T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/432 Esas
KARAR NO : 2024/559
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/07/2020
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS sigortalısı ..... 'a ait ....... plakalı aracın 07.10.2016 tarihinde ...... 'ın sevk ve idaresinde ....... Mah. ..... Cad. üzerinden sondurak mevkii istikametine seyir halinde iken 1008. Sokak kavşağına geldiği esnada ...... caddesine giriş yapan müvekkili ...... 'ın sevk ve idaresindeki ...... plakalı motosiklete kusurlu bir biçimde çarptığını ve müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralanmasına sebep olduğunu, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalısı ........ 'ın kusurlu fiili neticesinde vuku bulan kaza sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ...... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası'nın 08/12/2015-08/12/2016 tarihleri arasında geçerli ...... nolu poliçe ile davalı ...... Sigorta A.Ş.'ne yaptırıldığını, bu nedenle sigorta şirketine 01.08.2018 tarihinde başvuru yapıldığını, yapılan başvuruya olumlu bir dönüş yapılmadığını, 29.05.2019 tarihinde taraflarınca ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, davalı sigorta şirketiyle anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin kaza tarihinde 42 yaşında olduğunu ve dava konusu kaza neticesinde ..... Hastanesinde tedavi gördüğünü, müvekkilinin vücudunda basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralanma ve kemik kırıkları oluştuğunu, gerek adli muayene raporunda, gerekse de epikriz raporunda da belirtildiği üzere müvekkilinin özellikle ayağında kalıcı hareket kısıtlılığı oluştuğunu, ..... Hastanesince tanzim edilen raporda müvekkilinin sağ ayağında fonksiyon bozuklukları saptandığını, anılan kaza neticesinde %4 oranında maluliyet tespit edildiğini, şu an 46 yaşında olan ve kaza tarihinde Esenler Belediyesinde çevre koruma elemanı olarak çalışan müvekkilinin özellikle sağ ayağında meydana gelen sakatlık sebebiyle yaşamış olduğu ruhsal çöküntünün yanı sıra devamlı surette hastaneye gitmek zorunda kaldığını, kaza neticesinde müvekkilinin hareket kısıtlılıkları sebebiyle günlük yaşantısının oldukça zorlaştığını, günlük hayat akışının değiştiğini, kişisel, sosyal ve çalışma hayatının olumsuz olarak etkilendiğini ve hayatını idame ettirebilmek için başkasının desteğine muhtaç kaldığını iddia ederek; 6100 Sayılı Yasa'nın 107. Maddesine göre belirlendiğinde arttırılmak kaydı ile şimdilik; 100,00 TL geçici ve 800,00 TL sürekli iş görmezlik ile 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan geçmiş ve ileride yapılacak muhtemel tedavi giderleri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile tahsiline, TBK'nın 76. Madde hükmü uyarınca yargılama sonucu hükmolunacak tazminattan mahsup edilmek üzere davalıdan şimdilik 5.000 TL tutarında geçici ödeme yapılmasına, yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı sigorta şirketine tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi ibraz edilmemiş; Davalı ...... Sigorta vekili UYAP üzerinden dosyaya sunduğu 11/04/2023 tarihli dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesinde Sigorta Şirketi'ne talep ve başvuru hakkının düzenlendiğini, buna göre zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, davacı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları gereğince tazminat hesabı yapılabilmesi için gerekli olan 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş ''sağlık kurulu raporu'' ile başvuru yapılmadığını, yapılan başvurunun eksik olduğunu, ayrıca Zorunlu Arabuluculuk Sürecinde'de 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş ''sağlık kurulu raporu'' sunulmadığını, usule uygun yapılmış bir başvuru olmadığı için kanunda aranan dava şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ...... plakalı araç için düzenlenen 08.12.2015- 08.12.2016 vade tarihli ...... no’lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğunu ve kaza tarihi itibari(07.10.2016) ile ölüm ve sakatlanma teminat limitinin 290.000,00 TL olduğunu, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (TRAFİK) Sigortası Genel Şartları’na göre hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosunun esas alındığını, bu nedenle hesaplamanın TRH 2010 tablosuna göre yapılmasını ve %1.8 teknik faiz kullanılmasını talep ettiklerini, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerin sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...... Hesabının sorumluluğunun 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona erdiğini, geçici iş göremezlik tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, nitekim bu hususun Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu ekipmanlarının takılı olup olmadığının tespiti gerektiğini, kask ve koruyucu kıyafetlerinin olmadığının tespiti halinde ise hesaplanacak tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmasını talep ettiklerini, bu kapsamda kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması talepleri olduğunu, ayrıca dosyada savcılık soruşturmasının sonuçlanıp sonuçlanmadığının belli olmadığını, savcılık dosyasının son durumu, uzlaşmanın olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete başvuru yapılırken yalnızca epikriz raporlarının iletildiğini, usulüne uygun bir maluliyet raporu iletilmediğini, dolayısıyla davacının maluliyet tespitini yapmanın mümkün olmadığını, davacının maluliyetinin Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu tarafından, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda belirlenmesi taleplerinin bulunduğunu, davacının söz konusu olaydan dolayı SGK kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, dava konusu olayın bir haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklandığını, ticari iş olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulması halinde yasal faiz üzerinden hüküm kurulması gerektiğini savunarak; öncelikle dava şartı eksikliğinden davanın reddine, her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın, tarafların kusur durumları, davacının geçici ve kalıcı maluliyetinin oluşup oluşmadığı, tedavi gideri olup olmadığı, davalıdan bu maluliyet sebebiyle maddi tazminat talep edilip edilemeyeceği, edilebilecekse miktarı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Davacının sosyal ve ekonomik durumu kolluk vasıtası ile araştırılmıştır.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ...... Sor. Sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
07/10/2016 tarihli ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağına göre," ...Sürücü ....... sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracıyla ..... Mah. ...... Caddesi üzerinde son durak mevki istikametine seyir halinde iken 1008. Sokak kavşağına geldiği esnada aracının ön kısımlarıyla yine 1008. Sokaktan ...... Caddesine giriş yapan ...... idaresindeki plakalı araca çarpması ve sürücü ..... 'ın yaralanması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmış olup, meydana gelen bu kazada ...... plakalı araç sürücüsü ...... 'ın 2918 Sayılı K.T.K.'nın 57/b kod nolu kuralını ihlal ettiği" hususları tespit edilmiştir.
Mahkememiz dosyası 3 kişilik heyet oluşturularak trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur durumlarının belirlenmesi bakımından Karayolları 1. Bölge Müdürlüğüne gönderilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 14/04/2021 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...... 'ın meskun mahal dahilindeki seyri sırasında 2014 ve 2018 tarihli sokak görüntülerine göre yaya geçidi bulunan kavşağa yaklaşmasına rağmen hızını 2918 Sayılı K.T.K.'nın 52. Maddesine uygun olarak mahal koşullarına göre azaltmaması, gereken dikkat ve özeni göstermeden seyrine devam etmesi dolayısıyla dava konusu kazanın meydana gelmesinde ikinci derecede %40 oranında kusurlu olduğu, ..... sayılı motosiklet sürücüsü ...... 'ın seyri sırasında tali yoldan ana yola yaklaşmasına rağmen 2918 Sayılı K.T.K.'nın 52. Maddesine göre hızını azaltmaması, 57/b-5 ve 57/c-2 fıkralarına göre hem anayol hem de sağından gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermeden seyrine devam etmesi dolayısıyla Kanunun 84/h maddesine göre birinci derecede %60 kusurlu olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara/ vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
21/12/2022 tarihli celse ara kararı gereğince, Mahkememiz dosyası, dosya içerisinde mevcut 07/10/2016 tarihli Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve 14/04/2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporu kusur yönünden çelişkili olduğundan, dava konusu trafik kazasında davacı ile dava dışı sigortalı araç sürücüsünün kusur durumları ile kusur oranlarının tespiti konusunda rapor düzenlenmek üzere ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 07/02/2023 tarih ve ..... Sayılı raporunun sonuç kısmında; "... Mevcut bulgulara göre; davacı sürücü ...... 'ın, sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, olay mahalli kavşakta ilk geçiş hakkını sürücü idaresindeki otomobile vermesi akabinde yolun müsaitlik durumuna göre kavşak alanına girmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, yeterli kontrollerini sağlamadan kavşak alanına girip otomobil sürücüsünün seyri istikametini kapatarak kazanın oluşumuna zemin hazırladığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...... 'ın, sevk ve idaresindeki otomobili ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, olay mahalli kavşağa teyakkuz halinde yaklaşıp kavşak kollarını kontrol altında bulundurması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sol tarafından kavşak alanına giren motosiklete karşı zamanında etkin tedbir almadan çarptığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu" şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
ATK raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
22/03/2023 tarihli celse ara kararı gereğince, Mahkememiz dosyası, A.T.K. Trafik İhtisas Dairesinin 07/02/2023 tarih ve ..... sayılı raporu ile dosya içerisinde mevcut 07/10/2016 tarihli Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve 14/04/2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporu arasında taraflara yükletilen kusur oranları nedeniyle çelişki olduğu görülmekle; dava konusu trafik kazasında kazaya karışan tarafların kusur durumları ile son kesin kusur oranlarının tespiti hususlarında rapor düzenlenmek üzere ATK Genişletilmiş Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 30/05/2023 tarih ve 6719 Sayılı raporunun sonuç kısmında; "... Mevcut verilere göre; davacı sürücü ....... 'ın, sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, olay mahalli kavşakta ilk geçiş hakkını sağ koldan gelen otomobile vermesi, akabinde yolun müsaitlik durumuna göre kavşak alanına girerek seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, dikkatsiz seyriyle kavşak alanına girip otomobil sürücüsünün seyri istikametini kapatarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla, gerçekleşen olayda %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...... 'ın, sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içerisindeki seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, olay mahalli kavşağa teyakkuz halinde yaklaşıp kavşak kollarını kontrol altında bulundurması gerekirken bu hususlara uymadığı, yeterli tedbirle gelmediği kavşağa sol koldan giren motosiklete karşı zamanında etkin tedbir almadığı ve iki aracın çarptığı kazada pay sahibi olduğu anlaşılmakla, gerçekleşen olayda %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu " şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
ATK raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından rapora karşı itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu düzenlenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu ....... İhtisas Kurulunun 16/02/2022 tarih ve ...... Sayılı raporunun sonuç kısmında; "...Mevcut belgelere göre; 1974 doğumlu, ...... ’ın 07/10/2016 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a göre alt ekstremite özürlülük oranı Balthazard formülüne göre %14 olup Tablo3.2’ye göre;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği" şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
ATK raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı sigorta şirketi vekili tarafından rapora karşı itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası, 28/04/2022 tarihli ara karar ile, davacının trafik kazası sonucu uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının tespiti için aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, Aktüerya Hesap Bilirkişisi ...... tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 05/10/2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 2.172,78 TL olduğu, ancak SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise yapılan ödemenin %40’ının tenzilinin gerekeceği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 54.546,92 TL olduğu, davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden değerlendirme yapılamadığı, temerrüt başlangıcının 16.07.2020 dava tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı sigorta vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası 15/11/2023 tarihli celse ara kararı ile; A.T.K. Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 30/05/2023 tarih ve 6719 sayılı raporu dikkate alınmak suretiyle; SGK tarafından karşılanan tedavi giderleri dışında tedaviye bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan tedavi giderleri bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tüm tedavi ve iyileşme giderlerinin miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere aktüerya bilirkişi ......( ek rapor düzenlenmek üzere) ile doktor bilirkişiye (...... ) tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 03/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacının kazada yaralanmalarından dolayı dönemsel rayiç bedellerle 2.000,00 TL pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzeme giderleri için, 1.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel sosyal giderleri için olmak üzere toplam 3.000,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, sigorta şirketinin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde %25 kusuru oranında davacının öngörülen 3.000,00 TL belgesiz tedavi giderinin %25’i olan 750,00 TL kısmından sorumlu olduğu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 1.357,99 TL olduğu, ancak, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise yapılan ödemenin %25’inin tenzilinin gerekeceği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 97.269,32 TL olduğu, temerrüt başlangıcının 16.07.2020 dava tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı sigorta vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur.
Esenler Sosyal Güvenlik Merkezine müzekkere yazılarak; davacı adına 07/10/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanmasından dolayı sürekli sakatlık, geçici iş göremezlik veya malüliyet ve emeklilik nedenleriyle herhangi bir tazminat, aylık ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödeme miktarlarını gösterir konuya ilişkin hususlarının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş; 29/12/2022 tarihli cevabi yazıda, ilgili adına 07/10/2016-06/02/2017 tarihleri arasında 123 gün için 4.452,30-TL geçici iş göremezlik ödeneği ödenmiş olduğu hususları bildirilmiş, müzekkere cevabı incelenerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davacı vekili UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderdiği 20/03/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırarak maddi tazminat taleplerini 99.377,31-TL'ye çıkartmış ve aynı tarihte harcı ikmal etmiştir.
Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, 07/10/2016 tarihli ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 30/05/2023 tarih ve ....... Sayılı raporu, Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Kurulunun 16/02/2022 tarih ve ...... Sayılı raporu, 03/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu; 07/10/2016 tarihinde saat 09:00 sıralarında davacı sürücünün sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı motosikleti ile 1008 Sokak üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli kavşak alanı içerisinde motosikletin sağ yan kısımlarıyla; seyir istikametine göre sağ tarafındaki kavşak kolundan gelip kavşak alanına giren dava dışı sürücü ...... 'ın sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobilin ön kısımlarına çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği; Mahkememizce dosya kapsamı ve soruşturma dosyasındaki deliller incelenerek kabul edilen oluş kapsamında ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 30/05/2023 tarih ve 6719 Sayılı raporuna itibar edilerek meydana gelen trafik kazasında davacı sürücünün sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, olay mahalli kavşakta ilk geçiş hakkını sağ koldan gelen otomobile vermesi, akabinde yolun müsaitlik durumuna göre kavşak alanına girerek seyrini sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, dikkatsiz seyriyle kavşak alanına girip otomobil sürücüsünün seyri istikametini kapatarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla, gerçekleşen olayda %75 (yüzde yetmiş beş) oranında asli kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...... 'ın, sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içerisindeki seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, olay mahalli kavşağa teyakkuz halinde yaklaşıp kavşak kollarını kontrol altında bulundurması gerekirken bu hususlara uymadığı, yeterli tedbirle gelmediği kavşağa sol koldan giren motosiklete karşı zamanında etkin tedbir almadığı ve iki aracın çarptığı kazada pay sahibi olduğu anlaşılmakla, gerçekleşen olayda %25 (yüzde yirmi beş) oranında tali kusurlu olduğu değerlendirilerek; kazaya karışan ....... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesinin davalı ...... Sigorta tarafından tanzim edildiği; aracın maliki olmakla işleten sıfatının kazanıldığı, KTK madde 85'de işletenin sürücünün eylemlerinden kendi kusuru gibi sorumlu olacağının düzenlendiği, KTK madde 86'da düzenlenen sorumluluktan kurtulma halinin somut olayda gerçekleşmediği, bu nedenle işletenin söz konusu olayda sorumlu olduğu, motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olunması halinde hiç bir ayrım yapılmaksızın işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen sigortacının da sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilerek; davalının, davacının kaza nedeniyle maruz kaldığı maddi zararlardan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğu; kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan Adli Tıp Kurumu ....... İhtisas Kurulunun 16/02/2022 tarih ve ...... Sayılı raporu ile davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle tüm vücut engellilik oranının % 7 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği görüşünün bildirildiği; 03/01/2024 tarihli hesap bilirkişi ek raporunda davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 1.357,99 TL, sürekli iş göremezlik maddi zararının 97.269,32 TL ve tedavi giderinin 750,00 TL olarak hesaplandığı, yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle, davacı tarafça her ne kadar dava değeri 99.377,31-TL olarak artırılmış ise de; davacıya S.G.K. Tarafından 4.452,30-TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin %25 kusura denk gelen rücuya tabi kısmı (1.357,99-1.113,07=244,92) indirilerek davacının maddi tazminat davasının bedel artırım dilekçesi kapsamında kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı tarafça her ne kadar davalı sigorta şirketine başvuru tarihi itibariyle faiz talep edilmiş ise de sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yapıldığı dikkate alınarak dava tarihi ihbar tarihi kabul edilmiş, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
Davacının maddi tazminat davasının bedel artırım dilekçesi kapsamında kısmen KABULÜ ile;
1-750,00-TL tedavi gideri, 244,92-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 97.269,32-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 98.264,24-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 6.712,43 TL harçtan peşin alınan 1.697,11 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 5.015,32 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.697,11 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.124,71 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 6.666,50 TL yargılama gideri ile 6.218,00-TL ATK ücreti olmak üzere toplam 12.884,50-TL yargılama giderinden red ve kabul oranı gözetilerek hesaplanan 12.740,18 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranı gözetilerek hesaplanan 1.305,21 TL'sinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, bakiye kısmın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.113,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2024
Katip .......
Hakim ......
¸