T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/675 Esas
KARAR NO : 2024/672
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/08/2021
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından satın almak amacıyla ödemesi gerçekleştirilen fakat davalı şirket tarafından teslim edilmeyen altınlardan doğan alacak için şimdilik (kısmi talep olarak) 25.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ve fer'ileri ile birlikte tazminine, işlem görmesi için davalı şirkete gönderilen eski altınlardan ayrıştırılması sonucunda elde edilen saf altınların müvekkili şirkete eksik gönderilmesinden doğan alacak için şimdilik (kısmi talep olarak) 25.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ve fer'ileri ile birlikte tazminine, davalı şirketin piyasa değerinin oldukça üstünde bir fiyat ile altın satışı gerçekleştirmesi sebebi ile müvekkili şirketin aşırı yararlanmadan doğan zararı için şimdilik (kısmi talep olarak) 5.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ve fer'ileri ile birlikte tazminine, müvekkili şirket tarafından ödemesi gerçekleştirilmiş fakat teslimatına dair belge bulunmayan altınlara dair şüpheli faturalardan doğan alacaklar için şimdilik (kısmi talep olarak) 5.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ve fer'ileri ile birlikte tazminine, her türlü dava ve talep hakkı ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın iflas idaresi tarafından ikame edilmesi gerektiğini, davaya konu alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı şirket kayıtları dikkate alınarak düzenlenen mali müşavir raporu işbu davaya dayanak teşkil edemeyeceğini, müvekkili şirket ödemesi yapılan tüm altınları teslim ettiğini, 3-rafinasyona tabi tutulan hurda altınların eksik teslim edilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirketin piyasa değerinin oldukça üstünde altın sattığı ve müflis davacının aşırı yararlanmadan kaynaklı alacağının olduğu iddiası geçersiz olduğunu, müflis davacı tarafından ödemesi yapılmış ancak teslimata dair belge bulunmayan şüpheli faturalar bulunduğu iddiası gerçeği yansıtmadığnı, belirterek davacının tüm talepleri haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan reddine, Zamanaşımı defimiz dikkate alınarak davacının taleplerinin bu sebeple reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan alacak tahsiline dairdir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; satın almak amacıyla ödemesini gerçekleştirdiği altınların Davalı Şirket tarafından eksik teslim edilip edilmediği, işlem görmesi için davalı şirkete gönderdiği iddia edilen eski altınların Davalı Şirket tarafından ayrıştırıldıktan sonra elde edilen saf altınların davacı şirkete eksik olarak gönderilip gönderilmediği, bu sebeple davalı Şirket’in davacı şirkete piyasa değerinin oldukça üstünde bir fiyat ile altın satışı gerçekleştirip gerçekleştirmediği, ödemesini gerçekleştirdiği iddia ettiği teslim edilmediğini iddia ettiği altınlardan dolayı davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespitinden kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizin 17/02/2022 tarihli celsesinin 5 nolu ara kararı gereğince taraf vekileri beyanda bulunduktan sonra bilirkişi incelemesi ile alakalı ara karar kurulmasına karar verilmiş satın almak amacıyla ödemesini gerçekleştirdiği altınların Davalı Şirket tarafından eksik teslim edilip edilmediği, işlem görmesi için davalı şirkete gönderdiği iddia edilen eski altınların davalı Şirket tarafından ayrıştırıldıktan sonra elde edilen saf altınların davacı şirkete eksik olarak gönderilip gönderilmediği, bu sebeple davalı Şirket’in davacı şirkete piyasa değerinin oldukça üstünde bir fiyat ile altın satışı gerçekleştirip gerçekleştirmediği, ödemesini gerçekleştirdiği iddia ettiği teslim edilmediğini iddia ettiği altınlardan dolayı davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti hususlarında rapor hazırlanılması istenilmiştir.
Bilirkişi Heyeti kök raporunda özetle; ''Davacı tarafından davalıya 54.210.005,35 EURO ödeme yapıldığı, karşılığında ise 50.471.434,74 EURO’luk yeni altın alındığı iddia kapsamında yapılan ayrıntılı incelemeler neticesinde; davacının davalıya yaptığı ödemelerin 54.167.949,92 EURO olduğu, davalının teslim ettiği ihtilafsız yeni altın bedelinin 52.192.157,30 EURO olduğu, Davacının davalıya yaptığı ödemelerden aldığı yeni altın, işçilik bedelleri ve kalıp ve ziynet işçiliği faturaları düşüldükten sonra davacının davalıdan 949.497,98 EURO alacağının kaldığının tespit edildiği, (Ek rapor kapsamında heyetimiz üyesi sektör bilirkişisi tarafından 345.100,00 EURO’luk kalıp ve ziynet işçiliği faturalarının kadri maruf olduğu değerlendirilmiştir) Davalı tarafından davacıya kesilen 985.255,00 EURO’luk faturaların dayanağının ispatlanması halinde ise bu sefer davalının davacıdan 35.757,02 EURO alacaklı olacağı, Yüksek Fiyatlı Kesilen Faturalar Yönünden; Davalı şirketin davacıya yaptığı satışlardaki fiyat ile yurt içi piyasadaki satış fiyatları arasındaki farkın toplamda 2.958.913,84 Euro olduğunun tespit edildiği, her ne kadar fiyat farkının 2.958.913,84 Euro olduğu tespit edilmişse de bu durumda aşırı yararlanmanın objektif esaslı unsurunu oluşturan zor durumda kalma unsurunun somut olay özelinde mevcut olduğunu tevsik edici bir belgeye dosya münderecatından rastlanılamadığı, bu kapsamda kök raporda da ifade edildiği üzere; Sayın mahkemece somut ihtilafta aşırı yararlanma hukukî sebebinin mevcut olmadığı sonuç ve kanaatinde olunması halinde davacının, davalı şirketin kendilerinin zor durumda olmasından faydalanmak suretiyle piyasa değerinin oldukça üstünde bir fiyat ile altın satışı gerçekleştirdiği yönündeki iddia yönünden herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmayacağı, Buna karşın Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması; yani davalının faturalarının yüksek fiyatlı kesilmesi nedeniyle davacının alacaklı olduğuna kanaat edilmesi halinde, yüksek fiyatlı kesilen faturalardan kaynaklı olarak davacı davalıdan 2.958.913,84 EURO alacaklı olacağı, bu alacağın bir üst maddedeki 949.497,98 EURO alacağa eklenmesi ile davacının davalıdan toplam 3.908.411,82 EURO alacaklı olacağı, ancak davalının 985.255,00 EURO’luk faturalarının dayanağını ispatlaması halinde ise, davacının davalıdan 2.923.156,82 EURO alacaklı olacağı, Davacının Gönderdiği Hurdan Altınların Eksik İade Edildiği Yönünden; Sayın Mahkemenizce davalının sunduğu, davacının verdiği talimatların ve ... şirketinin kabul beyanının kabul edilmesi halinde -keza eski altınlardan 32.258 gr.’ın ...... şirketi tarafından .... Gold’dan alındığının kabul edildiği- davalının davacıya 55.818,88 gr. eski altını teslim etmiş olduğu; dolayısıyla davalının teslimini ispatlayamadığı 5.000 gr. Eski altın kaldığı, söz konusu altının 07.03.2018 tarihinde davacı adına dava dışı .... firmasına gönderildiğinin gözüktüğü, bu gönderiye ilişkin davacının vermiş olduğu bir talimatın ibraz edilmediği, ANCAK; gerek söz konusu firmaya daha önce davacı adına 07.02.2018 tarihinde mal gönderilmiş olması ve bu gönderiye ait talimatın ibraz edilmiş olması, gerekse davalının davacı adına ..... firmasına gönderdiği altınların faturasını ..... firmasına değil davacıya kesmiş olması nedeniyle ..... firmasının davalıya borçlu olamayacağı tespitleri karşısında, davacının davalıdan 5.000 gr. Eski altın alacağı olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemenizde olduğu, 5.000 gr has altının dava tarihi 20.08.2021 itibariyle (Has altın verisi Borsa İstanbul’un resmî web sitesinden alınmıştır) değerinin 2.443.115,00 TL (iki milyon dört yüz kırk üç bin yüz on beş lira TL) olduğu,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraf/vekillerine usulüne uygun tebliğ edilerek Mahkememizin 12/07/2023 tarihli ara kararı ile bilirkişilerden taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş bilirkişiler 15/05/2023 tarihli ek raporunda özetle; ''Davalı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin davalı lehine delil niteliğinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Yeni Altın + İşçilik Bedelleri Yönünden; Davacı tarafından davalıya 54.210.005,35 EURO ödeme yapıldığı, karşılığında ise 50.471.434,74 EURO’luk yeni altın alındığı iddia kapsamında yapılan ayrıntılı incelemeler neticesinde davacının davalıya yaptığı ödemelerin 54.167.949,92 EURO olduğunun tespit edildiği, Davacının davalıya yaptığı ödemelerden aldığı yeni altın ve işçilik bedelleri düşüldükten sonra davacının davalıdan 1.294.597,98 EURO alacağının kaldığının tespit edildiği, Davalı tarafından davacıya kesilen 1.330.355,00 EURO’luk faturaların dayanağının ispatlanması halinde ise bu sefer davalının davacıdan 35.757,02 EURO alacaklı olacağı, Yüksek Fiyatlı Kesilen Faturalar Yönünden; Davalı şirketin davacıya yaptığı satışlardaki fiyat ile yurt içi piyasadaki satış fiyatları arasındaki farkın toplamda 2.958.913,84 Euro olduğunun tespit edildiği, her ne kadar fiyat farkının 2.958.913,84 Euro olduğu tespit edilmişse de bu durumda aşırı yararlanmanın objektif esaslı unsurunu oluşturan zor durumda kalma unsurunun somut olay özelinde mevcut olduğunu tevsik edici bir belgeye dosya münderecatından rastlanılamadığı, bu kapsamda; Sayın mahkemece somut ihtilafta aşırı yararlanma hukukî sebebinin mevcut olmadığı sonuç ve kanaatinde olunması halinde davacının, davalı şirketin kendilerinin zor durumda olmasından faydalanmak suretiyle piyasa değerinin oldukça üstünde bir fiyat ile altın satışı gerçekleştirdiği yönündeki iddia yönünden herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmayacağı, Buna karşın Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması; yani davalının faturalarının yüksek fiyatlı kesilmesi nedeniyle davacının alacaklı olduğuna kanaat edilmesi halinde, yüksek fiyatlı kesilen faturalardan kaynaklı olarak davacı davalıdan 2.958.913,84 EURO alacaklı olacağı, bu alacağın bir üst maddedeki 1.294.594,87 EURO alacağa eklenmesi ile davacının davalıdan toplam 4.253.511,82 EURO alacaklı olacağı, ancak davalının 1.330.355,00 EURO’luk faturalarının dayanağını ispatlaması halinde ise, davacının davalıdan 2.923.156,82 EURO alacaklı olacağı, davacının Gönderdiği Hurdan Altınların Eksik İade Edildiği Yönünden; Sayın Mahkemenizce davalının sunduğu, davacının verdiği talimatların ve ...... şirketinin kabul beyanının kabul edilmesi halinde -keza eski altınlardan 32.258 gr.’ın ...... şirketi tarafından .....’dan alındığının kabul edildiği- davalının davacıya 55.818,88 gr. eski altını teslim etmiş olduğu; dolayısıyla davalının teslimini ispatlayamadığı 5.000 gr. Eski altın kaldığı, 5.000 gr has altının dava tarihi 20.08.2021 itibariyle (Has altın verisi Borsa İstanbul’un resmî web sitesinden alınmıştır) değerinin 2.443.115,00 TL (iki milyon dört yüz kırk üç bin yüz on beş lira TL) olduğu'' şeklinde ek tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir.
Mahkememize sunulan ek rapor taraf/vekillerine usulüne uygun tebliğ edilmiş tarafların itirazları ek rapor ile değerlendirildiğinden tarafların ek rapor alınması taleplerinin Gelen ek ve kök raporlar, dosyaya sunulan deliller kapsamında incelendiğinde tarafların itirazlarının içerikleri de dikkate alınarak yeni bir heyetten bilirkişi raporu almayı gerektirir bir durum bulunmadığı dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 14/03/2024 tarihli celsesinde davacı tarafa 7 günlük yasal kesin süresi içerisinde ıslah dilekçesini sunmak ve ıslah harcını yatırmak üzere süre verilmiş, davacı yan 20/03/2024 tarihinde ıslah dilekçesini mahkememize sunmuş ve ıslah harcını yatırdığı görülmüştür.
Davacı yan ıslah dilekçesinde belirtmiş olduğu evrakların toplanılmasını talep etmiş davalı yan başkaca delil araştırılmasına muvafakat etmemiştir.
Mahkememizce Bilirkişi kök ve ek raporda gerekli araştırmalar yapıldığından hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dikkate alınmıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporları, mütalaalar, ıslah dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Davacı taraf şirketin sahip olduğu eski altınlar başta olmak üzere kıymetli
madenlerin ayrıştırılması, rafine edilmesi ve uygun olanların som altın haline getirilmesi için
Davalı şirkete gönderdiklerini davalı şirketin ise gönderilen altınların ayrıştırılması sonucu
altın ,gümüş, paladyum veya rodyum başta olmak üzere kaç gr/kg kıymetli maden elde
ettiğini müvekkil şirkete elektronik posta ile ilettiği Analiz Raporları ile bildirdiğini ve
ayrıştırdığı kıymetli maden karşılığında davacı şirkete saf altın göndermekte olduğunu,
davalı şirketin ayrıştırması sonucu Analiz Raporlarında rapor ettiği saf altınları davacı
şirkete eksik gönderdiğini iddia etmiştir.
Somut olayda bilirkişi heyeti Bilirkişi Heyeti, Rapor'da; "davalının ticari defterleri ile davacının ödeme listelerinin
karşılaştırılmasında davacının davalıya 54.167.949,92 EURO ödeme yaptığı, davalı
kayıtlarına göre davacıya 54.203.706,18 EURO işçilik + yeni altın satıldığı, bu işlemler
neticesinde davalının 35.756,26 EURO alacaklı gözüktüğü, hatalı kayıtların düzeltilmesi
neticesinde davacının davalıdan 52.192.157,30 EURO yeni altın alımı yaptığının görüldüğü,
dolayısıyla taraflar arasında işçilik + yeni altın alım/satım yönünden 2.011.548,88 EURO
ihtilaf bulunduğu" anlaşılmıştır.
Yüksek Fiyatlı Kesilen Faturalar Yönünden; Davalı şirketin davacıya yaptığı
satışlardaki fiyat ile yurt içi piyasadaki satış fiyatları arasındaki farkın toplamda 2.958.913,84
Euro olduğunun tespit edildiği görülmüş ancak her ne kadar fiyat farkının 2.958.913,84 Euro olduğu tespit
edilmişse de bu durumda aşırı yararlanmanın objektif esaslı unsurunu oluşturan zor durumda
kalma unsurunun somut olay özelinde mevcut olduğunu tevsik edici bir belgeye dosya
içeriğinden sunulan delillerden rastlanılamadığı, bu kapsamda;
somut ihtilafta aşırı yararlanma hukukî sebebinin mevcut olmadığı
sonuç ve kanaatinde olunması halinde davacının, davalı şirketin kendilerinin zor durumda
olmasından faydalanmak suretiyle piyasa değerinin oldukça üstünde bir fiyat ile altın satışı
gerçekleştirdiği yönündeki iddia yönünden herhangi bir talepte bulunmasının mümkün
olmayacağı dikkate alınarak bu alacak kalemi bakımından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre 2.011.548,88 EURO ihtilafın olduğu sabit olmuştur. İhtilaf rakamının tespitinden sonra, ihtilaflı işlemler tek tek değerlendirilmiş ve davalının
davacıdan 199.189,64 EURO işçilik alacağı olduğu tespit edilmiştir.
Yine davalı tarafından davacı adına 3. Kişilere teslim edilen yeni altınlara ilişkin talimatlar ve
davacı tarafından da bu 3. Kişilerden ...... Şirketinin .... ’in ... adına
kendisine altın teslim ettiğine ilişkin mail yazışması ibraz edilmiştir. Mahkememizce bu
talimatların ve dava dışı ...... şirketinin beyanı dikkate alınarak 482.005,00 EURO
davalı alacağı olarak değerlendirilmiştir.
Davalının davacıya kestiği 1.330.355,00 EURO’luk faturalar yönünden ise EK rapor
kapsamında heyetimiz üyesi sektör bilirkişi tarafından söz konusu kalıp ve işçilik
faturalarının kadri maruf olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle 155.100,00 EURO + 190.000,00 EURO = 345.100,00
EURO’luk faturalar davalı alacağı olarak değerlendirilmiştir. 597.405,00 EURO + 387.850,00 EURO = 985.255,00 EURO’luk fatura veya
fatura muhteviyatı ürünlerin davacıya teslim edildiğine ilişkin bir delil vasıtası
sunulmadığından bu faturaların davalı alacağı olduğunun ispata muhtaç olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce 199.189,64 EURO davalının işçilik alacağı + 482.005,00 EURO
davalının davacı adına 3. Kişilere teslim ettiği mallar + 345.100,00 EURO kalıp ve işçilik
faturalarının davalı alacağının olduğu anlaşılmış olup davalının yeni altın alımı için
turalarının davalı alacağının olduğunun kabulü halinde, davalının yeni altın alımı için
gönderdiği bedellerden 949.497,98 EURO alacak bakiyesi kaldığı yönündeki bilirkişi ek kök raporu hükme esas alınmıştır.
Sonuç olarak, Davacının Gönderdiği Hurdan Altınların Eksik İade Edildiği Yönünden; Sayın
Mahkemenizce davalının sunduğu, davacının verdiği talimatların ve ...... şirketinin kabul
beyanı dikkate alınarak 32.258 gr.’ın ...... şirketi
tarafından ....’dan alındığının kabul edildiği- davalının davacıya 55.818,88 gr. eski
altını teslim etmiş olduğu; dolayısıyla davalının teslimini ispatlayamadığı 5.000 gr. Eski altın
kaldığı, söz konusu altının 07.03.2018 tarihinde davacı adına dava dışı ..... firmasına
gönderildiğinin gözüktüğü tespit edilmiş olup bu gönderiye ilişkin davacının vermiş olduğu bir talimatın ibraz
edilmediği, Ancak; gerek söz konusu firmaya daha önce davacı adına 07.02.2018 tarihinde
mal gönderilmiş olması ve bu gönderiye ait talimatın ibraz edilmiş olması, gerekse davalının
davacı adına ..... firmasına gönderdiği altınların faturasını ..... firmasına
değil davacıya kesmiş olması nedeniyle ..... firmasının davalıya borçlu olamayacağı
tespitleri karşısında davacının davalıdan 5.000 gr. Eski altın alacağı yukarıda sayılan sebeplerle ispat edilemediğinden talebin reddi ile davalı tarafından davacıya kesilen 985.255,00 EURO’luk faturaların
dayanağının ispatlanamadığı dikkate alınarak 199.189,64 EURO davalının işçilik alacağı + 482.005,00 EURO
davalının davacı adına 3. Kişilere teslim ettiği mallar + 345.100,00 EURO kalıp ve işçilik
faturalarının davalı alacağının olduğunun gözetilerek nihai olarak d1.2) Davacının davalıya yaptığı ödemelerden aldığı yeni altın, işçilik bedelleri ve kalıp
ve ziynet işçiliği faturaları düşüldükten sonra davacının davalıdan 949.497,98 EURO alacak bakiyesi kaldığı dikkate alınarak davanın kısmi dava olarak açıldığı dikkate alınarak hüküm altına alınan 949.497,98 Euro'nun; 25.000,00 Euro'suna dava tarihinden, bakiye kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren fiili ödeme tarihinde Devlet Bankaları nezdinde Euro cinsi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davacının ispat edilemeyen fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 949.497,98 Euro'nun; 25.000,00 Euro'suna dava tarihinden, bakiye kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren fiili ödeme tarihinde Devlet Bankaları nezdinde Euro cinsi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.239.890,88-TL (25.000,00 EURO'nun dava tarihi kuru olan 1 EURO= 9,988-TL'den 249.700,00-TL, geri kalan 924.497,98 EURO ise ıslah tarihindeki kur olan 1 EURO=35,1979 TL olarak hesaplamaya alınmıştır. ) harçtan peşin alınan 10.215,71-TL harç ile ıslah harcı olan 5.937.514,82-TL'nin mahsubu ile artan 3.707.838,94-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 122,97-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 10.215,71-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı ile mahsup edilen 2.239.890,88-TL harç olmak üzere toplam 2.250.165,89-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 49.549,80-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.616,02-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 631.900,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 3.495.889,13-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/07/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır