T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/710 Esas
KARAR NO : 2024/759
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 06/09/2021
KARAR TARİHİ : 03/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05.09.2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili uzun zamandan tekstil, kot imalat işi yapmakta olduğunu, 2014 yılında işlerini büyüterek Merter'de 400 metrekarelik iki adet mağaza açtığını, İşlerinin büyümesi nedeniyle kredi ihtiyacı doğan müvekkili ....bank üzerinden farklı tarihlerde kredi kullandığını, bankaya verdiği müşteri çeklerine karşılık çek miktarından aşırı dereceden kırmak suretiyle rotatif krediler tanımladığını, en son olarak yine bu kredileri kapatma bahanesiyle önceki tarihli kredilerin 2-3 katı oranında faiz işletmek suretiyle 12/10/2017 tarihli .... referans nolu 374.000 TL ve 20/06/2018 tarihli ... referans nolu 691.500 TL lik kredi tanımlaması yaptığını, son olarak da müvekkilinin hukuka aykırı bir şekilde temerrüde düşürüp yine hukuka aykırı bir şekilde yasal temerrüt faizinin çok üzerinde yüksek faizli temerrüt işleterek müvekkili hakkında Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... e sayılı 954.772,19 TL lik asıl alacak olarak icra takibine geçtiğini, İşbu takibe müvekkilinin muttali olmaması nedeniyle itiraz edilememiş olduğunu, müvekkilin beşinci çekmiş olduğu kredi 07/12/2017 tarihli .... Referans numaralı 62.000TL kredi olduğunu faiz oranı %1.29 olduğunu . bu kredi ödeme planı aylık 5.687,02 TL olduğunu 2018 yılı 6. Ayında müvekkiline son tanımlanan 20/06/2018 tarihli .... referans nolu 691.500 TL lik kredi ile kapatıldığını, bu kredinin faiz oranının %1.99 olduğunu kapatılan kredinin faizinin ise %1.29 olduğunu, yapılandırma adı altında kullandırılan kredilerin faiz oranlarının görüleceği üzere bir önceki kullandığı kredinin faiz oranlarından yüksek olması sebebiyle müvekkilinin zor duruma düştüğünü bu kredileri ödemek adına İcra kanalıyla müvekkilinin teminatta olan 3 tane evinin satıldığını, hala müvekkilinin borcu olduğu söylenmekte olup müvekkilinin ticari hayatı bu icralar nedeniyle bitme noktasına geldiğini, müvekkilinin yapılandırma adı altında kullandırılan söz konusu kredilerde imzası varsa da uzmanlık gerektiren işbu kredi hesaplamalarını yaptırmadığını ve kredi ödeme faizlerinin çok yüksek yapıldığını gözden kaçırdığını, ancak bu hesabın bankacılık yasası uyarınca bilirkişilerce değerlendirme yapılması, fahiş olan faiz oranlarının düzeltilip hesaplanması ve kredi harcamalarının ne şekilde yapıldığı ve yapılan haksız ödemelerin tespiti halinde müvekkilinin borcunun bulunmadığı gibi bankadan alacağının olduğu ortaya çıkacağını, davalı bankanın kurumsal bir firma olması sebebiyle müvekkilinin güvenini kötüye kullanıp yüksek oranlarda faizlerle yapılandırma yaptığını anladığında taraflarına başvurduğunu, taraflarından bu konuda arabuluculuğa başvurulmuşsa da arabuluculukta sonuç alınamaması nedeniyle iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, belirtilen nedenlerle haklı davanın kabulü ile; müvekkilinin kullandırılan kredilerden dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, davalı kötü niyetli olmasından dolayı % 20 tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Müvekkili ile genel kredi sözleşmesi kapsamında tacir sıfatıyla borçlu bulunduğunu, müvekkilinin banka ile olan cari ilişkisi çerçevesinde davacı ve dışı rehin maliki erkan yüce ye ait istanbul ili, ... ilçesi , ... mahallesi, ... ada, 4 parselde, ..... arsa paylı 4. kat , 9 nolu daire üzerinde 1.derecede 800.000,00.-tl bedelli ipotek ,istanbul ili, ... ilçesi , ... mahallesi, ... pafta , ... parselde, ..... arsa paylı 2. kat , 5 nolu daire üzerinde 1.derecede 600.000,00.-tl bedelli ipotek , istanbul ili, ... ilçesi , ... mahallesi, .... pafta , .... parselde, 20/195 arsa paylı 1. kat , 3 nolu daire üzerinde 1.derecede 600.000,00.-tl bedelli ipotek olmak üzere 3 adet taşınmaz teminatı bulunduğunu, davacı tarafından, öncesinde kullanılan kredileri sıralamış ise de ilgili kredilerin takip açma anında kapalı olup icra takibi kapsamında yer almadığının sabit olduğunu, kaldı ki , davacının müvekkili banka ile olan cari ilişkisi çerçevesinde temel dayanak olan genel kredi sözleşmesi kapsamında aynı anda birden fazla ticari kredi kullanabileceği , çek karnesi alabileceği, bu durumun tarafların hukuken tüketici olmadığını tacir olması durumu ile de örtüştüğünü.açılan takibe konu alacağın varlığının ticaret kanunu hükümlerine tabi olduğu ve tarafların faiz oranının serbest iradeleri ile tayin hakkı olduğunu. iik 33. madde hükmü açık olup davacı borçlu kullanılan kredinin ödendiğini resmi belge ile ispata zorunlu olduğunu, izah edilen nedenlerle açılmış icra takibi uyarınca davacının borçlu bulunduğu ve iş bu borca ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı sabit olduğunu haksız ve hukuka aykırı şekilde ikame edildiğini iş bu davanın reddi gerektiğini, arz ve izah olunan nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, davacı yanın ikame ettiği haksız dava nedeniyle icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir..
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11/11/2022 tarihli raporda; " Dosyada yeterli hesap hareketi olmayışı nedeniyle davacının borçlu olup olmadığının hesabı dava tarihine göre değil, 10.01.2020 takip tarihine göre çıkarılabimiş ve takip tarihine göre, davalı bankanın 17.135,07-TL fazla talepte bulunduğu, Davalı bankanın davacıya kullandırdığı kredilerde uygulanan faiz ve faiz dışı YY tahsis ücreti, Erken Ödeme ücreti gelir kalemlerinin olağan bankacılık işlemlerinden bulunduğu; Kredilere uygulanan akti faiz oranlarının TCMB’na bildirilen azami faiz oranları ile uyumlu bulunduğu; faiz dışı diğer gelirleri ile ilgili ise TCMB’na yapmış olması gereken bildirime ilişkin dosyada bilgi yer almadığı; Takipte talep edilen akti ve temerrüt faizinin, GKS’nin 12.01 ve 12.02. maddelerine uygun olduğu, faiz dışı gelirler açısından ise TCMB’na yapılmış olması gereken bildirimin bulunmayışı nedeniyle değerlendirme yapılamadığı; Fahiş faiz’ uygulandığı ve ‘yüksek ücret ve komisyon kesilmesine’ yol açan düzenlemelerin genel işlem koşullarına uygun olmadığına ilişkin itirazın verilerle uyumlu görülemediği;" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 27/11/2023 tarihli ek raporda : "Kök raporumuzda ve 1.Ek raporumuzda Takip tarihi itibarı ile yapılan hesaplamada değişiklik yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı; takip tarihi ile dava tarihi arasında davacının hesabına yapılmış bir tahsilat görülemediği, dava tarihi itibarı ile davalının bankanın alacağının 1.558.587,00-TL olarak Hesaplandığı; davacının hesabına dava açılmasından sonra (01.08.2022) 379.001,65-TL tahsilat yapıldığı,"sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21/05/2024 tarihli raporda: "Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası üzerinden, Bakırköy ..... Noterliğinin 20.12.2019 tarih ve ... yevmiye numarası ile kredi kat ihtarnamesi dayanak yapılarak 10.01.2020 tarihli ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığı görülmüştür. Asıl alacak yönünden, dayanak KAT İHTARI ile ihtar edilen borçların yasal süresi içinde itiraz edilmediği üzere borçlusu yönünden kesinleştiği kabulünde; taleple bağlı kalınarak 719.977,43 TL asıl alacak tutarının doğru talep edildiği görülmüştür. İşlemiş faiz yönünden, takip faiz alacağının 218.011,80 TL olması gerektiği ile faiz üzerinden üzerinden talep edilebilecek faiz alacağının taleple bağlı kalınarak 516,51 TL ile doğru talep edildiği değerlendirilmiş olup; takip konusu edilebilecek işlemiş faiz alacağının BSMV dahil (218.011,80+ 516,51) ile alacağının da 218.528,31 TL olması gerektiği hesaplanmıştır. Toplam takip talebinin, asıl alacak yönünden 719.977,43 TL ve işlemiş faiz yönünden de BSMV dahil 218.528,31 TL ile toplamında 938.505,74 TL olması gerektiğinin." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir
Dava dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına ilişkin açılan menfi tespit davasından ibarettir.
Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; takibe konu kredilerin ticari kredi olduğunu, ödendiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller celp edilerek dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, Mahkememizce dosya içerisinde tüm bilirkişi rapor ve ek raporları taraflara tebliğ edilmiştir. Mahkememizce son alınan bilirkişi raporuna davalı yasal süresi içerisinde itiraz etmemiş, davacı ise davasını ıslah etmiştir.
Taraflar arasında ticari kredi sözleşmesinin bulunduğu, sözleşme neticesinde davacı tarafından kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle davacının hesaplarının kat edilerek davalı tarafından davacıya ihtar edildiği, davacı tarafından hesap kat ihtarına ve borca ilişkin başlatılan icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği, taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesinin inkar edilmediği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından dava dilekçesinde davacının kullandığı ilk kredilerin davalı tarafından yapılandırılarak daha yüksek faiz oranınından tahsilinin gerçekleştirilmek istendiği iddia edilmiş ise de davalı banka tarafından davacının irade ve onayı olmadan söz konusu işlemlerin yapıldığının davacı tarafından ispatlanamadığı, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin geçerli olduğu ve sözleşmeye istinaden belirlenen faiz oranlarının uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davacının tacir olduğu gözetildiğinde basiretli tacir olarak hareket etmesi ve davalı ile arasındaki kredi sözleşmesine istinaden borç ve yükümlülükleri ile buna yüklenen sonuçlar ve kredi sözleşmesinin şartlarını bilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının aksi yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce alınan son bilirkişi raporunun gerekçeli denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmekle hükme esas alınmış olup, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar neticesinde davalının davacıdan alacağının Toplam takip talebinin, asıl alacak yönünden 719.977,43 TL ve işlemiş faiz yönünden de BSMV dahil 218.528,31 TL ile toplamında 938.505,74 TL olması gerektiği hesaplanmıştır.
Buna karşılık davalı tarafından takip talebinde toplam 954.772,19-TL talep edilmiş olup, davacının 16.266,45-TL alacağı fazla talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacı yasal süresi içerisinde sunduğu ıslah dilekçesi ile davasını 16.266,45-TL'ye ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş yasal süresi içerisinde beyanda bulunmamıştır.
Dosya kapsamındaki tüm deliller ve bilirkişi raporları değerlendirildiğinde; davacının davasının kabulü ile davaya konu Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... E. Sayılı takip dosyasındaki borcun 16.266,45-TL'lik miktarı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, davacı tarafından tazminat koşullarının oluştuğu ispatlanamamış bu sebeple davacının tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
Buna göre; Büyükçekmece ..... İcra Dairesi ... E. Sayılı takip dosyasındaki borcun 16.266,45-TL'lik miktarı yönünden davacının borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davacının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.111,16-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 277,80-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 833,36-TL harcın, davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 337,10-TL harcın, davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 20.822,45-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 16.266,45-TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/09/2024
Katip ....
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza