T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1087 Esas
KARAR NO : 2025/1423
DAVA : Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2017
KARAR TARİHİ : 25/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kooperatif Yönetim Ve Denetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin 31/12/2007-30/11/2010 tarihleri arasında yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, kooperatif başkanlığı yaptığı süreç içinde bir kısım usul ve yasaya aykırı işlemleri sebebiyle kooperatifi 107.990,77-TL zarara uğrattığını, davalının bu sebeple Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile yargılandığını, bu davada zimmet suçundan mahkum olduğunu, dosyanın Yargıtay aşamasında bulunduğunu, ceza dosyası kapsamı incelendiğinde davalının kooperatifi zarara uğrattığının açıkça görüleceğini, zimmet suretiyle kooperatife verdiği zararın hem soruşturma safhasında alınan raporlar hem de ceza dosyası kapsamında kooperatif defter kayıtları ile banka hesaplarının incelenmesi sonucunda sabit olduğunu ileri sürerek davalının müvekkili kooperatifi uğrattığı zarar toplamı olan 107.990,77-TL'nin 30/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları kabul etmediğini, Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasının temyiz incelemesinin devam ettiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, ağır ceza mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporlarının eldeki davada kesin delil olarak kabul edilemeyeceğini, ayrıca bu raporların gerçeği yansıtmaktan uzak olduğunu, kooperatif hesabından çekilen paraların kuruşuna kadar kooperatife harcandığını, dilekçesinde bildirdiği kişilerin mahkemeye çağrılarak bu paraları kooperatif hesabına niçin yatırdıklarının sorulmasını istediğini, karar defterinin 58.sayfasının kooperatifin yeni yönetimine tertemiz teslim edildiğini, evrakta sahtecilik yapmadığını, kooperatifin ödeyemediği çekler için bankalardan kredi çektiğini, kooperatif çeklerinin ödenmesi için çekmiş olduğu kredileri ödediğini, yeni yönetimin ise bu ödenen paraları eşinin kooperatif hesabına saymadığını ve eşinin dairesini yasal olmamasına rağmen sattığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, ağır ceza mahkemesinde davalı hakkında zimmet ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, kararın temyiz edildiği, dosyanın Yargıtay'da olduğu, kesinleşmediği anlaşıldı.
İddia ve savunmanın genişletilip daraltılmasına ilişkin taraf taleplerinin bulunmadığı görüldü.
Davacı vekili ile davalıya HMK.nun 320 maddesi gereğince anlaşmaları için gerekli ihtarat yapılarak ayrıca taraflar sulh, arabuluculuk ve alternatif çözüm yolları konusunda bilgilendirilerek teşvik edildi.
09/10/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Davalı ...... ’nın davacı kooperatifin kurucu ortaklarından olduğu ve 29.06.2006 tarihinden 03.10.2010 tarihine kadar olan dönemde davacı kooperatifin yönetim kurulu başkanı olarak diğer yönetim kurulu üyeleri olan ..... ve ...... ile birlikte görev yaptığı, kooperatifin temsil ve ilzamının ise kooperatif başkanı ..... yanında diğer üyelerden .... veya .....’ın herhangi birinin birlikte atacağı müşterek imzası ile ( 2 imza) ile kooperatif tüzel kişiliğinin temsil ve ilzam edileceğinin kararlaştırıldığı, Davacı kooperatifin genel kurul tutanaklarından anlaşıldığı üzere eski yönetim kurulu üyesi olan davalı hakkında ve her bir yönetim kurulu üyesi yönünden kusur durumları dikkate alınarak ve kapsamı somutlaştırılarak tereddüde yer vermeyecek şekilde sorumluluk davası açılması yönünde genel kuruldan bir karar alınması gerekirken, mevcut dosya kapsamında usulüne uygun şekilde alınan bir genel kurul kararına rastlanamadığı, Davalı ..... ile davalıyla aynı dönemde görev yapan ....... ve .......’ın davacı kooperatifte görev yaptığı 29.05 2006 - 03.10.2010 tarihi arasındaki tüm genel kurullarda genel kurula açıklanan ve bilgisine sunulan konularda İBRA edildikleri, davalının diğer yönetim kurulu üyeleri ile birlikte gerçekleşen yönetim kurulu faaliyetleri ,genel kurulun bilgisine sunulan bilanço , gelir gider hesapları yönünden genel kurulda alınan bu ibra kararları kaldırılmadıkça eski yönetim kurulu üyelerinin hukuki yönden sorumluluğuna gidilemeyeceği, Davacı kooperatifin ...... nolu banka hesabına ilişkin tüm hesap ekstresi ile kooperatif hesabından nakit çekilen işlemleri gösterir hesap ekstreleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalı ....... ve davalıyla aynı dönemde görev yapan diğer yönetim kurulu üyeleri ....... ve ....... tarafından kooperatifin banka hesabından nakit para çekimlerinin yapıldığı gibi kooperatif hesabına yine bu kişiler tarafından muhtelif tarihlerde para ödemesinin yapıldığının tespit edildiği, Davacı kooperatif tarafından yönetim kurulu karar defterleri dosyaya ibraz edilmediğinden tüm yönetim kurulu kararlarıyla banka hesap ekstresinde yer alan tüm nakit para çekimlerinin ve ödemelerinin karşılaştırmalı incelemesinin mevcut dosya kapsamı gereği yapılamadığı, Davalının bir kısım ödemelere ilişkin olarak fotokopi olarak dosyaya ibraz ettiği 22.07.2009 tarih 97 sayılı ve 30.10.2009 tarih 123 sayılı yönetim kurulu kararları gereğince ve bu kararlarla uyumlu olarak kooperatifin banka hesabından yönetim kurulu kararı doğrultusunda ödemelerin yapıldığının tespit edildiği, Davacı kooperatifin davalının da içinde bulunduğu eski yönetim kurulu üyelerinin bankadan yaptıkları her bir nakit çekim ve ödeme işlemine yönelik yönetim kurulu kararı alıp almadıklarının değerlendirilebilmesi için davacı kooperatifin yönetim kurulu karar defterlerinin dosyaya ibrazı gerektiği yönünde sonuca ulaşıldığı, Davacı Kooperatif tarafından ibraz edilen ticari kayıtlar ve Kurumlar Vergisi Beyannamelerinden tespit edilen Bilanço ve Gelir tabloları üzerinde yapılan incelemelerde; Davalı ,.... tarafından 2009 yılında Kooperatif hesaplarından avans olarak çekilen 107.990,77 TL’nin dava tarihi itibarı ile davalının uhdesinde olduğunun tespit edildiği, Davalı tarafından Kooperatif hesaplarından gerçekleştirilen nakit avans çekimi işlemlerinin Yönetim Kurulu Kararları doğrultusunda gerçekleştirildiği, ancak yapılan ödemelere ilişkin fatura ve/veya ispat vesikası belge temin edilmediği için usulüne uygun olarak Muhasebe kayıtlarına usulüne uygun şekilde yansıtılmadığının görüldüğü,
davacı Kooperatif ticari defterlerinin Kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığının tespit edilmesi karşısında muhasebe kayıtlarının ait olduğu yıllarda kapanış kayıtlarının yapılıp yapılmadığı veya dönem sonlarında kapanması gereken kayıtlara sonradan ilave kayıtların yapılıp yapılmadığının doğrulanamaması nedeniyle muhasebe kayıtlarının davacı Kooperatif adına salt belge olarak kabul edilemeyeceği tespit edilerek, Yönetim Kurulu Kararlarının ise davalı lehine dayanak belge teşkil edeceği yönünde değerlendirildiği, Nitekim örnek olması yönünden Banka kayıtları incelendiğinde; 2009 yılında davalı tarafından bankadan çekilen miktarın 27.700,00 TL olduğu görülmüş, muhasebe kayıtlarındaki 107.990,77 TL avans çekimlerinin hangi belgelere dayanılarak kayıtlara alındığı tespit edilemediği gibi diğer taraftan 2010- ve 2011 yıllarında dosya mündericatı banka ekstrelerinden tespit edilen davalı tarafından davacı Kooperatif hesabına yapılan 25.903,00 TL ödemelerin ise davalının avans hesaplarından mahsup edilmediğinin görüldüğü, 1163 sayılı kanun ve ana sözleşmeye aykırı nitelikteki harcamaların bulunduğunun sayın mahkemece kabulü halinde eski yönetim kurulu üyelerinin her birinin, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zararın şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte müteselsilen sorumlu olduklarının kabul edilmesi gerekeceği, Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesinin ..... E sayılı dosyası kapsamında kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosya bilirkişi kurulu ..... Danıştay denetçisi ..... ve ..... tarafından tanzim edilen 10.09.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre “ ...... ’nın iş avansı olarak aldığı 107.990.77.TL nın mahsubunu yapmadığı, bu parayı kooperatif amaçlarına kullandığını öne sürmekle birlikte harcamasına dair kanıtlayıcı belge sunmadığı" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62.maddesi 6102 Sayılı Ticaret Kanunu 553. maddesi uyarınca yönetici sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının kooperatif eski yöneticisi olduğu dönemde davacı kooperatifi iddia edilen şekilde zarara uğratıp uğratmadığı, zarar var ise davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve miktarının tespiti hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Yapılan yargılama , toplanan ve sunulan deliller, celp edilen dosyalar, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ..... E sayılı dosyası ile de tespit edilmiş ve sanık hakkında 107.990,77.-TL’yi zimmetine geçirmek suçundan hürriyeti bağlayıcı ceza verilmiştir. Ceza mahkemesinin verdiği mahkumiyet kararları dikkate alınarak;
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 59/3. maddesinde; "Yönetime veya temsile yetkili şahısların kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan kooperatif sorumludur" hükmüne yer verilmiş, 62/1. maddesinde ise yönetim kurulu üyelerinin görevleri belirtilmiş, yönetim kurulunun, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunması ile ilgili olarak yasalara, anasözleşme hükümlerine ve genel kurul kararlarına göre işleri titizlikle yürütecekleri ve kooperatifin başarısı ve gelişmesi yolunda gereken çabayı göstermekle görevli oldukları açıklanmıştır. 62/3. maddesinde ise; "Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar" hükmüne yer verilmiştir.
Sorumluluğun söz konusu olabilmesi için de öncelikle bir zararın doğması şarttır. Zarar meydana gelmiş ise, yöneticilerin kusursuzluğunu ispat etmesi gerekir. Kusursuzluğun ispatı da genel hükümlere tabidir. Kural olarak yönetim kurulu üyeleri kooperatif adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlar ise de, anılan 336. maddedeki hallerde kooperatife, kooperatif ortaklarına ve kooperatif alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe müteselsilen sorumlu olurlar. Yöneticilerin görevlerini ifa sırasındaki zararın kusur ile işlendiği karinesinin aksini ispat etmedikçe 338. maddesi gereğince sorumluluktan kurtulamazlar. Diğer yandan, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 19.02.2007 tarih ve ..... E., .... K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 59/3. maddesinde yöneticilerin kooperatife ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan yöneticilerin birlikte sorumlu olacağı anlaşılması gerekir.
Davalı ile ilgili yargılama yanı zamanda aynı konuyla ilgili Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ..... E sayılı dosyası ile yapılmış ve kesinleşmiş olmakla; TBK'nın 74. maddesi uyarınca, hukuk hakimi kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değildir. Söz konusu madde irdelenirken Ceza Mahkemesinin “delil yetersizliğine dayanan beraat kararının” hukuk hakimini bağlamayacağı, ancak beraat kararı bir maddi olguyu tespit ediyorsa bu kararın hukuk hakimini bağlayacağı, beraat kararı suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayanıyorsa, bu kararın hukuk hakimini bağlayacağı, bundan başka kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı düzenlenmiştir.(Turgut Uygur-Borçlar Kanunu C.1 s.844).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Dosya kapsamı, taraf beyanları, bilirkişi raporları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan düzenleme ile sorumluluk davası açma yetkisinin genel kurul kararıyla yetkilendirilen en son yönetim kuruluna verildiği, Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinin yollamasıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 555/1 maddesi uyarınca, işbu davanın kooperatifin temsile yetkili en son yönetim kurulu tarafından ya da anılan maddede belirtilen pay sahipleri tarafından açılması gerektiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava açma yetkisine ilişkin bu hususun usule ilişkin bir eksiklik olduğu ve sonradan giderilmesinin mümkün bulunduğu kabul edilse de, dosya kapsamı itibariyle davacı kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri hakkında, her bir yönetim kurulu üyesinin kusur durumu ve sorumluluğunun kapsamı somutlaştırılarak, tereddüde yer vermeyecek şekilde alınmış usulüne uygun bir genel kurul kararının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ..... E sayılı dosyası ile de tespit edilmiş ve sanık hakkında 107.990,77.-TL’yi zimmetine geçirmek suçundan hürriyeti bağlayıcı ceza verilmiştir. Gerekçede sanığın sonradan dosyaya sunduğu harcama belgelerinin fatura niteliğinde olmayıp, sonradan da düzenlenebilen tek taraflı basit belgeler olduğu, defter ve belgelerin kanunen yapılması zorunlu olan noter tasdiklerinin yaptırılmadığı ve yapılan harcamaların neye istinaden kimlere ödendiğinin kayıt altında olmadığı ve kayıtlardan anlaşılamadığı, değişik tarihlerde sanık tarafından çekilen kooperatife ait paralardan sanığın harcama yapmadığı mahkememizce kabul edilen miktarın son bilirkişi raporuna göre 107.990,77 TL olduğu anlaşılmakla sanığın eylemine uyan zimmet suçundan aşağıdaki şekilde hüküm içerisinde gösterilen gerekçeler ile cezalandırılmasına denilerek kesinleşmiş ve Ceza mahkemesinin verdiği mahkumiyet kararları hukuk mahkemesi açısından da bağlayıcı niteliktedir .
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; Davacı kooperatifin genel kurul tutanakları incelendiğinde; davalı ...... ile aynı dönemde görev yapan ....... ve .......’ın 29.05.2006 – 03.10.2010 tarihleri arasındaki görev sürelerine ilişkin olarak, söz konusu dönemlere ait bilanço ile gelir-gider tablolarının genel kurulun bilgisine sunulduğu ve bu kapsamda yönetim kurulu üyelerinin ibra edildikleri anlaşılmıştır. Genel kurul tarafından alınan ibra kararları kaldırılmadıkça, ibra edilen yönetim kurulu üyelerinin, genel kurulun bilgisine sunulan faaliyetler bakımından hukuki sorumluluklarının ileri sürülmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, bilirkişi raporları ve dosya kapsamındaki banka kayıtları incelendiğinde; davalı ....... ve aynı dönemde görev yapan diğer yönetim kurulu üyeleri tarafından kooperatifin ...... nolu banka hesabından muhtelif tarihlerde nakit çekimleri yapıldığı, yine bu kişiler tarafından kooperatif hesabına çeşitli tarihlerde ödemeler gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Ancak davacı kooperatif tarafından yönetim kurulu karar defterlerinin dosyaya ibraz edilmemesi nedeniyle, banka hesap ekstresinde yer alan tüm nakit çekim ve ödeme işlemlerinin, yönetim kurulu kararlarına dayalı olup olmadığının karşılaştırmalı şekilde değerlendirilmesi mümkün olmamıştır. Davacı kooperatif tarafından ibraz edilen ticari defterler, muhasebe kayıtları ve Kurumlar Vergisi Beyannameleri üzerinde yapılan incelemede; davalı ....... tarafından 2009 yılı içerisinde kooperatif hesaplarından avans olarak çekilen toplam 107.990,77 TL’nin dava tarihi itibariyle davalının uhdesinde bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından söz konusu avans çekimlerinin yönetim kurulu kararları doğrultusunda gerçekleştirildiği ileri sürülmüş ise de, yapılan harcamalara ilişkin fatura veya ispat edici belgelerin sunulmaması nedeniyle bu tutarların kooperatif amaçları doğrultusunda harcandığının kanıtlanamadığı, dolayısıyla muhasebe kayıtlarına da usulüne uygun şekilde yansıtılmadığı anlaşılmıştır. Banka kayıtlarına göre 2009 yılında davalı tarafından bankadan fiilen çekilen tutarın 27.700,00 TL olduğu, muhasebe kayıtlarında yer alan 107.990,77 TL tutarındaki avans çekimlerinin hangi belgelere dayanılarak kayıtlara alındığının tespit edilemediği gibi, 2010 ve 2011 yıllarında davalı tarafından kooperatif hesabına yapılan 25.903,00 TL tutarındaki ödemelerin de davalının avans hesabından mahsup edilmediği görülmüştür. Öte yandan, Bakırköy ..... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 10.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda; davalı .......’nın iş avansı olarak aldığı 107.990,77 TL’nin mahsubunu yapmadığı, bu parayı kooperatif amaçları doğrultusunda kullandığını iddia etmesine rağmen harcamalara ilişkin herhangi bir belge ibraz edemediği, dolayısıyla söz konusu bedelin davalının uhdesinde kaldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme hükümlerine aykırı nitelikteki bu işlem ve harcamalar nedeniyle, eski yönetim kurulu üyelerinin her birinin kusuru oranında ve durumun gereklerine göre doğan zarardan müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmiştir. Ancak somut olayda, davalı .......’nın kooperatiften avans olarak aldığı ve mahsubunu yapmadığı 107.990,77 TL yönünden kişisel sorumluluğu açıkça sabit olduğundan, bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenlerle, davanın kabulü ile 107.990,77 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
- 107.990,77 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..... KONUT YAPI KOOPERATİFİ'ne verilmesine,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 7.376,85-TL harçtan peşin alınan 1.844,22-TL ve harcın mahsubu ile noksan kalan 5.532,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı taraflarca yatırılan 1.844,22-TL peşin harç ve 31,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.875,62-TL harcın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 2.715,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.715,00-TL'sinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre kendi üzerine bırakılmasına,
6-Davacı tarafların kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025
Başkan ......
¸e-imzalıdır
Üye ......
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Katip .....
¸e-imzalıdır