T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/507 Esas
KARAR NO : 2024/692
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2019
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... (Taşeron) ile davalı ...(yüklenici müteahhit) olarak 01.06.2018 tarihinde ile ilgili idare ... arasında .... Lojistik Merkezi Yapım Merkezi kapsamında ray hattı döşemesi işçiliği projesi kapsamında yapılacak iş kapsamında taşeron sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye göre müvekkili tarafında hak edişlerin hangi işlere göre yapılacağı ve sair usullerin belirtildiğini, işbu sözleşmeye göre müvekkilinin bugüne kadar almış olduğu hakediş tutarının KDV hariç 1.851.434,51TL olduğunu, ancak her ne kadar sözleşmenin sona erme süresi 30.12.2018 olarak belirlenmiş ise de müteahhit yüklenici firma tarafından sözleşme ve işin bitiş tarihinin müvekkili taşeron firma açısından Nisan 2019'a kadar mücbir sebepler veya sair sebepler gerekçe gösterilerek uzatıldığını, müvekkilinin sözleşmenin gereğini eksiksiz ve tam olarak yaptığını ve ortada hiçbir sebep yok iken, davalının müteahhit yüklenici firma olarak müvekkili firmaya işin bitiş ve sözleşmenin sona erme tarihi 30.12.2018 Aralık ayı sonu olsa da 30.11.2018 tarihi itibari ile artık müvekkili ile çalışılmayacağı, aradaki taşeron sözleşmesinin sona erdiğinin sözlü olarak beyan edildiğini, sözleşmeye ve işin yapılış usullerine tamamen uyan ve dürüst bir tacir olan müvekkili taşeron firmanın üzerine düşen edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesine rağmen böyle bir durumun sebepsiz olarak kendilerine sözlü olarak iletildiğini, daha sonra kendilerine tahakkuk etmiş hakkedişlerinin de ödenmediğini, müvekkili firmanın taşeron sözleşmesine göre müvekkili firmaya hak ediş tutarı oranı belirtilmediği için müvekkili taşeron firmanın yükümlülüğünde olan kalemlerin .... Müdürlüğü (İdare)'nün ödeme usullerine ve talimatlarına göre belirlenmesi gerektiğini, %70 oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre müvekkilinin bugüne kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş hakediş toplamının 1.099.857,48-TL; %100 oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre ise toplam 1.676.017,13-TL tahakkuk etmiş ve ödenmemiş hak ediş alacağı bulunduğunu, müvekkili firmanın yapmış olduğu istihbaratlara göre; muhatap firma olan davalı yüklenicinin hak ediş olarak %100'ünü kurumdan aldığı bilgisine ulaştıklarını, bu nedenle Beyoğlu .... Noterliğinin 07/03/2019 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalının iş bu ihtarnameye cevaben kesin hesap mutabakatı beyanlarını içerir Beyoğlu ..... Noterliğinin 14/03/2019 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, taraflar arasında mutabakat sağlanamadığı için arabuluculuk talebinde bulunulduğunu ancak sonuç alınmadığını iddia ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle .... Müdürlüğünün proje fiyat poz tarifelerine göre yerleşmiş talimat ve usullerine göre müvekkilinin %70 üzerinden müvekkili taşeron firmanın bugüne kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş hak ediş toplamı olan KDV hariç 1.099.857,48-TL; ancak eğer ... Müdürlüğü tarafından davalıya tamamlanmamış işler için dahi %100 ödeme yapılmış ise bu defa Beyoğlu .... Noterliğinin 07/03/2019 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talep edilen KDV hariç 1.676.017,13-TL ile iş bu sözleşme bedeli olan KDV hariç 7.000.512,00-TL sözleşme bedelinden kalan bedelin haksız fesih sebebiyle taraflarına tazminat olarak ödenmesine, sair başkaca iş ve sözleşme kayıplarından dolayı müvekkili firmaya verilen maddi ve manevi zararlara ilişkin de hesaplanacak kayıplarının munzam zarar altında tespitinin yapılmasına, asıl sözleşmenin tarafı ve işvereni olan ... davalı şirketin her türlü hak edişlerine ve sair başkaca her türlü alacaklarına iş bu dava neticeleninceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına ve yukarıdaki her türlü taleplerine ilişkin şimdilik fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL'nin davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, ayrıca yargılama masrafları ile resmi vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından tarafların bağlı bulunduğu sözleşme uyarınca tanzim edilen her türlü hakediş ödemelerinin gerçekleştirildiğini, TCDD'nin belirlemiş olduğu birim fiyatlar üzerinden davacı yan tarafından yapılan işlere ilişkin olarak bağlı olunan sözleşmenin “Taşeron, Müteahhit ‘in İdare ‘ye yaptığı hakkedişlere paralel olarak talep edeceği hakkediş ödemeleri için bu sözleşme çerçevesinde almaya hak kazandığı imalat miktar ve tutarlarını gösteren hakkediş raporları düzenleyecek ve Müteahhit ‘e onay için sunacaktır. Bu hakkediş raporlarının formu, kapsamı ve adedi Müteahhit ‘in onayladığı düzende olacak ve her nüshası Taşeron ‘un temsilcisi tarafından imzalanacaktır.” şeklindeki 11.1. Maddesine uygun olarak tanzim edilen hak edişlere bağlanan taleplerin müvekkili şirket tarafından eksiksiz bir şekilde ifa edildiğini, ayrıca bu hak edişlerin davacı yan tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imza edildiğini, bu kapsamda davacının ihtirazi kayıt konulmaksızın hak edişleri imza etmiş olması neticesinde, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca birim fiyatların ne meblağda olduğunun da belirlenmiş bulunduğunu, ancak davacının, taraflarca kararlaştırılan ve tarafların da kabulünde bulunan birim fiyatlarının hilafına, kendi uhdesinde belirlemiş olduğu fahiş miktarlar üzerinden belirleyerek haksız taleplerde bulunduğunu, davacı tarafça imzalı hak edişe bağlanmayan alacak bedellerinin talep edilmesinin taraflarca bağlı olunan sözleşme hükümleri uyarınca mümkün olmadığını, ilgili sözleşmenin 11.8. Maddesinde; “İşlerim bir bölümü Müteahhit‘i tatmin etmeyecek bir şekilde yapılmış ise, Müteahhit bu bölüme ait ödemeyi tutma hakkına sahip olacaktır. Eğer işlerin tümü Müteahhit tatmin etmeyecek şekilde yapılmış ise, Müteahhit tüm hakkedişi tutma hakkına sahip olacaktır. Ödemeler; hatalı, eksik ve kusurlu işler Müteahhit ve/veya İdareyi tatmin edecek şekilde düzeltilinceye kadar tutulabilecektir.” hükmü bulunduğunu, davacı tarafından ibraz edilen ve işbu cevap dilekçesinin de konusunu teşkil eden dava dilekçesinde davacı tarafından açık bir şekilde ikrar edildiği üzere, davacının yüklenilen edimleri yerine getirilmeksizin işi bıraktığının sabit olduğunu, bu hususta davacının gerçek dışı beyanlarla müvekkilinin sözlü bir şekilde iş akdini sona erdirdiğini kendisine bildirdiği savına başvurduğunu, oysa ki, ilgili iş kapsamında müvekkili şirketin davacı yana bu konuda herhangi bir yazılı talebi ve ihtarı bulunmamasına rağmen, davacının taşeron akdinin sözlü olarak feshedildiği iddiası ile sorumlu olduğu işi yarıda bırakarak, işyerini terk etmek suretiyle açık bir şekilde bağlı olduğu Taşeron Sözleşmesi ve eklerine de aykırı hareket ettiğini, bu hali ile davacının, bağlı olunan sözleşme ve ticari teammüllere aykırı bir şekilde işi tamamlamadan bıraktığını ve buna rağmen de söz konusu iş kapsamında kar mahrumiyeti ve menfi zararlara uğradığını bildirmiş olmasının kötü niyetini ispatlar mahiyette olduğunu, kaldı ki, Taşeron Sözleşmesinin 20.4./b maddesinin; “Taşeron ‘un kafi miktarda kaliteli işçi, malzeme ve teçhizat temin edememesi ve işi yürütememesi” ve 20.4./h maddesinde ise; “Haklı bir sebep bulunmaksızın işe başlamaması veya durdurması” sözleşmenin Müvekkil tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi nedenleri arasında sayılmıştır. Ayrıca, ilgili madde devamında, “İşbu sözleşmenin, Sözleşme ve Yasa hükümlerine uygun olarak Müteahhit tarafından feshedilmesi halinde Taşeron her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talepte bulunamaz” şartını da ihtiva ettiğini, yine bağlı olunan Taşeron Sözleşmesi ‘nin 23.1. maddesinde; “Eğer işlerin icrası sırasında veya teminat süresi içinde, herhangi bir kaza veya ihmal, ya da işlerde veya işlerle ilgili olarak meydana gelen diğer herhangi bir olay nedeniyle, Müteahhit ‘in fikrine göre, işlerin güvenliği bakımından acil olarak müdahale edilmesi gereken bir düzeltme ya da tamir işi ortaya çıkar ve Taşeron da bu işi yapamayacak durumda olur veya yapmak istemezse o takdirde Müteahhit gerekli görülen bu işlerin ya da tamirin yapılması için başka kimseleri istihdam edip bunlara ödemede bulunabilir.” hükmünün mevcut olduğunu, devamında Sözleşmenin 23.2. maddesinde; “Müteahhit tarafından bu suretle yaptırılan iş veya onarım, Müteahhit ‘in düşüncesine göre, Taşeron Sözleşmesi gereği Taşeron’un kendi hesabına yaptırmaktan sorumlu olduğu bir iş veya onarım ise bunların yerine getirilmesi için Müteahhit ‘in usulünce yaptığı tüm masraflar Müteahhit tarafından Taşeron ‘dan geri alınabilecek ve Müteahhit tarafından Taşeron ‘un ödeme zamanı gelmiş ya da gelecek olan alacaklarından alacağı yetmediği takdirde teminatından tahsil edilecektir. Ancak, böyle bir acil durum ortaya çıkar çıkmaz Müteahhit, Taşeron ‘u makul bir süre içinde yazılı olarak haberdar edecektir.”, sözleşmenin 9.4. maddesinde ise; “Taşeron, kötü ve/veya kusurlu bulunan işleri düzeltmek veya yenisini yapmak istemezse, Müteahhit bu işleri Taşeron nam-ı hesabına kendisi yapabilir veya başkasına yaptırabilir. Bu durumda söz konusu işlerle ilgili tüm masraflar Taşeron alacaklarından, eğer alacağı yoksa teminatından tahsil edilir.”, ayrıca, sözleşmenin 20.1. maddesinde; “Taşeron, sözleşme ve eklerinde tayin olunan ve aşağıda açıklanan vecibelerden herhangi birisine mücbir sebep olmaksızın riayet etmediği takdirde, Müteahhit ‘in bir ihtarnamesiyle kendisine bir süre verilir. Bu süre, acele haller istisna olmak üzere, ihtarnamenin kendisine tebliği tarihinden itibaren 3(üç) günden aşağı olamaz. Bu süre sözleşme süresine etkisi olmadığı gibi, gecikme tazminatına da engel değildir.” hükümleri bulunduğunu, izah edilen sözleşme hükümleri kapsamında ve davacı yanca ibraz edilen dava dilekçesinde açık bir şekilde ikrar edildiği üzere, davacı yanın bağlı olunan Taşeron Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmekten imtina ederek işi bıraktığını ve şantiyeyi terk ettiğini, bu kapsamda, müvekkili şirket açısından yarım bırakılan işin devamı hakkında işlerin davacı namı hesabına tamamlama veya tamamlattırma hakkı da bulunduğundan ve bu konuda müvekkili şirket mağdur edildiğinden ötürü, davacının haksız taleplerinin reddi gerektiğini, bağlı olunan taşeron sözleşmesi hükümleri kapsamında, davacı tarafından sunulan imzalı hak edişlere dayanmayan alacak taleplerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, imalatlara konu hak edişin müvekkili tarafından onayı sonrasında faturaya konu meblağın tespit edilmesi gerektiğini, bu hükümlere aykırı hareket edilmesinin sözleşmenin feshi ile teminatların nakde çevrilmesi anlamına geleceğinin sözleşme hükümleri ile belirlenmiş bulunduğunu, müvekkili şirket ile imza edilmiş sözleşmeyi imza ederken, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini savunarak; kötü niyetli ve haksız ithamlara matuf davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki alt taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacının edimlerinin ne kadarını yerine getirdiği, edimlere göre alacaklı olup olmadığı, davalıdan kaynaklı sözleşmenin fesh olup olmadığı, davacının bu noktada zararı olup olmadığı, bu zarardan davacının sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Taraf vekilleri tarafından bildirilen tanıklar Mahkememizce bizzat dinlenilmiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı .... beyanında, "Ben davacı şirkette iş makinesi operatörü olarak çalışırım, davacı şirketin ray hattı döşemesi için Konyada 6 ay çalıştım tren yolu yapımı vardı, yolun tamamı yapılıp davalıya teslim edilmiştir, çalıştığı firmanın davalıdan hakedişini alamadığını biliyorum, bizim işçilik alacaklarımız buna rağmen alınmıştır" demiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ..... beyanında, " Davalıyla ray döşeme işi kapsamında Konya'da 6 ay davacı şirket adına çalıştım. Proje Müdürü 6 ayın sonunda çalışmayacaksınız dedikleri için paydos ettik, muhtemelen şirketin alacaklarını alamamasından kaynaklı olarak işi bıraktığımızı tahmin ediyorum, şirketin hakedişini alamadığını biliyorum, biz işçilik alacaklarımızı çoğunlukla aldık. Biz yaptığımız işinde metrajını ölçemeden ayrılmak zorunda kaldık, davalı şirket bizi inşaat alanına sokmadı, 20.000 metrenin üzerinde yol yaptık, bunun dışında makas montajı 30'a yakın, 50.000 metreküp balast serimi, yaklaşık 2500 metre betona tespitli demiryolu imalatı işi yaptığımızı tahmin ediyorum. Ölçüm yaptırmadıkları için net rakam veremiyorum, yapmamız gereken 7000 metre yol 60 civarında makas yaklaşık 70.000 metre 3 balast serimi ve 5500 metre betona tespitli demiryolu imalatı işimizde yapılması gereken bir işti, bir de en son demiryolunun koruyucu taşları işi de yaptırılmadı " demiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında, "Burası Devlet Demir Yollarının lojistik merkezidir. Eldeki dosyada Devlet Demir Yolları yapım şubesinden ihale yolu ile ...... İnşaat tarafından lojistik merkezi yapım işi olmakla beraber bunun içeriğinde bu merkeze ray hattı yapılması ve vagon bakım merkezi yapımı ve konteyner depolama alanı yapımını da kapsamaktadır. 2018 yılında davacı ile çalışmış olduğum şirket sözleşme yaparak iş başı yapmışlardır. Yapılacak işin ray hattı döşenmesinin işçiliği kısmı için sözleşme yapıldı. 115.000,00 TL'lik iş avansı verildiğini biliyorum. İşin yapımından 3-4 ay sonra iş yapılırken nitelikli eleman sayısında yetersizlik olduğunu, sahadaki ilerlemesi gereken iş programındaki gerilemeden dolayı farkettik. Kendilerine bu konu ihtar edildi. Tamamlayacaklarını, eleman sayısını arttıracaklarını beyan eden halleri oldu ise de yaklaşık bir, bir buçuk ay kadar beklememize karşın idareden aldığımız yazı üzerine ekibi hemen arttırmalarını aksi halde işin devam edemeyeceklerini ihtar ettik. Yapılan işin bulunduğu alanda TCDD'ye bağlı kontrol teşkilatı yanında bizim de şantiye şefi, saha şefi ve 6 formenden oluşan teşkilatımız yapılan işi takip etmektedir. Aralarda hak ediş yapılmıştır. İdareden gelen ihtardan sonra yaklaşık 20 gün daha çalıştılar, daha sonra da bilgi vermeksizin şantiyeyi o hali ile bırakıp gittiler. Akabinde işi tamamlamaları yönünde ihtarda bulunduk. Daha sonra kesin hesap için ihtarda bulunduk. Buna da gelmediler. Bu şekilde iş yarım kaldı. Sonra firma o işi ...... Firma diye bir firmaya verdi. Şu aşamada da geçici kabul aşamasındadır, komisyonu beklemektedir. Firmanın hali hazırda 86.000.00 Tl civarında bize de borç bakiyesi vardır. Cari hesap kayıtlarından bu miktar belirlenmiştir. Benim tam olarak görevim, hakediş, hakedişlerin kontrol ve onayı, sözleşme kontrol ve yönetimi, şantiyenin teknik olarak denetlenmesidir. İhtarlar sözlü de yapıldı. Bir kısmı yazılı olarak da yapıldı. Muhasebe bölümünden taşeron hakedişini hesaplarken bu bilgiler geldiği için bilgi sahibi oldum " demiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında, "Sene 2018 yılı civarında bende ..... İnşaatta çalışırken davacıya Konya Kayacık'da TCDD'nin lojistik merkez inşaat işini yaptırıldığını hatırlıyorum. Davacı orada çalışırken ben devamlı oradaydım. İşçilik anlaşması yapıldı. Oraya rayların döşenmesi işini davacı yapacaktı. Ekipleri yetersiz olduğundan işi yapamadılar. İşi teslim ettikten sonra iki ay geçti, işin yapılmadığını görerek uyardık. TCDD'de bizi uyarıyordu. Bu uyarıların tamamı yazılı oldu. TCDD'de bizden gecikme cezası keseceği için işin de yetişmeyeceğini görerek sözleşmeleri fesh edildi. Sözleşmenin fesh edilme usulü benim çalışmış olduğum ...... İnşaatta önce iki kez uyarılır, ikinci uyarıya rağmen iş devam etmez ise yazılı olarak fesh edilir diye biliyorum " demiştir.
...... Müdürlüğünden; ...... Loj. Mrk. Yapım İşi-Ana Sözleşmesi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalının savunması, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, tarafların ihtilaf konusu yapım, taşeron sözleşmesi ile tüm dosya kapsamına göre, mahallinde ray konusunda uzman elektrik mühendisi, inşaat mühendisi ve hakediş uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti ile birlikte KEŞİF YAPILARAK; edimlerin ifasının tespiti ve incelenmesi hususlarında rapor düzenlenmek üzere Konya ...... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş,
07/10/2021 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... keşif tarihi itibariyle dava konusu edilen yerde imalatların yapıldığı, ancak yapılan imalatların ne kadarının ve hangi imalatların davacı şirket tarafından yerine getirildiğinin tespit edilemediği ve mahallinde yapılan keşif sırasında da yapılan imalatın metrajının gösterilemediği, bu nedenle taşeron firma tarafından yapılan imalat bedellerinin hesaplanamadığı, kaldı ki davalı şirket ile ..... arasında yapılan sözleşme ve bu sözleşme gereğince yapılan hak ediş ödemelerinin davalı şirketin iddiaları yönünde %70 oranında mı yoksa %100 oranında mı olduğuna dair yapılan hak ediş raporlarının davalıdan istenilmesine rağmen gönderilmediği, ...... Demiryolu Modernizasyon Dairesi Başkanlığı Bina ve Sabit Tesisler Modernizasyon Şube Müdürlüğü'nün 02/02/2021 tarih ve ...... sayılı yazı ekinde ...... ihale kayıt numaralı sözleşmenin gönderildiği, bu sebeple sağlıklı ve denetime elverişli rapor düzenlenemediği, davacı şirketin yapmış olduğu imalatın metrajının açıklattırılması, her hangi bir belge ve beyanda bulunulmaması halinde dosya içindeki mevcut hak ediş raporlarına göre hesaplama yapılabileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Bilirkişi raporu doğrultusunda; ...... Müdürlüğü Demiryolu Modernizasyon Dairesi Başkanlığı Bina ve Sabit Tesisler Modernizasyon Şube Müdürlüğünden; davalı ile yapılan sözleşme gereğince yapılan hak ediş ödemelerine ait raporlar DVD olarak celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
17/11/2021 tarihli celse ara kararı ile; Mahkememiz dosyası, ...... tarafından gönderilen hak ediş raporları doğrultusunda mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık hususlarında denetime ve hükme elverişli ek rapor düzenlenmesi için kök raporu düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
13/06/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle;"... Taraflar arasındaki 01/06/2018 tarihli taşeron sözleşmesine göre 01/06/2018 tarihinden işin bitim tarihi olan 30/12/2018 tarihine kadar geçen sürede 03/12/2018 tarihine kadar yapılan imalatlar için hak ediş düzenlendiği, ilk dört hak edişin davacı taşeron firma tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın (bu hak ediş raporundaki işler ve fiyatlar tarafımdan kabul edilmiştir) imzalandığı, Beş nolu hak edişte ise imalat tutarının 369.682,44-TL olduğu, taşerona ödenecek miktarın ise 59.237,86-TL olarak hesaplandığı, ancak beş nolu ve kesin hak edişin davacı taşeron firma tarafından imzalanmadığı, hak edişler ve yeşil defter incelemesi neticesinde yapılan imalat tutarının 2.253.556,95-TL olarak hesaplandığı, davacı taşeron firmaya ödenecek tutarın ise 1.430.231,10-TL olduğu, davacı taşeron firmanın ihtirazı kayıt koymaksızın kabul ve tahsil ettiği tutarın dosya içindeki bilgi ve belgelerden hesaplanamadığı, bu tutarın tarafların kanuni defterleri üzerinde mali müşavirce yapılacak incelemeler neticesinde ortaya çıkacağı, davacı taşeron firmanın yapmış bulunduğu 01/06/2018 tarihli sözleşmeden dolayı sözleşmeye konu işi tamamlayıp teslim etmekle yükümlü olduğu, taşeron firmanın asıl sözleşmedeki eserin tümüyle tamamlanmasını beklemek zorunda olmadan taşeron sözleşmesindeki edimini tamamlayarak kabule sunmak zorunda olduğu, somut olayda davalı şirketin TCDD ile yaptığı sözleşme neticesi davacı şirket ile taşeronluk sözleşmesi akdettiği, dosyada toplanan deliller, taraf beyanları ve çekilen ihtarnameler ile hak ediş raporları ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin çekmiş oldukları ihtarname ve dava dilekçesindeki beyanları doğrultusunda sözlü uyarı neticesi sözleşmenin fesh edildiği yönündeki değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere; davacı şirketin yapmış olduğu toplam imalat tutarının (KDV hariç) 2.253.511,35-TL olabileceği, yapılan bu imalattan dolayı düzenlenen 4 adet hak ediş raporu ve şahit ...'un beyanında geçen 115.000,00-TL avansın davacı şirkete ödenen miktarlar yönünden her iki şirketin kanuni defterleri üzerinde Mali Müşavirce inceleme yapılması neticesinde taraflar arasındaki alacak/borç miktarının belirlenebileceği, davacı vekilinin kazanç kaybından bahsetmesine rağmen sözleşme yaparak kazanacağı miktar yönünden yapacağı taşeron sözleşmeleriyle ilgili dosyaya herhangi bir bilgi ve belgenin de sunulmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Davacı vekili 08/12/2022 tarihli UYAP Bilişim Sistemi üzerinden dosyaya sunduğu dilekçesi ile şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile munzam zarara ilişkin bir talepleri bulunmadığını, en son taleplerinin yapılan işler ve alacak kalemlerinin hakediş karşılığı olarak şimdilik 10.000,00-TL olacak şekilde 1.813.941,63-TL alacaklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı savunması, dosyaya sunulan belgeler, toplanan deliller, tanık beyanları, 13/06/2022 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; HER İKİ TARAFA AİT TİCARİ DEFTER VE KAYITLAR incelenmek sureti ile tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafça yapılan imalat nedeniyle düzenlenen 1, 2, 3 ve 4 nolu hak ediş raporu ve tanık beyanında ifade edilen 115.000,00-TL avans ödemesi dikkate alınarak davalı tarafından davacı şirkete yapılan ödemelerin borcu sonlandırıp sonlandırmadığı, neticeten davacının hak edişten kaynaklı alacağı var ise miktarı hususunda rapor düzenlenmek üzere dosyanın bir SMMM ....... bir hak ediş konusunda uzman bilirkişi ....... ile sözleşmeler ile nitelikli hesaplamalar konusunda uzman (Doç. Dr. ...) bir bilirkişiden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 27/11/2023 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
27/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"....... İnş. Tic. A.Ş. ile ...... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Arasında 01.06.2018 Tarihli Taşeronluk Sözleşmesinin mevcut olduğu, sözleşme bedelinin; 7.000.512,70 .-TL+KDV olduğu, taşeron firmanın 4 No’lu Hakkediş ile almış olduğu İmalatlar Toplam Tutarının: 1.883.874,51TL (KDV) Hariç almış olduğu, tüm kesintiler düştükten sonra (KDV) Dahil almış olduğu Tutarın: 2.149.673,26TL. olduğu, 5 No’lu Kesin Hesap dahil, Yeşil Defter incelemesi sonucu yapılan imalatlar tutarının; 2.253.556,95 TL. Davacı Firmaya ödenecek tutarın; 1.430.231,10TL. Olabileceği, taşeron firmanın almış olduğu 4 Hakedişte de itiraz kaydının olmadığı, inşaata ait son durum tespit raporunun olmadığı, taşeron firma tarafından, 5 No’lu Kesin Hakkediş Raporunun imzalanmadığı, taşeron firma tarafından Geçici-Kesin Kabul Tutanaklarının imzalanmadığı, taşeron firmanın imzalamadığı, yüklenicinin yapmış olduğu 5 No’lu Kesin Hesaba göre; tüm kesintiler düştükten sonra, davacı firmanın (KDV Dahil) 59.237,86 TL. Alacaklı olduğu, ...... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.( davacıdan sonraki) İşlerin taşeron ...... SİSTEMLERİ İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. (V.K.NO:..... ) tarafından yerine getirildiği, Bu konuda ...... Şirketinin bu inşaatta adı geçen işler için işçi çalıştığına dair SGK belgelerinin mevcut olduğunun beyan edildiği, 03.12.2018 Tarihli 5 No’lu Kesin Hakkediş ; Uygulama Sorumlusu : ..... (İnş. Müh), Proje Müdürü : ... (İnş. Müh), Teknik Ofis Çalışanı : ..... (İnş. Müh) Tarafından hazırlanarak imza altına alınmış olup, ..... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Tarafından imzalanmadığı, davacının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre; davalıya 86.633,41 TL cari borcunun bulunduğu, davalının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (12.07.2019) itibariyle davalının davacıdan 86.633,41 TL alacağının bulunduğu, taraf ticari defterlerinin davalı yanın davacı yandan 86.633,41 TL tutarında alacaklı olduğu hususunda uyumlu olduğu, ancak dava konusunun davalı yanın edimlerini eksik ifası nedeniyle davacı yanın uğramış olduğu zararın tazminine ilişkin olduğu, dosyaya mübrez bilgi ve belgeler bir kül halinde değerlendirildiğinde, davalının şifahi fesih beyanıyla taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sona erdiği kanaatinde olunması ihtimalinde, davacının yaptığı imalat tutarının 2.565.935,69-TL olabileceği (KDV dahil); taşerona ödenecek tutarının (2.565.935,69-TL - 1.135.704,59-TL) = 1.430.231,10-TL olabileceği, tanık beyanında yer alan 115.000-TL avans ödemesi davacı ve davalı şirket mali kayıtlarında yer almadığından hesaplamaya dahil edilmediği; Mahkeme tarafından bu bedelin avans olarak ödendiği kanaatinde olunması ihtimalinde, (1.430.231,10-TL – 115.000-TL) = 1.315.231,10-TL davacının davalıdan alacaklı olabileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden gönderdiği 08/04/2024 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunarak dava değerini arttırmış ve aynı tarihte ıslah harcını yatırmış; ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesi niteliğinde olup, davacı yüklenici (alt yüklenici), davalı ise iş sahibi (yüklenici)dir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yüklenicinin borcu sözleşmeye ve fen ve tekniğine uygun şekilde ve zamanında işi teslim, iş sahibinin borcu ise, iş bedelinin ödenmesidir.
Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 147/6 maddesine göre “Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.” 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıldır. 6098 sayılı TBK'nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir.
Mahkememizce yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, 07/10/2021 tarihli bilirkişi kök ve 07/10/2021 tarihli bilirkişi ek raporları ile 27/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin ....... Lojistik Merkezi Yapım İşinin asıl yüklenicisi olduğu, davacı şirket şirket ile davalı şirket arasında 01/06/2018 tarihinde .... Lojistik Merkezi Yapım işi kapsamında Ray Hattı Döşenmesi İşçiliği konulu Taşeron Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin 7.000.512,70-TL + KDV olarak belirlendiği ve işin bitiş tarihinin 30/12/2018, sözleşme süresinin ise 207 gün olduğu, davacı tarafça davalı şirketin taraflar arasında imzalanan iş bu sözleşmeyi süresinden önce haksız olarak feshettiği iddia edilerek kendilerine tahakkuk etmiş ve ödenmeyen hak ediş alacaklarının ödenmesi talebi ile iş bu kısmi davanın açıldığı, davalı tarafça davacının imzalı hak edişlere dayanmayan alacak taleplerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, imalatlara konu hak edişin müvekkili tarafından onayı sonrasında faturaya konu meblağın tespit edilmesi gerektiği, bu hükümlere aykırı hareket edilmesinin sözleşmenin feshi ile teminatların nakde çevrilmesi anlamına geleceğinin sözleşme hükümleri ile belirlenmiş bulunduğu, müvekkili şirket ile imza edilmiş sözleşmeyi imza ederken, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği savunularak davanın reddinin talep edildiği, davalı şirketin Beyoğlu ...... Noterliğinin 14/03/2019 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirkete 7 günlük süre vererek süre sonunda işe başlanmaması halinde sözleşmenin feshedileceğini ihtar ettiği, tanık beyanlarından ve söz konusu ihtarname ile sözleşmenin davalı tarafça feshedildiğinin ve davacının işe devam etmediğinin anlaşıldığı, dosya kapsamında aldırılan ve yukarıda özetlenen her iki farklı heyetçe hazırlanan bilirkişi raporunda davacı tarafça işin bırakılma tarihi itibariyle 5 No’lu Kesin Hesap dahil, Yeşil Defter incelemesi sonucu yapılan imalatlar tutarının; 2.253.556,95 TL, davacı taşerona ise ödenmesi gereken tutarın 1.430.231,10-TL olduğunun tespit edildiği, düzenlenen bilirkişi heyet raporlarının gerekçeli, denetime uygun, ayrıntılı, uygulanabilir ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davalının cevap dilekçesi incelendiğinde; zamanaşımı itirazında bulunmadığı, ıslaha karşı beyan dilekçesinde ise zamanaşımı itirazı bulunduğu, davalı şirketin Beyoğlu ...... Noterliğinin 14/03/2019 tarih ve ...... yevmiye numaralı fesih ihtarının tebliğden itibaren 7 günlük süre sonundan itibaren başlayacağı ve 22/03/2019-17/05/2019 tarihleri arasında gerçekleşen arabuluculuk süresince sürelerin işlemeyeceği dikkate alınarak beş yıllık zamanaşımı süresinin dava ve ıslah tarihi itibariyle dolmadığı, dava kısmi dava niteliğinde olduğundan alacağa dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, dava dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı değerlendirilerek; davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile,
1-1.315.231,10-TL'nin (1.305.231,10-TL'sinin ıslah tarihi olan 08/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Fazlaya ilişkin faiz taleplerinin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 89.843,43 TL harçtan peşin alınan 22.670,78 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 67.172,65 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 22.670,78 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı ve 419,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 23.135,08 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 16.678,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 174.675,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara/vekillerine tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin huzurda yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸