T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2008/720 Esas
KARAR NO: 2020/631
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 14/08/2008
KARAR TARİHİ: 29/09/2020
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde; davalı şirket temsilcileri tarafından parasını her istediği an geri alabileceği vaadinde bulunulması karşılığında davacının parasını ekte sunulan belge karşılığında verdiğini, paranın daha sonra talep edildiğini, bir türlü ödenmediğini, bu nedenle dava açıldığını,davalıların Bankacılık Kanunu hükümlerine aykırı hareket ettiğini, bu nedenle yetkisiz ve yasadışı olarak alınan paranın iade edilmesi gerektiğini, davalıların TTK.nun hükümlerini ihlal ettiklerini , mevduat topladıklarını , basiretli bir iş adamı gibi davranmadıklarını,davalıların Sermaye Piyasası Kanununa aykırı şekilde aracılık faaliyetinde bulunduklarını, ilgili kuruldan izin almaları gerektiği halde gerekli izinleri almadıklarını, hisse senetlerinin pazarlama ve satılmasının ise ilgili kurumlar tarafından hazırlanan raporlara göre mümkün olmadığını, hisse senetlerinin halka arzı için ilgili kanun, yönetmelik ve tebliğlere uyulmadığını, davalılar ve yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu , SPK uzmanlarınca hazırlanan 14/09/2000 tarihli raporda ... İnşaat ve Tarım A.Ş hisse senetlerinin satışı veya kar dağıtımı uygulamasında herhangi bir ayırım olmadığı, şirket hisse senetlerini satın alan kişilerin ... Holding A.Ş'nin hisse senetlerini satın aldıklarını düşündüklerini, davalılar tarafından yürütülen para toplama faaliyetinin nitelikli doladırıcılık suçunu oluşturduğunu,davalılar hakkında ceza davalarının devam ettiğini, para karşılığında müvekkile ve diğer mağdurlara sadece > veya > ibareli belge verildiğini, bu usulsüzlüğün tüm belgelerde aynı şekilde olduğunu , müvekkiline herhangi bir hisse senedi devri ise yapılmadığını davalı şirketlere ortak edildiğinden ise bahsedilemeyeceğini , müvekkil ile davalı şirket arasında kanuna uygun surette kurulmuş bir ortaklık ilişkisi ise bulunmadığını, müvekkile verilen belgede ise yatırımın .... Grubunun hangi şirketine yapıldığının dahi anlaşılamadığını, bu nedenle müvekkinin davalı şirketin ortağı olduğu sonucuna varılmasının mümkün olmadığını, müvekkiline kanunlara uygun hisse senedi teslimi de yapılmadığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 6.500,00 YTL nin ödendiği tarih itibariyle işleyecek ticari faizi ile müvekkiline ödenmesini , ortaklık ilişkinin bulunmadığının tespiti ile yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde; taraflar arasında hukuki ilişki mevcut olmadığını, davacı vekili tarafından sunulan belgenin müvekkil şirketi borç altına sokabilecek belge olmadığını,bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Dava, davacının davalılara yatırım amacıyla vermiş olduğu bedelin tahsili ile bu doğrultuda davalı şirket ile kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespit ve mevzuata aykırı şekilde kuruluan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne dair karar verilmesine ilişkindir.
7194 SAYILI Kanunun 41. Maddesi kapsamında, 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması Ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna “GEÇİCİ MADDE 4 - 31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” şeklindeki hüküm eklenmiştir.
Açılan iş bu davanın, bu madde hükmü doğrultusunda kaldığı görülerek, aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davası hakkında 7194 sayılı yasa doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına,
2- Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 54,40 TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 87,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 33,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa İADESİNE,
- Davacı tarafça harç olarak sarf edilen toplam 104,10 TL harcın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
3- Davacı tarafından sarf edilen bilişkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 3.833,00 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
- Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4- Davalı taraflarca yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5- 7194 sayılı yasa dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2020
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza