T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/652 Esas
KARAR NO : 2025/233
DAVA : Haksız Rekabet - Tespit - Tazminat (Haksız Rekabet ve İş Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/07/2017
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Haksız Rekabet - Tespit - Tazminat (Haksız Rekabet ve İş Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar’ın davacı Şirket aleyhine gerçekleştirdikleri BK md. 49 uyarınca haksız fiil ve TTK md. 55 uyarınca haksız rekabet teşkil eden fiillerinin TTK md. 56/1/a-b uyarınca haksızlığının tespiti ve men’i ile davacı Şirket’in eski çalışanları olan Davalı ... ve Davalı ... tarafından, aynı zamanda haksız fiil ve haksız rekabet de teşkil eden rekabet yasağına aykırı fiilleri nedeniyle, BK md. 446/2 uyarınca sözleşmelerinde öngörülen her birinden 50.000 TL tutarında sözleşmesel cezai şart ödemesi olmak üzere toplam 100.000 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile alınıp müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada ..... Metal A.Ş. ile .... A.Ş. davalı olarak gösterildiğini, Şirketlerin doğrudan Haksız fiil ve haksız rekabet içinde olmaları mümkün olmadığını, davacının açtığı dava haksız fiil ve haksız rekabetten doğan bir Tazminat davası olduğuna göre öncelikle bu iki şirketin davada taraf olması hukuken mümkün olmadığından anılan şirketler yönünden davanın reddine karar verilmesini,. Davalı olarak üç hakiki şahıs davalı taraf olarak davada bulunduğunu, bunlardan ...'ın davada ne sebeple taraf gösterildiğini anlamak mümkün olmadığını, kendisinine .... MAKİNA A.Ş:'ni ne de bu şirketin sahiplerini tanımadığı gibi bunlarla herhangi bir ticari ilişkisinin de bulunmadığını, ...'ın eniştesi olması bu davada taraf olmak için bu davada geçerli bir hukuki sebep teşkil etmediğini, ... hakkındaki davanın da şirketler gibi reddine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalıların haksız fiil ve haksız rekabet teşkil ettiği iddia olunan eylemleri uyarınca haksız rekabetin tespiti ve men'i ile davacı şirket ile davalılardan ... ve ... arasındaki iş sözleşmesi kapsamında bu davalıların sözleşmenin 15. Maddesindeki hükme aykırı davrandıkları iddiasıyla BK 446/2 maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla her bir davalıdan 50.000,00 TL' cezai şartın tahsiliyle davacıya verilmesi istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın davacı tarafça iddia edildiği şekilde davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin bulunup bulunmadığı, davacı tarafın davalılardan ... ve ...'dan talep ettiği cezai şart istemlerinin yerinde olup olmadığı, bu davalıların taraflar arasındaki sözleşmenin 15. Maddesine aykırı davranıp davranmadıkları noktasında toplandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğüne,
b- Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne,
c- İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne,
d- ... Anonim Şirketi'ne,
e- .... Makina'ya,
f-Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne,
g-Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, müzekkereler yazılmıştır.
4-Mahkememizce Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davalıların eylemlerinin haksız fiil, haksız rekabet ve rekabet yasağına aykırılık teşkil edip etmediği, buna bağlı olarak haksız rekabetin önlenmesi, ilanı koşulları ile rekabet yasağı ihlali nedeniyle cezai şart talep koşullarının oluşup oluşmadığı, koşulları mevcut ise davacının talep edebileceği cezai şart tutarının tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek, taraf vekillerinin itirazları ve rapor içerisinde her bir davalı yönünden ayrı ayrı haksız rekabet, haksız fiil ve rekabet yasağına aykırılığa ilişkin değerlendirme yapılması, her bir davalı yönünden bu hususlarda başlık açılarak sorumluluklarının neden, nasıl ve hangi delile dayalı olarak oluşturulduğunun rapor içerisinde belirtilmesi istenilerek rapor hazırlanılmasının istenilmesine karar verilmiş olup Bilirkişi Heyeti 27/11/2023 tarihli raporunda özetle; ''Kanaatimizce davalıların yukarıda açıklanan eylemleri, TTK.md.55 uyarınca Haksız Rekabet oluşturmamaktadır; zira davalıların yukarıda belirtilen eylemleri, TTK.md.55’de sayılmış olan Haksız Rekabet hallerinden hiçbirinin kapsamına girmemektedir. Davalıların yukarıda sayılan eylemleri tek başına (yani bu eylemlere “kötüniyetli” ve/veya “dürüstlük kuralı ile bağdaşmayan” bir takım “yan unsurlar” eklenmedikçe) TTK.md.55’deki Haksız Rekabet hallerinden herhangi birini oluşturmadığı gibi; TTK.md.54 uyarınca da haksız Rekabet oluşturmamaktadır. Yani bir şirket çalışanının, o şirketten ayrıldıktan sonra ya da ayrılmasına çok az bir zaman kalmışken, eski çalıştığı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirket kurması ve eski çalıştığı şirketin bazı müşterilerine bu yeni kurduğu şirketten mal satın alması için teklifte bulunması (eski şirketini “kötülemediği” ve “eski şirketi hakkında haksız ithamlarda bulunmadığı” müddetçe), TTM.md.55’de Haksız Rekabet olarak sayılan hallerden herhangi bir birinin kapsamına girmediği gibi; TTK.md.54 uyarınca da Haksız Rekabet oluşturmaz. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Davalıların yukarıda açıklan eylemleri, kanaatimizce, TTK.md.55/1/b/1 uyarınca da Haksız Rekabet oluşturmamaktadır. Zira davalıların, davacının/müşterisi davadışı/.... Şirketi’ni davacı ile olan sözleşmesine aykırı davranmaya yönelttiği hususu dava dosyası içeriğinden ve Tanık beyanlarından anlaşılmamaktadır. Bu husus ispat edilememiştir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Davalıların yukarıda açıklan eylemleri, kanaatimizce, TTK.md.55/1/c/1 uyarınca da Haksız Rekabet oluşturmamaktadır. Zira davalıların, davacı tarafından kendilerine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz olarak yararlanmış oldukları hususu dava dosyası içeriğinden ve Tanık beyanlarından anlaşılmamaktadır. Bu husus ispat edilememiştir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Davalıların yukarıda açıklan eylemleri, kanaatimizce, TTK.md.55/1/c/2 uyarınca da Haksız Rekabet oluşturmamaktadır. Zira davalıların, davacıya ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendilerine yetkisiz olarak tevdi edilmiş (bırakılmış) veya sağlanmış olduğunu bildikleri halde bunlardan yararlandıkları hususu dava dosyası içeriğinden ve tanık beyanlarından anlaşılmamaktadır. Bu husus ispat edilememiştir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Davalıların yukarıda açıklan eylemleri, kanaatimizce, TTK.md.1/d uyarınca da Haksız Rekabet oluşturmamaktadır. Zira davalıların, davacıya ait üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa ettikleri; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdikleri veya başkaca hukuka aykırı şekilde öğrendikleri davacıya ait bilgileri ve iş sırlarını değerlendirdikleri veya başkalarına bildirdikleri hususu dava dosyası içeriğinden ve tanık beyanlarından anlaşılmamaktadır. Bu husus ispat edilememiştir. Takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Sonuç itibariyle, davalıların davacıya karşı, TTK.md.54 ve 55 hükümleri uyarınca Haksız Rekabet ya da TBK.md.49 uyarınca Haksız Fiil oluşturan bir eylemde bulunmamış oldukları (bulunduklarının ispat edilememiş olduğu) kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. 2) Davalıların eylemlerinin haksız olduğu tespit edildiği takdirde, TTK.md.56/1/b uyarınca HAKSIZ REKABETİN MEN’NE ilişkin Davacı talebinin değerlendirilmesi: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; davalıların davacıya karşı, TTK.md.54 ve 55 hükümleri uyarınca Haksız Rekabet oluşturan bir eylemde bulunmamış oldukları (bulunduklarının ispat edilememiş olduğu) kanaatine varılmış olduğundan, HAKSIZ REKABETİN MEN’İNE de gerek olmadığı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. 3) Davacı şirket lehine verilecek hükmün kesinleşmesine müteakip, TTK.md.59 uyarınca masrafı Davalılardan karşılanmak üzere, Türkiye çapında yayın yapan ve tirajı 50.000‘in üzerinde olan bir gazetede İLAN EDİLMESİNE ilişkin Davacı talebinin değerlendirilmesi: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; davalıların davacıya karşı, TTK.md.54 ve 55 hükümleri uyarınca Haksız Rekabet oluşturan bir eylemde bulunmamış oldukları (bulunduklarının ispat dilememiş olduğu) kanaatine varılmış olduğundan, davacının talep ettiği gibi bir İlanın apılmasına gerek olmayacağı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Davalı/...’ın, davacı şirkete, İş Sözleşmesinde düzenlenmiş olan Rekabet Yasağı’nı ihlal etmesi nedeniyle TBK.md.446/2 uyarınca, 50.000 TL CEZAİ ŞART ÖDEMESİ YAPMASINA ilişkin talebinin değerlendirilmesi: Dava dosyasına, davacı şirket ile davalı/.... arasında akdedilmiş olan 03.06.2006 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesi örneği sunulmuştur. Bu sözleşmede, davalı/... aleyhine, sözleşme sonrası (işten ayrılma sonrası) Rekabet Yasağı düzenleyen ve bu Rekabet Yasağı’nın ihlalini Cezai Şart yaptırımına bağlayan bir hüküm yer almamaktadır. Bu sebeple, davacının davalı/...’dan iddia ve talep ettiği gibi bir Cezai Şart alacağına hak kazanamadığı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. 5) ...’nın, davacı şirkete, İş Sözleşmesinde düzenlenmiş olan Rekabet Yasağı’nı ihlal etmesi nedeniyle TBK.md.446/2 uyarınca, 50.000 TL CEZAİ ŞART ÖDEMESİ YAPMASINA ilişkin talebinin değerlendirilmesi: Dava dosyasına, davacı şirket ile davalı/... arasında akdedilmiş olan 17.10.2012 tarihli Belirli Süreli İş Sözleşmesi örneği sunulmuştur. Bu sözleşmenin 16 nolu maddesinde davalı/ .... aleyhine, sözleşme sonrası (işten ayrılma sonrası) Rekabet Yasağı düzenleyen ve bu Rekabet Yasağı’nın ihlalini Cezai Şart yaptırımına bağlayan bir hüküm yer almakta olup, hüküm şöyledir: “Çalışan, ....’daki görevinden her ne şekilde ayrılırsa ayrılsın, işverenin yazılı izni olmaksızın, ayrılma tarihi itibariyle son 3 yılda İŞVEREN’in taahhüt yaptığı firmalarla, işverenin alt yüklenicileriyle ve rakip firmalarla 3 yıl süre ile, iş akdi, yüklenici, alt yüklenici ve ortak olarak görev almamayı taahhüt eder, Aksine davranışın belirlenmesi halinde ....’nın maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydiyle, çalışan 50.000 TL’yi ödemeyi ….kabul eder”. Taraflar arasındaki İş Sözleşmesinin akdedildiği tarihte yürürlükte olan TBK’nın 444/f.2’nci maddesi hükmüne göre; Rekabet Yasağı kaydı, ancak hizmet sözleşmesi işçiye müşteri çevresi (işverenin müşteri çevresi) veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse (zararına yol açma ihtimali varsa) geçerlidir. Tanık beyanları incelendiğinde; davalı/...’nın davacı şirkette, davacı şirketin en azından müşteri çevresi ve yaptığı işler hakkında detaylı bilgi edinme imkanına sahip bir konumda çalışmış olduğu ve de bu bilgilerin kullanılmasının davacı şirketin zararına yol açma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple de, İş Sözleşmesinin 16’ncı maddesinde düzenlenmiş olan Rekabet Yasağı’nın ve Cezai Şartın geçerli olduğu kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Davalı/...’nın, davacı şirketten 11.03.2016 tarihinde ayrıldıktan sonra, henüz 1 yıllık bir süre dahi geçmeden, davacı şirket ile rakip firma olan ve de davacı şirket gibi Marmara Bölgesinde kurulmuş olan davalı/ .... Şirketi’nde çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davalı/.... ’nın davacı şirketle aralarındaki İş Sözleşmesi’nin 16 nolu maddesinde düzenlenmiş olan Rekabet Yasağını ihlal ettiği ve bu yüzden davacı şirkete, Cezai Şart ödeme yükümlülüğü altına girdiği; davacı şirketin davalı/ ....’dan dava tarihi itibariyle 50.000 TL Cezai Şart alacağının bulunduğu; Cezai Şart alacağının TBK.md.146’daki 10 yıllık zamanaşımı süresini tabi olduğu ve dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir.
Mahkememizce dosya kapsamındaki aldırılan raporlarda çelişki olduğu görülmekle yeniden tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davalıların eylemlerinin haksız fiil, haksız rekabet ve rekabet yasağına aykırılık teşkil edip etmediği, buna bağlı olarak haksız rekabetin önlenmesi, ilanı koşulları ile rekabet yasağı ihlali nedeniyle cezai şart talep koşullarının oluşup oluşmadığı, koşulları mevcut ise davacının talep edebileceği cezai şart tutarının tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla 09/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket ile davalı şirketler tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defterlerin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla taraflar lehine delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu, Davalı ...’ ın davacı şirkette 04.08.2006 tarihinde işe başladığı ve yine aynı tarihte ‘Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi’ imzaladığı; Davalı ...’ nın davacı şirkette 16.06.2003 tarihinde işe başladığı ve 17.10.2012 tarihinde ‘Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi’ imzaladığı; İşbu sözleşmenin 16. Maddesinde çalışanın iş yerinden ne şekilde ayrılırsa ayrılsın alt yüklenicilerle ve rakip firmalarla 3 yıl süreyle çalışamayacağı ya da ortak olamayacağını taahhüt edeceği bu kuralın ihlali halinde 50.000,00 TL tazminat ödemeyi kabul ettiği Davalı ...’ ın davacı şirketle herhangi bir bağı bulunmadığı, taraflar arasında herhangi bir sözleşme ya da iş akdi bulunmadığı; Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğüne .... sicil numarası ile kayıtlı olan 24.12.2015 tarihinde tescil edilen .... Makine Sanayi ve Ticaret AŞ nin Yönetim Kurulu Başkanı ..., Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısının ... ve Yönetim Kurulu üyesinin ... olduğu; Yönetim Kurulunun herhangi ikisinin müştereken temsil ve ilzama yetkili kılındığı; Davalı ... Makine A.Ş. kuruluş yılı olan 2015 yılından 2022 yılına kadar olan mizanları kapsamında davalı .... A.Ş.’ nin dava dışı .... ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı; Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğüne .... sicil numarası ile kayıtlı olan 16.05.2014 tarihinde tescil edilen ... Metal Makine İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ nin Yönetim Kurulu Başkanı ..., Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısının ... olduğu; Yönetim Kurulu üyelerinin münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığı; davalı firma tarafından dava dışı .... firmasına detayı Özet Tablo da gösterildiği üzere 2015- 2016-2017 yıllarında toplam 4.278.475,55 TL tutarında satış yapıldığı; Davacı şirketin dava dışı .... firmasına keza Özet Tablo ile arz edildiği üzere 2015- 2016-2017 yıllarında yapmış olduğu satışları toplamının 37.965.977,46 TL olduğu; TTK m. 55/f.1-(b/1) uyarınca haksız rekabetten bahsedebilmek için akdi ihlale yönlendiren kişinin, bizzat kendisinin müşteri ile sözleşme yapma amacını taşımasının gerektiği, zira yönelten kişinin amacının müşteri ile bizzat sözleşme yapmaya ilişkin olduğu, ancak bu noktada müşterinin, sözleşme hükümlerine aykırı davranmaya yöneltilmemesi, bir başka ifade ile tamamen kendi istek ve arzusu ile mevcut sözleşme ilişkisini sona erdirip, bir başka şirketle sözleşme ilişkisine girmesi haksız rekabet teşkil etmeyeceği, çünkü bu durumda sözleşmeyi ihlale yöneltme fiilinden değil, bir tercihten söz etmenin söz konusu olduğu, Maddi hukuka ilişkin soyut açıklamaların ardından somut ihtilafa geçildiğinde davalı gerçek kişilerin mesleki alanda edindikleri tecrübe ve portföy bilgilerini; davacı şirketin bünyesinden çalıştıkları süreçte edindikleri ve bu bilgilerin istifa sonrasında da davalı şirket faaliyetlerinde kullanıp kullanmadığının tespitinin gerektiği, Davalı ...’ın, davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı ... ve dava dışı .... ile birlikte bu kez davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı ... Makine’yı kurduğu, ancak davalı ... Makina, kurulduktan sonra, davacı şirketin müşterisi olan dava dış /.... Şirketi’ne mal satışının tespit edilemediği, dolayısıyla .... Makine yönünden haksız rekabet koşularının oluştuğundan bahsetmenin mümkün olmadığı, ..... Metal yönünden ise, davalı ... bir dönem davacı şirkette çalışmış ve davacı şirketten ayrılmasına az bir zaman kala, diğer davalı ... ile birlikte, davacı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren davalı ...Şirketi’ni kurduğu, Davalı .... Şirketi de, kurulduktan sonra, davacı şirketin müşterisi olan davadışı ... Şirketi’ne mal satmaya başladığı, ancak bu satışın davalıların dava dışı .... Şirketi’ni davacı ile olan sözleşme hükümlerine aykırı davranmaya yöneltip yöneltmediğinin anlaşılamadığı, bir başka ifade ile 27.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda da ifade edildiği üzere davalıların davacı şirketi “kötülemediği” ve “davacı şirket hakkında dava dışı şirkete haksız ithamlarda bulunmadığı” müddetçe haksız rekabetten söz etmenin mümkün olmayacağı, Hâl böyle olunca şayet Sayın Mahkemece davalıların dava dışı .... Şirketi’ni davacı ile olan sözleşme hükümlerine aykırı davranmaya yönelttiği kanaatinde olunması durumunda TTK m. 55/f.1-(b/1) uyarınca haksız rekabetin mevcudiyetinden bahsetmenin mümkün olabileceği, buna karşın Muhterem Mahkeme tarafından aksi kanaatte olunması halinde davalının bu yönden sorumluluğuna gitmenin mümkün olmayacağı, '' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; davalılardan ... ve ...'nın davacı şirketin eski çalışanları olduğunu ve davacıya ait fabrikanın üst yöneticileri olduklarını, işten ayrılmaları akabinde davalı şirketleri kurduklarını ve ...'nın da emekli olması sonrasında diğer davalılar tarafından kurulan şirkette çalışmaya başladığını, şirket ortağı .... 'ın ise ...'ın akrabası olduğunu, ... ile birlikte kurdukları şirkette davalı ...'ın davacı şirketten temin ettiği bilgi ve belgeler ile faaliyet yürüttüklerini, davalıların davacının müşterisi olan firmalar ile iş yaptığını, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini bu sebeple haksız rekabetin tespiti ve men'i ile ilan edilmesine ayrıca ... ve ...'nın iş sözleşmelerindeki rekabet yasağına aykırı hareketleri sebebiyle iş sözleşmesinde belirlenen 50.000,00-TL cezai şart alacağının tahsiline karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmaktadır.
Davalılar ise sundukları cevap dilekçesinde; davacı ile davalıların ortağı ve çalışanları oldukları davalı şirketin faaliyet konularının ve yerlerinin birbirinden farklı olduğunu, davalı .... Metal şirketi tarafından dava dışı üçüncü kişi .... firmasına satılan ürünlerin davacının faaliyet konusu olmadığını ve davacının bu ürünü üretmediğini bu sebeple haksız rekabetin mümkün olmadığını, iş sözleşmesindeki rekabet yasağının geçerli olmadığını, ....'ın davacı şirket ile hiçbir bağının olmadığını özetle belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Kanun'un haksız rekabete ilişkin 54. Maddesi şu şekildedir:
"MADDE 54- (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Bilindiği üzere ülkemizde serbest piyasa ekonomisi uygulanmakta olup, çalışma ve sözleşme hürriyeti 1982 Anayasası ile güvence altına alınmış, devletin serbest piyasa ve piyasaya katılanlar arasında rekabeti bozucu iş veya işlemlere müdahale edebileceği düzenlenmiştir.
Bu bağlamda serbest piyasada rekabet eden tacirlerin faaliyetlerinde yasal düzenlemeleri ve kanuni sınırlamaları gözetmesi, ticari rekabetlerini kanuni sınırlamalar içerisinde serbestçe gerçekleştirmeleri birbirlerine karşı haksız ve hukuki olmayan, gayri ahlaki ve dürüstlük kuralına aykırı uygulamalara gitmeden rekabetlerini sürdürmeleri asıl olarak kabul edilmiştir.
Haksız rekabet hükümleri, öncelikle, piyasada rekabet özgürlüğünün sınırlarının çizilmesi amacına hizmet etmektedir. Haksız rekabet hükümlerinin bir diğer amacı ise rakiplerin ekonomik varlıklarını korumaktır. TTK haksız rekabet hükümleri, “iktisadi rekabet” ve “suistimal” esasları üzerine değil; rekabetin dürüstlük ilkesi bağlamında düzenlenmesi, yanıltıcı ve gerçeğe uymayan reklamlara karşı kurallar konulması esasları üzerine düzenlenmiştir .
6102 sayılı Kanun'un 54. Maddesinde de bu prensiplerin belirtildiği anlaşılmakta olup, haksız rekabet esas itibariyle ticari nitelikteki haksız fiil ve uygulamaların özel bir görünümü niteliğindedir. Nitekim 6102 sayılı Kanun'un 55. Maddesinde çeşitli fiil ve uygulamalar haksız rekabet kapsamında örnekleme yolu ile sayılmış olup, ilgili hükümde belirtilen fiil ve uygulamalar sınırlı sayıda değildir. Dürüstlük kuralına aykırı, haksız nitelikteki ticari eylem ve işlemler olayın ve durumun koşullarına göre haksız rekabet niteliğinde olacaktır. Kanun hükmünden görülebileceği üzere haksız rekabetin ana unsuru dürüstlük kuralına aykırılık olarak kanun koyucu tarafından belirlenmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 54. Maddesi genel yapısı gereğince haksız rekabetin temel ilke ve unsurlarını vermiş olup, bu ilke ve unsurlar; dürüst ve bozulmamış rekabetin temini için bütün katılanlar menfaatine rakipler veya tedarikçiler ile müşteriler arasındaki ilişkilere yönelik aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırı davranışların haksız ve hukuka aykırı olarak kabul edileceğini belirtmiştir.
Görüldüğü üzere haksız rekabet hükümlerinin amacı; bütün katılanların, yani ekonomi, tüketiciler, rakipler ve kamu menfaatine yönelik dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
TTK uyarınca bir eylemin haksız rekabet teşkil etmesi, dürüst davranma kuralının ihlal edilmesi halinde söz konusu olmaktadır. Dürüstlük kuralına aykırılık; iş etiğine, doğruluğa, dürüstlüğe ters olan aldatıcı, yanıltıcı veya kandırıcı davranışlarla ya da ticari uygulamalarla ortaya çıkmaktadır. Anılan davranış ya da ticari uygulamalar, rekabetin işlevsel kurallarını zedelemekte ve rekabetten beklenen sonuçların alınmasını engellemektedir.
6102 sayılı Kanun'un 54. Maddesinin 1. Fıkrasında açık bir şekilde bütün katılanlar menfaatine olmak üzere ibaresi kanun koyucu tarafından belirtilmiş olup, 6102 sayılı Kanun'un 54. Maddesinin 2. Fıkrasında da rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkilemesi ifadesinden anlaşıldığı üzere, haksız rekabete neden olan davranış veya uygulamanın rakipten ya da rekabet ilişkisi olmayan üçüncü bir kişiden kaynaklanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan davranış veya uygulamaların rakipler, tedarik edenler ve müşteriler gibi rekabet oyununa katılan arasındaki ilişkileri etkileyebilecek, işleyişi bozabilecek nitelikte bir fiil olmasıdır. 6102 sayılı Kanun kapsamında bir eylemin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için doğrudan aynı işte faaliyet gösterilmesine, doğrudan rakip olmaya ve aynı ürünün üretim veya satışını gerçekleştirmesine de gerek bulunmamaktadır.
6102 sayılı Kanun'da bulunan haksız rekabete ilişkin hükümler değerlendirildiğinde; haksız rekabet eylemini gerçekleştirenin doğrudan menfaat sağlamasının ve yapılan eylemde kusurlu bulunmasının zorunlu olmadığı anlaşılmaktadır. Bir diğer farklılık ise eyleme maruz kalan bakımından zararın mutlaka meydana gelmesinin gerekmediği, zarar tehlikesinin varlığı ve zarar tehlikesine maruz kalmanın yeterli olduğu hususudur.
6102 sayılı Kanun'un haksız rekabet hükümleri bu yönlerden 6098 sayılı Kanun'un haksız fiil hükümlerinden ayrılmaktadır.
Yukarıda yer verilen teorik açıklamalar ışığında somut olay ve dosya kapsamındaki deliller aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir.
Davalılar .... şirketi, ... ve ... yönünden Yapılan Değerlendirme:
Davalılardan ... Metal'in dosya arasında celp edilen kayıtlarına göre; davalılardan ... ve .... tarafından 16.05.2014 tarihinde kurulduğu ve Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı olduğu davacı şirket ile benzer alanda faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır.
Davalılardan ...'ın 13.06.2014 tarihinde davacı şirketteki işinden ayrıldığı, davacının fabrikasında iki numaralı konumda olduğu, davacının müşterileri ve yaptığı iş ile doğrudan ilgili bir pozisyonda çalıştığı ve bu konularda kritik bilgilere sahip bir pozisyonda bulunduğu görülmektedir. Davalılardan .... Metal şirketinin kuruluşu da davalılardan ...'ın davacı nezdindeki işinden ayrılmasından yaklaşık bir ay önceki bir tarihe tekabül ettiği anlaşılmaktadır.
Davalılardan ...'nın ise davacının fabrika müdürü olduğu, davacının müşterileri ve yaptığı iş ile doğrudan ilgili bir pozisyonda çalıştığı ve bu konularda kritik bilgilere sahip bir pozisyonda bulunduğu, davacı şirketten 11.03.2016 tarihinde emekli olarak ayrıldığı ve sonrasında davalılardan ..... şirketinde işe başladığı görülmektedir.
Davalılardan ..... şirketinin ticari defter ve kayıtları Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında incelenmiş olup, .... şirketinin davacının müşterisi olan ... firması ile iş yaptığı davacı ve davalının ortak müşterisi olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim ... ve davalı ... arasındaki ticari kayıtlar incelendiğinde; davalı ... şirketinin kuruluşundan sonra yaklaşık 6 ay içerisinde dava dışı ... ile iş yapmaya başladığı ticari kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından delil olarak sunulan belge ve kayıtlar incelendiğinde; davalılardan ...'ın da davacı şirket nezdinde iş sözleşmesi ve iş sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükleri devam ederken .... firmasından davacı nezdinde elde etmiş olduğu bazı bilgi ve teklifleri diğer davalı ...'a ulaştırdığı, davacı şirket nezdindeki iş akdi devam ederken davalılardan ... şirketi adına üçüncü kişi .... firmasına tekliflerde bulunduğu ve ..... firmasının iş adresinin ziyaret edilmesini telkin ettiği, davacı şirkete ait bilgi ve belgeleri davacı şirket çalışanı olmayan diğer davalı ...'a mail yolu ile ilettiği davacı tarafından sunulan mail kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Davalılardan ...'nın ise davacı şirket nezdinde fabrika müdürü olarak çalışmasını sürdürdüğü sırada davacı şirketten ayrılan ve davalı şirketleri kuran diğer davalı ... ile bilgi paylaşımına girdiği, davacı şirket nezdinde elde ettiği bilgi ve teklifleri o sırada davacı şirket çalışanı olmayan davalı şirketlerin ortağı davalı ... ile paylaştığı davacı tarafından sunulan mail kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda ilgili eylemler yukarıda yer verilen haksız rekabet hükümlerinin amaç ve kapsamları çerçevesinde değerlendirildiğinde; Davalılar .... Metal şirketi, ... ve ...'nın birlikte hareket ettiği, davalı ...'ın davacı şirket nezdinde iş akdi devam ederken davalı ... Metal şirketini kurduğu, davacı şirkette iş akdi devam ederken ... Metal şirketi lehine iş ve işlemler gerçekleştirdiği, yine davalı ...'ın davacı şirket nezdindeki iş akdi sona erdikten sonra davacı şirketin fabrika müdürü olan diğer davalı ...'nın davalı ... ile davacı şirkete ait bilgi ve belgeleri yetkisiz ve izinsiz olarak paylaştığı, bu suretle davalı şirket ve davalı ... lehine davacı şirket aleyhine iş ve işlemler gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
Davalılar ... ve ...'nın davacı şirketteki konumları gözetildiğinde; davacı şirketin ticari sırlarına, müşteri bilgi ve belgeleri ile davacı şirketin üretim ve satışlarına ilişkin hassas bilgilere sahip oldukları, davacı şirketin tüm hassas bilgi ve belgelerine erişim hakları bulunduğu gözetildiğinde davalıların davacılara yönelik eylemlerinin dürüstlük kuralına, ticari etik ve ahlak ilkelerine aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda yukarıda detaylıca açıklandığı üzere 6102 sayılı Kanun kapsamında haksız rekabet eylemlerinin dürüstlük kuralı çerçevesinde düzenlendiği bir arada değerlendirildiğinde; davalılar ... Metal şirketi, ... ve ...'nın eylem ve fiillerinin bir arada değerlendirildiğinde davacıya yönelik tüm eylemlerinin dürüstlük kuralına, ticari etik ve ahlak ilkelerine aykırı olması sebebiyle haksız rekabet teşkil ettiği Mahkememizce sabit görülmüştür.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında davacının ticari defter ve kayıtları incelenmiş ve davacının .... firması ile iş yapmaya devam ettiği, davacı ve davalı şirketin doğrudan aynı ürünü üretmedikleri tespit edilmiş ise de yukarıda detaylıca açıklandığı üzere bir ticari bir fiil veya eylemin haksız rekabet teşkil etmesi için zarar doğmasının zorunlu olmadığı, zarar tehlikesinin mevcudiyetinin kanun koyucu tarafından yeterli kabul edildiği bir arada gözetildiğinde; davalılar ... ve ...'ın davacı şirket nezdinde çalıştıkları konumlar, elde ettikleri bilgiler ve izinsiz olarak davalı ....ve birbirleri ile paylaştıkları ticari bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde davacı şirket nezdinde zarar tehlikesinin mevcut ve kabul edilebilir olduğu, nitekim işbu davada da haksız rekabet kaynaklı bir tazminat talebi olmadığından zararın kesin ve net olarak ispatının gerekli olmadığı, davacı tarafından zarar tehlikesinin mevcudiyetinin dosya kapsamındaki mevcut deliller ve davalıların eylem ve fiilleri ile birlikte ortaya koyulduğu anlaşılmakla bilirkişi raporundaki aksi yöndeki değerlendirmelere itibar edilmemiştir.
Nitekim davalı ... tarafından davacı şirket ile iş akdi devam ederken .... Metal şirketinin kurulması ve akabinde davacı şirkette iş akdi devam ederken davacı şirketin müşterileri ile ...... Metal şirketi lehine iş ve işlemler yapılması ve telkinlerde bulunulması da dürüstlük kuralına aykırı olup, ...... Metal şirketinin bu yönden yarar sağladığı, davacı şirketin doğrudan zarara uğramamakla birlikte davacının iş araç ve bağlantıları kullanılarak davalı ...... şirketi lehine davacının müşterileri nezdinde eylem ve telkinlerde bulunularak davalı ...... Metal şirketi lehine avantaj elde edilmesi de dürüstlük kuralı ile ticari ahlak ilkelerine aykırı olarak kabul edilmelidir.
Yine yukarıda belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun kapsamında haksız rekabet hükümleri çerçeve nitelikte düzenlenmiş ve hükümlerin temel amaçları belirtilmiş olup, 6102 sayılı Kanun'un 55. Maddesinde sayılan eylemler tahdidi nitelikte olmayıp doğrudan ilgili maddede belirtilen eylemlerin gerçekleştirilmesinin aranması da gerekmemektedir. Dolayısıyla davalıların eylem ve fiillerinin bir bütün halinde değerlendirilmesi neticesinde davacı şirket ile iş akdi devam ederken benzer iş alanlarında yeni bir şirketin kurulması ve davacı şirket nezdinde iş akdi devam ederken davacının müşterileri ile davalı ...... şirketi lehine beyan ve eylemlerde bulunulması, davalı ... ayrıldıktan sonra diğer davalı ...'nın davacı şirket nezdinde iş akdi devam ederken davalılar ile davacıya ait bilgi ve belgeleri ve davacı nezdinde öğrendiği ticari sırları paylaştığı bu suretle davalı ...... Metal şirketi lehine rekabet ortamı ve piyasanın bozulduğu ve davacının dezavantajlı konuma düştüğü, davalıların davacıya yönelik eylemlerinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu sebeple davalıların bir bütün halinde davacıya yönelik ispatlanan eylem ve fiillerinin davalı ...... şirketine yönünden avantaj yarattığı ve davalı lehine rekabet piyasası ve koşullarının bozulduğu, davacının dezavantajlı duruma düştüğü, davalı gerçek kişilerin davacı şirkette çalıştıkları konum ve iş akdi devam ederken yaptıkları eylemler ve ...... lehine işlemler ile üçüncü kişilere yönelik telkinlerin davacı yönünden zarar tehlikesinin mevcudiyetini ortaya koyduğu, ...... şirketinin davacı ile aynı ürünleri satmasının ve aynı işi yapmasının haksız rekabet açısından birebir zorunlu unsur niteliği taşımadığı, davacı ve davalı ...... şirketinin benzer alanlarda faaliyet gösterdiği, davalı ...... şirketinin kuruluşundan kısa bir süre sonra davacı şirketin müşterileri ile iş yapmaya başladığı, yapılan işin özel bir iş olduğu gözetildiğinde henüz piyasada kendisini kanıtlamamış ve yeni kurulmuş ...... şirketi ile üçüncü kişi firmanın kısa süre içerisinde yoğun hacimde iş yapmasının doğal olmadığı, bu durumun davalı ...... lehine diğer davalıların davacıya yönelik eylemleri nedeniyle haksız olarak rekabet avantajı yarattığını ve piyasadaki rekabet dengesinin davalı ...... lehine bozulduğunu ortaya koyduğu anlaşılmaktadır.
Davalılar tarafından davacı şirket ile aynı şehir ve bölgede faaliyet gösterilmediği bu sebeple haksız rekabetin söz konusu olamayacağı yönünde savunmalar yapılmış ise de davalı ...... ve davacı şirketin yaptığı işler gözetildiğinde ürün ve yapılan işin niteliğine göre şehir yakınlığının ve farklılığının somut olayda önem arz etmediği, ilgili şirketlerin coğrafi bölge olarak yakın konumda oldukları ve ulaşım imkanları açısından bölgenin çeşitliliği gözetildiğinde ve davalı ...... şirketinin kurulduktan kısa bir süre sonra davacının müşterileri ile iş yapmaya başladığı, gerçek kişi davalıların iş akdi devam ederken davacı nezdindeki eylem ve fiilleri bir arada değerlendirildiğinde şehir farklılığının davacı ve davalı şirketin işleri nezdinde haksız rekabetin unsurlarına etkisi olmayacağı değerlendirilmekle davalıların aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler ve yapılan değerlendirmeler kapsamında; davalılar ...... Metal, ... ve ...'nın davacı şirkete yönelik eylem ve fiillerinin dürüstlük kuralı ile ticari etik ve ahlak ilkeleri ile bağdaşmayacağı, davalıların eylem ve fiillerinin davacı yönünden zarar tehlikesinin mevcudiyetini ortaya koyduğu, yine davalıların davacıya yönelik eylemlerinin davalılar lehine piyasada rekabeti bozduğu ve haksız olarak davalılar lehine avantaj yarattığı anlaşılmakla davalıların davacıya yönelik eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmış, davacının taleplerinin davalılar ...... Metal, ... ve ... yönünden kabulü ile haksız rekabetin tespiti ve men'ine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından kararın kesinleşmesi halinde ilan edilmesi de talep edilmiş olup, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla davacının bu yöndeki talebi de usul ve yasaya uygun görülmüş, kararın kesinleşmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 59. Maddesi gereğince masrafı davalılar ...... Metal, ... ve ... tarafından karşılanarak Türkiye çapında yayın yapan 50.000 üzeri tirajlı gazetede ilan edilmesine de karar vermek gerekmiştir.
Davalılar ... Makine Şirketi Yönünden Yapılan Değerlendirme:
Davalılardan .... ile davacı şirket arasında herhangi bir iş akdinin bulunmadığı, davalı ...'ın davalı şirketlerdeki pozisyon ve uzmanlığı gözetildiğinde mühendis de olmadığı ve finansal konular ile ilgilendiği, diğer davalı ... tarafından yapılan eylem ve hareketlerin içeriğinin ve davacı şirketten izinsiz olarak temin edilerek kullanıma sunulduğunun davalı ... tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı nitekim davacı tarafından sunulan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde ....'ın davacı şirkete karşı dürüstlük kuralına aykırı olarak hareket ettiğine dair kast veya taksirine yönelik bir delilin sunulamadığı anlaşılmakla davalı ... yönünden haksız rekabetin unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla davalı ... yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Makine Şirketi yönünden ise Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemelerinde; davalı .... Makine şirketinin davacı şirketin aleyhine bir iş veya işleminin tespit edilmediği, davacının müşterileri ile davalı .... Makine şirketi arasında ticari bir işin bulunmadığı, ... Makine Şirketi nezdinde şirket lehine yapılan iş ve işlemlerin münhasıran ... ve ... tarafından yapıldığı, ilgili kişilere yönelik yukarıda değerlendirme yapıldığı kişilerin şahsi ve münferit eylemlerinden dolayı ayrı bir tüzel kişilik olan ... Makine Şirketi'nin sorumlu tutulamayacağı, zaten raporlarda da tespit edildiği üzere .... Makine şirketinin davacı şirket aleyhine de bir iş veya işleminin olmadığı, haksız rekabetin söz konusu olabilmesi için öncelikle davacıya yönelik bir fiil veya ticari işlemin olması gerektiği gözetildiğinde davalı .... Makine Şirketi yönünden de haksız rekabetin unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İş Sözleşmesi'nden Kaynaklanan Cezai Şart Alacağı Yönünden Yapılan Değerlendirme:
Davacı Davalılar ... ve ...'nın iş sözleşmesinde rekabet yasağının bulunduğunu, davalıların işten ayrıldıktan sonra iş sözleşmesindeki rekabet yasağını ihlal ettiğini, sözleşme gereğince davalılar ... ve ...'nın cezai şart ödemesini talep etmiştir.
... ve ...'nın davacı şirket nezdindeki konumları ve çalıştıkları pozisyon incelendiğinde; davacı şirketin ticari sır ve müşteri bilgileri ile üretim ve satış bilgilerine erişebilen konumda bulunan kritik çalışanlar oldukları ve davacı nezdinde sıradan işçi statüsünde olmadıkları yönetici pozisyonunda oldukları anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Kanun'un rekabet yasağı ve sınırlandırılmasına ilişkin hükümleri şu şekildedir:
"VII. Rekabet yasağı
1. Koşulları
MADDE 444- Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
2. Sınırlandırılması
MADDE 445- Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.
Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.
3. Aykırı davranışların sonuçları
MADDE 446- Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.
Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır."
Davalılar ... ve ...'nın dava dosyası içerisinde bulunan davacı şirket nezdindeki iş sözleşmeleri incelendiğinde; rekabet yasağına dair hükmün bulunduğu anlaşılmaktadır. İlgili iş sözleşmeleri davalılar ... ve ... tarafından haklı nedenle feshedilmemiş olup rekabet yasağına dair hükmün geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada bulunan davalıların iş sözleşmesinde rekabet yasağına dair sözleşme hükmü incelendiğinde; "işverenin yazılı izni olmaksızın ayrılma tarihi itibariyle son 3 yılda İŞVEREN'in taahhüt yaptığı firmalarla, işverenin alt yüklenicileriyle ve rakip firmalarda 3 yıl süre ile, iş akdi, yüklenici, alt yüklenici ve ortak olarak görev almamayı taahhüt eder. Aksine davranışın belirlenmesi halinde ....'nın maddi ve manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydiyle, çalışan 50.000,- TL'yi derhal ödemeyi, varsa ...'daki alacağından mahsup edilmesini kabul eder." şeklinde düzenleme bulunduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki rekabet yasağı "işverenin yazılı izni olmaksızın ayrılma tarihi itibariyle son 3 yılda İŞVEREN'in taahhüt yaptığı firmalarla, işverenin alt yüklenicileriyle ve rakip firmalarda 3 yıl süre ile, iş akdi, yüklenici, alt yüklenici ve ortak olarak görev almamayı taahhüt eder" şeklinde düzenlenmiş olup, davalılardan ...'ın davacı şirket nezdinde iş akdi devam ederken davalı ...... Metal şirketini kurduğu ve ortaklık yaptığı, ...... Metal şirketinin davacı ile rakip konumda bulunduğu ve davacının müşterileri ile iş yaptığı tarafların incelenen ticari defter ve kayıtları ile sabit görülmüş, davalı ...'ın bu suretle taraflar arasındaki rekabet yasağına dair sözleşme hükmüne aykırı hareket ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ...'nın ise yukarıda detaylıca açıklandığı üzere davacı şirket nezdinde çalışması devam ederken ...... Metal, .... Makine ve davalı ... ile bilgi paylaşımı ve davacının iş evraklarına yönelik iletişimde bulunduğu, davacı şirket nezdinde iş akdi sona erdikten sonra .... Makine şirketinde çalışmaya başladığı ilgili fiil ve eylemlerin taraflar arasındaki iş akdinde bulunan rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
Davalıların fiil ve eylemlerinin davacı ile aralarındaki iş akdinde bulunan rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla sözleşme hükmünün sınırlandırmalar yönünden geçerliliğinin denetlenmesi gerekmiştir. Bu sebeple rekabet yasağına yönelik ilgili hükmün 6098 sayılı Kanun'un 445. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Kanun'un 445. Maddesinde rekabet yasağı hükmünün süresinin azami 2 yıl olacağı emredici bir şekilde düzenlenmiş olup, taraflar arasındaki sözleşmedeki 3 yıllık sınırlamanın bu sebeple geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davalılar ... ve ...'nın davacıya yönelik rekabet yasağını ihlal eden davranışlarının iş akitlerinin sona ermesinden sonra 2 yıllık süre içerisinde gerçekleştirildiği anlaşılmakla bu yönden sınırlamaya aykırılık görülmemiştir.
Yer yönünden değerlendirme yapıldığında ise davacı ve davalılar arasındaki iş akdinde rekabet yasağı bakımından yer yönünden herhangi bir sınırlama çizilmediği anlaşılmakta olup, ilgili rekabet yasağının tüm Türkiye'de geçerli olacağının kabul edilmesi ise mümkün görülmemiştir. Buna karşılık davalıların rekabet yasağını ihlal eden davranışlarının davacı şirket nezdinde çalışmaları devam ederken başladığı, davacı şirket aleyhine davalı ...... şirketi lehine bilgi ve belge paylaşımları ve iletişimlerinin tespit edildiği, iş akdinin sona ermesinden sonra davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketlerde iş yapmaya devam ettikleri ve davacının müşterisi ile iletişimde bulunarak davacının müşterisi ile iş yaptıkları, davacı şirket nezdinde kurdukları bağlantıları kullandıkları, davalı şirketlerin kurulduğu ve faaliyet gösterdikleri bölgelerin davacı şirket ile yakın olduğu ve aynı coğrafi bölge sınırları içerisinde kaldığı, Marmara bölgesinin özelliği gereği mesafelerin uzak olmadığı, ulaşım ve iletişim imkanları ile davacı ve davalı şirketlerin yaptığı işin özel niteliği ve unsurları gözetildiğinde davalı şirketlerin adresleri itibariyle coğrafi bölge olarak taraflar arasındaki rekabet yasağı sınırlamasının geçerli olarak kabul edilebileceği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davacı ve davalılar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olduğu, davalıların fiil ve eylemlerinin davalı şirketlerin ve davacının adresleri ve faaliyet yer ve alanları gözetildiğinde geçerli olduğu davalılar ... ve ...'nın davacı şirket ile aralarındaki iş akdinde düzenlenen rekabet yasağını ihlal ettikleri anlaşılmıştır.
6098 sayılı Kanun'un 446. Maddesinin 2. Fıkrasında rekabet yasağına aykırılığın cezai şarta bağlanabileceği açık bir surette belirtilmiş olup, davacı ve davalılar arasındaki sözleşmede de cezai şart hükmüne yer verilmiştir.
İlgili cezai şartın 50.000,00-TL meblağında olduğu anlaşılmakta olup, Mahkememizce yaptırılan davalılara yönelik sosyo-ekonomik durum araştırmaları, davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtları, davalıların eylemlerinin nitelikleri ve davalıların ekonomik güçleri ile paranın alım gücü ve enflasyon gözetildiğinde cezai şart miktarının fahiş miktarda olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu sebeple davalılar ... ve ...'nın davacı şirket ile aralarındaki iş akdinde bulunan rekabet yasağı hükmünü ihlal ettikleri sabit görülmüş, ilgili sözleşme hükmü gereğince 50.000,00-TL cezai şartın davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE:
-Buna göre; Davalılar .... ve .... Makine şirketleri yönünden davanın REDDİNE,
-Davalılar ...... Metal şirketi, ... ve ... yönünden davanın KABULÜ ile bu davalıların davacıya karşı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİ ile MEN'İNE,
-Kararın kesinleşmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 59. Maddesi geerğince masrafı davalılar ...... Metal, ... ve ... tarafından karşılanarak Türkiye çapında yayın yapan 50.000 üzeri tirajlı gazetede ilan edilmesine,
-Davalılar ... ve ...'nın davacı ile arasındaki iş sözleşmesi gereğince rekabet yasağına aykırı hareket ettikleri anlaşılmakla 50.000,00-TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan ayrı ayrı tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.415,50-TL harçtan peşin alınan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.707,75-TL harcın davalılar ...... Metal şirketi, ... ve ...'dan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ve 31.40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.739,15-TL harcın davalılar ...... Metal şirketi, ... ve ... 'dan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 11.907,00-TL yargılama giderinin davalılar ...... Metal şirketi, ... ve ... 'dan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar ...... Metal Şirketi ve ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Haksız Rekabet'in Tespiti ve Men'i talebi yönünden Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin Davalılar ...... Metal Şirketi, ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-Cezai Şart alacağı talebi yönünden Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin Davalılar ... ve ...'dan ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar .... ve ... Makine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (davacıya ait 4.500,00-TL bilirkişi ücreti ve davalı ...... Metal Şirketi'ne ait 3.000,00-TL bilirkişi ücreti hariç olmak kaydı ile) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza