T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/473 Esas
KARAR NO : 2024/620
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/05/2017
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilerinin yiğenine veli olarak , yiğeninin okulunun düzenlediği geziye katıldığını, gezi sırasında davalı ... idaresindeki otobüsün kaza yaptığını, kazada müvekkilerinin yaralandığını, Ceza mahkemesinde ....'ün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkileri için 10.000 TL maddi 50.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, ... Turizm işletmesinin olayda sorumlu olduğunu, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun tespitini istediklerini, sigorta şirketlerine ihtaratın yapılmış olduğunu, belirterek 10.000 TL maddi 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini (manevi tazminat için sigorta şirketleri hariç ) sigorta şirketleri yönünden maddi tazminat talebinde poliçe limitleri dahilinde reeskont avans faizinin müteselsilen tahsilini, kazaya karışan otobüsün trafik kayıtlarına bila teminat tedbir tesisini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davada istanbul anadolu mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının delillerinin kendilerine tebliğ edilmesi gerektiğini, zararın ... sigorta şirketi sorumluluğunda olduğunu, olay tarihinde sigorta poliçe teminat bedeli 310.000 TL olduğunu, tedavi giderlerinde öncelikli sorumluluğun ... kooperatifi nezdinde olduğunu, tedavi gideri tazminatının teminat dışı olduğunu, tedavi giderlerinden bir sorumlulukları olmadığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektğini, teminatın paylaştırılması gerektiğini, sigortalılarının kusur ve zararının tespit edilmesi gerektiğini, davacınn zararını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilerinin yasal faizden sorumlu olduğunu, sorumluluklarının teminat ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta şirketinin vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Belge suretleri ve delillerin kendilerine tebliğinin gerektiğini, dava konusu talebin muhattabının zorunlu mali mesuliyet sigortasında olduğunu, araçların kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, davacının sgm den herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitini talep ettiklerini, dosyanın aktüeryal hesaplamasının yapılması gerektiğini, müvekkilerinin temerrüte düşmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesindeki .... esas sayılı dosyasında aynı doğrultuda dava dosyası olduğunu, taraflarının kazada kusuru bulunmadığını, hak sahiplerine 175.000 TL ödeme yapıldığını, bu kazanın firma için ilk kazası olduğunu, firmanın kazada kusuru olmadığını, kazanın nasıl meydana geldiği ve kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminat konusunda müvekkilerinin sorumluluğu bulunmadığını, bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Asıl Dava ;Destekten yoksun kalma tazminatına dair Birleşen dava ise; davalıların sürücüsü ve maliki olduğu, diğer davalı sigorta şirketinin ise zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın davacıya çarpması sonucu davacıda meydana gelen cismani zarar nedeniyle (haksız fiil) maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Esas ve birleşen davalar açısından taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafça talep edilen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, davalıların bu tazminattan sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı; mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizin 22/05/2018 tarihli celsesinde birleşen dosya açısından davacı ...'ın maluliyet oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan maluliyet oranını tespiti istenilmiş ve ATK'den gelen müzekkere cevapları ile mahkememizin 18/10/2021 tarihli celsesinde Dava dosyamızın 5 nolu celse 2 nolu ara karar gereğince Adli Tıp Kurumuna gönderilerek davacı ....'nın geçici ve sürekli maluliyetinin tespitini istenmesine, aynı zamanda randevu gününün bildirilmesinin istenilmiş eksik hususlar giderildikten sonra ise 19/08/.... tarihli ATK raporunda özetle; ''Mevcut belgelere göre .... kızı 02.07.1989 doğumlu ...’ın 09.04.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Tablo 1.3’e göre kategori III, %18 olarak tespit edildiğine göre; 1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %18 (yüzdeonsekiz) olduğu, 2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur'' şeklinde mütalaalarını mahkememize bildirmişlerdir.
ATK raporu taraf/vekillerine tebliğ edilmiş, meydana gelen kazadan kaynaklı var ise maddi zararlarının hesaplanması için Aktüerya Bilirkişisi ....'tan rapor alınmasına karar verilmiş Bilirkişi 17/01/2022 tarihli raporunda özetle; ''1-Davacı ...’nun nihai ve gerçek maddi zararının 219.293,34 TL olduğu, 2- Davacı ...’nun nihai ve gerçek maddi zararının 195.081,68 TL olduğu, 3- Davacı ...’ın nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 7.064,76 TL olduğu, 4- Temerrüt başlangıcının davalı şirketleri yönünden 18.05.2017 tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise 09.04.2016 kaza tarihi olduğu, 5- Davacı ...’ın talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılamadığı,
'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraf/vekillerine tebliğ edilmiş dosyanın doktor bilirkişiye tevdi ile davacı tarafın 13/08/2022 tarihli dilekçesi kapsamında hesaplama yapılmasının istenilmesine karar verilmiş bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı ...'ın, 09.04.2016 tarihli araç dışı trafik kazası sonrası belgeli tedavi giderinin bulunmadığı, Toplam 3. 500,00 TL belgesiz tedavi gideri harcaması yapmış olduğu'' dair tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
Hükme esas alınan 2. Bilirkişi ek raporunda özetle; ''Davacı ...’nun nihai ve gerçek maddi zararının 929.849,88 TL olduğu; bu tutarın 164.632,89 TL için davalı ... Sigorta Şirketi’nin; yine 164.632,89 TL için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, 2) Davacı ...’nun nihai ve gerçek maddi zararının 821.036,31 TL olduğu; bu tutarın 145.367,11 TL için davalı ... Sigorta Şirketi’nin; yine 145.367,11 TL için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, 3) Davacı ...’ın nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 7.064,76 TL olduğu ve davalı ... Sigorta Şirketi tarafından düzenlenen Taşımacılık sigortası poliçesi teminat limiti dahilinde olduğu, 4) Davacı ...’ın nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.678.487,35 TL olduğu; bu tutarın 310.000,00 TL için davalı ... Sigorta Şirketi’nin; yine 310.000,00 TL için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, 5) Doktor bilirkişi tarafından 04.06.2023 tarihli raporda davacı ...’ın Karayolu ... Ferdi Kaza Sigortası poliçesi kapsamındaki maddi zararı 17.500,00 TL tespit edildiği ve bu zararın ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ... Ferdi Kaza Sigortası poliçesi teminat limiti dahilinde olduğu, 6) Doktor bilirkişi tarafından 04.06.2023 tarihli raporda davacı ...’ın tedavi gideri zararının 3.000,00 TL olarak tespit edildiği ve bu tutarın davalı ... Sigorta Şirketi tarafından düzenlenen taşımacılık sigortası poliçesi teminat limiti dâhinde olduğu, 7) İşbu ek raporda hesaplanan maddi zarar tutarlarının 27.07.2022 tarihli ek rapordan daha fazla çıkmış olmasının nedenin 27.07.2022 tarihli ek rapordan sonra asgari ücretin (17.002,12 TL/5.500,35 TL) = 3,1 katı artmış olmasından kaynaklandığı bu yönüyle iki rapor arasında çelişki olduğundan bahsedilemeyeceği, 8) Temerrüt başlangıcının davalı şirketleri yönünden 18.05.2017 tarihi, davalı sürücü ve işleten yönünden ise 09.04.2016 kaza tarihi olduğu, 9) Asıl davanın ve birleşen davanın dava dilekçesinin netice-i talep kısmının 2. Maddesinde yasal faiz, 5. Maddesinde ise avans faizi talep edildiği; sigortalı aracın tescil kayıtlarında kullanım amacının ticari olduğunun belirtilmesi hasebiyle faiz nev’i avans faizi olduğu; talep ile bağlılık ilkesi nazara alındığında faiz nev’i faiz nev’inin yasal faiz olacağı, bu nedenle faiz nev’i hususundaki takdir Sayın Mahkemeye ait olup, tarafımdan nihai bir değerlendirme yapılamadığı'' şeklinde ek tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir.
Haksız fiile neden olan olayın meydana gelişi ve kusur durumunun tespiti;ATK Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 18.10..... tarihli raporunda olayın meydana gelmesinde;
davalı sürücü ...’ ün asli kusurlu olduğu belirtilmekte olup, başka herhangi bir kişi ve unsura kusur
atfedilmemiştir.
Ankara Batı .. Ağır Ceza Mahkemesi Dosya No: ... Karar No : .... sayılı kesinleşen mahkumiyet kararına göre , Sanığın olay günü sevk ve idaresinde bulunan .... plakalı araç ile İstanbul ilinden Ankara iline doğru seyir halinde bulunduğu, kullanmış olduğu araç ile .... ilkokulu öğrencileri velilerinin bulunduğu, kaza mahaline geldiğinde sanığın kullanmış olduğu aracın kontrolünü yitirmesi sonucu aracın yoldan çıkıp yan yatıp sürüklendiği ve mevcut kaza sonucu bir kişinin ölüp birden fazla kişinin yaralandığı şeklindeki olay gelişimi mahkememizce kabul edilmiştir. Kabul edilen bu olay gelişimi altında her ne kadar sanık alınan tüm savunmalarında yasal hız sınırı içinde giderken önüne birden çıkan bir yayaya çarpmamak için direksiyonu kırdığını ve bunun sonucunda kazanın meydana geldiğini iddia etmiş ise de; hükme dayanak yapılan Adli Tıp Raporu, dinlenen tanıklar ve müştekilerin anlatımlarında sanığın savunmasının aksine direksiyon başında uyuduğunun tüm dinlenen kişilerce beyan edilmesi karşısında savunmasına itibar edilmeyerek Adli Tıp Raporunda da belirtildiği üzere kusuru nedeni ile bu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiş olup olayda yaralanan ve vefat edenin kusurunun bulunmadığı ceza dosyasında alınan raporlar neticesinde sabit olup olay neticesinde ... yaralandığı asıl dosya davacılarının da müşterek çocuğunun vefat ettiği ve maddi ve manevi tazminat olarak eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Rapor doğrultusunda davacı vekili dava değeri arttırım dilekçesini mahkememize sunmuş, Mahkememizin 26/03/2024 tarihli celsesinde dava değeri itibariyle dosyanın heyetçe görülmesi gerektiğinde dosyanın heyete tevdine karar verilmiş dosya heyetçe ele alınmıştır.
Mahkememizin 09/05/2024 tarihli celsesinde Davacı ... yönünden kaza sebebi ile kendisine yapılan geçici iş görememezlik ödemesi olup olmadığı hususunda ilgili SGM'ye müzekkere yazılmasına, davacı tarafa asıl ve birleşen dosyalar yönünden tüm sigorta şirketlerine dava açılmadan önce başvuru yapılıp yapılmadığı hususunda ve herhangi bir ödeme alınmış ise bu hususta beyanda bulunmak üzere süre verilmiş olmakla SGM'ye yazılan müzekkereye yanıt verildiği gibi davacı yan da süresi içerisinde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları, ATK raporları, celp edilen deliller ile müzekkere cevapları doğrultusunda:
Dava dosyamızda ispat yükü kazadan kaynaklı davalı sürücünün kusurlu olduğunu ve poliçeden ötürü ayrıca davalı sigorta şirketinin de sorumlu bulunduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf delilleri bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Davacıların asıl dava ve birleşen dava maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi; İddialar bakımından tarafların kusur oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde davalı sürücü meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 2021/82 E. 2022/167 K. 29.12.2022 T. sayılı KTK’nun 90. Maddesine eklenen
hükümlerin iptaline ilişkin kararı ile Yargıtay 4. HD 2021/27411 E. 2022/3461 K. 28/02/2022 T. ve
Yargıtay 17. HD 14.01.2021 T. 2020/2598 E. 2021/34 K. sayılı kararı dikkate alınarak; müteveffa ve
hak sahiplerinin muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosuna göre belirlenmiş bununla
birlikte; asgari ücretin her yıl %10 artacağı kabulü ile işleyecek dönemdeki kazançlar için her yıl %10
artış uygulanacak ve işleyecek dönemdeki zararın peşin ödenmesi nedeniyle her yıl için %10 ıskonto
yapılmış TRH-2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre hak
sahiplerinin maddi zararları tespiti açısından aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış ve zarar tespiti yapılmıştır. Rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
Asıl dava bakımından ; Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 85.maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa,... motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Maddi tazminatlarda indirim nedenleri olarak iki durum söz konusudur. 6098 sayılı TBK 51. md; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. md)ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
..... Hukuk Dairesi .... E. , ....K. , 09.05.2018 T. kararında özetle; “….Kaza tarihinde 10
yaşında olan desteğin ölümü sebebi ile annenin çalışıyor olması halinde hem anne hem de baba yönünden
hesaplanacak tazminattan, asgari ücretin %5'i oranında, annenin çalışmayıp aile ekonomisine katkısının
bulunmadığının tespiti halinde sadece baba yönünden hesaplanacak tazminattan asgari ücretin %5'i oranında
yetiştirme giderinin indirilmesi gereklidir” denilerek hüküm kurulmuştur. Davacı annenin çalışmadığına dair belge
olmadığından hem davacı anne yönünden hem de davacı baba yönünden hesaplanan maddi zarar tutarlarından
yetiştirme gideri tenzil edilmiştir.
Olayın meydana gelmesinde talep edenlerin olmadığı dosya kapsamından SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı, bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığı, davacıya davalılar tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığı anlaşılmakla maddi tazminatta başkaca indirim yapılmamıştır.
Birleşen dosyada ... için maluliyet durumuna göre Davacın ...’ın geçici iş göremezlik maddi zararının 7.064,76 TL,
sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.678.487,35 TL
olduğu gelen raporla sabit olmuştur.
Sigorta şirketi bakımından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 111.maddesi hükmüyle bu sorun çözümlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre: "Bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." Yargıtay ... HD.14.04.2003, E.... K..... sayılı kararına göre de "İbra belgesiyle bir ödeme yapılmışsa, bu belge “makbuz” niteliğinde sayılmalıdır.
Sonuç olarak 1) Davacı ...’nun nihai ve gerçek maddi zararının 929.849,88 TL olduğu; bu tutarın
164.632,89 TL için davalı ... Sigorta Şirketi’nin; yine 164.632,89 TL için davalı ...
Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği,
Davacı ...’nun nihai ve gerçek maddi zararının 821.036,31 TL olduğu; bu tutarın
145.367,11 TL için davalı ... Sigorta Şirketi’nin; yine 145.367,11 TL için davalı ...
Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği,
Davacı ...’ın nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 7.064,76 TL olduğu ve davalı
... Sigorta Şirketi tarafından düzenlenen Taşımacılık sigortası poliçesi teminat limiti
dahilinde olduğu,
Davacı ...’ın nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.678.487,35 TL olduğu; bu
tutarın 310.000,00 TL için davalı ... Sigorta Şirketi’nin; yine 310.000,00 TL için davalı
... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği,
Doktor bilirkişi tarafından 04.06.2023 tarihli raporda davacı ...’ın Karayolu ... Ferdi Kaza
Sigortası poliçesi kapsamındaki maddi zararı 17.500,00 TL tespit edildiği ve bu zararın ... Sigorta A.Ş.
tarafından düzenlenen ... Ferdi Kaza Sigortası poliçesi teminat limiti dahilinde olduğu,
Doktor bilirkişi tarafından 04.06.2023 tarihli raporda davacı ...’ın tedavi gideri zararının
3.000,00 TL olarak tespit edildiği ve bu tutarın davalı ... Sigorta Şirketi tarafından
düzenlenen taşımacılık sigortası poliçesi teminat limiti dâhinde olduğu anlaşılmıştır.
Diğer davalılar işleten sürücü bakımından ise teminatı aşan kısım bakımından davacının davaya devam ettiği dikkate alınarak sigorta haddi dışında kalan zararını, zarar verenlerden isteyebileceği dikkate alınarak trafik sigortacısının ödediği kısmı aşan zararını, zarar verenlerden talebi yerinde görülerek asıl ve birleşen dava yönünden tam kabul şeklinde aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davacıların manevi tazminat talebine gelince; Davacılar için talep edilen Manevi tazminat yönünden ise olayın oluş şekli kaza sebebiyle oluşan zarar sebebiyle davacı üzerinde olumsuz ağır olumsuz psikolojik etkilere ve elem üzüntü kedere neden olacağı açıktır. Yerleşik Yargıtay kararlarında da açıklandığı üzere, "BK.'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı BK. md. 56), hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir."
Manevi tazminat ise meydana gelen olay nedeniyle duyulan acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesine yöneliktir. Bir teselli ve avunma tatmin aracı yaratmaktan ibarettir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (bkz. Yargıtay 17. HD, 23/10/2018 T., 2015/18074 E., 2018/9484 K. sayılı kararı) Hâkim manevi tazminatı belirlerken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. (bkz. Yargıtay HGK 28.05.2003T., 2003/21-368-355 sayılı; 23.06.2004 T. 2004/13-291-370 sayılı kararları) Bu ilkeler kapsamında davacılar yararına talep gibi uygun manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle; asıl dava ve birleşen dava davacılarının kazada kusuru olmaması dikkate alınarak talebin tam kabulü ile Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması da gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Bu sebeple manevi tazminat talepleri için uygun miktarda takdir edilmesi gibi aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Asıl Dava Yönünden;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
-Davacı ... için 929.849,88 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın (davalı ... Sigorta Şirketi 164.632,89 TL ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 164.632,89 TL ile sınırlı olmak kaydıyla sigorta şirketleri yönünden 18/05/2017 ödeme tarihinden itibaren) diğer davalılar yönünden ise haksız fiil (kaza) tarihi olan 09/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,
-Davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Turizm İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,
-Davacı ... için 821.036,31 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın (davalı ... Sigorta Şirketi 145.367,11 TL ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 145.367,11 TL ile sınırlı olmak kaydıyla sigorta şirketleri yönünden 18/05/2017 ödeme tarihinden itibaren) diğer davalılar yönünden ise haksız fiil (kaza) tarihi olan 09/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,
-Davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Turizm İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,
-Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Turizm İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 136.680,54-TL harçtan peşin alınan 1.024,64-TL harç ile, 5.794,58-TL ve 5.809,38-TL tamamlama harçlarının mahsubu ile noksan kalan 124.051,94-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (Davalı ... Sigorta Şirketi 19.215,65-TL ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 19.215,65-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan 1.024,64-TL peşin harç ve 31,40-TL başvurma harcı ile 5.809,38-TL tamamlama harçları olmak üzere toplam 6.865,42-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacı taraflarca yapılan 2.302,20-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
5-Maddi tazminat talebinin tam kabulü yönünden: Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 212.070,90-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (Davalı ... Sigorta Şirketi 32.849,78-TL ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 32.849,78-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davacılara verilmesine,
6-Manevi tazminat talebinin tam kabulü yönünden: Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 24.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Turizm İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ve ...'ya verilmesine,
Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönünden;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
-Davacı ... için 1.678.487,35 TL sürekli iş görmezlik, 7.064,76 TL geçici iş görmezlik ve 3.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.689.052,11 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta Şirketi 310.000,00 TL ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 310.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla sigorta şirketleri yönünden 18/05/2017 ödeme tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise haksız fiil (kaza) tarihi olan 09/04/2016 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
-Davacı ... için 17.500,00 TL sakatlık tazminatının davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 18/05/2017 ödeme tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise haksız fiil (kaza) tarihi olan 09/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
-Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulü ile: ... için 50.000,00 TL manevi tazminat kaza tarihi olan 09/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Turizm İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 119.991,00-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 170,77-TL peşin harç ile 5.794,58-TL tamamlama harcın mahsubu ile bakiye 114.025,65-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan 31.40-TL başvurma harcı, 170,77-TL peşin harç ile 5.794,58-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.996,75-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 5.814,80-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Maddi tazminat talebinin tam kabulü yönünden: Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 207.124,17-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (Davalı ... Sigorta Şirketi 32.607,94-TL ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 32.607,94-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat talebinin tam kabulü yönünden: Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Turizm İşletmeciliği Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza