T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/759 Esas
KARAR NO : 2024/728
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Yükleniciden İşyeri Alımına Dayalı), İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))
DAVA TARİHİ : 05/11/2020
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Yükleniciden İşyeri Alımına Dayalı), İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile .... İnşaat ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi arasında akdedilmiş olan "09.09.2012 tarihli .... Konut Satım Sözleşmeleri' ne Ek Protokol Sözleşmesi" ile müvekkili ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yapmış olduğu sözleşmenin 3.2. maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanarak davaya konu olan 2 adet dükkan nitelikli taşınmazların tapusunu .... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim şirketinden devraldığını, sözleşmenin gereği, davalı ... adlı şirketin müvekkilim lehine tapuda mülkiyeti ferağ etme borcu söz konusu olsa da, davalı ... bu borcunu ayıplı(kendi borcundan kaynaklı ipotek ve varsa hacizli) olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirketini tapu intikalini üzerinde ipotek ve haciz yüküyle geçirdiğini, ipotek tescilinde davalı finans kuruluşlarının tapu kütüğüne güven ilkesinden yararlanamayacağını belirterek öncelikle ve ivedilikle, dava konusu gayrimenkullerin 3. Kişilere satış ve devrinin engellenmesi açısından HMK 389. Maddesi ve devamı maddeleri uyarınca tapu kaydına teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, yine müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlarının önlenmesi açısından davalılar ... bank T.A.Ş ve ... Finansal Kiralama A.Ş tarafından konulan ve tapu kaydında mevcut tüm ipoteklerin ve varsa diğer takyidatlar ile haciz kayıtlarının paraya çevrilmesine yönelik yapılacak her türlü yasal takibin dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar durdurulması mahiyetinde HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haklı hukuki nedenlere dayanan davanın kabulü ile öncelikle diğer davalılar .... bank A. Ş. ve ... . Kiralama A.Ş tarafından konulan ipoteklerden dolayı Davacı Müvekkil’in borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada,.... Parselde kayıtlı, ... Blok, 1 no.lu bağımsız bölümde yer alan taşınmazın üzerinde yer alan diğer davalılar ... bank A.Ş. ve ... Kiralama A.Ş. tarafından konulan tüm ipoteklerin ve varsabaşkaca diğer hacizlerin terkin edilerek (fekkine) tüm ipoteklerin kaydının terkin edildiğinin ilgili tapu müdürlüğü’ne bildirilmesine, diğer davalılar ... bank A. Ş. ve .... Kiralama A.Ş tarafından konulan ipoteklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı, C Blok, 1 no.lu bağımsız bölümde yer alan taşınmazın üzerinde yer alan diğer davalılar ... bank A.Ş. ve .... Kiralama A.Ş. tarafından konulan tüm ipoteklerin ve varsabaşkaca diğer hacizlerin terkin edilerek (fekkine) tüm ipoteklerin kaydının terkin edildiğinin ilgili tapu müdürlüğü’ne bildirilmesine, aksi halde İstanbul İli, Esenyurt İlçesi, .... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı, ... Blok, 1 no.lu bağımsız bölüm ve İstanbul İli, .... İlçesi, .... Mahallesi, .... Ada, ... Parselde kayıtlı, C Blok, 1 no.lu bağımsız bölümlere ilişkin tapuda belirtilen satış bedellerinin yasal faiz ile birlikte müvekkile iadesine karar verilmesini veya sözleşmenin feshi ile bedelin avans faizi ile iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... bank T.A.O. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile .... arasında ticari kredi ilişkisi bulunduğunu, teminat şartları kapsamında taşınmaz üzerinde bulunan ve 2013 yılında ...
Bank A.Ş. lehine tesis edilmiş ipotek fek edilerek, bir anlamda kullanılan refinansman kredisi kapsamında bu ipoteğin devamı niteliğinde olmak üzere müvekkili banka lehine 25.10.2016 tarihinde 1.dereceden ipotek tesis ettiğini, akabinde Eylül 2017 tarihinde kat irtifakı tesis edilmesi üzerine, müvekkil banka lehine kurulu olan ipotek, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 13.maddesi uyarınca bağımsız bölümler üzerine aktarıldığını, ticari kredi sözleşmeleri gereğince müvekkili bankanın ipotekleri fek etme yükümlülüğü doğmadığını, müvekkili ile davacı arasında krediden ve sair nedenden kaynaklı herhangi bir sözleşme, sebepsiz zenginleşme, taahhüt, haksız fiil ve sair borç doğuran bir hukuki ilişki bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmelerinin yetki hükmü gereğince yetkili mahkeme "İstanbul (Merkez Çağlayan)" mahkemeleri olup, yetki yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Arabuluculuk yoluna başvurulmadan açılan davanın özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, somutlaştırma ve delillerin gösterilmesi yükünün yerine getirilmediğini, eksik nispi harcın ikmali gerektiğini, davacının muayene ve ihbar yükümlülüğünü makul süre içerisinde yerine getirmediğini, ticari kredi sözleşmeleri gereğince müvekkil bankanın ipotekleri fek etme yükümlülüğü doğmadığını, dava konusu taşınmaz; üzerinde bulunan takyidatlar kabul edilerek devir alındığını, davacının adi yazılı satış vaadi sözleşmesinden doğan taleplerini yalnızca davalı garanti kozaya karşı ileri sürebileceğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davanın açılmasına müvekkil banka sebebiyet vermediğinden dava mahkeme masrafları ve vekâlet ücreti talebinin reddi ile bunların tümüyle davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini, fazlaya ilişkin her türlü hak, dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davanın görev ve yetki itirazı kapsamında İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesine, müvekkili yönünden husumet nedeniyle reddine, taşınmaz üzerindeki diğer takyidat lehdarlarına husumetin yaygınlaştırılmasına, esasa ilişkin diğer itirazlarımız kapsamında haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Kiralama A.Ş.vekili cevap dilekçesinde;HMK 119. madde D bendi uyarınca davacı tarafa müddeabihi belirlemesi için 1 haftalık kesin süre verilmesi gerekmekte ve eksik nispi harcın ikmali gerektiğini, husumet ve yetki itirazı bulunduğunu, dava konusu taşınmaz üzerine müvekkili şirket lehine, diğer davalı ... ile müvekkil şirket arasında imzalanmış finansal kiralama sözleşmelerinin teminatını teşkil etmek üzere ve tapu kaydına güvenilerek ipotek tesis edildiğini, resmi şekil şartına aykırı şekilde adi yazılı yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının ipoteğe yönelik haksız taleplerini oluşturan olay ile müvekkil şirket arasında herhangi bir kredi ilişkisi ve illiyet bağı bulunmadığını belirterek haksız ve hukuki mesnedi bulunmayan davanın ipotek hakkımıza yönelik aleyhe talepler yönünden reddine, davacının dava dilekçesi ve eklerine karşı savunma hakkı saklı kalmak kaydıyla davacının ihtiyati tedbir taleplerinin de reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın haciz ve ipoteklerin fekki hususunda her ne kadar tarafımıza dava açmışsa da taşınmaz üzerindeki haciz ve ipotekleri kaldırması için dava edilmesi gereken tarafın müvekkili şirket olmadığını, müvekkilinin tapunun devrini gerçekleştirmek amacıyla gerekli prosedürü işleterek taşınmazların tapusunu devrettiğini, tapunun ipoteksiz devri hususunda müvekkilinin elinde herhangi bir imkan bulunmadığını, davacının işbu dava tarihinden itibaren tapunun 3. şahıslara devrinin engellenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini haksız olarak istediğini, bedel iadesini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından sunulan delillerin tarafımıza tebliğ edilmemiş olması vs.nedeniyle ödemelere ilişkin itiraz hakkını saklı tuttuklarını, ödemeler hususunda aleyhimize hüküm doğuracak hiçbir hususu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Davacı tarafından ibraz edilen feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olduğu, feragatin usulüne uygun bulunduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı kanunun 311. maddesine göre "Feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur."
Feragat, tek taraflı ve davayı sona erdiren kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuran işlem olup, feragatın hüküm ifade etmesi mahkemenin ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dava, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği davalardandır. Davacı davadan usulüne uygun feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Asıl Dava Yönünden Davanın Feragat Nedeniyle REDDİNE,
2-Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyanın TEFRİKİ ile ayrı bir esasa kaydedilmesine,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 28.638,97-TL harcın mahsubu ile artan 28.211,37-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye.....
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza