T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/710 Esas
KARAR NO: 2019/267
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/07/2018
KARAR TARİHİ: 28/02/2019
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2019
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (bankacılık işlemlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili şirket ile borçlular arasında imzalanan 07/09/2016 tarih ve 342.000 USD, 01/04/2015 tarih ve 440.000 USD bedelli kefalet taahhütnamesi gereği adı geçen şirket lehine verilen kuruluş kefaleti ile ...Bankası A.Ş.tarafından ... San.ve Tic.A.Ş.lehine ticari kredi kullandırıldığını, davalı şirketin ...Bankası A.Ş.ile akdettiği sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bankanın talebi üzerine müvekkili tarafından kefalete konu ...Bankası AŞ.'ye 21/12/2017 tarihinde 459.444 TL (120.000 USD için) ve 21/12/2017 tarihinde 356.069,10 TL (93.000 USD için) ödeme yapıldığını, davalılar hakkında Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.İş, .... D.İş Karar sayılı ihtiyati haciz kararı alındığını, Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinde esas takibe geçildiğini, davalılara yapılan ödeme emri tebliği üzerinde davalılar tarafından icra takibine itiraz edilerek takibin durduğunu, yapılan takibin haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde;müvekkillerinin adresi Sarıyer/İstanbul olduğundan İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, kat ihtarnamesi usulsüz olduğundan halen kredinin kat edilmiş olması gerçekleşmediğinden müvekkilin asıl alacağa işletilen takip öncesi faizden sorumlu olmadığını, asıl alacağa fahiş ve hakkaniyete aykırı faiz oranı işletildiğini, ayrıca icra takibinde talep edilen ihtarname masrafı, komisyon borcu, revize incelme ücreti adı altındaki kalemlerin de yasal olmadığını, kabul etmediklerini, ödeme dekontlarının dosyaya ibraz edilmediğini, borcun aslı borçludan tahsil edilmesi yoluna gidilmeden kefil hakkında da takibe başlanmasının yasalarla ve hakkaniyetle bağdaşmadığını belirterek öncelikle işbu davaya bakmakla İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğundan yetki itirazının kabulüne, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklı icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
YARGILAMANIN ÖZETİ ve DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap üzerinden örneğinin gönderildiği, incelenmesinde;davacı-alacaklı tarafından davalılar-borçlular aleyhinde 34.104,71 TL akdi faiz tutarı alacağı, 818.513,10 TL asıl alacak alacağı, 180,67 TL ihtarnameye cevap masrafı alacağı, 505,03 TL kat ihtar cevap masraf alacağı, 6.414,84 TL komisyon borcu alacağı, 509,62 TL komisyon faiz tutarı alacağı, 100,00-TL revize inceleme ücreti alacağı, 100,20 TL ihtiyati haciz harcı alacağı, 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti alacağı olmak üzere toplam 860.913,17 TL alacağın tahsili için 20/02/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçlulara 23/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların vekili vasıtasıyla 27/02/2018 tarihinde orcun tamamına, faiz ve tüm fer'ilerine itiraz ettikleri, itirazın yasal 7 günlük süre içerisinde yapıldığı, işbu itirazın iptali davasının da yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Sarıyer Vergi Dairesi Müdürlüğüne, Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesine, Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verilmiş, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne de yazılan müzekkereye de cevap verilmiş, davalı ... ve davalı ...'un gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Dava şartları bakımından ön inceleme aşamasında inceleme yapılmıştır.
Mahkememizce öncelikle davalı yanın yetki ilk itirazının incelenmesi gerekmiştir. Davalı vekili yasal cevap süresi içerisinde yetki ilk itirazında bulunmuştur. Taraflar arasında ihtilafsız olan 01/04/2015 tarihli ... A.Ş.taahhütnamesinin 17.maddesinde işbu taahhütnameden doğacak her türlü uyuşmazlığın çözümünde genelde .... A.Ş.'nin merkez ve şubelerinin bulunduğu yer mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir. Davaya konu kredi sözleşmesi incelendiğinde .... A.Ş.'nin merkez ve şubelerinin bulunduğu yer mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı şeklinde düzenleme yapıldığı dikkate alındığında söz konusu yetki şartında mahkeme adı açıkça belirtilmediğinden böyle belirsiz bir yetki şartının geçerli olmadığından yeki şartı geçerli olmadığından yetkili mahkeme bu düzenleye göre çözümlenmemiştir.
Davalının süresinde yetkiye itirazı dikkate alındığında
Taraflar arasındaki ilişki sözleşmesel ilişkinden kaynaklandığı dikkate alındığında davalı şirketin merkez adresi .../... olduğu dikkate alınığında davalıların müteselsil kefil olması nedeniyle aradaki ferilik ilişkisine göre sözleşmenin asıl tarafının ikametgahına göre yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekmiş olup davacının ise merkez adresine göre Ankara adresine belirttiği dikkate alındığında kural olarak 6100 sayılı HMK'nun 6. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralına göre yetkili mahkemenin: davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul mahkemeleri olduğu nazara alınmış ancak 6100 sayılı HMK'nın 10. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralına göre yetkili mahkemenin, sözleşmenin ifa yeri mahkemesi olduğu, ifa yeri taraflarca kararlaştırılmadığından ve talep konusu para alacağı olduğundan, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinin ifa yeri olması dikkate alındığında davacı ikametgahı merkezinde olan Ankara'da davayı açmamsı nedeniyle seçim hakkı davalıya geçmiş olup davalı şirket merkezinin de Sarıyer/İstanbul olması ve kullandırılan kredi kapsamında verilen teminatlar Ticari İşletme Rehni sözleşmelerinde de yetkili mahkemenin İSTANBUL olarak belirlenmesi ve seçimlik yetkide bu hakkında davalıya geçtiği hususu karşısısnda davalıların anılan sebeplerle yetki itirazı yerinde görülerek mahkememizin yetkisizliği karşısında davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın HMK 114 ve 115 maddeleri uyarınca yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin REDDİNE,
2-Davacının açtığı davada; yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeni ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
5-Harç ve yargı giderinin HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oybirliği ile taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar verildi.28/02/2019
Başkan ...
¸
Üye ...
¸
Üye ...
¸
Katip ...
¸