T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/353 Esas
KARAR NO : 2025/855
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 12/04/2017
KARAR TARİHİ : 18/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava ve talep dilekçelerinde özetle ; müvekkilinin İstanbul ili , ... ilçesi, ... beldesi, 1.Bölge ... pafta, 357 ada 1 parselde kayıtlı arsa üzerinde yapı inşaatı yapan 9 üyeli .... Yapı Kooperatifi'nin üyesi olduğunu, davalı ...'ın kooperatif yönetim kurulu üyesi olan iki kişinin kardeşi ve kooperatif vekilliğini üstlendiğini, davalı ...'ın kooperatif üyesi ve aynı zamanda kooperatif vekilliğini üstlendiğini, davalı ...'in kooperatif yönetim kurulu üyesi olup kooperatif vekilleri ... ve ...'ın yeğeni, kooperatif üyesi ...'in oğlu olduğunu, davalıların el birliği içinde kooperatif genel kurul ve yönetim kurulu kararı olmaksızın usulsüz işlemlerle kooperatife ait taşınmazları kendi adlarına veya üçüncü şahıslar adına devir ve tescilini yapmak suretiyle mal kaçırdıklarını, kooperatifi ve kooperatif üyelerini zarara uğrattıklarını, kooperatif ile yüklenici ... Taahhüt A.Ş.arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, yüklenici temerrüdü nedeniyle arsa sahibi kooperatif tarafından yüklenici ve haleflerine karşı kooperatif avukatları davalılar İsmail ve ... tarafından Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile sözleşmenin feshi ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını, mahkemece sözleşmenin geriye etkili feshine, tapu kayıtlarının iptali ile davacı kooperatif adına tesciline karar verildiğini, yüklenici halefi olarak davada yer alan 37 davalının kararı temyiz etmemiş olmaları nedeniyle bu kişiler yönünden kararın kesinleştiğini, Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesince taşınmazlara yönelik 04/08/2008 tarihinde tedbir kararı verildiğini, dava sonunda kooperatif adına devir ve tescili yapılacak olan bu taşınmazlar üzerindeki tedbirlerin genel kurul ve yönetim kurulu kararı olmadan Av. ...'ın 03/11/2009 tarihinde mahkemeye verdiği dilekçe ile kaldırıldığını, akabinde 04/11/2009 tarihinde davalı ... adına kayıtlı olan 22 adet bağımsız bölümün davalı ...'a satış gösterilmek suretiyle kayıt ve tescilinin sağlandığını, yine yüklenici firmanın halefi olan ... adına kayıtlı 4 adet bağımsız bölümün ... ve ...'ın yeğeni aynı zamanda kooperatif yönetim kurulu üyesi olan davalı ... adına satış suretiyle devir ve tescilinin yapıldığını, C Blok 1 nolu dairenin de yüklenici firmanın halefi olan ... adına kayıtlı iken kooperatif vekili ...'a satış gösterilmek suretiyle tescilinin sağlandığını, yapılan tescillerin usulsüz olduğunu, kooperatif ve davacı müvekkilinin menfaatlerinin doğrudan zarar gördüğünü ileri sürerek çeşitli hilelerle davalılar adına kayıtlı olan taşınmazların üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına, davalıların kooperatif adına olması gereken birçok taşınmazı kendi adlarına tescil etmek suretiyle kira geliri elde ettiklerinden davalılar adına olan banka hesaplarına tedbir konulmasına, davalıların kooperatif üzerinden temin ettikleri menfaatlerle başta Büyükçekmece, Bakırköy,Zeytinburnu olmak üzere birçok taşınmaz aldıklarını bu nedenle bu ilçelerde davalılar adına tapuda kayıtlı olan tüm taşınmazlara da tedbir konulmasına, akabinde 26/04/2017 havale tarihli dilekçelerinde yazılı davalı ... adına kayıtlı toplam 18 adet taşınmazın tapusunun iptali ile her türlü takyidattan ari olarak kooperatif adına tapuya tesciline, yine aynı dilekçede belirtilen 3 adet taşınmazın davalı ... adına kayıtlı tapusunun iptali ile her türlü takyidattan ari olarak kooperatif adına tapuya tesciline, ... adına kayıtlı 5 adet taşınmazın tapusunun iptali ile her türlü takyidattan ari olarak kooperatif adına tapuya tesciline, bedele dönüşen taşınmazlara yönelik olarak 3 adet taşınmazın ileride yükseltmek ve tamamlamak kaydıyla 225.000,00-TL tazminatın usulsüz işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile kooperatife ödenmesine, yine bedele dönüşen 1 taşınmaz yönünden ileride yükseltmek ve tamamlamak kaydıyla 75.000,00-TL tazminatın usulsüz işlem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsili ile kooperatife ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 17/04/2017 tarihli ara kararı uyarınca davacı vekili tarafından açıklama dilekçesi verilmiş olup asgari dava değeri üzerinden peşin harç davacı tarafça tamamlanmıştır.
Davalılar ... Yapı Kooperatifi, ... vekili Av. ... kendi asaleten anılan davalılar adına vekaleten ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif ortağı olmadığını, ortak olması yönünde başvurusu bulunmadığını, kooperatife herhangi bir ödeme ve katkısının da olmadığını, kooperatif payları devir alındıktan sonra kooperatif işlemlerinin yürütülmesi için davalı ...'ın arkadaşı ve müvekkili olan davacının babası ...'den yardım talep edildiğini, onun da bu talebi kabul ettiğini, kooperatifin işlemlerini yardım ve güven bağlamında yürütmek üzerinde pay devir almayı takip eden ilk genel kurul toplantısından itibaren şeklen yönetim kurulu başkanlığını yürütttüğünü, 06/05/2016 tarihli genel kurul toplantısına kadar bu görevinin devam ettiğini, ...'in eski eşi ... oglu .... ve kayınbiraderi ....'ı kooperatife şeklen ortak yaptığını, bu hususun 27/05/2010 tarihli yönetim kurulu kararı ile tespit edildiğini, nihayetinde davacı ve ailesinin kooperatiften istifa ederek ayrıldıklarını, istifanın 18/08/2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul edildiğini, 26/04/2017 tarihinde yapılan genel kurulda hazirun cetvelinde kendilerine yer verilmediğini, bu nedenle kooperatif ortağı olmayan davacının bu davayı açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, kooperatifin mülkiyetinde yalnızca 60 adet kat irtifakına bağlanmış tapu mevcut olup bu tapuların tamamının kooperatif ortaklarına tahsis edilerek ferdileştirildiğini, tapuda davacının babası ...'in imzası ile bu tahsis işleminin gerçekleştirildiğini, tapu sicil müdürlüğünden anılan bağımsız bölümlerin tahsis listelerinin celbini talep ettiklerini, davacı iddialarının tamamen hayal ürünü ve gerçek dışı olup iftira suçu teşkil ettiğini, yapılan işlemlerin genel kurul ve yönetim kurulu kararlarındaki talimatlarla gerçekleştirildiğini, en geniş anlamda vekillerine yetki verdiklerini, vekaletnamelerin, tüm işlem ve anlaşmaların kooperatif ve kooperatif ortaklarının bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini, davacının babası ...'in işlerinin bozulması ve yüklüce borçlanması nedeniyle oğlu davacıdan elde edilen vekaletname ile işbu davanın ikame edildiğini, aynı taleplerle önce ... tarafından Büy ükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava ikame edildiğini, bu davada görevsizlik kararı verildiğinden bu kez ...'in oğlu olan davacının dava açtığını, mağdur yüklenici halefleriyle kooperatif ortaklarının yararları bağdaştırılarak anlaşmaların sağlandığını, geç de olsa sonunda kooperatif ortaklarının bağımsız bölümlerine kavuştuklarını, haklı bir talep olmamakla birlikte niteliği itibariyle taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalı ...'ın kooperatif vekilliğini üstlenmediğinden vekil olarak sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kooperatif adına talepte bulunma hak ve yetkisinin olmadığını, davacının dolaylı, kooperatifin doğrudan bir zararı olmadığını, hele hele tapu iptali ve tecsilini talep etme yetkisinin genel kurul ve yetkilendirmesiyle yönetim kuruluna ait olduğunu, davalılar arasındaki akrabalık durumunun taraflarınca kabul edildiğini bu sebeple vukuatlı nüfus aile kaydının çıkartılmasının hukuka aykırı olduğunu, genel olarak banka hesap bilgilerinin istenilmesinin iktisadi mahremiyete, kişilik haklarına aykırı olduğunu, her bir kooperatif ortaklık payının 40.000,00-TL bedelle devir alındığını, her bir paya natamam bir adet daire tahsis edildiğini, pay devir bedeli dışında kooperatif ortaklarınca bir harcama yapılmadığını, buna karşın anlaşmalar sonucu ekseriyeti yüklenici haleflerinden elde edilen gelirle natamam olan dairelerin tüm ortak alanlarla birlikte bitirilip iskanı açıldığını, yaklaşık olarak çevre düzenlemesiyle birlikte %60 oranında eksik iş tamamlandığını, yüklenici halefleriyle anlaşma sağlandıktan ve sulh olunduktan sonra davalıların yüklenici haleflerine kalan taşınmazlardan satın almalarında bir usulsüzlük bulunmadığını, satın alındığı günden bu yana taşınmazların davalılar adına durduğunu, kooperatif ve kooperatif ortakları zararına usulsüz bir işlem olmadığını, davacının aktif dava ehliyeti, niteliği itibariyle talepte bulunma yetkisi, şekli ortaklıktan çıkmış olması, zamanaşımı ve sair durumlar nazara alınarak ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız dayanaksız ve kötüniyetli olarak açılan davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; kooperatif ortağı olmadığını, davacının da kooperatif ortağı olmadığını, vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiasıyla açılan huzurdaki davada ticaret mahkemesinin görevli ve yetkili bulunmadığını, görevli mahkemenin Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, taşınmazın aynına ilişkin olarak açılan davada kesin yetkili yerin Büyükçekmece mahkemeleri olduğunu , bu nedenle yetki itirazında bulunduğunu, dava konusu hak ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, esasa ilişkin olarak ise iddiaların gerçek dışı olduğunu, 04/11/2009 tarihinde edindiği ve üzerine sonradan bina yapılan arsa payları ile ilgili tüm genel kurullarda kooperatif yönetim kurulu ve denetim kurulu raporlarının oy birliği ile ibra edildiğini, kooperatif vekili olarak aktif bir görev yapmadığını, kaldı ki vekalet görevinin kooperatif genel kurul kararları, yönetim kurulu talimatları ve ortakların özel yetki veren vekaletnamelerine istinaden usul ve yasaya uygun yürütüldüğünü, davalı kooperatif ve ortaklarının hem maddi hem manevi anlamda diğer davalı ...'a borçlu olduklarını, davacının hak arama özgürlüğünün sınırlarını aşan delil toplanması taleplerinin reddi gerektiğini, haksız dava nedeniyle ihtiyati tedbir isteminin de reddi gerektiğini ileri sürerek görev, yetki, zamanaşımı, aktif husumet itirazları nedeniyle öncelikle davanın usulden reddine, aksi taktirde haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
HMK.nun 166/1-4 maddesinde “aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.” hususları düzenlenmiştir.
Mahkememize açılan işbu dosya ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, konu birliğinin mevcut olduğu, dayanılan delillerin ve maddi vakıaların müşterekliğinin delillerin birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği, yapılacak değerlendirme sonucunda dosyalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bağlantı bulunduğu gibi aynı davalı hakkında birden fazla ilama dayalı olarak doğrudan iflas talebinin olduğu dikkate alınarak usül ekonomisi anlaşılmakla usul ekonomisi de gözetilerek HMK.nun 166/1, 4 madde ve bentleri uyarınca mahkememiz dosyasının daha önce açıldığı anlaşılan mahkememiz dosyasının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İş bu dava ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası arasında bulunan hukuki ve fiili irtibat nedeniyle iş bu dava dosyasının Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile HMK nın 166. maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE, yargılamanın birleştirilen dosya üzerinden yürütülmesine,
2-Mahkememizin ... esasının birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA,
3-Yargılamanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE
4-Birleştirme kararı verildiğinin HMK 166/3 maddesi uyarınca İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne UYAP üzerinden BİLDİRİLMESİNE,
Dair; HMK 168.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ESAS HÜKÜMLE BİRLİKTE İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza