T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/873 Esas
KARAR NO : 2025/570
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/09/2014
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne cari hesap borcu olan ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi nin tanzim ve tediye ettiği çeklerin karşılıksız çıkması üzerine yasal işlemlere başlanıldığını, borçlu şirket müdürünün karşılıksız çek keşide etmek suçundan mahkum olduğunu, şirket müdürünün tutuklanması üzerine, müvekkili şirket vekili Av. ...'a şirket müdürünün yakınları müracaat ederek borcu üstlendiklerini, taraflar arasında 10.10.2008 tarihli "Borcu Kabul ve Kefalet Sözleşmesi " düzenlendiğini, sözleşmeye göre keşidecisi ... vekili ... olan ..bankası ... Şubesi nezdindeki ... nolu hesaptan verilme, ... numaralı 30.03.2009 keşide tarihli, 55.000,00.-TL bedelli,... numaralı 30.04.2009 keşide tarihli, 55.000,00.-TL bedelli ,5989109 numaralı 30.05.2009 keşide tarihli, 55.000,00.-TL bedelli, ... numaralı 30.06.2009 keşide tarihli, 55.000,00.-TL bedelli , 4 adet çekin tanzim edilerek müvekkili şirket vekiline teslim edildiğini, toplam 220.000.-TL bedelli bu 4 çekin şirket vekili tarafından tahsil edilerek 01.04.2009,07.05.2009,03.06.2009,02.07.2009 tarihli makbuz ve ibranameler ile ... adına davalı ... a ödendiğini, davalının şirket temsilcisi sıfatıyla tahsil ettiği, 220.000.-TL'yi şirkete intikal ettirmediğini, uhdesine geçirip şahsi tasarrufta bulunduğunu, ... San. Ve Tic. A.Ş. nin şirket defterlerinde ve cari hesaplarda borçlu olarak gösterilmeye devam edildiğini, davalının .... San. Ve Tic. A.Ş. nin %29 paylı hissedarı, yönetim kurulu başkan yardımcısı ve mali işler-muhasebe işlemlerinden sorumlu yönetim kurulu üyesi bulunduğunu, şirketi tek başına temsil etme yetkisinin olduğunu, davalının şirkete karşı mali nitelikte başkaca suçlarda işlediği tespit edilerek hakkında suç duyurularında bunulduğunu, davalı hakkında yürütülen Savcılık soruşturmasında takipsizlik kararı verilmesi üzerine itiraz edildiğini, itirazın İstanbul ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Değişik İş Sayılı 08.03.2011 tarihli kararı ile kabul edilerek takipsizlik kararının kaldırıldığını, davalı hakkında kamu davası açılacağını, davalının işlem ve eylemlerinin tespiti üzerine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itirazın haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline takibin devamına, %40 dan az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı şirketin %29 paylı ortağı ve Yönetim Kurulu üyesi olduğunu, ancak iddia edildiği gibi özel olarak mali işler ve muhasebe işlerinden sorumlu Yönetim Kurulu üyesi olmayıp,şirketin diğer yönetim kurulu üyesi olan ... ile beraber tek başlarına temsil ve ilzama yetkili olarak şirketi yönettiklerini,şirket işleyişinde müşterilerden tahsil edilen paraların muhasebe servisine intikal ettirilerek bu servis tarafından hesaplara işlenildiğini, davacının belirttiği ve müvekkili tarafından alınan bu ödemelerin de muhasebe servisine intikal ettirildiğini, muhasebe servisinin müvekkiline verdiği bilgiye göre, 3. Kişiler tarafından yapılan bu tahsilatın, ... Şirketinin ticari faaliyetinin durdurulmuş olması sebebiyle muhasebeleştirilemediğini ve muhasebe servisince emanete alınarak şirketin gayri resmi defterlerine işlendiğini, muhasebe servisinde çalışan elemanların tanık olarak dinlenmeleri halinde gerçeğin ortaya çıkacağını, paranın alındığı ve takip eden günler itibariyle şirkete ait banka kayıtları ve hesap hareketleri incelendiğinde şirketin nakit kasasından bu bedele yakın miktarın banka hesabına yatırıldığının görüleceğini, paranın iddia edildiği gibi müvekkilinin şahsi harcamalarında kullanılmadığını, şirketin diğer yöneticilerinin müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmak istemesi üzerine çıkan anlaşmazlıklar ve davalar nedeniyle müvekkiline zarar verme çabasına girdiklerini 2 yıl önce yapılan tahsilatın talep edilmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının faiz ve icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava; Şirket yöneticisinin şirkete ait parayı tahsil etmesine rağmen şirkete intikal ettirmeyip kendi uhdesine alması iddiasına dayalı olarak şirket yöneticisi hakkında bu paranın faiziyle birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraf vekilleri delil listelerini, yazılı delillerini ibraz etmişler diğer deliller mahkememizce toplanmıştır.
Davacı şirkete ait sicil kayıtları celp edilmiş şirket adresinin Bahçelievler İstanbul, davalı ... un şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılmıştır.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... San.ve Tic. A.Ş. tarafından borçlu ... aleyhinde 220.000.-TL asıl alacak,59.296,11.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 279.296,11.-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı borcun sebebi olarak 01.04.2009, 07.05.2009,03.06.2009,02.07.2009 tarihli ibraname ve makbuzlar ile alacaklı şirket adına tahsil edip yasa ve hukuka aykırı olarak şahsi tasarrufunda kullandığı toplam 220.000.-TL nin iadesinin istenildiği, ödeme emrinin borçluya 18.02.2011 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun vekili vasıtasıyla borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine 23.02.2011 tarihinde itiraz ettiği itirazın yasal 7 günlük süre içerisinde yapıldığı iş bu itirazın iptali davasının da yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Her ne kadar dava itirazın iptali olarak açılmış ise de; Anonim Şirketin Yönetim Kurulu Üyesine karşı açılan yönetici sorumluluk davası niteliğinde olmakla 6762 Sayılı TTK nun 341. maddesi gereğince davanın açılması konusunda Genel Kurul Kararı alınması dava şartı olduğundan davacı vekiline bu konuda Genel Kurul Kararı alınmış ise ibraz etmesi, alınmamış ise Genel Kurul yapılıp bu konuda alınacak kararı ibraz etmesi, yine davanın şirket adına denetçi tarafından açılması ve icazet verilmesi gerektiğinden, şirket denetçisinden açılan davaya icazet beyanı ile denetçiden alınan usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamesini ibraz etmesi için mahkememizce süre verilmiştir. Davacı vekili 19.12.2011 tarihli Genel Kurul Kararını sicil gazetesini, şirket denetçisi ... ın icazet beyan dilekçesini ve denetçiden alınan vekaletnamesini ibraz ederek noksanlıkları tamamlamıştır.
Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; Sanık ... hakkında mahkememizdeki davaya konu olayla ilgili hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, ... San. ve Ticaret A.Ş. Temsilcisi ... nun davaya katılan olarak kabulüne karar verildiği, sanığın savunmasının alındığı, müştekinin dinlenildiği bir kısım tanıkların beyanlarının alındığı son olarak şirket defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve Bekletici mesele dosya incelenmesine yargıtay dönüşü sonrasında ... esasa kaydediliği bozma içeriği incelendiğinde dosyanın geldiği aşama toplanan deliller dikkate alınarak , söz konusu dosyanın bekletici mesele yapılması ara kararınından rücu edilerek dosyasındaki tutanak ve belgelerin suretleri dosyamıza konulmuştur.
Zira dosyada yer alan Y A R G I T A Y ... C E Z A D A İ R E S İ ; Esas No: ... Karar No: ... karar ile Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında benzer suçlardan davaların açıldığı, verilen mahkûmiyet hükümlerinin Dairemizin 05.11.2024 tarihli ... Esas ve ... Esas sayılı ilamları ile beraat hükmünün yine Dairemizin 05.11.2024 tarihli ... Esas sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, işbu dosyaya konu iddianame tarihinin 07.04.2011 olduğu ve diğer dosyalarda yer alan iddianame tarihlerinin hukuki kesinti oluşturmadığı nazara alınarak temyiz incelemesine konu dosya ile bu dosyanın arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunun anlaşılması karşısında; Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar, Bakırköy(Kapatılan) .. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar ve Bakırköy .. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyaları ile arasında hukuki ve fiili irtibat nedeniyle, işbu dosya ile birleştirilerek 5237 sayılı TCK’nın 43.maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmasından sonra, sonuçlarına göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi edilmesi bozulması gerekmiştir. denmiştir.Ancak en son yapılan bozmada bize göre suçun maddi unsurları yönünden inceleme tamamlanmış olup bozma suçun maddi unsuru yönünde değil zincirleme olup olmadığına yönelik olduğu dikkate alındığında olayın oluşu anlamında makul yargılama süreci dikkate alınarak dosya tekemmül etmiştir.
Dava ve takibe dayanak makbuz ve ibraname başlıklı belge asılları mahkememiz kasasına ibraz edilmiştir.
İbranamelerde isim ve imzası bulunan ... tanık olarak dinlenmiştir. Beyanında ; ibraname asıllarını mahkeme kasasına alınmak üzere ibraz ettiğini, ibranamelerin düzenlendiği dönemlerde davacı şirketin Avukatlığını yaptığını, davacı şirkette maaşlı Avukat olarak çalıştığını, ibranamelerde yazılı olan ve tahsil edilen tüm paraların o dönemde Sembol İplik in yetkilisi olan davalı ...'a kendisi tarafından bizzat teslim edildiğini, 4 adet ibraname içeriğinin doğru olduğunu belirtmiştir.
Davacı şirketin ihtilaf konusu döneme ait ticari defter kayıt ve belgeleri ile dosya kapsamı üzerinde bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak iddia ve savunmaların değerlendirilmesi yönünden rapor alınmıştır. İbraz edilen raporda özetle ; ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin 2009-2010 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, şirket defterlerinde dava dışı 3. Kişiden tahsil edilmiş olan paranın kaydının bulunmadığı, şirket hesaplarına intikal etmediği, davalının davacı şirket nam ve hesabına tahsil etmiş olduğu, 220.000.-TL yi şirket yetkili personeline, muhasebe birimine, şirketin banka hesaplarına yatırdığına dair iddiasının TTK 338 maddesi uyarınca ispat yükü davalıda olup ispata muhtaç olduğu yüksek miktarlı tahsilatların neden banka kanalıyla şirket hesabına yatırılmadığının anlaşılamadığı, tahsil edilen çek bedellerinin tahsil tarihinden icra takip tarihine kadar geçen zamandaki işlemiş faiz miktarının 67.378,77.-TL olarak hesap edildiğini, davacı yanın ise 59.296,11.-TL talep ettiği mütalaa olunmuştur.
Bilirkişi raporu ibraz edildikten sonra davacı vekili ıslah dilekçesi ibraz etmiş, icra takibine kadar birikmiş faiz miktarını 8.082,66.-TL arttırarak 67.378,77.-TL ye yükseltmiş, ıslah harcını yatırmıştır.
Bilirkişi raporu gerekçe ve sonuç itibariyle dosya kapsamına usul ve yasaya uygun görülmekle hükme esas alınmaya değer bulunmuştur.
Her ne kadar davalı vekili itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasını ve Bakırköy .... Ağır Ceza mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de; bilirkişi kurulu raporu yeterli görüldüğünden ve davalı yanın itirazları mahkememizce çözümlenebileceğinden ayrıca Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesinde şirketin 2009 yılına ait defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılmasına karar verildiği, mahkememizdeki dosyanın daha önce açıldığı yeterli delil toplandığı nedenleri ile davalı vekilinin ek rapor alınması ve ceza dosyanın bekletici mesele yapılması taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, mahkememiz kasasına alınan ibranameler, tanık beyanı, bilirkişi raporu, sicil kayıtları ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki sonuçlara varılmıştır.
Dava itirazın iptali olarak açılmış ise de; Kesinleşen ceza dosyasındaki hususlar da dikkate alınarak esas itibariyle yönetici sorumluluğuna ilişkindir. Uyuşmazlık, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davalının, şirketin müşterilerinden ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.' nin şirkete olan borçlarının tahsili için verilen 4 adet her biri 55.000.-TL lik çek bedellerini şirket avukatından şirket namına tahsil etmesine rağmen şirket muhasebesine bu paraları intikal ettirip ettirmediği, sorumluluğunun olup olmadığı hususlarından oluşmaktadır. Davalı, dava konusu dönemde ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olup şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkilidir. Dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin davacı şirkete olan borcu nedeniyle borçlu şirket müdürünün karşılıksız çek düzenlemek suçundan mahkum olup tutuklanması üzerine o dönemde ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin avukatlığını yapan .... ile borcu üstlenen kişilerin borcu kabul ve kefalet sözleşmesi düzenlediği, sözleşme uyarınca her biri 55.000.-TL olan 4 adet çekin verildiği, daha sonra bu çek bedellerinin şirket vekili Av. ... ın şahsi hesabına yatırıldığı, tahsil edilen paraların şirket avukatı tarafından şirket adına davalı ...'a teslim edildiği, her teslimle ilgili 4 adet ibraname makbuzu düzenlendiği tarafların kabulündedir.... San. Ve Tic. A.Ş.'nin ticari defter ve hesaplarında davalıya teslim edilen paranın kayıtlı olmadığı , şirket kasasına intikal etmediği bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilmiştir. Davalı taraf tahsil ettiği paraları şirket muhasebe birimine intikal ettirdiğini, bu paraların şirketin gayri resmi muhasebesine işlendiğini iddia etmiş ise de; yapılan incelemede bu şekilde gayri resmi muhasebe kayıtlarına rastlanmamıştır. Davacı ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin defter kayıtlarında dava dışı ... San ve Tic. A.Ş. den 141.139,06.-TL ve 5.810,92.-TL alacağının devam ettiği 2009 yılında dava dışı bu şirketten tahsilat gerçekleştirmediğini, kayıtlarında gösterdiği bilirkişi raporunda belirtilmiştir. 6762 Sayılı TTK nun 338 maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesi, aleyhine açılmış olan sorumluluk davasında kusursuzluğunu ispat etmekle yükümlüdür. Davalı davacı şirket nam ve hesabına tahsil etmiş olduğu 220.000.-TL yi şirket yetkili personeline, muhasebe birimine, veznesine, şirketin banka hesaplarına yatırdığına dair savunmasını usulüne uygun delillerle ispat edememiştir. Raporda büyük miktarlı tahsilatların, elden şirket yetkilisine teslim edilmesinin olağan akışa ve uygulamaya ters olduğu belirtilmiş ise de ; Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesinde de dinlenen tanık Av. ...'ın beyanında; tahsil edilen paraların ... un isteği üzerine kendisine nakit olarak teslim ettiğini açıklamış olduğundan mahkememizce bu durum şüpheli görülmemiştir.
Davalı,yöneticisi bulunduğu şirkete ait 220.000.-TL yi şirket avukatından teslim almasına rağmen bu parayı şirket hesaplarına intikal ettirdiğini kanıtlayamadığından, bu miktar kadar şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğinden söz konusu parayı tahsil ettiği tarihlerden itibaren avans faiziyle birlikte şirkete iade etmekle yükümlüdür. Bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere tahsil tarihlerinden takip tarihine kadar işlemiş avans faiz miktarı 67.378,77.TL dir. Davacı icra takibinde 59.296,11.-TL işlemiş faiz talebinde bulunduğundan itirazın iptali davasında bu miktar esas alınmış ancak davacı vekili ıslah yoluyla işlemiş faiz talebini 8.082,66.-TL arttırdığından usul ekonomisi uyarınca bu talebi faiz alacağı olarak kararda değerlendirilmiştir.
Tüm bu nedenlerle itirazın iptali ve ıslah yoluyla talep edilen alacak isteminin kabulüne, takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 279.296,11.-TL toplam alacak üzerinden devamına, bu miktarın içerisindeki asıl alacak olan 220.000.-TL ye takip tarihinden itibaren taraflar tacir olup iş ticari nitelikte görülmekle değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, davalının sorumluluğu ve alacak miktarı yargılama ile belirlendiğinden likit sayılamayacağından davacı .... icra inkar tazminatı talebinin reddine, ıslah yoluyla istenen 8.082,66.-TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İtirazın İptali Davasının Kabulüne,
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 279.296,11-TL toplam alacak üzerinden devamına, bu miktarın içerisindeki asıl alacak 220.000.-TL ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
2-Davalının sorumluluğu ve miktarı yargılama ile belirlendiğinden alacak likit kabul edilemeyeceğinden davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Islah yoluyla talep edilen işlemiş faiz alacağının kabulü ile 8.082,66.-TL işlemiş faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 19.078,71-TL harçtan peşin alınan 2.751,15-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 16.327,56-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 2.751,15-TL peşin harç ve 18,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.769,55-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 1.210,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 44.687,38-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunulup usulen anlatıldı. 15/05/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza