Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-1-232 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 13-14/204-105
Karar Tarihi : 13.03.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
Kenan TÜRK, Fevzi ÖZKAN
B. RAPORTÖRLER: Mehmet Akif KAYAR, Harun GÜNDÜZ, Başak ARSLAN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Resen
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : Aygaz A.Ş.
Büvükdere Cad. No:145/1 34394 Zincirlikuyu/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Aygaz A.Ş.'nin, bayilerinin yeniden satış fiyatını belirlemek
suretiyle 4054 sayılı Kanun'u ihlal ettiği iddiası.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Aygaz A.Ş. (AYGAZ)’nin, bayilerinin yeniden satış fiyatlarını
tespit edip etmediğine ilişkin olarak hazırlanan 17.01.2013 tarih ve 2012-1-232/İİ sayılı
İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun 24.01.2013 tarihli toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) çerçevesinde
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 07.03.2013 tarih ve 2012-
1-232/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) G. İDDİALARIN ÖZETİ: AYGAZ’ın, LPG satışı yapan bayilerinin yeniden satış
fiyatlarını belirleyerek 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlale neden olup
olmadığının tespiti.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, AYGAZ’ın, bayilerin yeniden satış fiyatlarını
belirlemediği yönünde kesin bir kanaate ulaşılamadığı, muhtemel bir yeniden satış fiyatı
tespiti yönünde ciddi şüphelerin bulunduğu ve dolayısıyla anılan hususların
aydınlatılması bakımından AYGAZ hakkında 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi
uyarınca soruşturma açılması gerektiği ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan: AYGAZ
(5) Dosyadaki bilgilere göre; Koç Holding A.Ş. (Koç Holding) Enerji Grubu bünyesinde yer
alan ve 1961 yılında kurulmuş olan AYGAZ, LPG’nin üretimi, temini, stoklanması,
dolumu ve LPG’li cihaz ve ürünlerin üretimi ile satışı alanında faaliyet göstermektedir.
Şirketin halihazırda 81 ilde 2.459 tüplü gaz bayisi ve 1.478 otogaz bayilik lisansı
bulunmaktadır. Hisselerinin %24,27’si halka açık olan ve İstanbul Menkul Kıymetler
Borsasında işlem gören AYGAZ, Koç Holding ve Koç Ailesi mensubu gerçek kişiler
tarafından kontrol edilmektedir.
13-14/204-105
2/8
(6) 2004 yılında verimliliğin artırılması hedefi doğrultusunda üretim faaliyetlerinin tek elden
yürütülmesi ve Mogaz A.Ş. (MOGAZ)’ye ait tesislerin işletmesinin AYGAZ’a devri ile
başlayan işbirliği, alınan birleşme kararı doğrultusunda 22.01.2013 tarihinde tescil
işlemleri tamamlanarak Mogaz ve Lipetgaz markalarıyla dağıtım yapan MOGAZ,
AYGAZ ile birleşmiştir.
(7) AYGAZ’ın %100 hissesine sahip olduğu ve otogaz, dökme gaz, tüplü gaz ve kokusuz
gaz dağıtımı ve satışı alanında faaliyet gösteren MOGAZ, halihazırda Mogaz ve
Lipetgaz markalarıyla Türkiye’de 791 tüplü gaz ve 536 otogaz bayisi ile faaliyetini
sürdürmektedir.
I.2. Pazarın Yapısı ile AYGAZ’ın Pazardaki Konumu Hakkında Yapılan Tespit ve
Değerlendirmeler
(8) Mevcut önaraştırmanın konusunu, AYGAZ’ın, LPG satışı yapan bayilerinin yeniden
satış fiyatlarını belirleyerek 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlale neden
olup olmadığının tespit edilmesi oluşturmaktadır. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin
(a) bendinde; dikey veya yatay ilişkiler konusunda herhangi bir ayrıma gidilmeksizin
“mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi
unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının belirlenmesi” hukuka aykırı eylemler
arasında sayılmıştır.
(9) Bununla birlikte, özellikle markalar arası rekabetin yoğun olduğu pazarlarda, dikey
ilişkiler yoluyla marka içi rekabetin kısıtlanması sonucunu doğuracak uygulamaların,
kimi durumlarda etkinlik artışı sağlayarak markalar arası rekabeti artırabilmesi nedeniyle
muafiyet koruması içine alınarak yasaklama kapsamı dışında bırakılabildiği
görülmektedir. Bu tür dikey kısıtlamalara ilişkin çerçeve, 2003/3 ve 2007/2 sayılı
Rekabet Kurulu Tebliğleri ile Değişik, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği ile çizilmektedir.
(10) Ancak kimi dikey kısıtlamalar “açık kısıtlamalar” olarak kabul edilmekte ve bu
kısıtlamalar, anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarmaktadır. Anılan Tebliğ’de,
inceleme konusu yeniden satış fiyatının belirlenmesi (YSFB) uygulaması, bu tür
kısıtlamalar arasında sayılmaktadır.
(11) Yeniden satış fiyatının tespiti uygulamasının rekabet karşıtı etkilerinin özellikle
yoğunlaşmış pazarlarda daha fazla olabildiği dikkate alındığında, AYGAZ’ın pazardaki
konumu, pazar payı ve pazarın rekabetçi yapısı, yeniden satış fiyatı belirlenmesine
yönelik uygulamanın pazardaki etkilerini değerlendirmek bakımından önem
taşımaktadır.
(12) AYGAZ ve MOGAZ’ın Türkiye LPG pazarındaki 2011 yılı toplam pazar payı %28,2
olarak gerçekleşmiştir. LPG piyasasında lider konumda bulunan AYGAZ, bu konumunu
2012 yılında devam ettirmiştir. 2011 yılı sonunda %22,38’lik pazar payına sahip olan
AYGAZ, bu oranı 2012 Kasım ayında yaptığı satışlarla %22,47’ye çıkarmıştır. LPG
piyasasında altıncı sırada yer alan MOGAZ’ın ise 2011 yılında %5,82 olan pazar payı,
2012 Kasım ayında %6,12’ye ulaşmıştır.
(13) Dosya konusu kapsamında yapılan inceleme ve görüşmelerde olası bir ihlalin
gerçekleştiği iller olan Ankara ve Konya’da sırasıyla AYGAZ’ın %20,98 ile %18,32;
MOGAZ’ın ise %4,09 ve %8,48 oranında pazar payına sahip olduğu görülmektedir.
Türkiye’de LPG dağıtım pazarında faaliyet gösteren diğer teşebbüslerin pazar paylarına
ise aşağıdaki tabloda yer verilmiştir:
13-14/204-105
3/8
Tablo 1: Türkiye toplam LPG ve otogaz satışları içerisindeki dağıtıcıların pazar payları (2011)
Toplam LPG (%) Otogaz (%)
AYGAZ+MOGAZ 28,20 22,85
Petrol Ofisi 10,51 14,90
Milangaz 9,06 7,50
Shell 8,11 11,15
İpragaz 7,83 2,98
BP Gaz 5,47 6,02
Total 3,91 4,46
Akpet 2,92 4,11
Diğer 23,99 26,03
Toplam 100,00 100,00
(14) Yukarıdaki tablo incelendiğinde, toplam LPG pazarında faaliyet gösteren ilk 8
teşebbüsün pazar payları toplamının %76 olduğu, otogaz pazarında faaliyet gösteren ilk
8 teşebbüsün pazar payları toplamının ise %74 olduğu görülmektedir. Bu çerçevede,
inceleme konusu pazarların yoğunlaşmış bir yapıya sahip olduğu değerlendirilmektedir.
(15) Dosyada yer alan görüşme tutanaklarından, diğer dağıtım şirketlerinin AYGAZ’ın
fiyatlarını takip ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca AYGAZ, marka güvenilirliği ve bilinilirliği
nedeniyle diğer dağıtım şirketlerine göre daha yüksek fiyatlardan ürün satabilmektedir.
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde pazar lideri olan AYGAZ’ın,
azımsanmayacak ölçüde bir pazar gücüne de sahip olduğu söylenebilecektir. Diğer
taraftan dosyadaki bilgilere göre, AYGAZ’ın, LPG sektörünün genelinde ve tüm
segmentlerinde pazar lideri olma konumunun yanı sıra, dikey bütünleşik bir yapıya
sahip olduğu ve Türkiye'nin en geniş dağıtım ağına sahip LPG şirketi olduğu da
vurgulanmalıdır. Otogaz segmentinde kendi markasıyla tüm Türkiye'de hizmet veren tek
LPG firması olarak liderliğini pekiştiren AYGAZ, Türkiye’de ilk defa araçlara özel otogazı
sunan teşebbüstür.
(16) YSFB uygulamasının kuşkusuz en önemli negatif etkisi ürün fiyatlarının yükselmesidir.
Bunun temel nedeni ise bedavacılık sorununun önlenmesi ve yatırım güdüsünü
harekete geçirmek için verilen yüksek marjlardır. YSFB uygulamasının bir diğer olumsuz
etkisi ise satış noktalarının sağlayıcılar üzerinde uygulayabilecekleri fiyat düşürme
baskısını azaltmasıdır. YSFB uygulamasının başka bir olumsuz etkisi satış noktalarının
tüketicileri tercihlerini YSFB uygulanan ürünlere doğru yönlendirmesi sonucu ortaya
çıkmaktadır. Bu etkilere ek olarak YSFB uygulaması alt pazara düşük maliyetlerle ve
düşük fiyatlarla girebilecek teşebbüslere engel olacaktır. Ancak YSFB’nin en büyük
tehlikesi, olası bir yatay anlaşmanın kolaylaşmasıdır. Ayrıca, inceleme konusu ürünün
homojen bir niteliğe sahip olması ve pazarın şeffaf yapısı da, muhtemel bir YSFB
uygulamasının olumsuz etkilerini artırabilecek niteliktedir.
(17) Özetle belirtmek gerekirse; inceleme konusu pazardaki muhtemel bir YSFB
uygulamasının, gerek AYGAZ’ın sahip olduğu pazar gücünü korumak ve/veya
güçlendirmek, gerekse sağlayıcılar ve/veya dağıtıcılar seviyesinde gerçekleşebilecek bir
uzlaşmayı kolaylaştırmak şeklinde etkilerinin olabileceği ve dolayısıyla rekabeti
kısıtlayıcı sonuçların daha ciddi olacağı değerlendirilmektedir.
I.3. Genel Değerlendirme
(18) Dosya konusu önaraştırma kapsamında raportörlerce 06.02.2013 tarihinde AYGAZ Orta
Anadolu Bölge Müdürlüğünde yerinde inceleme yapılmıştır. Ayrıca Aygaz tarafından
Kurum kayıtlarına 18.02.2013 tarihinde giren yazıda, AYGAZ ile bayileri arasında
yürütülen bayilik ilişkisi, fiyat oluşumuna ilişkin bilgiler ve bayilik sözleşmesi ile protokol
örneğine yer verilmiştir. Bunun yanı sıra raportörlerce Ankara’da faaliyet gösteren bazı
bayilerle de görüşmeler yapılmıştır.
13-14/204-105
4/8
(19) Dosyada yer alan bilgi, belge, tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, AYGAZ’ın ve
AYGAZ ile aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan MOGAZ’ın, bayilerin yeniden
satış fiyatlarını tespit ettikleri yönünde emareler bulunduğu; özellikle, AYGAZ ve
MOGAZ markaları bakımından bayilerin arasındaki fiyat farkının 10 kuruşu
geçmemesinin sağlanmaya çalışıldığı, AYGAZ’ın, bayilerin uyguladığı pompa satış
fiyatlarını yakından takip ettiği anlaşılmıştır. Bu çerçevede söz konusu uygulamanın,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebileceği kanaatine
varılmıştır. Ancak mevcut önaraştırma kapsamında raportörlerce yapılan yerinde
inceleme ve görüşmeler ile dosyadaki bilgilerden, söz konusu eylemin pazardaki
uygulama alanının ve etkisinin sınırlı olduğunun tespit edilmesi karşısında, bu aşamada
ilgili teşebbüse görüş bildirilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(20) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
bu aşamada soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
2. Bununla birlikte, elde edilen bulgu ve emareler dikkate alınarak bayilerin satış
fiyatlarına müdahale edilmesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
olması nedeniyle, bu tür uygulamalardan kaçınılması gerektiğinin, aksi takdirde 4054
sayılı Kanun çerçevesinde haklarında işlem başlatılacağının, Kanun’un 9.
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgili teşebbüse bildirilmesi için Başkanlığın
görevlendirilmesine
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
13.03.2013 tarihli ve 13-14/204-105 sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Rekabet Kurumu kayıtlarına 12.12.2012 tarih, 10434 sayı ile intikal eden
elektronik postada; Aygaz A.Ş. Orta Anadolu Bölge Müdürlüğü yöneticisinin, Ankara,
Kayseri ve Konya illerindeki bayilerle görüşmek suretiyle LPG satış fiyatlarını belirlediği,
(…..) ifade edilerek; Rekabet Kurumu tarafından Aygaz hakkında gerekli işlemlerin
yapılması talep edilmiştir.
Bunun üzerine re’sen başlatılan inceleme sonucunda, Aygaz A.Ş.’nin, bayilerinin
yeniden satış fiyatlarını tespit edip etmediğine ilişkin olarak hazırlanan 17.01.2013 tarih,
2012-1 -232/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun 24.01.2013 tarihli ve 13-
07 sayılı toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun çerçevesinde bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi
amacıyla Kanunun 40. maddesi uyarınca Aygaz A.Ş hakkında önaraştırma yapılmasına
13-07/81-M sayı ile karar verilmiştir.
Bu karar uyarınca yapılan önaraştırma sonucunda düzenlenen 07.03.2013 tarih
ve 2012-1-232/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu’nun Kurulumuzca incelenmesi
neticesinde mezkur karar ile Aygaz A.Ş. hakkında, dosya konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca bu aşamada soruşturma açılmasına
13-14/204-105
5/8
gerek olmadığına, bununla birlikte, elde edilen bulgu ve emareler dikkate alınarak
bayilerin satış fiyatlarına müdahale edilmesinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olması nedeniyle, bu tür uygulamalardan kaçınılması gerektiğinin, aksi
takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde haklarında işlem başlatılacağının, Kanun’un 9.
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgili teşebbüse bildirilmesi için Başkanlığın
görevlendirilmesine karar verilmiş olup, bu teşebbüs hakkında soruşturma açılması
gerektiği düşüncesiyle aşağıda belirteceğimiz nedenlerle Karara katılmıyoruz.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesinde Kanunun
amacının, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı
anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini
kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak
rekabetin korunmasını sağlamak olduğu belirtilmiş; 40. maddesinin 1. Fıkrasında, Kurul
re’sen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan doğruya soruşturma
açabileceği gibi, soruşturma açılıp açılmayacağının saptanması bağlamında
önaraştırma yaptırabileceği; aynı Kanun’un 41.maddesinde de, yapılan önaraştırma
sonucunda düzenlenen raporu değerlendirerek soruşturma açılmasına veya
açılmamasına karar vereceği hükme bağlanmıştır. Kanunun 40. ve 41.maddelerinin
gerekçeleri incelendiğinde de; Kurul’un kendisine yapılan her türlü ihbar, şikayet ve
başvuruyu mutlaka değerlendirmeye alarak, ihbar ve şikayetlerin ciddi bir şekilde ele
alınmasının amaçlandığı, yaptırılacak önaraştırmadan sonra ciddi bulunan iddiaların
derinleştirilerek soruşturma aşamasının yerine getirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, önaraştırma sonucunda rekabet kurallarını
ihlal eden eylem, karar ve anlaşmaların varlığının bulunmadığı hususunda Kurulun tam
bir kanaate sahip olması halinde soruşturma açılmamasına karar verileceği, ancak
önaraştırma sonucu elde edilen belge ve bilgiler bu kanıya ulaşılmasını sağlamıyorsa,
bir başka deyişle bilgi ve belgelerin yetersizliği nedeniyle böyle bir kanaate
varılamıyorsa veya ihlallerle ilgili olarak daha detaylı inceleme yapılması sonucunda
yeni belge ve bilgilere ulaşılabileceğinin öngörülmesi hallerinde soruşturma açılması
gerektiği açıktır. 4054 sayılı Kanunun yukarıda açıklanan amacına hizmet etmek adına,
soruşturma açılmamasına karar verilebilmesi için önaraştırma sonucu elde edilen bilgi
ve belgelerin, olayda rekabet ihlali olmadığını açık olarak ortaya koyması gerekir.
Danıştay’ın yerleşmiş içtihatları1 da bu yöndedir. Danıştay kararlarında, soruşturma
açılmaması kararı verilebilmesi için rekabet ihlaline ilişkin ciddi bulguların
olmamasından çok, öncelikle önaraştırmada elde edilen belge ve bilgilerin
değerlendirilmesi sonucu, iddia konusu ihlallerin olmadığı yolunda Kurul’a tam bir
kanaat gelmesi hususunun varlığı aranmaktadır.
Başkanlık makamınca önaraştırma kapsamında görevlendirilen uzmanlarca
06.02.2013 tarihinde Aygaz A.Ş Orta Anadolu Bölge Müdürlüğü yöneticilerinin
odalarında ve bilgisayarlarında yerinde inceleme yapılmış, aşağıda içerikleri de belirtilen
belgeler bulunmuştur.
1. (…..) tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen e-postada geçen ifadelerden,
(…..) bayisi olan (…..)’ün otogaz satış fiyatı ile bu istasyonun yanındaki (…..)
bayisi olan (…..) istasyonundaki otogaz satış fiyatı arasındaki farkın en aza
indirilmeye çalışıldığı anlaşılmıştır. (…..)’ün yetkilisi ise uzmanlarla yaptığı
1 Danıştay 13.Dairesinin 07.02.2011 gün ve E.2010-4155,K.2011-492 sayılı kararı
13-14/204-105
6/8
görüşmede; “Pompa satış fiyatımız AYGAZ tarafından belirleniyor. Bize şu
fiyattan satın diye bildiriyorlar. AYGAZ, bayilerinin fiyatlarını aynı seviyede
tutmaya çalışıyor. Bildirilen fiyatın altında satarsak bir yaptırım olmasa da sözlü
olarak uyarılırız … diğer dağıtım şirketleri AYGAZ’ın uyguladığı fiyatları takip
ediyor. Çünkü AYGAZ pazar lideri konumunda. Fiyatlar arasında her zaman 8-9
kuruş gibi bir fark oluyor. Bize ait (…..) ve (…..)’de bulunan istasyonlara ilişkin
otogaz fiyatları ve yukarıda ifade edilen hususlar aynıdır.” demiştir. Uzmanlarca
e-postada bahsi geçen istasyonların 06.11.2012 ile 06.01.2013 tarihleri arasında
incelenen pompa satış fiyatlarının da, önaraştırma raporunda da açıklandığı gibi,
e-posta ve beyanları doğrular nitelikte olduğu görülmüştür.
2. Yine uzmanlarca ifadesine başvurulan, (…..) ( (…..) bayisi) yetkilisi; “Otogaz
pompa satış fiyatımızı AYGAZ belirliyor. Ankara’daki bütün AYGAZ bayileri
aynı fiyattan satış yaparlar. Bu satış fiyatlarını AYGAZ bize mesaj ile
gönderir.’’ şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Aygaz Orta Anadolu Bölge Müdürlüğü yetkilileri arasında teati edilen (…..) tarihli
e-postalarda rekabeti bozucu anlamda algılanabilecek yeniden satış fiyatını
belirleyici beyanların ve fiyatların geçtiği görülmüştür. Bu (…..) adlı bayinin
yetkilisi ise beyanında aynen; ‘‘(…..) olarak istasyon maliki ile yapılan kira
sözleşmesi ve (…..) ile yapılan bayilik sözleşmesi kapsamında faaliyet
gösteriyoruz. Satış fiyatımızı (…..)’ın bize verdiği fiyattan belirliyoruz. Ürünün
bize geliş fiyatı aynı zamanda bizim satış fiyatımız oluyor ve yapılan
sözleşme uyarınca ‘bayi kar payı’ bize kalan tutarı oluşturuyor….’’ demiştir.
Raporda da belirtildiği gibi e-postalarda adı geçen istasyon yetkilisinin beyanı
fiyatlar yönünden de örtüşmektedir.
4. (…..) tarihinde (…..) tarafından (…..) gönderilen e-postada; (…..) denmiş, (…..)
yetkilisi de beyanında; “Pompa satış fiyatımız belirlenirken MOGAZ yetkilileri ile
oturur, karşılıklı konuşarak bir fiyat belirlenir. Bu fiyat belirlenirken çevredeki
istasyonların fiyatları dikkate alınır. Ama nihai fiyatı MOGAZ belirler. MOGAZ’ın
haberi ve onayı olmadan fiyatları değiştiremeyiz. Yapılan anlaşmaya göre
marjlarımız sabittir ve MOGAZ bize satış fiyatını düşürmediği sürece biz de
fiyatımızı indirmeyiz. 2-3 aydır fiyatlar değişmedi, 2,38 TL’den satış yapıyoruz.
Bir önceki fiyat ise 2,47 TL idi.” şeklinde ifadede bulunmuştur.
5. Önaraştırma raporunda da geniş olarak açıklandığı gibi (…..) tarihli iki adet, (…..)
tarihli e-postalar ve bu e-postalarda adı geçen istasyon yetkililerinin beyanlarında
Yeniden Satış Fiyatının belirlenmesi konusunda yukarıda açıklandığı şekilde
rekabete aykırı, aynı mealde ifadelerin geçtiği görülmüştür.
4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un “Rekabeti Sınırlayıcı
Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar’’ başlıklı 4. maddesinde; “belirli bir mal ve hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri
hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, üretim ve dağıtım
zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren sağlayıcı ile bayileri arasında yeniden
satış fiyatının belirlenmesine yönelik yapılacak bir anlaşma ya da bu yöndeki eylemler
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir. Sağlayıcının
ürünün yeniden satış fiyatını belirlemesi, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde
sıralanan ve rekabet kısıtları içeren anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran
13-14/204-105
7/8
sınırlamalardan en temel olanıdır. Bununla birlikte aynı maddenin devamında,
taraflardan herhangi birinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari satış
fiyatına dönüşmemesi koşuluyla, sağlayıcının azami satış fiyatını belirlemesinin veya
satış fiyatını tavsiye etmesinin mümkün olduğu bilinmektedir. Yeniden satış fiyatının
tespitine yönelik olarak sözleşmede doğrudan bir hüküm bulunan durumlarda kanuna ve
tebliğe uyumluluğunun veya aykırılığının tespiti kolay görünmektedir. Bununla birlikte
yeniden satış fiyatının tespiti sonucuna bazı diğer unsurların varlığıyla da
ulaşılabilmektedir. Alıcının kar marjının belirlenmesi, tavsiye fiyat niteliğinde ilan edilmiş
bir fiyat seviyesinden alıcının yapabileceği indirimin en üst seviyesinin belirlenmesi,
alıcının belli bir yeniden satış fiyatına bağlı kalmaması halinde uyarılması, tehdit
edilmesi, cezai yaptırımlara muhatap olması, sözleşmesinin feshedilmesi, siparişlerinin
geciktirilmesi ya da iptal edilmesi, yeniden satış fiyatının belirlenmesine yönelik dolaylı
yöntemlere verilebilecek belli başlı örneklerdir. Yeniden satış fiyatının tespitini
amaçlayan bu doğrudan ya da dolaylı yöntemler, yeniden satış fiyatına uymayan
alıcının, örneğin bir fiyat izleme mekanizması yardımıyla tespit edilebilmesini sağlayan
önlemlerle birleştirildiğinde çok daha etkili olmaktadırlar.
Rekabet Hukukunun yeni yaklaşımında, dikey anlaşmalardaki kısıtlamalara karşı
per se (mutlak, kesin) kuralı değişmiş ve kısıtlamanın markalar arası rekabet üzerindeki
olumlu etkileri ile marka içi rekabet üzerindeki olumsuz etkileri arasında bir denge kuran
ekonomik rule of reason (makul, haklı sebep) kuralı uygulanmaya başlanmıştır.
Gerçekten dikey kısıtlamaların rekabet üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu ve
ekonomik etkinliği artırdığı yönündeki tespitler bu yaklaşıma gidilmesinde en büyük
etkenlerdir. Bir başka ifadeyle, artık yeniden satış fiyatının belirlenmesi için hiçbir analiz
ve araştırma yapılmadan hemen yasaktır denmeden, bu belirlemenin uygulanması,
etkileri gibi bazı maddi delillerin tespiti gerekmektedir. İşte bu etki ve maddi bulguların
olup olmadığının saptanabilmesi için mevcut dosya çerçevesinde soruşturma açılması
gerektiği kanısındayız.
Öte yandan, yukarıdaki paragrafta açıklamaya çalıştığımız yaklaşımla olaya
baktığımızda, Türkiye'nin özel sektörde en büyük 10. sanayi şirketi olan Aygaz’ın, LPG
sektörünün genelinde ve tüm segmentlerinde pazar lideri olma konumunun yanı sıra,
dikey bütünleşik bir yapıya ve Türkiye'nin en geniş dağıtım ağına sahip LPG şirketi
olduğu gibi, Otogaz segmentinde kendi markasıyla tüm Türkiye'de hizmet veren tek
LPG firması olarak lider olan şirket, Türkiye’de ilk defa araçlara özel otogazı sunan
teşebbüs olma özelliğine de sahiptir. Önaraştırma raporu içerisinde bulunan tüm belge
ve bilgilerden anlaşıldığı üzere, diğer dağıtım şirketleri Aygaz’ın fiyatlarını takip
etmektedir. Ayrıca Aygaz, marka güvenilirliği ve bilinilirliği nedeniyle diğer dağıtım
şirketlerine göre daha yüksek fiyatlardan ürün satabilmektedir. Bütün bu hususlar birlikte
değerlendirildiğinde, Aygaz’ın, önemli bir pazar gücüne sahip olduğu anlaşılmaktadır.
İnceleme konusu ürünün homojen bir niteliğe sahip olması ve pazarın şeffaf yapısı da,
muhtemel bir Yeniden Satış Fiyatının belirlenmesi uygulamasının olumsuz etkilerini
artırabilecek niteliktedir. Yeniden Satış Fiyatının belirlenmesi uygulamasının piyasaya
en önemli olumsuz yansıması ürün fiyatlarının yükselmesi ve yine bu uygulama ile satış
noktalarının sağlayıcılar üzerinde uygulayabilecekleri fiyat düşürme baskısının azalması
olup, ayrıca bu uygulama ile alt pazara düşük maliyetlerle ve düşük fiyatlarla girebilecek
teşebbüslerin de önü tıkanabilecektir. Dosya konusu pazardaki olası bir Yeniden Satış
Fiyatının Belirlenmesi uygulamasının, gerek Aygaz’ın sahip olduğu pazar gücünü
korumak ve/veya güçlendirmek, gerekse sağlayıcılar ve/veya dağıtıcılar seviyesinde
gerçekleşebilecek bir uzlaşmayı kolaylaştırmak şeklinde etkilerinin olabileceği ve
dolayısıyla rekabeti kısıtlayıcı sonuçların daha ciddi olacağı gerçeğinden hareketle olası
13-14/204-105
8/8
bir Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesi uygulamasının etkilerinin de değerlendirilmesi
bağlamında daha kapsamlı olarak incelenmesi gerektiği inancındayız.
Kurulumuz kararının sonuç kısmında da görüleceği üzere yapılan uygulamanın
4054 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında olduğu, ancak, söz konusu eylemin
pazardaki uygulama alanının ve etkisinin sınırlı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle
soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonucuna varılmışsa da, uygulama alanının ve
etki sınırlarının ne olduğunun bu aşamada mevcut dosya kapsamında, kesin yargıya
varacak ölçüde saptanmasına olanak verecek bilgi ve belgelerin bulunmadığı
kanaatindeyiz.
Mevcut önaraştırma bakımından Aygaz’ın, bayilerin yeniden satış fiyatlarını
belirlemediği ve etkilerinin doğmadığı yönünde kesin bir kanaate ulaşılamadığı,
muhtemel bir yeniden satış fiyatı tespiti yönünde ciddi şüphelerin bulunduğu, etkilerinin
hangi ölçüde olduğu, uygulama alanının ne aşamada kaldığı konularının açıklığa, bu
aşamada, kavuşmaması nedenleriyle, anılan hususların aydınlatılması bakımından
AYGAZ A.Ş hakkında 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılması
gerektiği görüşündeyiz.
Kurulumuzun soruşturma açılmaması doğrultusundaki mezkur kararına karşı,
meşru ve aktüel menfaati olan kişilerce 4054 sayılı Kanunun 55. maddesine göre iptali
için yetkili idare mahkemesi nezdinde iptal davası açılması halinde anılan kararın
belirtilen açıklamalarımıza göre iptal edilebileceği kanısını taşıyoruz.
Yukarıda açıkladığımız nedenlerle şikayetçi iddialarının, dosya içeriği belge ve
bilgiler karşısında; önaraştırmaya konu edilen olayın soruşturma açılmasına gerek
bulunmadığı yönünde kesin bir kanaate ulaşmaya yetecek ölçüde aydınlatılmadığı
anlaşıldığından, şikayet konusunun derinlemesine incelenmesi için şikayet edilen Aygaz
A.Ş hakkında soruşturma açılması gerekirken, anılan teşebbüs hakkında soruşturma
açılmasına gerek olmadığına ilişkin Kurulumuzun çoğunluk kararına katılmıyoruz.
İsmail Hakkı KARAKELLE Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Dr. Murat ÇETİNKAYA
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy