Olaylar – Başvuran, 1990 yılında, Priştine Bölge Mahkemesi önünde, işten çıkarılmasına itirazına ilişkin yargılama işlemleri başlatmıştır. 2002 yılında, Kosova’da Yerel Mahkemesi başvuranın lehinde karar vermiş ve eski görevine dönmesine hükmetmiştir. 2005 ve 2006 tarihlerinde icra emirleri verilmiştir. 2010 yılında, Kosova Anayasa Mahkemesi, 2002 yılında verilen kararın icra edilmemesi gerekçesiyle başvuranın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Aynı zamanda, BM Güvenlik Konseyi, 10 Haziran 1999 tarihinde, Kosova’da uluslararası sivil (Birleşmiş Milletler Geçici Yönetim Misyonu/UNMIK) ve güvenlik (NATO Kosova Gücü/KFOR) mevcudiyetine ilişkin 1244 sayılı Kararı kabul etmiştir. 2008 yılının Şubat ayında, Kosova bağımsızlığını ilan etmiş ve daha sonra seksen dokuz ülke tarafından tanınmıştır.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 1: Başvuranın, Sırbistan’a karşı yaptığı şikâyet, 2002 yılında Kosova mahkemesi tarafından verilen kararın icra edilmemesine ilişkindir. 10 Haziran 1999 tarihinden önceki dönemle ilgili olduğu anlaşılabildiğinden ötürü, şikâyetin bu bölümü rationetemporis (zaman bakımından) yetki kuralına uymamaktadır; çünkü Sırbistan, Sözleşme’yi 2004 yılında imzalamıştır. Daha sonraki süreç göz önüne alındığında, Mahkeme BMGK 1244 sayılı Karara istinaden, Kosova’nın uluslararası sivil ve askeri mevcudiyeti altına girdiğini gözlemlemiştir. UNMIK, bütün yürütme, yasama ve yargı güçlerini üstlenmiş ve Kosova’daki durumu periyodik raporlarla BM Güvenlik Konseyi’ne aktaran BM Genel Sekreterliği’ne düzenli olarak rapor sunmuştur. Sırbistan’ın, UNMIK’ı, Kosova’nın UNMIK kurallarına istinaden kurulan yargı veya diğer organlarını kontrolü altına aldığına ilişkin kanıt bulunmamaktadır. Sırbistan yetkililerinin, Kosova kurumlarını askeri, ekonomik, finansal veya siyasi olarak desteklediği söylenemez. Ayrıca, Kosova’nın daha sonraki bağımsızlık ilanı, Sırbistan’ı, üzerinde etkin kontrol sahibi olmadığı Kosova’da hak ve özgürlükleri güvence altına almaktan tarafsızca alıkoymuştur. Bu nedenle, başvurunun bu kısmı rationepersonae (kişi bakımından) yetki kuralına uymamaktadır. İhtilaf konusu olan kararın icra edilmemesi durumunun BM çatısında bulunan uluslararası mülki idarelere isnat edildiği ölçüde, şikâyetin bu kısmı da rationepersonae (kişi bakımından) yetki kuralına uymamaktadır.
Sonuç: kabul edilemez (çoğunluk).
Full & Egal Universal Law Academy