T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/592
KARAR NO: 2019/1189
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 18/06/2018
KARAR TARİHİ: 20/11/2019
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine müvekkiline borcundan dolayı Bakırköy .....İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazında takibe ve yine müvekkiline borcu bulunmadığından borca 12/06/2018 tarihinde itirazda bulunduğunu, davalının borca itirazlarının yersiz olduğunu, dava ve takip konusu emtianın hasarlanması nedeniyle müvekkili şirketin sigortalısının zararına sebebiyet verilmek suretiyle müvekkili firma sigortacı sıfatı ile 11/07/2017 tarihinde 87.715,05-TLhasar miktarını sigortalı ..... Mağazacılık A.Ş'ye ödediğini, davalı aleyhine başlatılan takip, davalı ve takip borçlusu olan ..... Lojistik tarafından 12/06/2018 tarihinde yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğunu, itirazın iptali için işbu dava açma zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin itirazlarının kaldırılmasına, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yabancı dildeki belgelerinin Türkçe tercümelerinin ibraz edilmediğini, bu hususta davacıya süre verilmesin gerektiğini, davacının aktif husumetinin olmadığını, davalının pasif husumetinin olmadığını, davalının sorumluluğunun olmadığını, bir an için davalının sorumlu olduğu varsayımında bu sorumluluk gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, davacı sigortacının poliçe hükümlerine göre sigortalısına ödediği %10 ilave bedelin davalı taşıyıcıdan talep edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir.
Davacı vekilinin 27/08/2019 tarihli dilekçesi ile feragat ettiği, davalı vekilinin 28/08/2019 tarihli dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığı görülmüştür.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın feragat sebebiyle REDDİNE,
2-Feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan 492 Sayılı Harçlar Kanunun 22.maddesi uyarınca alınması gereken 44,40-TL maktu harcın 2/3'ü olan 29,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 1.497,96-TL harçtan mahsubuna, artan 1.468,36-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Talep edilmediğinden davalı yana vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 20/11/2019KATİP ...
¸e-imza
HAKİM ...
¸e-imza