlişkin
Savunmalar
(61) AYGAZ tarafından, rekabet hukukuna uyum kapsamındaki çalışmalarına ilişkin olarak:
AYGAZ’ın, 13.03.2013 tarihli Rekabet Kurulu kararı sonrasında bu karardaki tespitleri
ciddiye alarak faaliyette bulunduğu piyasanın ötesinde birtakım uygulamalar ve eğitim
faaliyetleri içine girdiği belirtilmiştir. Ayrıca “AYGAZ A.Ş. Çalışma İlkeleri” adlı belgede
bayilerin tavan fiyatı aşmamak kaydıyla diledikleri fiyattan satış yapabileceklerinin ve
indirim yapmakta serbest olduklarının belirtildiği ve bayilere SMS gönderilmek suretiyle
indirim yapmakta serbest olduklarının belirtildiği ifade edilmiştir.
(62) Her ne kadar dosya kapsamında ihlal tespiti yapılmamış olsa da rekabet hukukuna uyum
sağlanabilmesi amacıyla yapılan çalışmaların, teşebbüslere verilebilecek olası para
cezaları üzerinde etkisi bulunmadığı belirtilmelidir. Nitekim Banka2 kararında, Kurul
tarafından; “Teşebbüslerin rekabet hukukuna uyum amacıyla yaptıkları çalışmalar
Rekabet Kurumu tarafından olumlu karşılanmakla birlikte, belirtilen hususun temel para
cezasının düşük belirlenmesinde yahut hafifletici bir unsur olarak dikkate alınamayacağı”
değerlendirilmiştir.
I.5. Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesinin (EAAD) İnceleme ve Tespitleri
(63) Soruşturma kapsamında duyulan ihtiyaç çerçevesinde; AYGAZ’ın bayilerinde uygulanan
satış fiyatlarının seyrine ilişkin EAAD tarafından 30.06.2016 tarihli ve 2016-EAA-005
sayılı ekonomik analiz raporu hazırlanmış olup, analizde yer alan tespitlere aşağıda yer
verilmiştir.
(64) Analizde, AYGAZ’ın 05.09.2012-06-02.2013 tarihleri arasında Ankara ve/veya Konya’da
dikey fiyat tespiti yapıp yapmadığına yönelik bayi fiyatları incelenmiştir. Bu bağlamda
literatür incelendiğinde olası bir fiyat tespiti döneminde teşebbüslerin fiyatlarının yüksek;
fiyatların standart sapmalarının/varyansının3 ise daha düşük olmasının; rekabetçi
dönemde ise tersi bir durumun ortaya çıkmasının beklendiği görülmektedir. Ancak bu
dosya açısından rakipler arası fiyat tespiti (kartel) değil, dikey fiyat tespiti
incelendiğinden, literatürden farklı olarak iki senaryonun ortaya çıkabileceği sonucuna
varılarak; AYGAZ’ın tüm bayilerinin fiyatlarını aynı seviyede tutup tutmadığı ve AYGAZ’ın
bayi bazlı fiyat belirleyip belirlemediği şeklinde iki aşamalı bir analiz yapılmıştır.
(65) Birinci senaryonun incelenmesi için Ankara/Konya’daki tüm AYGAZ bayilerinin ortalama
fiyatlarının incelenen dönemler açısından standart sapmaları kıyaslanmış; ikinci senaryo
açısından analiz firma bazlı yapılarak daha sonra ortalamalar kıyaslanmıştır.
2 08.03.2013 tarihli ve 13-13/198-100 sayılı karar.
3 Bir örneklemdeki gözlemlerin ortalamadan sapmalarını gösteren istatistiki ölçü.
16-39/659-294
16/47
(66) İncelenen dönem 05.09.2012-06.02.2013 tarihlerini kapsadığından, bu dönemden önceki
dönem ilk dönem (01.01.2011-04.09.2012), sonraki dönem ise son dönem (07.02.2013-
31.12.2015) olarak adlandırılmış ve her dönem için fiyatların standart sapmaları ile bu
rakamlardaki yüzde değişimlere aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:
Tablo 1: Standart Sapmalar
Firma Senaryo Şehir İlk Dönem
İncelenen
Dönem
Fark
(%)
Son
Dönem
Fark
(%)
AYGAZ Senaryo 1 Ankara 0,122 0,100 -18 0,218 118
Senaryo 2 Ankara 0,116 0,094 -18 0,215 128
Senaryo 1 Konya 0,138 0,108 -22 0,291 171
Senaryo 2 Konya 0,127 0,094 -26 0,281 199
TÜPRAŞ Ankara 0,131 0,089 -32 0,244 174
Konya 0,130 0,089 -32 0,235 164
Kaynak: Firmalardan gelen bilgiler; EAAD tarafından yapılan hesaplamalar
(67) Tablodaki verilere göre AYGAZ’ın ortalama fiyatlarının standart sapmalarının incelenen
dönem ile ilk dönem arasında büyük farklar göstermediği, ancak son dönemde %100’ün
üzerinde arttığı görülmektedir. Dolayısıyla EAAD tarafından AYGAZ bayi fiyatlarının son
dönemde daha önceki dönemlere göre çok daha fazla değişkenlik gösterdiği ifade
edilmiştir. Bununla birlikte, bu durumun tek başına dikey fiyat tespitini belirlemek için
yeterli olmadığı belirtilmiş ve bunun için fiyat değişimlerinin maliyetteki değişiklikten
kaynaklanıp kaynaklanmadığının da incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu çerçevede
firmaların maliyetlerindeki en önemli kalem olan TÜPRAŞ fiyatlarının da söz konusu
dönemlerde benzer standart sapmaları gösterdiği gözlenmiştir. Nitekim AYGAZ ile
TÜPRAŞ’ın standart sapmalarının oranları 1’e oldukça yakın (0,89 ile 1,2 aralığında)
çıkmaktadır. Buna benzer şekilde TÜPRAŞ’ın fiyat değişimleri sebebiyle AYGAZ’ın iki
önemli rakibi olan (…..) de standart sapmaları yakın çıkmıştır. Söz konusu üç dönemde
AYGAZ’ın ayrı ayrı (…..) ile olan standart sapma oranları 0,88-1,12 arasında (1
civarında) hesaplanmıştır. Bu çerçevede EAAD tarafından, söz konusu dönemlerdeki
fiyat değişimlerinin maliyetteki değişimlerle açıklanabileceği, bu sebeple AYGAZ’ın rakibi
olan (…..)’de de benzer değişimlerin olduğu, dolayısıyla AYGAZ’ın dikey fiyat tespiti
yaptığına yönelik bir sonuca ulaşılamayacağı değerlendirilmiştir.
(68) Bunlara ek olarak EAAD tarafından AYGAZ bayilerinin fiyatlarının ne kadar arttığının
tespiti için farkların farkı analizi (FFA) tekniği ile de bir inceleme yapmıştır. Bu analizde
salt fiyat artışlarının ortalamasından ziyade AYGAZ’ın rakipleri (kontrol grubu) ile AYGAZ
bayilerinin (deney grubu) ortalama fiyatları arasındaki fark temel alınarak bir model
kullanılmıştır. FFA, dikey fiyat tespitinin gerçekleşmediği rakip fiyatları göz önüne alarak,
sektöre yönelik diğer etkenlerden arındırıldıktan sonra ortalama fiyatın ne kadar arttığını
gösterebilmektedir. FFA, 2011-2015 döneminde AYGAZ’ın Ankara’da rakiplerinden (…..)
Kuruş daha yüksek fiyatlama yaptığını, Konya’da ise (…..) Kuruş daha düşük fiyatlama
yaptığını göstermektedir. Yine FFA; incelenen dönemde AYGAZ bayilerinin rakiplerinden
(…..) Kuruş daha yüksek fiyattan satış yaptığını göstermektedir ki bu miktarın AYGAZ
bayilerinin söz konusu dönem ortalama fiyatlarının %(…..) fazlası olduğunu, dolayısıyla
tamamen göz ardı edilebilecek bir durumun ortaya çıktığını içermektedir. Konya için ise
tam tersi, söz konusu dönemde (…..) Kuruş düşük fiyatlama yapıldığı görülmektedir.
Bununla birlikte EAAD tarafından ulaşılan sonuca göre değişkenin istatistiksel açıdan
önemsiz çıkması sebebiyle, Konya açısından AYGAZ bayilerinin ilgili dönemdeki
fiyatlandırmalarının fiyat seviyesi üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır.
16-39/659-294
17/47
(69) Sonuç olarak, EAAD tarafından yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler ışığında;
1- “Farkların farkı ve çoklu değer ataması ile oluşturulmuş verilere uygulanan standart
sapma analizleri sonucunda AYGAZ’ın 05.09.2012-06.02.2013 tarihleri arasında
Ankara ve Konya’da dikey fiyat tespiti yaptığına yönelik herhangi bir sonuca
ulaşılmadığı,
2- Yapılan çalışmaların sınırları göz önünde bulundurularak elde edilen sonuçların;
konuyla ilgili olarak dosya kapsamında toplanan diğer bilgi, belge ile birlikte
bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesinin ve bu sonuca göre karar
verilmesinin yerinde olacağı”
ifade edilmiştir.
I.6. Yapılan Tespitler ve Değerlendirme
I.6.1. Genel Olarak LPG ve Otogaz Pazarlarının Yapısına İlişkin Değerlendirmeler
(70) LPG’nin tüketiciye ulaşmasına ilişkin sürecin ilk aşamasını oluşturan tedarik pazarına
bakıldığında, TÜPRAŞ’ın üretiminin talebin küçük bir bölümünü karşılaması nedeniyle
halen yurtiçi LPG tüketiminin büyük bölümünün ithalat yoluyla karşılandığı görülmektedir.
2006-2015 yılları arası LPG üretim-ithalat-ihracat miktarları ve ithalat oranı
incelendiğinde, LPG’nin tedarikinde ithalat oranının %80’in altına hiçbir zaman düşmediği
görülmektedir. Üretim verilerine bakıldığında ise oransal olarak %20’nin altında seyreden
üretim düzeylerinde önemli değişiklikler bulunmadığı anlaşılmaktadır4. Bu çerçevede,
genel olarak LPG piyasasında arzın ithalat koşullarına göre belirlendiği
değerlendirilmektedir. Aşağıdaki tabloda LPG ithalatının TÜPRAŞ ve dağıtım şirketleri
arasındaki dağılımına yer verilmektedir:
Tablo 2: 2010-2015 Yıllarında Gerçekleştirilen İthalat Oranları (%)
2010 2011 2012 2013 2014 2015
AYGAZ 38,70 38,07 36,48 37,10 41,77 46,25
MİLANGAZ 22,19 23,12 21,56 20,90 21,33 18,68
İPRAGAZ 14,29 13,77 15,29 14,10 14,00 12,23
TÜPRAŞ 4,00 2,15 0,82 0,00 0,00 0,00
MOGAZ 0,74 1,06 1,06 0,00 0,00 0,00
KOÇ GRUBU TOPLAM 43,44 41,28 38,36 37,10 41,77 46,25
Kaynak: TÜPRAŞ tarafından gönderilen cevabi yazı ve EPDK 2010-2015 Yılları LPG Sektör Raporları
(71) Yukarıda yer verilen tablodan, TÜPRAŞ’ın LPG ithalatındaki payının 2010-2012
yıllarında oldukça düşük olduğu, 2013 yılından itibaren ise TÜPRAŞ’ın LPG ithal
etmediği anlaşılmaktadır. Koç Grubu bünyesinde LPG ithalatı gerçekleştiren diğer
şirketler olan MOGAZ ile AYGAZ’ın payları da dikkate alındığında 2010-2015 yıllarında
Türkiye toplam LPG ithalatının sırasıyla %43,44; %41,28; %38,36; %37,1; %41,77 ve
%46,25’inin Koç Grubu tarafından gerçekleştirmiş olduğu görülmektedir.
(72) Türkiye LPG tedarikine bir bütün olarak bakıldığında ise 2015 yılında toplam 4.085.252
tonluk tedarikin 2.271.917 tonluk kısmının üretim yahut ithalat yoluyla Koç Grubu
tarafından tedarik edildiği görülmektedir. Bu miktar, 2015 yılı Türkiye toplam LPG
tedarikinin yaklaşık %55’ine tekabül etmektedir.
4 EPDK LPG Sektör Raporları.
16-39/659-294
18/47
0
500
1.000
1.500
2.000
2.500
3.000
3.500
2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015
Bin
To
n
Tüplü Dökme Otogaz Doğrusal (Tüplü) Doğrusal (Otogaz)
(73) 2006-2015 yılları arasında toplam LPG satışına bakıldığında, 2006 yılından 2011 yılına
kadar olan dönemde, 2008 yılındaki azalma göz ardı edilirse, Türkiye’deki toplam LPG
satışlarının arttığı, 2011 yılından sonra kısmi bir düşüş yaşandığı, ancak 2014 yılındaki
ve özellikle de 2015 yılındaki kayda değer artışla birlikte, LPG tüketiminde yaşanan genel
artış trendinin devam ettiği görülmektedir. Son 10 yıllık bu dönemde, toplam LPG
satışında %16 oranında bir büyüme gerçekleşmiştir5.
(74) Arz zincirinin ikinci aşamasını oluşturan dağıtım pazarının, LPG’nin üç farklı kullanım
şeklini teşkil eden tüplü, dökme ve otogaz olmak üzere üç ayrı alt pazara ayrıldığı
görülmektedir. Gerek LPG’nin homojen bir ürün olması sebebiyle herhangi bir ek işlem
gerektirmeden tüplü, dökme ve otogaz olarak kullanılabilmesi, gerekse mevzuattan
kaynaklanan nedenlerle6, hâlihazırda bu sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerin
tamamına yakınının her üç alt sektörde de faaliyetleri bulunmaktadır. Bu bağlamda,
aşağıdaki tabloda ve sonrasında yer alan grafikte, LPG’nin farklı kullanım şekillerine göre
ürün bazında gerçekleşen satış miktarı ile bunların toplam satışlar içerisindeki paylarının
yıllar itibarıyla gösterdiği değişime yer verilmektedir:
Tablo 3: LPG Satışının 2006-2015 Yılları Arasında Ürün Bazında Dağılımı
Tüplü LPG Dökme LPG Otogaz Toplam
Satış (ton) Satış (ton)
Payı
(%)
Satış
(ton)
Payı
(%)
Satış
(ton)
Payı
(%)
2015 815.780 20,0 120.887 4,3 3.093.137 75,7 4.085.252
2014 800.949 21,5 84.632 2,2 2.838.408 76,2 3.723.989
2013 841.646 23,0 95.273 2,6 2.726.925 74,4 3.663.844
2012 889.877 24,0 120.896 3,0 2.694.857 73,0 3.705.631
2011 981.711 26,2 122.182 3,3 2.642.133 70,5 3.746.026
2010 1.043.809 28,5 126.051 3,5 2.489.501 68,0 3.659.361
2009 1.134.145 31,3 180.949 5,0 2.305.240 63,7 3.620.334
2008 1.177.269 34,0 171.528 5,0 2.111.557 61,0 3.460.354
2007 1.302.434 37,0 216.470 6,0 2.006.263 57,0 3.525.167
2006 1.491.580 42,4 475.454 13,5 1.550.605 44,1 3.517.639
Kaynak: EPDK 2014 Yılı LPG Piyasası Sektör Raporu, EPDK 2015 Yılı LPG Piyasası Sektör Raporu.
Grafik 1: LPG Satışının (Bin Ton) 2006-2015 Yılları Arasında Ürün Bazında Dağılımı
Kaynak: EPDK 2014 Yılı LPG Piyasası Sektör Raporu, EPDK 2015 Yılı LPG Piyasası Ocak-Aralık Sektör
Raporları.
5 EPDK 2014 Yılı LPG Piyasası Sektör Raporu, EPDK 2015 Yılı LPG Piyasası Sektör Raporu.
6 5307 sayılı LPG Piyasası Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, dağıtım şirketlerinin otogaz pazarında
faaliyet gösterebilmeleri için, tüplü LPG pazarında da faaliyet göstermesi gerekmektedir.
16-39/659-294
19/47
(75) Tablo ve grafik incelendiğinde, toplam LPG satışının arttığı dönemde tüplü LPG
satışlarının miktarının ve toplam LPG satışları içindeki payının giderek azaldığı
görülmektedir. Şöyle ki, 2006 yılında 1.491.580 ton olarak gerçekleşen tüplü LPG
satışları 2015 yılına gelindiğinde %45 oranında azalarak 815.780 ton olarak
gerçekleşmiştir. Tüplü LPG satışlarının toplam LPG satışları içindeki payı ise 2006
yılında %42 düzeyindeyken, 2015 yılında bu oran %20’ye gerilemiştir. Aynı dönem
içerisinde dökme LPG pazarının büyüklüğü 475.454 tondan 120.887 tona gerileyerek
%74,5 düzeyinde küçülmüşken, tüplü ve dökme LPG pazarında görülen bu daralma
otogaz pazarında tüketimin 1.550.605 tondan 3.093.137 tona yükselmesiyle yaşanan
yaklaşık %100 oranındaki büyümeyle telafi edilmiştir. 2015 yılı itibarıyla otogaz satışının,
toplam LPG satış miktarı içindeki payı %75’i geçmiştir.
(76) Doğal gazın kullanım alanının yaygınlaşması ve tüketicilerin kullanım alışkanlıklarının
değişmesi gibi nedenlerle Türkiye tüplü LPG pazarı giderek daralmakta, buna karşılık
sunduğu ekonomik ulaşım imkanları nedeniyle otogaz pazarında ciddi bir büyüme eğilimi
dikkat çekmektedir. Otogaz tüketiminde yaşanan bu büyümenin temel nedeni olarak,
otogazdan alınan ÖTV’nin düşük olması sebebiyle ürünün nihai satış fiyatının da düşük
olması gösterilmektedir. Söz konusu veriler ışığında, pazar yapısına ilişkin olarak tüplü
LPG ve dökme LPG’nin daralan pazar niteliği taşıdığı, otogazın ise büyüyen bir pazar
olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
(77) Türkiye otogaz pazarında yaşanan büyümenin yalnızca ülkemize özgü olmadığı
görülmektedir. Dünya çapında bakıldığında, 2014 yılında 284 milyon ton olarak
gerçekleşen LPG üretiminin %9’unun (yaklaşık olarak 26 milyon ton) ulaşım alanında, bir
başka ifadeyle otogaz olarak kullanıldığı görülmektedir. 2014 yılındaki otogaz tüketim
miktarının 26 milyon ton olduğu göz önüne alındığında, otogaz talebinin 2009 yılına
kıyasla %24 ve 2003 yılına kıyasla %61 arttığı anlaşılmaktadır7.
(78) Dünyada en çok otogaz tüketimine sahip olan ülkelere bakıldığında, 2015 yılı itibarıyla
otogaz tüketiminde ikinci sıraya yükselen Türkiye8, aynı zamanda dünyada en çok
otogazlı araç sayısına ve otogaz istasyonuna sahip olan ülke konumundadır. Dünya
çapında otogaz kullanan araç sayısının 2015 yılı itibarıyla 26 milyon olduğu9, Türkiye’nin
ise 4,2 milyon otogazlı araçla dünyada ilk sırada yer aldığı ve dünyadaki otogazlı
araçların %16’sının Türkiye’de olduğu, Türkiye’nin ardından en çok otogazlı araca sahip
ülkelerin sırasıyla Rusya, Polonya, Güney Kore ve Hindistan olduğu belirtilmektedir10.
(79) Bu noktada, dünya çapında otogaz pazarında önemli bir konuma sahip olan Türkiye’nin,
otogazlı araç parkında yıllar itibarıyla yaşadığı gelişmelere de değinilmesi önem arz
etmektedir. Bu bağlamda aşağıdaki grafikte, kullanılan yakıt türüne göre motorlu kara
taşıtı sayılarına yer verilmektedir:
7 World LPG Association, Annual Report 2015,
, s.6, 10, 13.
8 World LPG Association, Annual Report 2015, s.10.
9
10 World LPG Association, Annual Report 2015, s.10.
16-39/659-294
20/47
Grafik 2: Kullanılan Yakıt Türüne Göre Motorlu Kara Taşıtı Sayısı (Milyon Adet)
0
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013
M
ily
on
A
de
t
Kaynak: TÜİK
(80) Yukarıdaki grafikte sunulan veriler incelendiğinde 2014 yılı itibarıyla 18.8 milyon kara
taşıtı bulunduğu; bu rakamın 8.7 milyonunun dizel, 5.7 milyonunun otogazlı, 4.1
milyonunun benzinli araç olduğu görülmektedir. Otogazlı ve benzinli araç sayılarının
yıllara göre değişimi incelendiğinde ise, otogazlı araç sayısının giderek attığı, buna
karşılık benzinli araç sayısının aynı kaldığı gözlemlenmektedir. Bu bağlamda, aşağıda
yer alan grafikte yer verilen verilerden de görülebileceği üzere, araçlarında otogaz
kullanan otomobil kullanıcılarının oranı giderek artmaktadır:
Grafik 3: Kullanılan Yakıt Türüne Göre Motorlu Kara Taşıtlarının Yüzdesel Dağılımı (%)
54,4
30,732,7
46,6
8,0
22,1
0,0
10,0
20,0
30,0
40,0
50,0
60,0
2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014
Benzin (%) Dizel (%) Otogaz (%)
Kaynak: TÜİK
(81) Öte yandan TÜİK verilerine göre otogaz kullanan motorlu kara taşıtları içerisinde
otomobiller çok önemli bir oranı (%97,9) oluşturmaktadır. Bu bağlamda dosya
kapsamında motorlu kara taşıtları kategorisinde otomobillere ilişkin istatistiklere ayrıca
dikkat çekilmesi gerekmektedir.
16-39/659-294
21/47
Grafik 4: Kullanılan Yakıt Türüne Göre Otomobil Sayısı
Kaynak: TÜİK
(82) Grafikteki bilgilere göre 2004 yılında toplamda 5,4 milyon olan toplam otomobil sayısı
2015 yılında 10,5 milyona ulaşmıştır. Aynı yıllar arasında benzinli otomobil sayısında
%27 azalma yaşanırken otogazlı otomobil sayısındaki %438 oranındaki artış dikkat
çekmektedir11. Grafikteki açıklama balonları içerisinde yer verilen ve her bir yıl için önceki
yıla kıyasla otogaz kullanan otomobil sayısında yaşanan yüzdesel büyümeyi gösteren
veriler incelendiğinde, 2006-2008 yılları arasında her yıl %20 oranında bir büyüme
gerçekleşirken 2008 yılından sonra büyüme oranlarının azaldığı ve grafikte yer verilen
dönem itibarıyla yıllık ortalama %17’lik bir büyümenin gerçekleştiği görülmektedir.
Grafik 5: Kullanılan Yakıt Türüne Göre Otomobillerin Yüzdesel Dağılımı (%)
75,2
4,7
14,7
0,0
10,0
20,0
30,0
40,0
50,0
60,0
70,0
80,0
2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013
Kaynak: TÜİK
(83) Grafikte sunulan veriler incelendiğinde toplam otomobil sayısı içerisinde %40’lara ulaşan
otogazlı otomobil sayısının önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Öte yandan, grafikten
görüleceği üzere dizel otomobillerde görülen yüzdesel artış eğiliminin aksine otogazlı
otomobillerin yüzdesel oranının son yıllarda durağan bir seyir izlediği anlaşılmaktadır. Bu
bağlamda, bir önceki grafik ile birlikte ele alındığında önümüzdeki yıllarda da otogazlı
araç sayısının artmaya devam edeceği öngörülmekle birlikte, yüzdesel anlamda
durağanlığın korunmaya devam edeceği söylenebilecektir.
11 Aynı dönemde motorinli otomobil sayısında %390 oranında artış görülmektedir.
%59
%21
%20
%21
%14
%15
%12
%10
%8
%6 %5
0
1
2
3
4
5
2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015
M
ily
on
A
de
t
Benzin Dizel Otogaz
Doğrusal (Benzin) Doğrusal (Dizel) Doğrusal (Otogaz)
16-39/659-294
22/47
(84) Yukarıda ayrıntılı olarak incelenen, otogaz tüketimindeki artış ve otogazlı araç parkındaki
büyüme, LPG piyasasının tüplü LPG’den otogaza evrildiğini göstermektedir. Bu
gelişmedeki en temel etken, gerek fiyatının düşük olması, gerekse benzin ve motorine
göre düşük vergi oranları nedeniyle otogazın önemli bir fiyat avantajına sahip olmasıdır12.
(85) Bu noktada, araçlarında otogaz kullanan tüketicilerin ürün fiyatına duyarlı olup olmadığı
ya da ne ölçüde duyarlı olduğu hususu da önem arz etmektedir. (…..) tarafından sunulan
bilgilere göre LPG piyasasında fiyatın ucuz olması tüketici tercihlerinde oldukça önemli
rol oynamaktadır. Bu kapsamda yapılan çalışmada tüketicilerin %34’ünün öncelikli olarak
markaya göre seçim yaptıkları, %31’inin ise öncelikli olarak fiyata önem verdikleri ortaya
konulmaktadır. Benzer şekilde, çalışmaya göre, %24 oranındaki tüketici, fiyatın yanı sıra
istasyonun uzaklık-yakınlığı, kilometre hesabı gibi faktörleri de dikkate alarak tercih
yapmaktadır. Bu çerçevede fiyata duyarlı tüketici kitlesinin, pazarın %55’ini teşkil ettiği
ifade edilmektedir. (…..) tarafından gönderilen cevabi yazıda da LPG’nin, kullanıcılarına
ikame edilen benzin ürününe nazaran %35-40 oranında maliyet avantajı sağladığı
hususu üzerinde durularak otogaz kullanıcılarının fiyat hassasiyetlerinin yüksek olduğu
belirtilmektedir.
(86) Otogaz kullanan tüketicilerin ürün fiyatına duyarlı olduğu yönündeki bir diğer gösterge de,
Türkiye çapında %1 veya daha az pazar payına sahip olan kimi dağıtım şirketlerinin, bazı
illerde veya bölgelerde önemli sayılabilecek pazar payları elde edebilmeleri, hatta kimi
durumlarda pazar lideri olabilmeleridir. Zira bu durum, tüketicinin marka tanınırlığından
ve/veya ürünün kalitesinden ziyade ürünün fiyatına daha çok duyarlı olduğunu
göstermektedir.
(87) Otogaz pazarındaki fiyat yapısına ilişkin olarak değinilmesi gereken bir diğer husus,
“münferit istasyon” olarak adlandırılan ve yalnızca otogaz satışı yapan istasyonların
piyasadaki konumudur. AYGAZ tarafından gönderilen bilgilerde;
- Otogaz piyasasının oluşmaya başladığı ilk dönemde Ankara ve birkaç ilde akaryakıt
istasyonunda otogaz satışına belediyeler tarafından izin verilmediği için söz konusu
illerde sadece otogaz satışı yapan ve uygulamada "münferit istasyon" olarak
adlandırılan yeni istasyonlar inşa edildiği,
- Market, madeni yağ satışı ve benzeri diğer gelir kaynaklarına sahip olan akaryakıt
bayilerinin aksine münferit otogaz istasyonlarının gelirinin büyük bölümünün otogaz
satışına bağlı olduğu, bu nedenle münferit istasyonların satış hacmine diğer satış
noktalarına nazaran çok daha bağımlı olduğu,
- Ankara'da daha sonra akaryakıt istasyonlarında otogaz satışına izin verilmesi
sonucu istasyon sayısı ve çeşitliliği bakımından otogaz piyasasında oldukça
rekabetçi bir yapının ortaya çıktığı,
- Ankara’nın Türkiye’nin en fazla otogaz tüketilen ili olduğu, 2015 yılında Ankara’da
31 münferit istasyon olduğu, bu istasyonların 14’ünün dağıtıcısının AYGAZ olduğu,
- Akaryakıt istasyonları ve münferit istasyonların sahip olduğu ticari koşulların
çeşitlenmesinin tüketiciye sunulacak rekabetçi tekliflerin de farklılaşmasını ve
istasyonlar arası daha yoğun bir rekabetin oluşmasını sağladığı,
- Geçmiş dönemlerde daha homojen olan AYGAZ’ın dağıtım ağındaki bayi yapısının,
münferit istasyonların sayısındaki artışla birlikte birbirinden farklılaştığı ve böylece
marka içi rekabetin ve perakende fiyat rekabetinin de artmasını sağladığı
ifade edilmektedir. Münferit istasyonlara ilişkin olarak diğer dağıtım şirketleri tarafından
da benzer görüşler dile getirilmektedir.
12 PETDER, 2014 Sektör Raporu, s. 51.
16-39/659-294
23/47
(88) (…..) tarafından gönderilen yazıda, münferit istasyon olarak adlandırılan istasyonların
piyasanın rekabetçi yapısına olumlu katkı sağladığı, bu olumlu etkinin söz konusu
münferit istasyonların tek işinin otogaz satışı olmasından kaynaklandığı, ayrıca bu
istasyonlardaki tüm pompaların otogaz için kullanılması nedeniyle müşteri
memnuniyetine de olumlu katkıları olduğu, belirtilen bu nedenlerle fiyatların oluşumu ve
piyasadaki rekabette tüketici lehine fiyat oluşumlarına katkı sağlandığı ifade edilmektedir.
(89) (…..) tarafından gönderilen yazıda, münferit istasyonların piyasadaki rekabetçi yapıya
olumlu etkilerinin olduğu, zira tek ürün üzerinde odaklanan bu istasyonların otogazın
müşteriye ulaştırılmasına daha çok özen gösterdiği ve fiyatlama politikasını yaptıkları
satış miktarına göre belirledikleri ifade edilmektedir.
(90) (…..) tarafından gönderilen yazıda, münferit istasyonların işletilmesine ilişkin sınırlı bir
tecrübeye sahip olunmakla birlikte, genel anlamda bu tür istasyonların piyasadaki
rekabetçi etkiyi artırdıklarının değerlendirildiği belirtilmektedir.
(91) Güçlü bir alternatif yakıt olarak ortaya çıkan otogazın, Türkiye pazarında bu kadar
yaygınlaşmasında ve büyümesinde kuşkusuz diğer faktörlerin de etkili olduğu
değerlendirilmektedir. Bu etkenler; yaygın istasyon ağının varlığı (2015 yılı itibarıyla
10.577 otogaz istasyonu), otogaz dönüşüm noktalarının yaygın ve güvenilir olması,
otogaz dönüşümünün amorti süresinin kısa olması ve kapalı otopark yasağının yakın
zamanda da olsa kalkması olarak sıralanabilir.
(92) Otogaz pazarında yaşanan bu büyümenin ne kadar sürdürülebilir olduğu hususunda,
Türkiye’de 1.000 kişi başına düşen binek araç sayısının diğer ülke ortalamalarıyla
kıyaslanarak bir çıkarımda bulunulabileceği değerlendirilmektedir. 2015 yılı itibarıyla
bakıldığında, bin kişiye Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 925, Batı Avrupa’da 613,
Japonya’da 545, İran’da 210, Türkiye’de 183 ve Çin’de 102 binek araç düştüğü
görülmektedir. Bu çerçevede, gelişmekte olan bir ekonomi olarak Türkiye’nin, kişi başına
düşen binek araç oranını artırma potansiyelinin olduğu ve buna bağlı olarak da gerek
otogaz tüketiminde gerekse otogazlı araç parkında yaşanan büyümenin devam edeceği
değerlendirilmektedir.
(93) Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ışığında, hacim olarak otogaz satışının
diğer yakıtlar arasında da önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. Aşağıdaki grafikte
otomotiv yakıtlarının metreküp cinsinden yıllar itibarıyla satış rakamlarına yer
verilmektedir:
Grafik 6: Otomotiv Yakıtları Tüketimi (Milyon m3)
13,5 13,2 11,9 11,5 13,0 13,6
14,2
2,7 3,4 4,0 5,0
4,5 5,1
5,83,3 3,0 2,9 2,8
2,6
2,5
2,53,6 3,8 4,1 4,4
4,7
4,8
4,923,1 23,4 22,9
23,7 24,8
26,0
27,4
0
5
10
15
20
25
30
2007 2008 2009 2010 2011 2012 2013
Kaynak: PETDER, 2014 Sektör Raporu, s.51
16-39/659-294
24/47
(94) Grafikte yer verilen bilgilerden de anlaşılabileceği üzere, 2007 yılından bu yana otomotiv
yakıtları tüketimi yaklaşık %24 büyürken otogaz tüketimi %41,6 oranında büyümüştür.
Bununla birlikte benzin tüketiminin aynı dönemde %21 oranında küçüldüğü
görülmektedir. Sonuç olarak 2007 yılında benzer düzeylerde olan benzin ve otogaz
tüketiminin 2015 yılında otogaz lehine oldukça değiştiği grafikte yer alan bilgilerden
anlaşılmaktadır.
(95) Otomotiv yakıt tüketimi içerisinde motorinin payı pek değişken olmamakla beraber,
benzin tüketiminin toplam tüketime oranının yıllar itibarıyla azaldığı dikkat çeken hususlar
arasındadır. 2007’de yaklaşık %14,2 olan benzinin payı 2014 yılında %9,9’lara kadar
gerilemiştir.
(96) Sunulan veriler içerisinde otogaz tüketimi ele alındığında, 2011 yılında otogaz tüketim
oranının %18,5’lere kadar ulaştığı, 2014 yılı itibarıyla ise toplam otomotiv yakıtı satışları
içerisinde %17,8’lik bir yer tuttuğu görülmektedir. Bu kapsamda otogaz tüketim oranının,
otogazlı kara taşıtlarının toplam kara taşıtlarına oranına benzer bir artış gösterdiği
gözlemlenmektedir. Yıllar itibarıyla akaryakıt ve LPG pazarlarındaki dağıtım lisansı ve
istasyon sayıları incelendiğinde, otogaz pazarında faaliyet gösteren oyuncu sayısının
giderek arttığı görülmektedir. EPDK internet sitesinden elde edilen verilere göre
hâlihazırda LPG piyasasında dağıtıcı lisansı bulunan 86 teşebbüs, bayilik lisansı bulunan
10.585 teşebbüs bulunmaktadır13. Öte yandan EPDK’nın 2015 Yılı LPG Piyasası Sektör
Raporu incelendiğinde, bu teşebbüslerden yalnızca 14’ünün %1 pazar payı oranının
üzerinde bulunduğu ve bu teşebbüslerin toplamda %87,65 oranında pazar payına sahip
oldukları anlaşılmaktadır.
(97) Pazarda dağıtım seviyesinde faaliyet gösteren çeşitli teşebbüslerin otogaz satışları
bakımından sahip oldukları pazar paylarına ve pazardaki yoğunlaşma oranını gösteren
ölçütlerden biri olan HHI seviyesine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 4: Otogaz Pazarında Teşebbüslerin 2010-2015 Yıllarındaki Pazar Payları ve HHI Seviyesi
Teşebbüs Pazar Payı (%)
2010 2011 2012 2013 2014 2015
Aygaz 23,22 22,85 23,03 24,27 24,24 25,11
OMV 15,29 14,90 14,69 15,57 15,42 13,85
Shell-Turcas 11,17 11,15 11,33 12,30 12,15 11,88
Milangaz 6,18 7,50 8,12 8,68 8,63 8,28
İLK 4 TOPLAM 55,86 56,4 57,17 60,82 60,44 59,12
İpragaz14 8,90 6,76 7,09 7,13 7,12 7,33
BP Gaz 6,32 6,02 6,14 6,22 6,26 5,91
Total15 4,79 4,46 4,18 4,22 4,21 4,15
Akpet 3,91 4,11 3,55 3,35 3,81 3,51
Aytemiz 0,30 1,74 2,46 2,72 2,71 2,85
Güvenal 2,80 2,53 2,33 2,24 2,22 2,95
İLK 10 TOPLAM 82,88 82,02 82,92 86,70 86,77 85,82
HHI Seviyesi 1101,22 1052,85 1070,00 1189,06 1181,84 1167,05
Kaynak: EPDK’nın 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 yılları LPG Sektör Raporları.
13 Hâlihazırda 12.907 adet akaryakıt bayilik lisansı sahibi bulunmaktadır. Bu bakımdan otogaz bayilik
lisansı sahibi sayısının akaryakıt bayilik lisansı sahiplerinin sayısına oldukça yaklaştığı görülmektedir. Söz
konusu bilgiler EPDK internet sitesinden elde edilmiştir (Son erişim tarihi: 14.06.2016).
14 İpragaz Grubu, İPRAGAZ ve İPRAGAZ tarafından kontrol edilen YILDIRIM ve BİZİMGAZ’dan
oluşmaktadır.
15 Kurul’un 14.01.2016 tarihli ve 16-02/28-7 sayılı kararıyla Total’in otogaz faaliyetlerinin Demirören
Grubu’na devrine izin verilmiştir.
16-39/659-294
25/47
(98) Tablo 4’te gösterilen sektöre ilişkin pazar payları ve HHI düzeyleri incelendiğinde yıllar
itibarıyla önemli bir değişiklik olmadığı görülmektedir. Sektörün rekabetçi yapısına ilişkin
olarak EPDK’nın 2014 yılı LPG Sektör Raporu’nda, tüplü gaz ve dökme gaz piyasalarının
daralan piyasa özelliklerine vurgu yapılarak, bu sektörlerdeki HHI seviyelerinin yüksek
görüntüsü bu faktöre bağlanmakta, öte yandan otogaz piyasasının rekabetçi seviyesinin
kabul edilebilir düzeyde olduğu belirtilmektedir16.
(99) Yapılan yerinde incelemede elde edilen belgelerin, Ankara ve Konya illerindeki
istasyonlar ilişkin olduğu göz önüne alındığında, bu illerdeki pazar yapısına ilişkin ilave
bilgiler verilmesinin de yararlı olacağı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede ilk olarak, söz
konusu illerdeki otogaz tüketim miktarına ve bunun Türkiye toplam otogaz tüketimi
içerisindeki oranına aşağıdaki grafikte yer verilmektedir:
Grafik 7: En Çok Otogaz Tüketimine Sahip Beş İlin Toplam Türkiye Otogaz Tüketimindeki Payı (%)
12,62 12,75 12,53 12,52 12,23 12,08
11,41 10,45 10,12 9,68 9,4
8,57
6,47 6,27 6,11 5,87 5,68 5,69
3,88 3,93 3,91 3,91 3,95 4,04
3,86 3,76 3,72 3,72 3,65 3,66
0
2
4
6
8
10
12
14
2010 2011 2012 2013 2014 2015
Ankara İstanbul İzmir Konya Antalya
Kaynak: EPDK’nın 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 yılları LPG Sektör Raporları.
(100) Grafik incelendiğinde 2015 yılında toplam tüketimin 34,04’ünün bahse konu ilk beş ilde
gerçekleştiği görülmektedir. Öte yandan, İstanbul’un otogaz tüketiminin nüfuslarındaki
önemli farklılığa rağmen Ankara’ya nazaran oldukça düşük kaldığı görülmektedir.
Türkiye’deki payları itibarıyla söz konusu beş ilden üçünün düşme eğiliminde olduğu
gözlemlenirken, ikisinin sabit kaldığı anlaşılmaktadır.
(101) İllere göre LPG’li araç sayısı bakımından TÜİK verileri incelendiğinde, 2013 yılında
Ankara’nın 516.913 otogazlı araç sayısı ile en çok otogazlı araç barındıran il olduğu
görülmektedir17. Bu rakam aynı yıl Türkiye’deki toplam LPG’li kara taşıtı sayısının
%13,13’üne tekabül etmektedir. Verilere göre 2013 yılında İstanbul’da 309.52818
(%7,86), İzmir’de 250.72619 (%6,38), Konya’da 165.19020 (%4,19) ve Antalya’da
146.98621 (%3,73) otogazlı araç bulunmaktadır.
16 EPDK 2014 Yılı Sektör Raporu s. 38.
17 TÜİK, Seçilmiş Göstergelerle Ankara 2013, s.132.
18 TÜİK, Seçilmiş Göstergelerle İstanbul 2013, s.146.
19 TÜİK, Seçilmiş Göstergelerle İzmir 2013, s.138.
20 TÜİK, Seçilmiş Göstergelerle Konya 2013, s.142.
21 TÜİK, Seçilmiş Göstergelerle Antalya 2013, s.135.
16-39/659-294
26/47
(102) Aynı il içerisinde incelendiğinde ise, 2013 yılında, Ankara’da otogazlı araç sayısı
Ankara’daki toplam araç sayısının %34,24’üne tekabül etmektedir. Bu oran Konya’da
%28,43; İzmir’de %22,73; Antalya’da %17,63 ve İstanbul’da %9,58 olarak
hesaplanmaktadır. En çok otogaz tüketimine sahip 5 ildeki otogazlı kara taşıtlarının ildeki
toplam kara taşıtı sayısına oranı incelendiğinde, Türkiye’de otogaz kullanan motorlu
taşıtlarının toplam motorlu taşıtlara oranı 2013 yılında %22,1 iken; Ankara, Konya ve
İzmir’de aynı yıl bu oranın üzerinde bir oran yakalanmıştır. Araç sayısı itibarıyla
değerlendirildiğinde bu şehirlerde otogaz pazarının büyüdüğü değerlendirilmektedir.
Aşağıda Ankara’da faaliyet gösteren dağıtıcıların 2010-2015 yılları arasındaki pazar
payları sunulmaktadır:
Tablo 5: ANKARA’da Faaliyet Gösteren Dağıtıcıların Pazar Payları (2010-2015)
Teşebbüs Pazar Payı (%) 2010 2011 2012 2013 2014 2015
Aygaz 20,08 24,41 26,28 27,21 27,31 31,07
Shell-Turcas 15,05 14,31 16,50 18,21 17,54 16,01
OMV 16,30 15,23 15,18 14,84 15,51 13,79
Milangaz 20,52 20,05 17,01 16,27 14,43 13,13
İLK 4 TOPLAM 71,95 74,00 74,97 76,53 74,79 74,00
BP Gaz 5,34 4,43 4,81 6,26 5,99 5,17
Akpet 3,02 3,13 2,97 3,13 3,58 3,37
Güvenal 3,07 3,03 2,47 2,76 2,68 2,77
Total 2,60 2,46 2,45 2,06 2,51 2,85
Habaş 2,15 2,13 1,87 1,88 2,07 2,18
İpragaz 3,61 2,84 2,77 2,47 1,77 2,26
İLK 10 TOPLAM 91,74 92,02 92,31 95,09 93,39 92,60
HHI Seviyesi 1387,94 1491,83 1537,89 1627,40 1571,87 1647,97
Kaynak: EPDK’nın 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 yılları LPG Sektör Raporları.
(103) Ankara’da faaliyet gösteren ilk on dağıtıcının pazar payları toplamında bir düşüş
görülmekle beraber, 2015 yılında HHI seviyesi artmıştır. Bunun nedeni olarak AYGAZ’ın
2015 yılında pazar payını artırması gösterilebilir. Öte yandan %5’in üzerinde paya sahip
şirketlerinin tamamının pazar payı 2015 yılında düşme eğilimindedir. Ayrıca otogaz
dağıtım pazarında Ankara özelindeki CR4 ve HHI düzeyleri Tablo 6’da verilen Türkiye
geneli verilerine nazaran kayda değer ölçüde yüksektir.
Tablo 6: KONYA’da Faaliyet Gösteren Dağıtıcıların Pazar Payları (2010-2015)
Teşebbüs Pazar Payı (%) 2010 2011 2012 2013 2014 2015
Aygaz 21,85 22,30 21,48 23,30 23,21 23,98
İpragaz 13,10 11,25 10,78 10,06 12,27 15,06
OMV 10,23 8,60 8,22 8,54 8,86 8,51
Shell-Turcas 9,81 10,46 9,46 9,41 8,56 8,43
İLK 4 TOPLAM 54,99 52,61 49,94 51,31 52,90 55,98
Akpet 5,46 5,16 5,01 4,90 4,34 4,13
BP 7,68 8,79 9,09 7,85 7,74 6,71
Gazmer 9,71 8,25 7,95 5,68 5,85 2,77
Kongaz 3,35 3,39 3,27 3,06 2,76 2,66
Aytemiz 0,33 2,19 3,31 5,72 5,20 5,85
Güvenal 3,44 3,42 4,07 4,87 4,62 4,97
İLK 10 TOPLAM 84,96 83,81 82,64 83,39 83,41 83,07
HHI Seviyesi 1056,16 1007,16 943,80 989,27 1009,99 1081,10
Kaynak: EPDK’nın 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015 yılları LPG Sektör Raporları.
(104) Tablo 6’da verilen Konya iline ait pazar payı verileri incelendiğinde, yıllar itibarıyla pazar
paylarının çok değişken olmadığı, HHI ve CR4 verilerinin Türkiye ortalamasının altında
seyrettiği gözlemlenmektedir.
16-39/659-294
27/47
I.6.2. Soruşturma Kapsamındaki İhlal iddiaları
(105) Dosya kapsamında yerinde incelemelerde elde edilen belgeler ışığında ortaya çıkan,
AYGAZ22 tarafından otogaz bayilerinin yeniden satış fiyatının belirlenip belirlenmediğine
ilişkin iddialar; a) Mogaz ve Aygaz markalı istasyonların pompa satış fiyatları arasındaki
farkın belirlendiği iddiası, b) Aygaz markalı istasyonların pompa fiyatlarının belirlendiği
iddiası olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. Bu çerçevede, dosya kapsamında yer alan
bilgi ve belgelere göre soruşturma konusuna ilişkin ihlal iddialarının değerlendirilmesine
aşağıda yer verilmektedir.
I.6.2.1. MOGAZ ve AYGAZ İstasyonlarının Pompa Satış Fiyatları Arasındaki Farkın
Belirlendiği İddiası
(106) Önaraştırma sürecinde yapılan incelemelerde bu iddiaya ilişkin olarak elde edilen Belge-
1’de;
“… Aygaz markası ile fiyat farkının minimize edilmesi, bölgedeki rekabet durumunda
ise en fazla 0,10 kuruş fiyat farkı yaratmasına müsaade edileceği konusunda
anlaşılmıştır. …”
ifadesi yer almaktadır. Söz konusu belge incelendiğinde, Mogaz markası altında faaliyet
gösteren TMZ ile yakın bölgede Aygaz markası altında faaliyet gösteren ERKAYALAR’ın
fiyatları arasında en fazla on kuruş fark oluşturabileceği konusunda anlaşıldığı izlenimi
oluşmaktadır.
(107) Soruşturma sürecinde AYGAZ tarafından yapılan savunmalarda TMZ, ERYILDIZ ve
BULGAZ isimli istasyonlarda satış riskinin AYGAZ’da olduğu acente benzeri bir sistemin
bulunduğu, yaygınlaştırılmayan söz konusu sistemin marka içi ya da markalar arası
rekabeti kısıtlayıcı bir amacının, etkisinin, ya da kısıtlama potansiyelinin bulunmadığı ileri
sürülmektedir.
(108) Bu kapsamda, önaraştırma ve soruşturma süreçlerinde Mogaz ve Aygaz markalı
istasyonların pompa fiyatları arasındaki farkın belirlendiği iddiasına ilişkin mezkûr belge
dışında herhangi bir bulguya ulaşılamaması da dikkate alınarak söz konusu savunmalar,
TMZ özelinde bu başlıkta incelenmektedir.
I.6.2.1.1. TMZ’nin Acente Benzeri Statüsü ve Sözleşmelerinin Değerlendirilmesi
(109) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 102. maddesine göre acente; “ticari mümessil, ticari
vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip
olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak
ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına
yapmayı meslek edinen kimse” olarak tanımlanmıştır. Acente; işletmeye bağlı bir hukuki
konuma sahip olmaması ve çalışma şartları, şekli ile süresini kendisinin belirleyebilmesi
nedeniyle ticaret hukukunda bağımsız tacir yardımcısı olarak nitelendirilmektedir.
22 AYGAZ ve MOGAZ aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer aldığından kararda AYGAZ ifadesi, MOGAZ’ı
da kapsayacak şekilde kullanılmıştır.
16-39/659-294
28/47
(110) Rekabet hukukunda acente kavramına Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’da (Kılavuz) yer
verilmiştir. Kılavuz’da, acente ile müvekkil arasındaki ilişkide 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen faktörün; acentenin, müvekkili
tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almaması olduğu
belirtilmiştir. Buna göre acente, müvekkili adına yapmış olduğu ya da aracılık ettiği
sözleşmeden dolayı herhangi bir mali veya ticari risk almamışsa, müvekkili hesabına
aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelerle ilişkin olarak acenteye getirilen sınırlamalar
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışında tutulacak ve acentenin bu faaliyeti
müvekkilin faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirilecektir. Müvekkil teşebbüs mali
ve ticari riskleri taşımasının karşılığında, acentenin bu alandaki ekonomik faaliyetlerini
belirleyebilme hakkını elde edecektir. Aksi halde ise, acente tüm risklere kendisi
katlanacağından yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü sağlayabilmesi için acentenin
kendi pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi gerekmektedir. Böyle bir durumda,
söz konusu sözleşme 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebilecek ve 2002/2
sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) kapsamında
değerlendirmeye tabi tutulabilecektir.
(111) Kılavuz’a göre; riskin kimde olduğunun tespitinde, teşebbüsler arasındaki hukuki ilişkinin
ve tarafların faaliyet gösterdiği pazarın ekonomik durumunun dikkate alınması
gerekmektedir. Kılavuz’da, acentenin bağımsız bir teşebbüs olarak kabul edilmesi ve
müvekkil ile acente arasındaki ilişkiye 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin
uygulanabilmesi için acentenin üstlenmesi gereken risk ve maliyetler -tahdidi olmamak
üzere- sayılmıştır. Söz konusu yükümlülükler şunlardır:
- Taşıma masrafları da dâhil olmak üzere mal veya hizmetlerin alım veya satımına
ilişkin masraflara acentenin katkıda bulunması,
- Acentenin satış artırma faaliyetlerine doğrudan veya dolaylı olarak katkıda
bulunmaya zorunlu tutulması,
- Stokta tutulan sözleşme konusu malların finansmanı ya da kayıp malların maliyeti
gibi riskleri acentenin taşıması ve satılmayan ürünleri acentenin müvekkile iade
edememesi,
- Acentenin satış sonrası hizmet, tamir veya garanti hizmeti vermekle yükümlü
tutulması,
- Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından gerekli
olabilecek ve sadece bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar yapmak zorunda
bırakılması,
- Satılan ürünün sebep olduğu zararlardan dolayı üçüncü kişilere karşı acentenin
sorumlu olması,
- Müşterilerin sözleşmenin şartlarını yerine getirmemesinden dolayı, acentenin,
komisyonunu alamamasının dışında başka bir sorumluluk taşıması.
(112) Kurul, almış olduğu birçok kararda yukarıda yer verilen örneklere göre acentenin
üstlenmiş olduğu riski tanımlamış ve acente ile müvekkil arasındaki ilişkide 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağını belirlemiştir23.
23 Rekabet Kurulunun 05.08.2010 tarihli ve 10-52/1056-390 sayılı, 17.06.2010 tarihli ve 10-44/774-256
sayılı, 04.12.2008 tarihli ve 08-69/1121-437 sayılı, 26.01.2006 tarihli ve 06-04/59-17 sayılı, 29.12.2005
tarihli ve 05-88/1221-353 sayılı, 08.07.2005 tarihli ve 05-44/634-166 sayılı, 15.07.2004 tarihli ve 04-47/614-
151 sayılı kararları.
16-39/659-294
29/47
(113) Önaraştırma aşamasında yapılan yerinde incelemede elde edilen belgelerden Belge-1-5,
3, 4, 2, 10, 11, 9’da; Aygaz markalı ERYILDIZ ile Mogaz markalı TMZ ve BULGAZ’ın
yeniden satış fiyatının belirlendiği şüphesi doğurabilecek yazışmalar bulunmaktadır.
Dolayısıyla söz konusu bayiler ile AYGAZ-MOGAZ arasındaki ilişkinin, yukarıda
bahsedilen rekabet hukukundaki acente kavramı ışığında değerlendirilmesi
gerekmektedir.
(114) Belge-1’deki ifadelerde adı geçen TMZ ile MOGAZ arasındaki ilişkiye bakıldığında,
tarafların 01.02.2011 ve 07.10.2013 tarihli olmak üzere iki farklı bayilik sözleşmesi
imzaladıkları ve bu sözleşmelere ek olarak çeşitli protokoller akdettikleri görülmektedir.
Taraflar arasındaki 01.02.2011 tarihli Bayilik Sözleşmesi’nin 28. maddesi şu şekildedir:
“(…..TİCARİ SIR.....)."
(115) Taraflar arasında aynı tarihte imzalanan "Kar Paylaşımı ve Ödeme Şartları
Protokolü"nün “Kar Paylaşımı” başlıklı 1. maddesinde toplam dağıtım marjının (…..)
ABD Doları/ton olarak belirlendiği ve bayi kar marjının da %(…..) oranında olacak şekilde
(…..) ABD Doları/ton olarak tespit edildiği görülmektedir. Aynı maddede MOGAZ
tarafından toplam dağıtım marjının piyasa şartlarına göre değiştirilebileceği, ancak her
halükarda bayinin dağıtım marjı oranının yüzdesel olarak aynen muhafaza edileceği
belirtilmiştir.
(116) Bu çerçevede, toplam marj içinde %(…..) paya sahip olan bayi TMZ nihai satış fiyatını
belirlerken kendi payından feragat ederek indirim yapabileceği gibi, indirime bayi ile
birlikte MOGAZ'ın katılması da mümkün olabilmektedir. İndirime MOGAZ'ın da katılması
durumunda bayinin kar marjı oranı değişmezken toplam marj yeniden hesaplanmaktadır.
(117) Bu nedenle 01.02.2011-06.10.2013 tarihleri arasında yürürlükte olan söz konusu bayilik
sözleşmesi ve protokoller kapsamında bayi TMZ mali ve ticari risk altındadır. Dolayısıyla
TMZ ile AYGAZ arasında söz konusu tarihler arasında acentelik ilişkisinin bulunmadığı
ve sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği
kanaatine ulaşılmıştır.
(118) 07.10.2013 tarihinde ise TMZ ile MOGAZ arasında yeni bir Bayilik Sözleşmesi’nin ve ek
protokollerin imzalandığı görülmektedir. Önceki sözleşmenin feshedilerek yeni bir
sözleşme yapılmasının gerekçesi AYGAZ tarafından, bayinin yoğun rekabetçi yapı
nedeniyle satışlarında yüksek hacim yakalayamaması ve satış riskinden bağımsız olarak
faaliyetlerini sürdürmek istemesiyle açıklanmaktadır. Yeni sözleşme ve protokollerin
önceki ilişkide akdedilenlerden farkı kar paylaşımı konusunda ortaya çıkmaktadır.
(119) 07.10.2013 tarihli Protokol'ün "Kar Paylaşımı" başlıklı 3. maddesi kapsamında Otogaz
Bayilik Sözleşmesi süresince bayi kar payı adı altında AYGAZ tarafından bayiye KDV
hariç ancak tüm vergi ve giderler dâhil olmak üzere aylık (…..) TL ödenmesi taahhüt
edilmiştir. Bunun karşılığında bayi, Protokol'ün "Ödeme ve Opsiyonu" başlıklı 4. maddesi
uyarınca (…..) taahhüt etmiştir. Dolayısıyla 07.10.2013-30.06.2015 tarihleri arasında
yürürlükte olan söz konusu bayilik sözleşmesi ve protokoller kapsamında bayi TMZ mali
ve ticari risk altında olmaması nedeniyle TMZ ile AYGAZ arasında söz konusu tarihler
arasında acentelik ilişkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
(120) Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, 07.10.2013-30.06.2015 tarihleri
arasındaki dönemde AYGAZ ile TMZ arasında acentelik ilişkisi bulunmakla birlikte,
Belge-1’in 21.12.2012 tarihine ait bir e-posta olduğu görülmektedir. Bu bağlamda söz
konusu belgenin, taraflar arasındaki acentelik ilişkisi başlamadan önceki döneme ait
olduğu ve dolayısıyla bu dönemde TMZ ile ERKAYALAR tarafından uygulanan pompa
satış fiyatlarının incelenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
16-39/659-294
30/47
I.6.2.1.2. Mogaz ve Aygaz İstasyonlarındaki Pompa Fiyatlarının İncelenmesi
(121) Dosya kapsamında Mogaz ve Aygaz markalı otogaz istasyonlarından bilgi isteme
yazılarına cevaben gönderilen pompa satış fiyatı bilgileri çeşitli örneklemler alınmak
suretiyle karşılaştırılmıştır. Bu çerçevede ERKAYALAR (OPET-AYGAZ bayisi) ve TMZ
(MOGAZ Bayisi) tarafından gönderilen fiyat bilgilerinin karşılaştırılmasına aşağıdaki
grafikte yer verilmektedir:
Grafik 8: ERKAYALAR (OPET-AYGAZ) – TMZ (MOGAZ) Fiyat Farkı (TL)
(122) Yukarıda yer alan grafik incelendiğinde, acentelik dönemi öncesinde TMZ ile
ERKAYALAR’ın pompa satış fiyatlarının büyük çoğunlukla 10 Kuruşun altında seyrettiği
görülmektedir. Öte yandan TMZ’nin acente konumuna geçtiği dönemde oluşan fiyat
farklarının genellikle daha yüksek olabildiği, bir başka deyişle TMZ ile ERKAYALAR
arasındaki farkın 10 Kuruşun üzerinde tutunabildiği gözlenmektedir.
(123) Belge-1 ile bağlantılı olarak soruşturma kapsamında, Ankara ve Konya illerinde faaliyet
gösteren Mogaz markalı otogaz istasyonlarından fiyat bilgileri talep edilmiştir. Dosya
kapsamında elde edilen fiyat bilgilerinden, AYGAZ’ın Mogaz markalı istasyonlarından BC
Petrol Ticaret Ltd. Şti.’nin (BC PETROL) 25.08.2014 tarihinde; Hakkar Akaryakıt Nakliye
Turizm Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin (HAKKAR PETROL) 21.08.2014
tarihinde; Özbek Otogaz Petrol Ürünleri ve Nak. San. Tic. Ltd. Şti. (ÖZBEK PETROL) ve
Esentepe Petrol Ürn. ve Dön. Sis. Taş. Otom. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin
(ESENTEPE PETROL) 07.09.2015 tarihinde; Günel Petrol ve Kimya Ürn. İnş. Gıd. Tic.
Nak. Otom. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin (GÜNEL PETROL) 17.03.2015 tarihinde; Kadem
Akaryakıt’ın 18.03.2014 tarihinde; Avcan Pa Pet. Çay İşl. Gıd. Mad. San ve Tic. Ltd.
Şti.’nin (AVCAN-PA) iki farklı istasyonunun 03.02.2014 tarihinde Mogaz bayisi olarak
faaliyet göstermeye başladığı anlaşılmaktadır.
(124) Bu çerçevede Ankara ve Konya illerinde faaliyet gösteren Mogaz markalı otogaz
istasyonlarının 2014 veya 2015 yılı içerisinde Mogaz bayisi olmaları nedeniyle, bu dönem
öncesine ilişkin pompa satış fiyatlarının olmadığı görülmektedir. Belge-1’in 2012 yılına ait
olduğu göz önüne alındığında, adı geçen Mogaz markalı istasyonlara ilişkin fiyat
bilgilerinin Aygaz markalı istasyonların fiyat bilgileriyle kıyaslanmasının, iddia olunan
ihlale ilişkin çıkarımda bulunmaya elverişli olmadığı değerlendirilmektedir.
(125) Bununla birlikte, Ankara Mevlana Bulvarı (Konya Yolu) üzerinde yer alan ve halihazırda
faaliyette bulunmayan GRUP OTO’nun (Mogaz) 2012 ile 2013 yıllarındaki pompa satış
fiyatlarına ulaşılmış olup, bu istasyonun yanında bulunan UZALTAŞ’ın (AYGAZ) pompa
satış fiyatlarıyla kıyaslandığı grafiğe aşağıda yer verilmektedir:
16-39/659-294
31/47
Grafik 9: UZALTAŞ (AYGAZ) – GRUP OTO (MOGAZ) Fiyat Farkı (TL)
(126) Yukarıda yer alan grafikteki bilgiler incelendiğinde, bahse konu otogaz istasyonları
arasındaki fiyat farklarının da büyük çoğunlukla 10 Kuruşun altında olduğu görülmektedir.
GRUP OTO’nun faaliyetlerine son vermesinin ardından aynı istasyonda faaliyet
göstermeye başlayan ALANYA PETROL (Mogaz) ile UZALTAŞ (Aygaz) arasındaki fiyat
farklılıklarına ise aşağıdaki grafikte yer verilmektedir:
Grafik 10: UZALTAŞ (AYGAZ) - ALANYA PETROL (MOGAZ) Fiyat Farkı (TL)
(127) Yukarıda yer alan grafikteki bilgiler incelendiğinde, bahse konu otogaz istasyonları
arasındaki fiyat farklarının da genellikle 10 Kuruşun altında olduğu görülmektedir. Öte
yandan, yukarıda ifade edildiği üzere, Belge-1’in ait olduğu tarih ile teşebbüsler
tarafından gönderilen ve Grafik 10’da yer alan bilgilerin tarih aralığı arasında yaklaşık 2
yıl bulunması nedeniyle, bahse konu fiyat bilgilerinin iddia olunan ihlale ilişkin çıkarımda
bulunmaya uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
I.6.2.1.3. İhlal İddiasının Değerlendirilmesi
(128) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “mal veya hizmetlerin
alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut
satım şartlarının tespit edilmesi” yasaklanmış olup YSFB uygulaması da söz konusu
hükümde yasaklanan eylemler arasındadır.
16-39/659-294
32/47
(129) Rekabeti kısıtlayıcı dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin
uygulanmasından grup olarak muaf tutulmasının koşullarını belirleyen 2002/2 sayılı
Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar” başlıklı 4.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde alıcının kendi satış fiyatını belirleme
serbestisinin engellenmesinin anlaşmayı Tebliğ ile sağlanan grup muafiyetinin kapsamı
dışına çıkaracağı belirtilmiştir. Bununla birlikte, anılan Tebliğ’de “… taraflardan herhangi
birinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi
koşuluyla, sağlayıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya satış fiyatını tavsiye etmesi
mümkündür.” denilmektedir.
(130) Kılavuz’un 17. paragrafına göre, alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi
yasak olmakla birlikte, sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla
sağlayıcının, alıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya alıcıya satış fiyatını tavsiye
etmesi mümkündür. Alıcıya bildirilen azami veya tavsiye nitelikteki satış fiyatlarının asgari
veya sabit fiyata dönüşmemesi için, söz konusu fiyatların azami veya tavsiye niteliğinde
olduğunun yayımlanan fiyat listelerinde ya da ürünün üzerinde açıkça belirtilmesi
gerekmektedir.
(131) Kılavuz’un 18. paragrafında ise YSFB uygulamasının doğrudan yapılabileceği gibi dolaylı
olarak da gerçekleştirilebileceği ifade edilmektedir. Sağlayıcı teşebbüsler akdetmiş
oldukları dikey anlaşmalara açık hüküm koymak suretiyle alıcının satış fiyatını doğrudan
belirleyebileceği gibi, aynı ihlali değişik uygulamalar vasıtasıyla dolaylı yollarla da
gerçekleştirebilir. Kılavuz’un 18. paragrafında; alıcının kâr marjının belirlenmesi, tavsiye
fiyat niteliğinde ilan edilmiş bir fiyat seviyesinden alıcının uygulayabileceği indirim
oranının en üst seviyesinin belirlenmesi, alıcıya tavsiye edilen fiyatlara uyduğu oranda
kendisine ilave indirimler uygulanması ya da bu fiyatlara uymaması durumunda
teslimatların geciktirilmesi, askıya alınması veya anlaşmanın sona erdirilmesi şeklinde
alıcının tehdit edilmesi ya da fiilen bu tür cezai yaptırımların uygulanması durumları
YSFB’nin dolaylı olarak uygulanmasına örnek olarak sayılmıştır. YSFB’nin dolaylı yoldan
belirlenmesi uygulamaları da Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca
anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır.
(132) Kılavuz’un 19. paragrafına göre, YSFB uygulamasına yönelik doğrudan veya dolaylı
yöntemler, alıcıların uyguladığı fiyatların sağlayıcı tarafından izlenebildiği ve kontrol
edebildiği durumlarda daha etkili olacaktır. Örneğin, standart fiyat listelerinden farklı
fiyatlardan satış yapan alıcıları rapor etme konusunda tüm alıcılara getirilecek bir
yükümlülük sağlayıcının pazarda uygulanan fiyatları kontrol etmesini önemli ölçüde
kolaylaştıracaktır.
(133) Mogaz ve Aygaz markalı istasyonların pompa fiyatları arasındaki farkın belirlendiği
iddiasına ilişkin olarak Belge-1’de geçen ifadeler, AYGAZ’ın TMZ’nin satış fiyatına bir
müdahalede bulunmuş olabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte AYGAZ
tarafından pazarda Mogaz ve Aygaz markalı istasyonların pompa fiyatları arasındaki
farkın belirlendiğine, bu amaçla bayilerin yeniden satış fiyatlarına müdahale edildiğine
yönelik başkaca bir bilgi, belge ya da bulguya ulaşılamamıştır. Bu amaçla AYGAZ
tarafından başvurulan herhangi bir doğrudan ya da dolaylı yöntem ortaya konulamadığı
gibi hem TMZ hem de diğer tüm bayileri bakımından AYGAZ’ın uygulanmasını istediği
fiyatlardan sapan bayilerinin tespitine yönelik herhangi bir mekanizma kurduğuna, fiyata
uyan bayilerini teşvik ettiğine, uymayan bayilerini zorladığına, baskı ve yaptırım
uyguladığına yönelik herhangi bir delil ya da bulgu dosya kapsamında mevcut değildir.
16-39/659-294
33/47
(134) Oysa çok sayıda bayinin faaliyet gösterdiği, fiyatların son derece kısa aralıklarla değiştiği
ve rekabetçi özellikler gösteren bir pazarda, bayilerinin yeniden satış fiyatlarını ya da
bayilerinin fiyatları arasındaki farkı belirlemek amacıyla hareket eden bir sağlayıcının
uygulamayı hayata geçirmek adına ciddi kontrol, baskı, yaptırım/ceza mekanizmalarını
işletmiş olması beklenebilecektir. Dolayısıyla salt Belge-1’den hareket edilerek,
AYGAZ’ın pazarda Aygaz ve Mogaz markalı istasyonların pompa satış fiyatları
arasındaki farkı belirlediği sonucuna ulaşılamamaktadır. Belge-1 çerçevesinde AYGAZ’ın
TMZ’nin satış fiyatlarına müdahale ettiği kabul edilse dahi, bu müdahalenin tek bir
istasyona yönelik, münferit, sistematiklikten uzak olduğu kanaatine varılmaktadır.
(135) AYGAZ’ın TMZ’nin satış fiyatlarına müdahale ettiği varsayımı altında ise bu müdahalenin
ne ölçüde rekabeti kısıtlayıcı olabileceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. AYGAZ
bünyesinde, Ankara’da 2012 yılında 60 Aygaz, 18 Mogaz markalı olmak üzere toplam 78
istasyon bulunduğu, 2013 yılında ise 66 Aygaz, 19 Mogaz markalı olmak üzere toplam
85 istasyon bulunduğu görülmektedir. Dolayısıyla ilgili pazarın Ankara ili olarak
belirlendiği varsayımı altında dahi, yalnızca bir istasyona ilişkin bu münferit olası
müdahalenin, piyasada hissedilir rekabet karşıtı etkiler ortaya çıkarması mümkün
görünmemektedir.
(136) AYGAZ’ın Ankara ilindeki satış hacmine bakıldığında, 2012 yılında Aygaz markası
altında (…..) ton, Mogaz markası altında (…..) ton olmak üzere toplamda (…..) ton; 2013
yılında ise Aygaz markası altında (…..) ton, Mogaz markası altında (…..) ton olmak üzere
toplamda (…..) ton satış yapıldığı görülmektedir. TMZ’nin satış hacminin ise 2012 yılında
(…..) ton, 2013 yılında (…..) ton olarak gerçekleştiği ve AYGAZ’ın Ankara ilindeki 2012
yılındaki toplam satışlarının %(…..)’sını, 2013 yılındaki toplam satışlarının %(…..)’ini
teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, ilgili pazarın Ankara ili olarak belirlendiği
varsayımı altında dahi, mezkûr belgede geçen uygulamanın piyasadaki rekabet karşıtı
etkilerinin hissedilir düzeyde olamayacağı değerlendirilmektedir.
(137) YSFB’ye ilişkin Kurul kararlarında24 üzerinde durulan hususlardan biri, sistematik bir
uygulamanın bulunup bulunmadığıdır. Zira YSFB uygulamasının en önemli negatif etkisi
olarak gösterilen ürün fiyatlarının yükselmesi için, nihai satış noktalarının belli bir
kısmında uygulanması, bir başka ifadeyle nihai satış noktalarına yönelik görece
sistematik bir uygulamanın varlığı gerekmektedir. Aksi halde, satış hacmi yüksek
olmayan tek bir satış noktasının yeniden satış fiyatı belirlenerek fiyatların yükseltilmesi
mümkün olamayacaktır. Bu çerçevede, yukarıda da belirtildiği üzere bayiler arasındaki
fiyat farkının tespit edildiği sonucuna ulaşmaya yetecek deliller bulunmadığı gibi, Belge-
1’in işaret edebileceği TMZ’nin satış fiyatlarına olası müdahalenin yalnızca tek bir
istasyona yönelik olduğu görülmektedir. Dolayısıyla hem pazarda AYGAZ tarafından
Mogaz ve Aygaz markalı istasyonların pompa satış fiyatları arasındaki farkın belirlendiği
sonucuna ulaşılamamakta hem de AYGAZ’ın sadece TMZ’nin satış fiyatlarına olası
müdahalesiyle otogaz fiyatlarını yükseltme niyetiyle hareket etmiş olamayacağı ve tek bir
istasyona yönelik bu olası müdahalenin Aygaz ya da Mogaz markalı otogaz fiyatlarını
etkilemekten uzak olduğu kanaatine varılmaktadır.
(138) YSFB’ye ilişkin Kurul kararlarında25, pazarın rekabetçi yapısı ve yaşam evresi (büyüyen
bir pazar olup olmadığı) üzerinde de durulduğu görülmektedir. Bu bağlamda, EPDK
sektör raporlarında otogaz pazarının rekabetçi yapısına vurgu yapıldığı ifade edilmelidir.
Öte yandan, dosya kapsamında sektör katılımcılarıyla yapılan görüşmelerden, otogaz
pazarındaki fiyat rekabetinin akaryakıt piyasasına göre daha yoğun olduğu
anlaşılmaktadır.
24 04.07.2007 tarih, 07-56/669-232 sayılı 3M kararı.
25 24.08.2006 tarih, 06-59/773-226 sayılı Kütaş Teekanne; 23.09.2010 tarihli ve 10-60/1251-469 sayılı
Yatsan kararı.
16-39/659-294
34/47
(139) Belge-1’in Ankara ilindeki bir istasyona ilişkin olduğu göz önüne alınarak Ankara ili
özelinde bakıldığında, son yıllarda istikrarlı bir biçimde en çok otogaz tüketimine ve en
çok otogazlı araç sayısına sahip olan Ankara ilinde, yalnızca otogaz satışı yapan
münferit istasyonların fiyat rekabetine yaptığı katkının da etkisiyle, piyasanın tarihsel
olarak rekabetçi bir gelişim gösterdiği anlaşılmaktadır. Nitekim önceki tarihli Kurul
kararlarında da26, Ankara otogaz piyasasında fiyat rekabetinin yoğun olarak yaşandığının
tespit edildiği görülmektedir.
(140) Yukarıda ifade edildiği üzere, YSFB’ye ilişkin Kurul kararlarında değinilen pazarın yaşam
evresi hususunda, olgunluk evresinde olan bir pazarda marka içi rekabetin
kısıtlanmasının daha fazla olumsuz etkilere yol açacağının, dinamik ve büyüyen bir
pazarda ise dikey rekabet kısıtlamalarının olumsuz etkilerinin önemli ölçüde azalacağının
kabul edildiği görülmektedir. LPG ve otogaz pazarlarının yapısına ilişkin
değerlendirmelerin yer aldığı bölümde ayrıntılı olarak incelendiği üzere, son 10 yıllık
dönemde otogaz piyasasının istikrarlı bir şekilde büyüdüğü, bu duruma koşut olarak
otogazlı araç sayısında da önemli artışların yaşandığı görülmektedir.
(141) Daha önce yapılan açıklamalarla birlikte, otogaz pazarının dinamik ve büyüyen bir yapıya
sahip olduğu, aynı zamanda otogaz pazarındaki fiyat rekabetinin akaryakıt piyasasına
göre daha yoğun olduğu hususları göz önüne alındığında, AYGAZ’ın TMZ’nin satış
fiyatlarına olası müdahalesinin piyasadaki rekabeti etkilemesi güç görünmektedir.
(142) Açıklamalar çerçevesinde AYGAZ’ın Aygaz ve Mogaz markalı bayilerin pompa fiyatları
arasındaki farkı belirlediği, bu suretle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir
rekabet ihlali gerçekleştirdiği sonucuna ulaşmak için yeterli bilgi, belge ve bulgunun
mevcut olmadığı kanaatine varılmaktadır.
I.6.2.2. AYGAZ İstasyonlarının Pompa Fiyatlarının AYGAZ Tarafından Belirlendiği
İddiası
(143) Önaraştırma ve soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde AYGAZ’ın, otogaz
bayilerinin yeniden satış fiyatını belirlediği iddiası bulunmaktadır. Bu kapsamda
önaraştırma ve soruşturma döneminde yerinde incelemeler yapılmıştır.
(144) BULGAZ’a ilişkin olarak AYGAZ yetkilileri arasında yapılan ve yukarıda ayrıntılı olarak
aktarılan yazışmalarda öne çıkan ifadelere aşağıda yer verilmektedir:
- “04.09.2012 tarihli fiyat değişikliğinde Bulgaz Petrol’de pompa fiyatımızı 2,06
TL/lt’den 2,22 TL/lt’ye yükselttik. ….” (Tarih: 05.09.2012, Belge-2)
- “(…..) bey, 06.11.2012 tarihli fiyat değişikliğinde Bulgaz Petrol’de pompa fiyatımızı
2,48 TL/lt’den 2,55 TL/lt’ye yükselt” (Tarih: 19.11.2012 Belge-3-4)
- “(…..) bey, 06.11.2012 tarihinde yapılan fiyat değişikliğinde Bulgaz Petrol’de pompa
satış fiyatımız 0,07 TL/lt artırılarak 2,55 TL/lt olmuştur…” (Tarih: 20.11.2012, Belge-
3)
- “(…..) bey, Ankara/Ostim kiralık istasyonumuz Bulgaz firması yakınında bulunan
mlgz firmasına endeksli fiyatlar baz alınarak rekabette tutunabilmek adına fiyat
uygulaması yapıyoruz. Bu sabah mlgz firmasının ostim bölgesindeki kendi kiralık
istasyonlarında uyguladığı 6 kr daha indirimli 2,49 fiyat sebebi ile yarın sabah
Bulgaz istasyonumuzda bizde fiyatımızı 2,49’a çekmeyi planlıyoruz.” (Tarih:
22.11.2012, Belge-5)
26 14.10.2010 tarih, 10-65/1374-512 sayılı Eskişehir Oto LPG kararı.
16-39/659-294
35/47
(145) (…..) yetkilisi tarafından ifade edilen hususlar ise şu şekildedir:
- “BULGAZ olarak istasyon maliki ile yapılan kira sözleşmesi ve MOGAZ ile yapılan
bayilik sözleşmesi kapsamında faaliyet gösteriyoruz. Satış fiyatımızı MOGAZ’ın
bize verdiği fiyattan belirliyoruz. Ürünün bize geliş fiyatı aynı zamanda bizim satış
fiyatımız oluyor ve yapılan sözleşme uyarınca ‘bayi kar payı’ bize kalan tutarı
oluşturuyor.
- 05.11.2012’de satış fiyatımız 2,48 TL, 06.11.2012’de 2,55 TL olmuştur.
22.11.2012’de ise 2,55 TL olan satış fiyatı, 23.11.2012’de 2,49 TL’ye düşmüştür.
04.09.2012’de ise satış fiyatı 2,06 TL’den 2,22 TL’ye çıkmıştır.”
(146) Bu çerçevede yerinde incelemelerde bulunan belgelerde belirtilen fiyat bilgileri ile
BULGAZ tarafından ifade edilen hususlar karşılaştırıldığında, pompa satış fiyatlarının e-
postalarda yer alan fiyatlarla birebir örtüştüğü görülmektedir. Söz konusu tarihlerde
MOGAZ’ın yayımladığı tavan fiyatları incelendiğinde ise 04.09.2012 ve 05.09.2012
tarihleri ile 22.11.2012 ve 23.11.2012 tarihlerinde bir değişim olmadığı, 06.11.2012
tarihinde ise tavan fiyatın 2,82 TL/lt’den 2,88 TL/lt’ye çıktığı görülmektedir.
(147) ERYILDIZ’a ilişkin olarak AYGAZ yetkilileri arasında yapılan ve yukarıda ayrıntılı olarak
aktarılan yazışmalarda öne çıkan ifadelere aşağıda yer verilmektedir:
- “… 04.01.2013 tarihinde yapılan fiyat değişikliğinde Elmadağ’da bulunan Eryıldız
Petrol’de 2,45 TL/lt olan pompa fiyatımız 2,29 TL/lt olarak değiştirilmiştir…” (Tarih
07.01.2013 Belge-10-11)
- “(…..) Bey, Eryıldız Petrol’de 11.01.2013 tarihinde yapmış olduğumuz fiyat
değişikliğinde, pompa satış fiyatımızı 2,29 TL den 2,24 TL ye düşürmüş
bulunmaktayız…” (Tarih 01.02.2013 Belge-9)
(148) Ankara’daki diğer AYGAZ istasyonlarına ilişkin olarak AYGAZ yetkilileri arasında yapılan
ve yukarıda ayrıntılı olarak aktarılan yazışmalarda öne çıkan ifadelere aşağıda yer
verilmektedir:
- “(…..) bey, Ankara müstakil istasyonumuz Grup Otogaz firmasının fiyatına 0,03
TL/lt indirim uygulanarak 2,54 TL/lt pompa fiyatı olmak üzere ayarlanması
konusunda yardımlarınızı rica ederiz.“ (Tarih: 27.11.2012 Belge-6)
- “… (…..) Bey, Ankara Siteler bolgesinde munferit istasyonumuz Ozcan Petrol ve
Opet/Aygaz istasyonumuz Serifoglu Petrol firmalarının bugün itibari ile fiyatlari 2,39
tl ye indirilmiş olup konuyu, Bilgi ve görüşlerinize sunarız. …” (Tarih: 01.02.2013
Belge-7,8)
(149) Yerinde incelemede Konya’daki AYGAZ istasyonlarına ilişkin olarak elde edilen, AYGAZ
yetkilileri arasında yapılan ve yukarıda ayrıntılı olarak aktarılan yazışmalarda öne çıkan
ifadelere aşağıda yer verilmektedir:
- “(…..) Bey, Konya ilinde fiyat yapısının değişmesi sebebi ile aşağıda belirtilen
merkez bayiler de pompa satış fiyatının 2,72.- olarak (Eltetik Petrol 2,66.-)
ayarlanması konusunda yardımlarınızı rica ederiz.…” (Tarih 22.01.2013 Belge-15)
- “(…..) Bey, Konya bayilerimizden Baysel Petrol (1549079) ve Poçan Petrol
(1542285) firma satış fiyatlarının, çevre fiyatların yükselmesi sebebi ile 2,72 ye
tanımlanması hususunu, Bilgi ve görüşlerinize sunarız.”; “Baysel Petrol ve Poçan
Petrol’ün fiyatlarınında 2,72 TL/Lt olarak değiştirilmiştir. Bu bayilerimizin alış
fiyatlarının bu duruma göre ayarlanmasını bilgi ve görüşlerinize sunarız (Tarih 04-
05.02.2013 Belge-12)
16-39/659-294
36/47
- “… (…..) Bey, Konya merkez fiyatlarının 2,72 ye oturması sebebi ile Konya / Ilgın
ilçesi de bu durumdan etkilenmiştir. Mevcut durumda tavan satış fiyatımızdan
yapılan 3 krş indirimle 2,77 satmaktayız. Rakiplerinde fiyatlarını 2,70-2,74 lere
düşürmesine istinaden Ilgın ilçesinde bulunan ilgili 4 bayimizde ilave 5 krş indirim
yapılarak fiyatın 2,72’ye çekilmesi hususunu, Bilgi ve görüşlerinize sunarız.”; “…
bayilerimize uyguladığımız 3 Krş.luk indirimin 8 Krş’a çıkarılarak (pompa satış fiyatı
2,72 TL/Lt) ayarlanmasını bilgi ve görüşlerinize sunarız” (Tarih 04-05.02.2013
Belge-13,14)
(150) Yukarıda aktarılan ifadeler incelendiğinde, genel olarak AYGAZ yetkililerince otogaz bayi
fiyatlarına ilişkin bilgi alışverişinde bulunulduğu, mezkur bayi fiyatlarının değiştirilmesine
yönelik planların paylaşıldığı, yapılan yazışmalar sonucunda bayi otogaz satış fiyatlarının
belirlendiği ve yazışmalara uygun biçimde uygulandığı yönünde bir anlaşma olasılığını
işaret eden ifadeler dikkat çekmektedir. Bir diğer ifade ile yazışmalar sonucunda
AYGAZ’ın bayi otogaz satış fiyatlarını tespit ettiğine yönelik emareler bulunmaktadır.
Bununla birlikte, bu hususa ilişkin olarak AYGAZ’ın savunmalarında, otogaz bayilerinin
pompa satış fiyatlarını belirlemekte serbest oldukları; diğer yandan bayiler tarafından
pompa satış fiyatlarında bir indirim yapılması halinde marj paylaşım sistemi gereğince
yapılan indirimlere AYGAZ’ın da katkıda bulunabilme ihtimali nedeniyle, bayilerin
AYGAZ’a ulaşıp indirim konusunda görüş ve yardım istedikleri ifade edilmektedir. Marj
paylaşım sistemi hakkında değerlendirmelere geçmeden önce AYGAZ’ın bazı belgeler
özelindeki açıklamaları ele alınacaktır.
(151) Belgeler özelinde AYGAZ tarafından özetle; BULGAZ ile bayinin talebi üzerine acentelik
benzeri bir ticari ilişkin kurulduğu, benzer şekilde ERYILDIZ ile de acentelik içeren bir
ticari ilişkiye geçildiği, Ankara’daki diğer bayilere ilişkin belgelerdeki hususların rekabetçi
yapı içinde fiyat indirmek isteyen bayinin davranışına marj paylaşımı içinde verilen
destekten ibaret olduğu belirtilmiştir. Konya’daki bayilere ilişkin belgelerde ise bayilerin
fiyat artırma taleplerinin olduğu; bununla birlikte Konya’daki tüm dağıtıcı firmaların
bayilerinin fiyat artırma talebinin bulunduğu ve bu döneme ilişkin olarak Rekabet
Kurumunun yürüttüğü önaraştırma sonucunda 09.05.2013 tarihli ve 13-27/362-166 sayılı
karar ile soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına karar verildiği ifade edilmiştir.
(152) Bu çerçevede, bahse konu ihlal iddiaları üç temel başlık altında ele alınacaktır. Bu
kapsamda BULGAZ ve ERYILDIZ’ın acentelik statüsü ile Ankara’daki AYGAZ
istasyonlarına ilişkin ve Konya’daki AYGAZ istasyonlarına ilişkin değerlendirmelere
aşağıda yer verilmektedir.
I.6.2.2.1. BULGAZ ve ERYILDIZ’ın Acente Benzeri Statüsü ve Sözleşmelerinin
Değerlendirilmesi
(153) Kılavuz’da, müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak
acenteye getirilen sınırlamaların genellikle Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadıkları
ve prensip olarak muafiyet rejiminin de konusunu oluşturmadıkları ifade edilmektedir. Bu
kapsamda belirleyici faktör, acentenin müvekkil tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili
olarak ticari veya mali bir risk alıp almadığıdır. Acentenin mali veya ticari bir risk
taşımaması durumunda faaliyetlerinin müvekkil teşebbüsün faaliyetlerinin bir parçası
olarak değerlendirileceği, aksi halde, yani acentenin risk üstlenmesi durumunda, kendi
yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü sağlayabilmesi için pazarlama stratejisini
özgürce belirleyebilmesi gerektiği ve bu durumda, söz konusu sözleşmelerin Kanun’un 4.
maddesi kapsamına girebileceği ifade edilmektedir.
16-39/659-294
37/47
(154) Yukarıda yer verilen belgelerdeki ifadelerde adı geçen BULGAZ ile AYGAZ arasındaki
ilişkiye bakıldığında, tarafların 31.05.2011 ve 20.05.2014 tarihli olmak üzere iki farklı
bayilik sözleşmesi imzaladıkları ve bu sözleşmelere ek olarak çeşitli protokoller
akdettikleri görülmektedir. Taraflar arasındaki 31.05.2011 tarihli Bayilik Sözleşmesi’nin
28. maddesi aşağıdaki gibidir:
“Kanun ihdas edilen, Kurumca Azami Tavan Satış Fiyatlarının belirlendiği durumlar
haricinde, Otogaz (LPG) için önerilen ve ilgili kuruma bildirilen Tavan Satış Fiyatı,
MOGAZ'ın tamimlerle BAYİ'ye önermek suretiyle bildirdiği fiyattır. Önerilen tavan satış
fiyatının uygulanmasından BAYİ sorumludur. BAYİ, MOGAZ tarafından önerilen satış
fiyatını baz alarak belirlenecek Toplam Dağıtım Marjının (tarafların, ürünün satışından
elde edilecek ve yapacakları protokol ile oransal olarak paylaşacakları toplam dağıtım
marjı) tespitinde ve piyasa şartlarına göre değiştirilmesinde MOGAZ'ın tam yetkili
olduğunu kabul ettiğini, Otogaz (LPG)'ye gelecek her türlü fiyat artışları (vergilerin
artması da dahil) BAYİ'ye önerilen fiyata aynen yansıtılacağını kabul eder.”
(155) Taraflar arasında aynı tarihte imzalanan Kar Paylaşımı ve Ödeme Şartları Protokolü’nün
“Kar Paylaşımı” başlıklı 1. maddesinde AYGAZ’ın bayiye, otogaz bayilik sözleşmesi
süresince, bayi kar payı adı altında aylık sabit olarak, KDV hariç ancak tüm vergi ve
giderler dahil olarak (…..) TL ödeyeceği belirlenmiştir.
(156) Taraflar arasındaki 20.05.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi de 31.05.2011 tarihli Bayilik
Sözleşmesi ile aynı hükümler içermekte olup, 20.05.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi’ne ek
olarak aynı tarihte imzalanan Protokol’ün “Kar Paylaşımı” başlıklı 3. maddesinde
AYGAZ’ın bayiye, otogaz bayilik sözleşmesi süresince, bayi kar payı adı altında aylık
sabit olarak, KDV hariç ancak tüm vergi ve giderler dahil olarak (…..) TL ödeyeceği
belirlenmiştir. 01.08.2015 tarihinde imzalanan Ek Protokol’de ise AYGAZ’ın bayiye KDV
hariç ancak tüm vergi ve giderler dahil olarak imza tarihinden itibaren aylık (…..) TL
ödeyeceği ve ilaveten KDV hariç (…..) TL/ton olan toplam dağıtım marjından %(…..)
oranında ödeyeceği kararlaştırılmıştır.
(157) Bu çerçevede, BULGAZ ile AYGAZ arasında akdedilen söz konusu sözleşmenin ve
protokollerin bayiyi mali ve ticari risk altına sokmaması ve bayinin bağımsız bir teşebbüs
olarak hareket etmesini engellemesi nedeniyle BULGAZ ile AYGAZ arasında 31.05.2011
tarihinden itibaren acentelik ilişkisinin bulunduğu görülmektedir.
(158) Yukarıda yer verilen ifadelerde adı geçen ERYILDIZ ile AYGAZ arasındaki ilişkiye
bakıldığında, tarafların 26.01.2012 ve 02.04.2015 tarihli olmak üzere iki farklı bayilik
sözleşmesi imzaladıkları ve bu sözleşmelere ek olarak çeşitli protokoller akdettikleri
görülmektedir. ERYILDIZ ile AYGAZ arasındaki ticari ilişkinin, sözleşme kapsamından
ziyade, bazı zamanlarda pratik uygulama kapsamında acente benzeri özellikler taşıdığı
AYGAZ tarafından ifade edilmektedir.
16-39/659-294
38/47
(159) Taraflar arasındaki bayilik ilişkisi 26.01.2012 tarihinde imzalanan Bayilik Sözleşmesi ile
başlamış olup, aynı tarihte aktedilen Kar Paylaşımı ve Ödeme Şartları Protokolü’nün
“Sözleşme Bedeli Ödemesi” başlıklı 3. maddesinde, MOGAZ’ın, otogaz bayilik
sözleşmesinin beş yıllık süresinin tamamını kapsamak üzere bayiye KDV hariç (…..) TL
tutarında sözleşme bedeli ödeyeceği kararlaştırılmıştır. 02.04.2015 tarihinde ise
ERYILDIZ ile AYGAZ yeni bir bayilik sözleşmesi imzalayarak 26.01.2012 tarihli Bayilik
Sözleşmesi ile Kar Paylaşımı ve Ödeme Şartları Protokolü’nü feshetmişlerdir.
02.04.2015 tarihli Bayilik Sözleşmesi’ne ilaveten akdedilen aynı tarihli Ek Protokol’ün
“Ticari Şartlar” başlıklı 2. maddesine göre 01.07.2017 tarihinden itibaren azami toplam
kar marjının (…..) TL/ton olarak belirlendiği ve bayi kar marjının da %(…..) oranında
olacak şekilde kabul edildiği görülmektedir. Aynı maddeye göre 01.07.2017 tarihine
kadar ise daha önce kararlaştırılan sistem devam edecek ve AYGAZ, bayiye kar marjı
adı altında herhangi bir ödemede bulunmayacaktır.
(160) Taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmeleri ve Protokoller uyarınca, 26.01.2012 ve
30.07.2017 tarihleri arasındaki dönem için AYGAZ’ın bayi ERYILDIZ’a ödeyeceği
miktarın sabit olduğu görülmekte olup, bayinin herhangi bir ticari bağımsızlığı yoktur.
Dolayısıyla ERYILDIZ ile AYGAZ arasında 26.01.2012 tarihinden itibaren acentelik
ilişkisinin bulunduğu görülmektedir.
(161) Ortaya konan bu çerçevede BULGAZ’a ilişkin belgelerin 04.09.2011 tarihinden;
ERYILDIZ’a ilişkin belgelerin ise 07.01.2013 tarihinden itibaren başlayan dönemi
kapsaması; bununla birlikte mezkur dönemde her iki bayinin AYGAZ ile acentelik
ilişkisinin bulunması nedeniyle, AYGAZ-BULGAZ ve AYGAZ-ERYILDIZ arasındaki
ilişkide AYGAZ’ın söz konusu bayilerin pompa fiyatını belirlemesi 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında değildir. Bu nedenle BULGAZ ve ERYILDIZ’a ilişkin belgeler
özelinde 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal ihtimali bulunmamaktadır.
I.6.2.2.2. Ankara’daki AYGAZ İstasyonlarına İlişkin Değerlendirme
(162) Yukarıda Ankara’daki AYGAZ bayilerine ilişkin aktarılan yerinde inceleme bulgularındaki
ifadeler ve yapılan savunmalar ile sektörde yapılan görüşmelerde elde edilen bilgi ve
açıklamalar çerçevesinde öncelikle marj paylaşım sisteminin 4054 sayılı Kanun
kapsamında ayrıntılı olarak ele alınması; bu şekilde iddia konusu eylemlerin bir dikey
fiyat tespiti uygulaması olup olmadığı konusunda ayrıntılı bir değerlendirme yapılması
gerekmektedir. Nitekim, yukarıda ortaya konan belgelerde AYGAZ yetkililerince otogaz
bayi fiyatlarına ilişkin bilgi alışverişinde bulunulduğu, mezkur bayi fiyatlarının
değiştirilmesine yönelik planların paylaşıldığı, yapılan yazışmalar sonucunda bayi otogaz
satış fiyatlarının belirlendiği ve yazışmalara uygun biçimde uygulandığı yönünde bir
anlaşma olasılığına işaret eden ifadeler dikkat çekmektedir. Bir diğer deyişle yazışmalar
sonucunda AYGAZ’ın bayi otogaz satış fiyatlarını tespit ettiğine yönelik bir uygulamanın
var olduğu ve sürdürüldüğüne yönelik emareler bulunmaktadır. Bununla birlikte AYGAZ
tarafından bu yazışmaların, bayiler tarafından pompa satış fiyatlarında bir indirim
yapılması halinde marj paylaşım sistemi gereğince yapılan indirimlere AYGAZ’ın da
katkıda bulunabilmesine ve bu çerçevede fiyat faturasının güncellenebilmesine ilişkin
olduğu savunulmaktadır.
(163) Bu noktada öncelikle Türkiye’deki LPG faaliyetlerinin tarihsel ve hukuki gelişimi ele
alınacak, ardından otogaz piyasasında fiyat oluşumu ile mezkur marj paylaşım sistemi
irdelenecektir. Nihai olarak da bu sistem 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
ele alınacaktır.
(164) Türkiye’de LPG faaliyetleri ve bu faaliyetlere ilişkin gerçek ve tüzel kişilerin hak ve
yükümlülükleri 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu (LPG
Piyasası Kanunu) çerçevesinde düzenlenmektedir.
16-39/659-294
39/47
(165) Fiyat oluşumu LPG Piyasası Kanunu’nun 10. maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre
LPG alım satımında fiyatlar, erişilebilir dünya serbest piyasa koşullarına göre oluşmakta;
rafineriler ve dağıtıcılar, lisansları kapsamında yaptıkları piyasa faaliyetlerine ilişkin
fiyatları, erişilebilir dünya serbest piyasalarındaki fiyat oluşumunu dikkate alarak, tavan
fiyatlar olarak Kuruma bildirmektedirler. Yürürlükte olan mevzuatın yanında otogaz
piyasasının tarihsel sürecini ele almak yerinde olacaktır.
(166) Petrol piyasasında fiyatların oluşumu tarihsel olarak üç dönemde incelenebilmektedir:
- Fiyatların kamu şirketleri tarafından belirlendiği 1998 yılı öncesi dönem.
- 1998 yılında, Bakanlar Kurulunun 98/10745 sayılı “Ham Petrol ve Petrol Ürünlerinin
Alım, Satım, Fiyatlandırma Esasları ile Akaryakıt Fiyat İstikrar Fonu'nun İşleyişi
Hakkında Kararı”27 çerçevesinde getirilen Otomatik Fiyat Mekanizması (OFM)
dönemi.
- OFM’nin 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu
(5015 sayılı Kanun) ile terk edilmesi ile başlayan dönem.
(167) 1998 yılı öncesinde, kamu kontrolündeki dönemde bir fiyat rekabeti bulunmamakta,
fiyatlar devlet tarafından belirlenmektedir. OFM’nin uygulandığı dönem boyunca ise
dağıtım şirketleri ve bayilerin kar marjları maktu ve sabit bir orana sabitlenmiş; Petrol
İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM) tarafından açıklanan tavan fiyat aynı zamanda satış fiyatı
olarak kullanılmıştır. Bir diğer ifade ile petrol ürünlerinin fiyatları ne kadar değişirse
değişsin, dağıtım firmasının ve bayinin elde edeceği kâr, dolar cinsinden maktu olarak
sabit kalmaktadır. OFM’nin terkedildiği 2005 sonrası dönemde ise 5015 sayılı Kanun’un
“Fiyat Oluşumu” başlıklı 10. maddesinde, rafinerici ve dağıtıcı lisansı kapsamında
yapılan piyasa faaliyetlerine ilişkin fiyatların, en yakın erişilebilir dünya serbest piyasa
fiyat oluşumu dikkate alınarak, lisans sahipleri tarafından hazırlanan tavan fiyatlar olarak
EPDK’ya bildirileceği öngörülmüştür. Aynı düzenleme LPG Piyasası Kanunu ile LPG
piyasasında da kabul edilmiştir (m.10).
(168) LPG piyasasında fiyatların oluşumunda referans olması açısından Sonatrach (Cezayir)
fiyatları takip edilmektedir. Bu fiyata toptancı marjı28, gelir payı29, dağıtıcı ve bayi marjı
toplamı ile toplam vergi (ÖTV-KDV) eklenilerek tavan fiyatına ulaşılmaktadır. Bu yönüyle,
fiyatların oluşumunda; piyasadaki oyuncu sayısının fazlalığı, talebin artan yapısı ve
ithalat imkânlarının genişliği, yerel düzeyde faaliyet gösteren teşebbüslerin varlığı,
münferit olarak LPG satan istasyonlar gibi talep ve arz yönlü unsurların yanı sıra vergiler
ve nakliye maliyetlerinin önemli bir yer tuttuğu görülmektedir.
(169) EPDK 2016 yılı Mart ayı Petrol ve LPG Piyasası Fiyatlandırma Raporu’nda yer alan,
İstanbul Avrupa yakasında faaliyet gösteren en yüksek hacimli ilk sekiz firmaya ait
ortalama fiyat oluşumu tablosu aşağıda sunulmaktadır:
27 14.03.1998 tarihli, 23286 sayılı Resmi Gazete
28 Rafinerici veya dağıtıcılar tarafından ürün fiyatına eklenen marjdır.
29 Ulusal petrol stoğunun tamamlayıcı kısmının tutulabilmesi için tüketici fiyatlarına ilave edilen rakamlardır.
Benzin türleri ve motorin türleri için 0,0034 TL/Lt olarak belirlenmiştir.
16-39/659-294
40/47
Tablo 7: Yurt İçi Otogaz Fiyat Oluşumu (TL/Lt)
Dönem Ürün Ürün Fiyatı
Toptancı
Marjı
Gelir
Payı
Dağıtıcı ve
Bayi Marjı
Toplamı
Toplam
Vergi
Toplam
Fiyat
Mart LPG Otogaz 0,44 0,7 0,0034 0,61 1,25 2,37
Şubat LPG Otogaz 0,44 0,7 0,0034 0,61 1,25 2,37
Ocak LPG Otogaz 0,54 0,7 0,0034 0,60 1,26 2,47
Aralık LPG Otogaz 0,61 0,5 0,0032 0,59 1,27 2,52
Kasım LPG Otogaz 0,58 0,6 0,0032 0,58 1,27 2,49
Ekim LPG Otogaz 0,58 0,7 0,0032 0,58 1,27 2,50
Eylül LPG Otogaz 0,47 0,6 0,0032 0,58 1,25 2,36
Ağustos LPG Otogaz 0,48 0,5 0,0032 0,57 1,25 2,35
Temmuz LPG Otogaz 0,51 0,5 0,0032 0,56 1,25 2,37
Haziran LPG Otogaz 0,53 0,5 0,0032 0,56 1,25 2,39
Mayıs LPG Otogaz 0,60 0,6 0,0032 0,55 1,26 2,47
Nisan LPG Otogaz 0,62 0,5 0,0032 0,54 1,26 2,47
Kaynak: EPDK Mart ayı Petrol ve LPG Piyasası Fiyatlandırma Raporu, s.12.
(170) Bu noktada, dağıtıcı ve bayi marjı toplamına değinmek yerinde olacaktır. AYGAZ ve
diğer bazı teşebbüslerden istenilen bilgiler çerçevesinde, perakende düzeyde fiyatların
oluşumunda genellikle “Toplam Dağıtım Marjı”nın (TDM) paylaşılması yönteminin
kullanıldığı anlaşılmaktadır. TDM’nin belirlenmesinde üç farklı yöntem
kullanılabilmektedir.
- Bunlardan birincisi her il için belirlenen azami tavsiye satış fiyatından rafineri satış
fiyatı (RSF), Nakliye, ÖTV ve KDV düşüldükten sonra belirlenen TDM’nin oransal
olarak bayi ve dağıtım şirketi arasında paylaştırılması olarak özetlenebilecek
standart yöntem’dir.
- Bir diğer yöntem olan pompa-rafineri farkı yönteminde, tavan fiyattan RSF
düşülmekte ve paylaşım bu rakam üzerinden yapılmaktadır.
- Son olarak Tüpraş Plus yönteminde ise, TÜPRAŞ’ın ilgili il için kabul edilecek
RSF’sinin üzerine konulan oransal veya maktu marj ile dağıtıcı satış fiyatı olarak
düşünülen rakama ulaşılmaktadır.
(171) Aşağıdaki tabloda, yukarıda açıklanan çalışma modellerine göre AYGAZ’ın sahip olduğu
bayi sayılarına yer verilmektedir. Tablo incelendiğinde, AYGAZ tarafından otogaz
bayileriyle yapılan anlaşmalarda en çok tercih edilen çalışma modelinin “marj paylaşım”
sistemi olduğu açıkça görülmektedir.
Tablo 8: AYGAZ’ın Farklı Çalışma Modellerine Göre Bayi Sayıları
2011 2012 2013 2014 2015
ANKARA (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Marj Paylaşım Sistemi (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Pompa - Rafineri Farkı (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tüpraş Plus (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
KONYA (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Marj Paylaşım Sistemi (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Pompa - Rafineri Farkı (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tüpraş Plus (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: AYGAZ tarafından gönderilen cevabi yazı.
16-39/659-294
41/47
(172) Öte yandan, özellikle ilk iki yöntemde tavan fiyatlar marj paylaşımına esas alındığından,
belirlenen TDM’ler üzerinden uygulanan oranlar tarafların gerçek kar marjlarını
yansıtmayabilmektedir. Nitekim otogaz sektöründe tavan fiyatların çok altında satışlar da
yapılabilmektedir. Bu kapsamda yapılan indirimler, protokoller çerçevesinde bayi
tarafından yapılmış olabileceği gibi dağıtım şirketiyle ortaklaşa da yapılabilmektedir. Bu
çerçevede, AYGAZ ile bayileri arasındaki ilişkiye göre kar marjı dağılım oranları ve
oluşan fiyatlara yönelik bayi ve AYGAZ tarafından yapılan indirimlere ilişkin verilen
örnekler ise şu şekildedir:
Tablo 9: LPG Satış Fiyatı Unsurları (TL/Lt)
Fiyat unsuru
Bayi-AYGAZ’ın ortak
yaptıkları indirim (akaryakıt
dağ. firması ile söz. olan)
Bayi-AYGAZ’ın ortak yaptıkları
indirim (akaryakıt dağ. firması ile
söz. olmayan)
Rafineri çıkış fiyatı 0,94 0,94 0,94 0,94
ÖTV 0,88 0,88 0,88 0,88
Nakliye 0,11 0,11 0,11 0,11
Kar marjı
Bayi marjı 0,17 0,08 0,28 0,21
Akaryakıt
firması marjı 0,12 0,06 - -
AYGAZ marjı 0,14 0,06 0,15 0,11
KDV 0,43 0,38 0,43 0,41
Pompa fiyatı 2,80 2,52 2,80 2,66
(173) Yukarıda yer alan örnek bayilik ilişkilerinin ilkinde oluşan marjın %(…..)’ı bayi, %(…..)’i
akaryakıt dağıtım firması ve %(…..)’si AYGAZ‘a ait olmak üzere bölünmektedir. İkinci
örnekte ise akaryakıt dağıtım firmasına herhangi bir ödeme yapılmamakta, marjın
%(…..)’i bayide, %(…..)’i ise AYGAZ’da kalmaktadır. Bu iki örnekte, bayi ve AYGAZ marj
içerisindeki payları oranında katıldıkları indirimler uygulanmaktadır. Aşağıdaki tabloda ise
indirime bayinin ve AYGAZ’ın katkıda bulunduğu örnek bulunmaktadır.
Tablo 10: LPG Satış Fiyatı Unsurları (TL/Lt)
Fiyat unsuru Bayinin maliyetine katlanarak yaptığı indirim
AYGAZ’ın maliyetine katlanarak
yaptığı indirim
Rafineri çıkış fiyatı 0,96 0,96 0,94 0,94
ÖTV 0,88 0,88 0,88 0,88
Nakliye 0,09 0,09 0,13 0,13
Kar
Marjı
Bayi marjı 0,21 0,17 0,17 0,17
Akaryakıt
firması marjı 0,10 0,10 0,12 0,12
AYGAZ marjı 0,11 0,11 0,13 0,12
KDV 0,42 0,42 0,43 0,43
Pompa fiyatı 2,77 2,73 2,81 2,79
(174) Bayinin maliyetine yalnızca kendisi katlanarak yaptığı indirimin olduğu örnekte, indirim
öncesi oluşan marjın %50’si bayi, %24’ü akaryakıt dağıtım firması ve %26’sı AYGAZ‘a
aitken indirim sonrasında bayinin marjı %44’e düşmüş, akaryakıt dağıtım firmasınınki
%26 ve AYGAZ’ınki ise %29 olmuştur. Yapılan indirimin maliyetine AYGAZ’ın katlandığı
örnekte ise indirim ile birlikte bayi marjı %40’tan %42’ye, akaryakıt firması marjı %28’den
%29’a çıkmış; AYGAZ marjı ise %32’den %29’a düşmüştür.
16-39/659-294
42/47
(175) AYGAZ’ın bayileriyle imzaladığı sözleşmenin 28. maddesinde yer alan hüküm şu ise
şekildedir:
“Kanunla ihdas edilen Kurumca, azami Tavan Satış Fiyatlarının belirlendiği durumlar
haricinde, Otogaz (LPG) için önerilen ve ilgili kuruma bildirilen Tavan Satış Fiyatı,
AYGAZ'ın tamimler ile BAYI'ye önermek suretiyle bildirdiği fiyattır. Önerilen tavan satış
fiyatının uygulanmasından BAYI sorumludur. BAYİ, AYGAZ tarafından önerilen satış
fiyatını baz alarak belirlenecek toplam Dağıtım Marjının (tarafların, ürünün satışından
elde edilecek ve yapacakları protokol ile oransal olarak paylaşacakları toplam kâr
miktarı) tespitinde ve piyasa şartlarına göre değiştirilmesinde tam yetkili olduğunu
kabul ettiğini, Otogaz (LPG)'ye gelecek her türlü fiyat artışlarının (vergilerin artması da
dahil) BAYİ’ye, önerilen fiyata aynen yansıtılacağını kabul ve taahhüt eder.
Tavan satış fiyatının bildirilmesi, BAYİ'nln AYGAZ ile yapmış olduğu protokolde
bildirilen cep telefonlarına SMS göndermek suretiyle olacağı gibi, AYGAZ'ın internet
sayfasında yayınlanan İl bazındaki tavan fiyat satış fiyatı açıklaması da bildirim yerine
geçecektir.”
(176) Bayiler ile akdedilen Protokol örneğinin ‘Toplam Dağıtım Marjının Tespiti ve Paylaşımı’
başlıklı 3. maddesi ise şu şekildedir:
“AYGAZ tarafından önerilen K.D.V. vergisi hariç otogaz satış fiyatı baz alınarak
Toplam Dağıtım Marjı ve Bu marj içindeki BAYİ'nin oransal olarak Dağıtım Payı
taraflarca mutabakata varılarak aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. Buna göre, taraflar, bu
protokolün imza tarihinde Toplam Dağıtım Marjının K.D.V. vergisi hariç, (…..) TL/TON
olduğunu ve bu Toplam Dağıtım Marjı içerisindeki BAYİ'nin Dağıtım Payının (masraf
ve fire dahil) oransal olarak % (…..) olduğunu ve bu oranın değiştirilemeyeceğini,
Toplam Dağıtım Marjının rekabet ve ekonomik koşullar dahilinde AYGAZ tarafından
değiştirilebileceğini, ancak yapılacak değişikliklerde de BAYİ'nin Dağıtım Payı oranının
aynen kalacağını kabul ederler.
Toplam Dağıtım Marjı içinden BAYİ'nin Dağıtım Payı düşüldükten sonra bakiye kalan
miktar AYGAZ'ın Dağıtım Payı olacaktır.
BAYİ, AYGAZ'dan bu Dağıtım Payı haricinde herhangi bir ad altında maddi talepte
bulunmayacaktır.
Otogaz (LPG)'ye gelecek fiyat artışları, fiyat yapısı içinde bulunan tüm vergilerde
oluşacak artışlar ile resmi makamlarca sonradan ihdas edilmek suretiyle tahsiline
karar verilecek tüm yasal kesintiler fiyatlara aynen yansıtılacaktır.”
(177) Yukarıda yer verilen bayilik anlaşması ve protokol hükümleri incelendiğinde, AYGAZ ve
bayi arasında bir TDM’nin belirlendiği ve bu TDM’nin de hangi oranlarda paylaşıma konu
olacağı hususunda anlaşıldığı görülmektedir.
(178) Bunun yanında yukarıda yer verildiği üzere, bayinin veya AYGAZ’ın tek başına ya da
ortaklaşa bir indirime gidilmesi durumu olabilmektedir. Ortaklaşa indirim durumunda, fiyat
faturasının güncellenebilmesi için dağıtım şirketinin pompa satış fiyatından haberdar
olması gerekli olabilmektedir. Bu ise iki yolla sağlanabilmektedir. Birincisi dağıtım
şirketleri faaliyet gösterdikleri otogaz istasyonunda otomasyon sistemi kurabilmekte ve
böylece fiyatları eşzamanlı olarak takip edebilmektedir. Ancak, akaryakıt piyasasında
olduğunun aksine LPG piyasasında istasyonlarda otomasyon sistemi bulundurulması
zorunluluğu kabul edilmemiştir. Bu çerçevede, ikinci yol olarak, bazı teşebbüsler bunun
yerine saha (veya bölge) görevlilerine bu görevi verebilmektedirler. Bu sistemde, saha
görevlileri istasyonları dolaşarak fiyatlarını öğrenmekte ve bunları şirket merkezine
bildirmektedir.
16-39/659-294
43/47
(179) Bu noktada üzerinde durulması gereken bir diğer husus, sektörde faaliyet gösteren diğer
teşebbüslerin benzer bir uygulamaya sahip olup olmadıklarının belirlenmesidir. Bu
çerçevede otogaz pazarında faaliyet gösteren diğer dağıtım şirketlerinden, AYGAZ’a
benzer bir şekilde toplam dağıtım marjının belirlenerek bu marjın otogaz istasyonlarıyla
oransal olarak paylaşılmasına dayanan bir sistem uygulayıp uygulamadıkları hususunda
bilgi talebinde bulunulmuştur.
(180) Konuyla ilgili olarak (…..) tarafından gönderilen açıklamada, tavan fiyat ile, TÜPRAŞ’ın
ürün satış fiyatı ve (…..)’nin giderlerinin toplamından oluşan ürün edinme bedeli
arasındaki fark olarak ifade edilen “toplam dağıtım karı” göz önüne alınarak bayiye
yapılan satışlar için (…..)’nin satış fiyatının belirlendiği, dolayısıyla toplam dağıtım
karının, bayinin son kullanıcıya yapacağı satışların fiyatının değil; (…..)’nin bayiye
yapacağı satışların fiyatının hesaplanma yöntemi olduğu belirtilmektedir. Söz konusu
hesaplamaya ilişkin olarak (…..) tarafından verilen örnek şu şekilde özetlenebilmektedir:
(A) Tüpraş Satış Fiyatı : 90 TL/metreküp
(B) (…..) tarafından ödenen giderler : 10 TL/metreküp
(C) Ürün Edinme Bedeli (A+B) : 100 TL/metreküp
(D) Tavan Fiyat : 200 TL/metreküp
(E) Toplam Dağıtım Karı (D-C) : 100 TL/metreküp
(F) Dağıtıcı (…..) Karı (E) * %26 : 26 TL/metreküp
(G) Bayiye Ürün Satış Fiyatı (C+F) : 126 TL/metreküp
(H) Bayi Pompa Satış Fiyatı : 126-200 TL/metreküp arası
(181) (…..) tarafından gönderilen yazıda, bayiye tavsiye edilen tavan fiyattan, (…..) tarafından
katlanılan maliyetlerin (ürün maliyeti, elleçleme maliyeti, ÖTV, EPDK Gelir Payı ve kara
taşıma maliyeti) çıkarılmasıyla elde edilen tutarın “toplam dağıtım karı” olarak
tanımlandığı belirtilmektedir.
(182) (…..) tarafından gönderilen yazıda, bayiye tavsiye edilen pompa satış fiyatı ile (…..)
tarafından üstlenilen maliyetler (ürün maliyeti, ÖTV, EPDK Gelir Payı, gümrükleme
maliyeti, navlun-nakliye-sigorta-depolama maliyetleri gibi unsurlar) arasında kalan marja
göre bayilere uygulanacak ürün teslim fiyatının belirlendiği ifade edilmektedir. (…..)
tarafından örnek olarak gönderilen protokolde; bayiye (…..) tarafından bildirilecek olan
tavsiye niteliğindeki perakende otogaz satış fiyatından LPG temin ve nakliye bedelleri
düşüldükten sonra kalan toplam marjın (…..)’ü bayinin olacak şekilde (…..) tarafından
bayiye otogaz satış fiyatı uygulanacağı hükme bağlanmaktadır.
(183) (…..) tarafından gönderilen yazıda, bayilerle imzalanan sözleşme ve ek protokol
hükümleri çerçevesinde toplam dağıtım marjının belirlenmesi yönteminin kullanıldığı,
bununla birlikte bu yöntemin kullanılmadığı sözleşmelerin de bulunduğu belirtilmektedir.
Ayrıca (…..) tarafından, TÜPRAŞ alım fiyatı üzerinden belirlenecek miktarda bayi alış
fiyatının belirlendiği yöntem ile pompa fiyatı-rafineri fiyatı üzerinden kar paylaşım modeli
bulunduğu da ifade edilmektedir. (…..) tarafından örnek olarak gönderilen protokollerin
birinde yer alan ilgili hüküm şu şekildedir:
“(…..TİCARİ SIR…..).”
(184) İPRAGAZ tarafından örnek olarak sunulan bir diğer protokolde yer alan ilgili hüküm şu
şekildedir:
“(…..TİCARİ SIR…..).”
16-39/659-294
44/47
(185) Son olarak (…..) tarafından gönderilen yazıda, otogaz bayilik sözleşmelerinde toplam
dağıtım marjının, tavan fiyat ile mal bedeli, ÖTV, EPDK Gelir Payı, nakliye ve işletme
giderlerinden sonra kalan tutar olduğu ve bunun anlaşmaya göre yüzdesel olarak bayi ile
dağıtım şirketi arasında paylaşıldığı ifade edilmektedir. Öte yandan (…..) tarafından, son
yıllarda otogaz piyasasında yaşanan yoğun rekabet koşulları nedeniyle bu uygulamanın
şekil değiştirdiği ve TÜPRAŞ alış fiyatı üzerine yüzdesel veya rakamsal bir değer
konularak bayiye satış fiyatının belirlendiği bir yönteme geçildiği belirtilmektedir.
(186) Yukarıda yer verilen, dağıtım şirketleri tarafından gönderilen açıklamalar incelendiğinde,
AYGAZ tarafından otogaz bayileriyle yapılan anlaşmalarda en çok tercih edilen çalışma
modeli olan “marj paylaşım” sisteminin, otogaz piyasasında faaliyet gösteren diğer
dağıtım şirketleri tarafından da oldukça benzer bir şekilde uygulandığı görülmektedir.
AYGAZ tarafından daha az tercih edilen “Pompa ile Tüpraş Arası” ve “Tüpraş Plus”
çalışma modellerinin benzerlerinin de diğer bazı dağıtım şirketlerince kullanıldığı
anlaşılmaktadır.
(187) Yer verilmesi gereken bir diğer husus marj paylaşımına ilişkin EPDK uygulamalarıdır.
Yukarıda yer verildiği üzere TDM, EPDK’nın kullandığı şekliyle “dağıtıcı ve bayi marjı
toplamı”, EPDK tarafından kullanılan ve sektördeki fiyatlamalara ilişkin kararlarda dikkate
alınan bir kalemdir. Buna ek olarak TDM’nin paylaşımı yine EPDK tarafından bilinen ve
takip edilen bir husustur. Şöyle ki EPDK tarafından ülkemiz petrol piyasasında fiyatların
en yakın erişilebilir dünya serbest piyasa koşullarına göre oluşmadığı anlaşıldığından,
5015 Sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde 20.02.2015 tarihli Resmi Gazete’de
yayımlanan 19.02.2015 tarih ve 5486 sayılı EPDK Kararı ile, Kanun ile belirlenen iki aylık
süre için tavan fiyat uygulaması başlatılmış ve dağıtıcı ve bayi marjlarının toplamının
tavanı motorin türlerinde 37 Kuruş/Litre, benzin türlerinde ise 34 Kuruş/Litre olarak
belirlenmiştir. Bir diğer dikkat çekici örnek ise EPDK’nın 22.04.2015’te görüşe açtığı
“Akaryakıt Fiyatlarına İlişkin Kurul Kararı Taslağı”dır. Bu taslakta akaryakıttaki TDM’nin
en az %55’inin bayiye bırakılacağı öngörülmüştür. Kısaca TDM ve TDM’nin dağıtıcı ve
bayi arasında yüzdesel oranlarda dağıtımı EPDK tarafından da dikkate alınan unsurlar
arasındadır.
(188) Bu noktada TDM sisteminin 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi
gerekmektedir. Bununla birlikte, yukarıda aktarılan bilgi ve açıklamalar çerçevesinde
tarihsel perspektifte TDM’nin gelişimine ilişkin temelleri şu şekilde özetlemek
mümkündür:
- 1998 öncesinde akaryakıt fiyatları, ilgili dönemde birer kamu şirketi olan TÜPRAŞ
ve POAŞ tarafından, diğer bir ifade ile devlet tarafından belirlenmekteydi.
- 1998 yılında uygulanmaya başlayan OFM ile fiyatların kamu şirketleri tarafından
belirlendiği dönem sona ermiştir. Bununla birlikte, kamu tavan fiyatı belirlemeye
devam etmektedir.
- Buna ek olarak OFM döneminde akaryakıt perakende piyasasında faaliyet gösteren
dağıtım firmalarının ve bayilerin petrol ürünleri satışından elde ettikleri kâr marjları
maktu tutarlara bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, akaryakıt fiyatı ne kadar değişirse
değişsin dağıtım firması ve bayinin elde edeceği toplam kâr ABD Doları cinsinden
sabit kalmaktadır.
- Bu hususun yarattığı marj paylaşım sistemi, 2005 yılında OFM’nin sona ermesine
rağmen, sektör genelinde uygulanmaya devam etmiş ve piyasa genelinde dağıtıcı-
bayi ilişkileri bu sistem üzerinde şekillenmiştir.
16-39/659-294
45/47
- Buna göre mevcut durumda,
Dağıtıcı ilgili mevzuat çerçevesinde otogaz için tavan fiyat belirlemekte,
Belirlenen tavan fiyat veya piyasa şartlarına göre oluşan pompa fiyatı ile ÖTV,
EPDK Gelir Payı, nakliye ve işletme giderlerinden oluşan maliyet arasındaki
fark (TDM), yüzdesel olarak bayi ve dağıtıcı arasında paylaşılmakta,
Söz konusu yüzdesel paylaşıma dağıtıcı ve bayi arasındaki protokol ile karar
verilmekte,
Bununla birlikte bayi nihai pompa satış fiyatından indirim yapabilmekte,
Gerek bayi ya da dağıtıcı kendi yüzdesel marjını düşürerek tek başına indirim
yapabilmekte, gerekse bayinin dağıtıcı ile iletişime geçerek dağıtıcının da
katkı sunmasını talep ettiği, böylelikle iki tarafın da katkıda bulunduğu bir
indirim yapılabilmekte,
Söz konusu indirime dağıtıcının katkı sunması durumunda ise yapılan indirime
uygun olarak teslim edilen otogazın fiyat faturası güncellenmektedir.
(189) AYGAZ ve bayileri arasındaki dikey ilişki dikkate alındığında, iddia konusu eylemler dikey
bir anlaşma olarak YSFB kapsamında ele alınmalıdır. Kılavuz’un 17-19 numaralı
paragraflarında aşağıda yer verilen hususlar ifade edilmektedir:
“(17) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, alıcı teşebbüsün
kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesine ilişkindir. Buna göre, alıcının
sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi kesinlikle yasaktır. Ancak, sabit veya
asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla sağlayıcının, alıcının azami satış fiyatını
belirlemesi veya alıcıya satış fiyatını tavsiye etmesi mümkündür. Alıcıya bildirilen
azami veya tavsiye nitelikteki satış fiyatlarının asgari veya sabit fiyata dönüşmemesi
için, söz konusu fiyatların azami veya tavsiye niteliğinde olduğunun yayınlanan fiyat
listelerinde ya da ürünün üzerinde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
(18) Sağlayıcı teşebbüsler akdetmiş oldukları dikey anlaşmalara açık hüküm koymak
suretiyle alıcının satış fiyatını doğrudan belirlemelerinin yanı sıra, aynı ihlali değişik
uygulamalar vasıtasıyla dolaylı yollarla da gerçekleştirebilmektedirler. Alıcının kâr
marjının belirlenmesi, tavsiye fiyat niteliğinde ilan edilmiş bir fiyat seviyesinden alıcının
uygulayabileceği indirim oranının en üst seviyesinin belirlenmesi, alıcıya tavsiye edilen
fiyatlara uyduğu oranda kendisine ilave indirimler uygulanması ya da bu fiyatlara
uymaması durumunda teslimatların geciktirilmesi, askıya alınması veya anlaşmanın
sona erdirilmesi şeklinde alıcının tehdit edilmesi ya da fiilen bu tür cezai yaptırımların
uygulanması yeniden satış fiyatının dolaylı yoldan belirlenmesine örnek olarak
verilebilir. Bu tür yeniden satış fiyatının dolaylı yoldan belirlenmesi uygulamaları da
Tebliğ’in 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındadır.
(19) Yeniden satış fiyatının belirlenmesine yönelik doğrudan veya dolaylı yöntemler,
alıcıların uyguladığı fiyatların sağlayıcı tarafından izlenebildiği ve kontrol edebildiği
durumlarda daha etkili olacaktır. Örneğin, standart fiyat listelerinden farklı fiyatlardan
satış yapan alıcıları rapor etme konusunda tüm alıcılara getirilecek bir yükümlülük
sağlayıcının pazarda uygulanan fiyatları kontrol etmesini önemli ölçüde
kolaylaştıracaktır.”
(190) Kılavuz’un ortaya koyduğu çerçeveden marj paylaşım sistemi ele alınırsa, öncelikle
dağıtıcı tarafından bayiye sunulan otogaz için ilgili mevzuat gereğince bir tavan fiyat
belirlendiği görülmektedir. Bu noktada belirlenen fiyatın tavan fiyat olması nedeniyle bu
aşamada bir yeniden satış fiyatının tespiti uygulaması bulunmadığı görülmektedir.
16-39/659-294
46/47
(191) Sonraki aşamada ise belirlenen tavan fiyat ile otogaz maliyeti arasındaki farkın, taraflar
arasındaki bir sözleşme ile yüzdesel olarak paylaşıma konu olduğu görülmektedir. Bir
başka ifade ile dağıtıcının ve bayinin kâr marjının belirlendiği bir dikey anlaşmadan
bahsedilebilecektir. Bu bağlamda Kılavuz’da ifade edildiği üzere, alıcının kâr marjının
belirlendiği dikey ilişkilere benzer bir durumun söz konusu olduğu düşünülebilecekse de,
mezkur kâr paylaşımının, bayiye zorunlu tutulan bir kâr oranı olmadığı dikkat
çekmektedir. Başka bir ifade ile, diğer piyasalarda olduğu gibi dağıtıcının belli bir fiyattan
bayiye ürün verip, ürünün kâr oranını sabit tuttuğu bir dikey ilişkiden ziyade; -mevzuat
gereği ve piyasanın kamu kontrolünde olduğu dönemde benimsenen teamüller
nedeniyle- bir tavan fiyatın belirlenmesinin ardından, dağıtıcının bayiye satış fiyatının
marj paylaşımı sonucunda ortaya çıktığı bir dikey ilişkinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tüm bunların yanında, bayinin her şekilde pompa satış fiyatını tavan fiyata kadar artırma
veya kendi marjından indirim yapma serbestisinin olması, buna ek olarak indirim yapmak
için dağıtıcıya ulaşıp marj paylaşım sistemi nedeniyle destek isteyebilmesi ve bayinin
pompa satış fiyatını değiştirmesine karşı bir cezalandırma, caydırma yönteminin
bulunmaması gibi hususlar dikkate alındığında, mezkur iddia çerçevesinde Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bir yeniden satış fiyatının tespiti uygulamasına yönelik bilgi, belge
ve bulguya ulaşılamadığı kanaatine varılmıştır. Yerinde incelemede bulunan ve
Ankara’daki AYGAZ’ın (BULGAZ ve ERYILDIZ haricindeki) bayilerine ilişkin belgelerin
hepsinin fiyat indirimine ilişkin yazışmalar olması da burada yer verilen analizi teyit eder
niteliktedir.
(192) Tüm bunların yanında EAAD’nin bu hususa ilişkin olarak, AYGAZ’ın 05.09.2012-
06.02.2013 tarihleri arasında Ankara’da dikey fiyat tespiti yaptığına yönelik herhangi bir
sonuca ulaşılmadığı değerlendirmesi, yukarıda yer verilen analizle benzer bir sonuca
işaret etmektedir.
I.6.2.2.3. Konya’daki AYGAZ İstasyonlarına İlişkin Değerlendirme
(193) Konya’daki AYGAZ bayilerine ilişkin yazışmalarda, Konya ili merkez bölgesi özelinde
farklı dağıtıcıların birçok istasyonunun ilgili dönemde otogaz fiyatını 2,72 TL/lt olarak
tanımladığı ve bu çerçevede yapılacak fiyat ayarlamaları konusunda AYGAZ
bayilerinden AYGAZ’a da destek talepleri geldiği hususları dikkat çekmektedir. Bu
noktada AYGAZ’ın yeniden satış fiyatını tespit etmesi olasılığı ile Konya’da bayiler
arasında bir anlaşma olması olasılığı eksenlerinde iki temel değerlendirme yapılacaktır.
(194) İlk olarak, AYGAZ’ın Konya’daki bayilerinin yeniden satış fiyatını tespit edip etmediğinin
değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu noktada, Ankara’daki bayilere ilişkin olarak yukarıda
yapılan değerlendirmeden farklı bir hususun Konya özelinde ortaya çıkmadığı
görülmektedir. Diğer bir ifade ile Konya’daki bayilere ilişkin yazışmaların Ankara’daki
AYGAZ bayilerinin pompa satış fiyatlarının belirlenmesine benzer şekilde marj paylaşım
sistemi esaslı bir uygulamanın sonucu olduğu; bu çerçevede 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bir yeniden satış fiyatının tespiti uygulamasına yönelik bilgi, belge
ve bulguya ulaşılamadığı kanaatine varılmaktadır. Tüm bunların yanında EAAD’nin bu
hususa ilişkin olarak, AYGAZ’ın 05.09.2012-06.02.2013 tarihleri arasında Konya’da dikey
fiyat tespiti yaptığına yönelik herhangi bir sonuca ulaşılmadığı değerlendirmesi, yukarıda
yer verilen analizle benzer bir sonuca işaret etmektedir.
16-39/659-294
47/47
(195) İkincil olarak, mezkûr belgelerde, Konya’da ilgili dönemde dağıtıcılardan bağımsız olarak
çeşitli bayilerin il özelinde bir fiyat birlikteliğine yönelik uygulamalar gerçekleştirdiğine
ilişkin ifadeler bulunmaktadır. Bu hususta Rekabet Kurulu tarafından “Konya ilinde
otogaz bayileri ve dağıtım firmalarının aralarında anlaşarak otogaz satış fiyatlarını
belirledikleri iddiası”na yönelik bir önaraştırma yürütülmüştür. Konya ilindeki akaryakıt
istasyonlarında yapılan yerinde incelemelerde iddia edilen fiyat birlikteliğinin Kanun’un
ilgili maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmadan kaynaklandığına işaret eder
nitelikte herhangi bir delil bulunmamış; bununla birlikte bayi fiyat değişimlerindeki
uyumluluk dikkate alınmış, fakat uyumlu eylemin varlığına işaret eden herhangi bir bilgi
ya da belgeye ulaşılmadığı gibi söz konusu teşebbüsler arasında, rekabeti sınırlayıcı
koordinasyonu gösterir herhangi bir iletişime veya bilgi paylaşımına da rastlanmamıştır.
Bu tespit ve değerlendirmeler sonucunda Rekabet Kurulu 09.05.2013 tarih ve 13-27/362-
166 sayı ile:
“1. Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
bu aşamada soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
2. Bununla birlikte, elde edilen bulgu ve emareler dikkate alınarak, fiyat ya da fiyatı
oluşturan unsurlara ilişkin ticari şartların birlikte tespit edilmesinin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olması nedeniyle, bu tür uygulamalardan
kaçınılması gerektiği, aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde haklarında işlem
başlatılacağı yönünde Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgili
teşebbüslere duyurmak üzere teşebbüs birliğine görüş bildirilmesi için Başkanlığın
görevlendirilmesine”
karar vermiştir.
(196) Yapılan bu değerlendirmeler ışığında, Ankara ili bakımından ulaşılan sonuçla benzer bir
şekilde, mezkur iddia bakımından Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir yeniden satış
fiyatının tespiti uygulamasına yönelik bilgi, belge ve bulguya ulaşılamamıştır.
J. SONUÇ
(197) 05.08.2015 tarih ve 15-33/477-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak düzenlenen Rapor’a, Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara ve
incelenen dosya kapsamına göre; Aygaz A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
etmediğine dolayısıyla aynı Kanun’un 16. maddesi uyarınca adı geçen teşebbüse idari
para cezası uygulanmasına gerek olmadığına, OYBİRLİĞİ ile Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy