T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/304 Esas
KARAR NO : 2024/625
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/07/2018
KARAR TARİHİ : 13/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/11/2015 tarihinde ... sevk ve idaresinde iken kaldırımın kenarında yürüyen müvekkili ....'ya ... plakalı araç ile seyir halinde iken çarptığını, bu çarpma neticesinde müvekkilinin Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 11/05/.... tarihli raporunda belirtildiği üzere ağır derecede yaralandığını, Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı ... hakkında ceza davası açıldığı ve mahkumiyetine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin muhtelif yerlerinde kırık, ekimoz oluştuğunu, boyun omur kemiği kırıldığı ve yapılan ameliyat ile platin takıldığını, müvekkilinin sağlığının tamamen bozulduğunu, yapılan ameliyat ve tedavilerin sağlıklı bir netice vermediğini, tedavisinin halen devam ettiğini, davalılardan ...'nün müvekkiline çarpan aracın sürücüsü, ...'nün kaza yapan aracın işleteni ve ... Sigorta'nın ise aracın sigortacısı olduğunu, trafik kazasında yaralanan .... ile diğer davacılar eşi ve çocuklarının güç kaybı ve tazminatının ve tedavi giderlerinin hesaplatılarak işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden sigortacı yönünden 06/10/2017 tarihinden işletilecek faizi, dava masrafları ve ücreti vekalet ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine, trafik kazasına karışan aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, zarar ve kapsamı belli olduktan sonra açıklayacakları manevi tazminat talebinin kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve ücreti vekalet ile birlikte işleten ve sürücüye ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğinden, dosyada öncelikle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiği, davanın süresinde açılmadığını, müvekkili sigorta şirketinin davacı vekiline, davacı adına yapılan başvurusu üzerine 05/07/2018 tarihinde 38.607,63 TL ödeme yaptığını, davanın ise 06/07/2018 tarihinde açıldığını, geçici iş görmezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, davanın görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise talep edilen tazminatın ödenmiş olması nedeniyle reddine, esastan inceleme yapılacak ise geçici iş görmezlik zararına ilşikin talebin reddine, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, aleyhe hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın zorunlu mali mesuliyet sigortası sözleşmesine dayanmakla ticari bir dava olduğunu, dava da Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafın sigorta şirketin ödeme aldığını, ancak bu ödemelerden bahsetmediğini, davacı tarafın zararı karşılanmış olmakla davanın reddi gerektiğini, davada kazaya uğrayan .... haricinde diğer davacıların dava açma hakkı ve taraf sıfatı bulunmadığını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Dava ; davalıların sürücüsü ve maliki olduğu, diğer davalı ... şirketinin ise zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın davacıya çarpması sonucu davacıda meydana gelen cismani zarar nedeniyle (haksız fiil) maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının davalılardan güç kaybı tazminatı ve tedavi gideri talep koşullarının oluşup oluşmadığı, mevcutsa miktarının tespiti, manevi tazminat talebinin yerinde olup olmadığı, kusur oranlarının tespiti hususlarından olduğu mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizin 24/02/2020 tarihli celsesinde Davacının ATK'ya sevki ile geçici ve sürekli iş göremezlik maluliyet oranını tespiti istenilmiş ve ATK'den gelen müzekkere cevapları ile mahkememizin 18/10/2021 tarihli celsesinde Dava dosyamızın 5 nolu celse 2 nolu ara karar gereğince Adli Tıp Kurumuna gönderilerek davacı ...'nın geçici ve sürekli maluliyetinin tespitini istenmesine, aynı zamanda randevu gününün bildirilmesinin istenilmiş eksik hususlar giderildikten sonra ise 03/03/.... tarihli ATK raporunda özetle; ''... oğlu 07.07.1970 doğumlu ...’nın 19.11.2015 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 X (2….33)A%37, E cetveline göre: %39 (yüzdeotuzdokuz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği'' şeklinde mütalaalarını mahkememize bildirmişlerdir.
ATK raporu taraf/vekillerine tebliğ edilmiş, meydana gelen kazadan kaynaklı var ise maddi zararlarının hesaplanması için Aktüerya Bilirkişisi ...'den rapor alınmasına, bilirkişinin rapor hazırlarken davacı ile davalı ... Şirketi arasındaki sulh protokolünü de dikkate almasına, karar verilmiş Bilirkişi 04/01/2023 tarihli raporunda özetle; ''Davacı vekilinin yaptığı başvurunun davalı ... şirketine teslim tarihinin elirlenmediğinden temerrüt tarihinin tespit edilemediği, sigorta şirketinin sorumluluğunun 2015 tarihli poliçe limiti (290.000,00 TL) ile sınırlı olduğu, Diğer davalılar araç maliki/işleten ... ve sürücü ...’nün kaza tarihinde (19.11.2015) temerrüde düştüğü, Büyükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasına sunulu 13.02.2017 tarihli bilirkişi raporunda yaya davacının kusurunun bulunmadığı belirtildiğinden davacının birlikte kusurunun bulunmadığı, hususlarının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Dosya kapsamında .... Hastanesi’ne ve ....’ne ait fatura (61.002,93 TL) ve hizmet döküm listeleri (771,50 TL) olmak üzere toplam 61.774,43 TL’lik tedavi giderine ilişkin belge bulunduğu, uzmanlık alanımız itibariyle tıbbi giderlerin hesaplanması mümkün olmadığından tedavi giderlerine ilişkin zararın, TBK md 50/2 gereğince Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 19.11.2015 günü trafik kazasında yaralanan, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak geçici iş göremezlik süresi 9 ay olan davacı ... ’nın %39 beden gücü kaybına ve davalı sürücünün % 100 kusurunun bulunmasına göre, Geçici iş göremezlik tazminatı : 11.831,31 TL, Sürekli iş göremezlik tazminatı : 986.180,15 TL, Davalı ... şirketi tarafından iş bu dava açılmadan önce 05.07.2018 tarihinde yapılan 38.607,00 TL ödemenin yasal faiz ile güncellenerek, dava açıldıktan sonra sulh beyan dilekçesi doğrultusunda yapıldığı kabul edilen 251.393,00 TL (290.000,00-38.607,00) ödemenin Yargıtay kararları uyarınca faizsiz olarak hesaplanan tazminat tutarından düşürülmesi ile Geçici iş göremezlik tazminatı : 11.831,31 TL, Bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı : 680.539,56 TL olarak hesaplandığına'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
ATK raporunun maluliyeti belirlediği yönetmelik dikkate alındığında ; Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 gün ve E. ... K. .... sayılı ve 29.12.2022 gün E.... K.... sayılı kararlarıyla iptal edilmiş bulunmakla, artık 04.12.2021 günlü Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın bir geçerliği ya da buna uyma zorunluluğu kalmamıştır. Zorunluluk, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre beden gücü kayıplarının tespitidir.
Öte yandan Sigorta Genel Şartlarında uygulanması zorunlu tutulan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe konuluş amacı ve yasal dayanakları 3.maddesine göre, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 2022 sayılı 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz, kimsesizlere aylık bağlanması hakkında Kanun ve 5378 sayılı Engelliler Kanunu olup, 2. maddesi 3. fıkrasına göre iş kazalarında ve sosyal güvenlik gelir bağlama işlemlerinde bu Yönetmelik uygulanamaz.
Ayrıca bu yönetmelikte, haksız fiillerden kaynaklanan beden gücü kayıplarında zorunlu unsurlar arasında yer alan “yaş ve meslek” değerlendirme hükümleri bulunmamaktadır.
Haksız eylem ve hukuka aykırı olaylardan kaynaklanan beden gücü kaybının tespitinde uygulanması zorunlu tek yönetmelik, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğidir.
Kısa adıyla Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği, Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliği’nin 18.maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından uygulanamaz. Öte yandan Sigorta Genel Şartlarında uygulanması zorunlu tutulan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe konuluş amacı ve yasal dayanakları 3.maddesine göre, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 2022 sayılı 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz, kimsesizlere aylık bağlanması hakkında Kanun ve 5378 sayılı Engelliler Kanunu olup, 2. maddesi 3. fıkrasına göre iş kazalarında ve sosyal güvenlik gelir bağlama işlemlerinde bu Yönetmelik uygulanamaz. Ayrıca bu yönetmelikte, haksız fiillerden kaynaklanan beden gücü kayıplarında zorunlu unsurlar arasında yer alan “yaş ve meslek” değerlendirme hükümleri bulunmamaktadır.
04.12.2021 gün 31679 sayılı RG.’de yayınlanan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.2 maddesi (i) bendine ve Genel Şartlar “Sakatlık tazminatı hesaplaması” başlıklı 2. no.lu eki 8. maddesine göre, beden gücü kaybının (sürekli sakatlık durumunun) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Yönetmelik ve Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit edileceği koşulunun, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesinde yapılan değişikliklerin, yukarda açıklanan Anayasa Mahkemesi kararlarıyla iptal edilmiş olması nedeniyle bir geçerliği kalmamıştır.
Sonuç olarak, maluliyetin %60'ın altında olması ve kaza tarihine göre uygulanması gereken Maluliyet Tespit İşleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet belirlenirken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ekli cetveller esas alınması gerekmektedir. Oysa, tüm haksız eylemlerden kaynaklanan bedensel zararlarda en önemli hususlar “gerçek zararın, gerçek kazanç kayıplarının, bedensel zarara uğrayan kişilerin yaşlarına, yaptıkları işe ve mesleklere göre ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarının ve bir kazançları bulunmasa bile yaşlarına göre beden gücü kayıplarının” belirlenip hüküm altına alınmasıdır.
Örneğin, operatör hekimin, piyano ya da keman sanatçısının kopan parmağı ile bir işçinin ya da sıradan birinin kopan parmağı nedeniyle beden gücü kayıp oranları aynı biçimde ve Özürlülük ölçütü Yönetmeliğine göre belirlenememektedir.
Bütün bu nedenlerle, beden gücü kayıp oranlarının tespitinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği ve bu yönetmeliğin 18. maddesiyle yürürlükten kaldırılan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği uygulanamaz. Tüm haksız eylem ve hukuka aykırı olaylardan kaynaklanan beden gücü kayıplarının 5510 sayılı Yasa’nın 19.maddesi 9.fıkrası ve 107.maddesi gereği yürürlüğe konulan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği"ne göre yapılmalıdır. Çünkü bu yönetmeliğin amacı ve işlevi, iş kazaları ve meslek hastalıkları ile tüm haksız fiillerden kaynaklanan beden gücü kayıp oranlarını belirlemektir. kısa adıyla Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği, 20.02.2019 gün 30662 sayılı RG’de yayınlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 18.maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kaldırılan bir yönetmelik devam etmekte olan davalara uygulanma imkanı kalmamıştır.
Tüm haksız fiil ve hukuka aykırı olaylardan kaynaklanan beden gücü kayıplarının, 5510 sayılı Yasa’nın 19.maddesi 9.fıkrası ve 107.maddesi gereği yürürlüğe konulan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği"ne göre tespiti gerektiğinden ATK raporu hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi raporu taraf/vekillerine tebliğ edilmiş, taraf itirazlarının değerlendirilmesi ve aynı zamanda davacılar vekilinin itirazlarında belirttiği şekilde düzeltme yapılıp yapılmayacağı konusunda dava dosyamıza rapor sunan Aktüerya konusunda uzman bilirkişiye dava dosyasının tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesinin istenilmiştir. Aktüerya bilirkişisinin raporunu eski asgari ücrete göre düzenlediği, 2024 yılı itibariyle asgari ücrette değişiklik yapıldığı, bu nedenle yeniden bu konuda ek rapor alınması gerektiği anlaşılmakla; hem dosyamıza sunulan tedavi giderlerine ilişkin raporun değerlendirilmesi, hem de yeni asgari ücret üzerinden rapor düzenlenmesi için dosyamıza rapor sunan Aktüerya bilirkişisinden ek rapor düzenlenilmesi istenilmiştir.
Bilirkişi 15/01/2024 tarihli ek raporunda özetle; ''Davacı vekilinin yaptığı başvurunun davalı ... şirketine teslim tarihinin belirlenmediğinden temerrüt tarihinin tespit edilemediği, sigorta şirketinin sorumluluğunun 2015 tarihli poliçe limiti (290.000,00 TL) ile sınırlı olduğu, Diğer davalılar araç maliki/işleten ... ve sürücü ...’nün kaza tarihinde (19.11.2015) temerrüde düştüğü, Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasına sunulu 13.02.2017 tarihli bilirkişi raporunda yaya davacının kusurunun bulunmadığı belirtildiğinden davacının birlikte kusurunun bulunmadığı, hususlarının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın mahkemenin ara kararı ile hazırlanan 04.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun mahkemenizce hüküm kurmaya elverişli olduğunun kabulü halinde iş bu rapor uzman alanımız dışında olduğundan tarafımızca değerlendirebilecek herhangi bir husus bulunmadığı, tedavi giderlerine ilişkin zararın, TBK md 50/2 gereğince Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, 19.11.2015 günü trafik kazasında yaralanan, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak geçici iş göremezlik süresi 9 ay olan davacı ... ’nın %39 beden gücü kaybına ve davalı sürücünün % 100 kusurunun bulunmasına göre, Geçici iş göremezlik tazminatı : 11.831,31 TL, Sürekli iş göremezlik tazminatı : 1.863.105,81 TL, Davalı ... şirketi tarafından iş bu dava açılmadan önce 05.07.2018 tarihinde yapılan 38.607,00 TL ödemenin yasal faiz ile güncellenerek, dava açıldıktan sonra sulh beyan dilekçesi doğrultusunda yapıldığı kabul edilen 251.393,00 TL (290.000,00-38.607,00) ödemenin Yargıtay kararları uyarınca faizsiz olarak hesaplanan tazminat tutarından düşürülmesi ile Geçici iş göremezlik tazminatı : 11.831,31 TL, Bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı : 1.553.876,35 TL olarak hesaplandığına'' dair ek tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
Ek raporun taraflara tebliğ edildiği ve davacının talep arttırım dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği bu doğrultuda Mahkememizin 29/04/2024 tarihli celsesinde davacının talep arttırım dilekçesi ile beraber talep miktarının sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından 1.553.876,35-TL'ye yükselttiği, tedavi giderleri bakımından 73.299,00-TL'ye yükselttiği, toplam tazminat miktarları bakımından uyuşmazlığın HEYET tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla dosyanın heyete tevdine karar dosya heyetçe ele alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları, ATK raporları, celp edilen deliller ile müzekkere cevapları doğrultusunda:
Dava dosyamızda ispat yükü kazadan kaynaklı davalı sürücünün kusurlu olduğunu ve poliçeden ötürü ayrıca davalı ... şirketinin de sorumlu bulunduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, taraf delilleri bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Davacıların maddi tazminat taleplerinin değerlendirilmesi; İddialar bakımından tarafların kusur oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yapılan inceleme neticesinde davalı sürücü meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin .... E. ... K. 29.12.2022 T. sayılı KTK’nun 90. Maddesine eklenen
hükümlerin iptaline ilişkin kararı ile Yargıtay ... HD .... E. ... K. 28/02/2022 T. ve
Yargıtay ... HD 14.01.2021 T. .... E. ... K. sayılı kararı dikkate alınarak; müteveffa ve
hak sahiplerinin muhtemel bakiye ömrü TRH-2010 yaşam tablosuna göre belirlenmiş bununla
birlikte; asgari ücretin her yıl %10 artacağı kabulü ile işleyecek dönemdeki kazançlar için her yıl %10
artış uygulanacak ve işleyecek dönemdeki zararın peşin ödenmesi nedeniyle her yıl için %10 ıskonto
yapılmış TRH-2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemine göre hak
sahiplerinin maddi zararları tespiti açısından aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış ve zarar tespiti yapılmıştır. Rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 85.maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa,... motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Maddi tazminatlarda indirim nedenleri olarak iki durum söz konusudur. 6098 sayılı TBK 51. md; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın tenkisi" başlıklı 44. maddesinde (6098 sayılı TBK 52. md)ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Kusur bakımından ; Büyükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi Mahkemesinin 09/05/2017 : .... (E) ve .... (K) dosyasında ...'nün eşinin adına kayıtlı ...plakalı aracıyla Beylikdüzü .... mahallesinden .... istikametine doğru saat 16.30 sıralarında giderken yolda yaya olarak gitmekte bulunan katılan ....'ya çarptığı anlaşılmış ve katılanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike meydana gelecek ve kemik kırığı ( 6.derece ) olacak şekilde yaraladığının Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 11/05/.... tarih ve .... sayılı raporunda belirtildiği ve tespit edildiği görülmüştür. Mahkememizce 27/01/2017 günü keşfe gidilmiştir. Kusur durumuna ilişkin mahkememizce aldırılan 13/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda; Sürücü sanık ...'nün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84.maddesinde yer alan sürücülere ait ''Şeride Tecavüz" kural ihlali sebebiyle ASLİ kusurlu olduğu, müşteki yaya ...'nın bu kaza oluşumunda kusuru bulunmadığı hususu sabit olduğu sabit olmuştur.
Olayın meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğu kabul edildiğinden hesaplanan maddi zarar tutarından kusur tenziline karar verilmiş ve dosya kapsamından SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı, bu durumda rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığı, davacıya davalılar tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığına dair belge olmadığı anlaşılmakla maddi tazminatta başkaca indirim yapılmamıştır.
Devam eden süreçte davacılar vekili ... ile poliçe teminatı kapsamında davalı ... şirketinin sorumlu olduğu maddi zarar yönünden sulh anlaşması yapıldığına dair taraf vekilleri beyanda bulunmuştur.
Sigorta şirketi bakımından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 111.maddesi hükmüyle bu sorun çözümlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre: "Bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." Yargıtay ....HD.14.04.2003, E..... K.... sayılı kararına göre de "İbra belgesiyle bir ödeme yapılmışsa, bu belge “makbuz” niteliğinde sayılmalıdır.
Sigorta şirketine verilen ibranamedeki irade açıklaması, hem sigortacı hem de tazminat borçlusu yönünden ancak sigorta kapsamı ile sınırlı olmak üzere sonuç doğurur. Sigorta haddini aşan tutar için ise, herhangi hukuksal bir sonuç doğurması söz konusu olamaz. Zira, ibra iradesi yöneltilmiş olan sigorta şirketi, tazminat alacaklısı davacıya karşı poliçede yazılı miktardan daha fazla ödeme borcu altında olmadığından, fazlaya ilişkin ibra gereksiz bir işlemdir. Davacının gerçek amacı, sigorta şirketini ibra etmek olduğundan, sigorta haddine kadar para alırken verdiği ibraname ile zararın geri kalan bölümünden vazgeçtiği sonucu çıkarılamaz. Bu nedenle, sigorta haddi dışında kalan zararını, zarar verenlerden isteyebilir. Yani, trafik sigortacısının ödediği kısmı aşan zararını, zarar verenlerden istemesi mümkündür.
Bu durumda davalı ... şirketi yönünden davacı yanlara ödeme yapıldığından sulh nedeni ile davalı ... şirketi yönünden davanın karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Diğer davalılar işleten sürücü bakımından ise teminatı aşan kısım bakımından davacının davaya devam ettiği dikkate alınarak sigorta haddi dışında kalan zararını, zarar verenlerden isteyebileceği dikkate alınarak trafik sigortacısının ödediği kısmı aşan zararını, zarar verenlerden talebi yerinde görülerek Davacı ... için 1.553.876,35 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve 73.299,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.627.175,35 TL'nin kaza tarihi olan 19/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, tedavi giderleri bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde hüküm kurulmuştur.
Davacıların manevi tazminat talebine gelince;
Manevi tazminat ise meydana gelen olay nedeniyle duyulan acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesine yöneliktir. Bir teselli ve avunma tatmin aracı yaratmaktan ibarettir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. (bkz. Yargıtay 17. HD, 23/10/2018 T., 2015/18074 E., 2018/9484 K. sayılı kararı) Hâkim manevi tazminatı belirlerken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. (bkz. Yargıtay HGK 28.05.2003T., 2003/21-368-355 sayılı; 23.06.2004 T. 2004/13-291-370 sayılı kararları) Bu ilkeler kapsamında davacılar yararına talep gibi uygun manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle; davacıların kazada kusuru olmaması dikkate alınarak talebin tam kabulü ile Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması da gözetilerek, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Bu sebeple manevi tazminat talepleri için uygun miktarda takdir edilmesi gerekmiş ayrıca mahkememizin 13/06/2024 tarihli celsesinin (1) no'lu hükmünün 2. Paragrafında adı geçen ''tedavi giderleri bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine,'' şeklinde ibarenin sehven yazıldığı; tedavi giderlerinin tam kabulüne karar verildiğinden fazlaya ilişkin talep olmadığı göz önünde bulundurularak yargılama gideri tam kabul üzerinden kurulmuş olup aşağıdaki gibi karar tebliğ olmadığından res'en tashihe karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
-Davacı ... için 1.553.876,35 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve 73.299,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.627.175,35 TL'nin kaza tarihi olan 19/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,
-Tedavi giderleri bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Davacı ... için 44.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,
-Davacı ... için 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,
-Davacı ... için 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,
-Davacı ... için 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,
-Davacı ... için 1.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,
-Davacıların ... yönünden açtıkları dava hakkında sulh olunması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 114.499,54-TL harçtan peşin alınan 853,88-TL peşin harç ile 1.388,55-TL tamamlama harcın mahsubu ile noksan kalan 112.257,11-TL h davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı taraflarca yatırılan 853,88-TL peşin harç ile 1.388,55-TL tamamlama harcın ve 35,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.278,33-TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacılara verilmesine,
4-Talep etmediğinden davalı ... yönünden taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan 8.080,35-TL (Dosyada gider avansı olarak artan 2.000,00-TL bilirkişi masrafı ve ATK raporu fatura bedeli de içerisinde olmak üzere) yargılama giderinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacılara verilmesine,
6-Maddi tazminat talebinin tam kabulü yönünden: Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 202.174,03-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacılara verilmesine,
7-Manevi tazminat talebinin tam kabulü yönünden: Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacılara verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (dosyada bu aşamada ödenilmemiş 2.000,00-TL bilirkişi ücretinin ödenmesi ile) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza