T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/763 Esas
KARAR NO : 2024/978
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : 21/09/2021
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında müvekkiline ait Sakarya İli, Kaynarca ilçesinde bulunan ... Üretim Santralinin buhar kazanı ve ekipmanlarının davalı şirket tarafından dizaynı, imalatı, montajı ve devreye alınması işi için 31/07/2019 tarihli sözleşme imzalandığını, davalının işbu sözleşme kapsamında yapacağı işleri hiç yapmaması/eksik veya ayıplı ifası nedeni ile 31/12/2020 tarihi itibari ile müvekkili şirketin davalı şirketten 140.910,37 Euro cari hesap alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile iflas yolu ile takip başlatılarak davalının işbu takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini belirterek İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılmasına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde;Davacı şirket tarafından, müvekkil şirketten alacaklı olduğu iddiası ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı dosyası ile (iflas takip yolu ile) icra takibi başlatılarak davacı firmaya karşı herhangi bir borcun olmaması nedeniyle itiraz edildiğini , bunun üzerine de davacı tarafından huzurdaki davanın açıldığını, müvekkili firma SİTERM ISI ile davacı ... arasında 31/07/2017 tarihli ... no'lu ‘’... Yataklı Buhar Kazanı ve Ekipmanlarının Dizaynı, İmalatı, Montajı, ve Devreye Alınması’’ işi ile ilgili olarak sözleşme imzalandığını, müvekkil şirket ile davacı ... ENERJİ arasında ‘’... Yataklı Buhar Kazanı ve Ekipmanlarının Dizaynı, İmalatı, Montajı, ve Devreye Alınması’’ işi ile ilgili olarak 19/09/2018 tarihinde bir protokol imzalandığını belirterek öncelikle; haksız ve hiç bir hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddi ile davacı şirket kötü niyetli olarak hareket ettiğinden, aleyhine, toplam icra takibine konu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama sonucunda davacı şirketin müvekkil davalı şirketten alacaklı olduğunun tespit edilmesi durumunda ise, müvekkili şirketin de davacı şirketten alacaklı olması nedeniyle mahsup talebimiz doğrultusunda gerekli mahsuplaşmanın yapılarak davacı şirketin alacağının, müvekkili şirketin alacağından mahsup edilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Bilirkişi heyetinin mahkememize 23/01/2023 tarihinde sunduğu raporda: Tüm delillerin ve hak kazanma koşullarının değerlendirilmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Bilirkişi heyetimiz tarafından, ... D. İş kapsamında eksik ya da ayıplı imalat olarak tespit edilen işlerin 09.12.2022 tarihindeki keşifte yapılan tespitlerde, tamamının ya yapılmış ya da değiştirilmiş olduğu ve enerji santralının faal durumda ve çalışır vaziyette olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi tarafından mahkememize 18/10/2023 tarihinde sunulan raporda: Sayın mahkemenizce görevlendirildiğim çerçevede, davacı ve davalı tarafından ibraz edilen ticari defter ve belgeler ile dosya münderecatının incelenmesi neticesinde; 1) Yanlar tarafından ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari defterlerinin yanların lehine delil niteliğinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, 2) Yukarıda ki ayrıntılı tespitler ışığında; a) Yanlar arasında 17.07.2017 tarihinde “...Akışkan özleşmesi akdedildiği, sözleşme konusu Yataklı Buhar Kazanı ve Ekipmanları İşi işin bedelinin 8.920.000,00 EURO olduğu, b) Davacı ticari defterlerinde İcra takip tarihinde davacının davalıdan 140.910,37EURO alacaklı olduğu (davacının ayrıca 21.545,42 EURO daha alacağı olup, başka bir takip konusu edilmiştir), davalı ticari defterlerinde de icra takip tarihinde davalının davacıya 140.910,37 EURO * 400.000,00 TL borçlu olduğu, e) İcra takip ve dava tarihinden sonra davalının davacıya dava konusu sözleşme kapsamında 364.100,00 EURO fatura kestiği, işbu faturanın davacı kayıtlarında olmadığı, yine davalının davacıya 22.948,00 EURO'luk fatura kestiği davacının ise 17.791,40 EURO ödeme yaptığı ve böylece 2022 yılı sonunda davalının davacıdan EURO olarak 228.346,23 EURO alacaklı iken TL olarak ise davacıya 400.000,00 TL borçlu olduğu, d) Davalının davacıya takip ve dava tarihinden sonra kestiği 364.100,00 EURO'luk fatura ile dava konusu sözleşme kapsamında toplam 8.920.000,00 EURO'luk fatura kesmiş olduğu, yani sözleşmede yazan bedel kadar fatura kesmiş olduğu, €) Davacı yanın, davalının dava konusu sözleşme kapsamındaki edimlerini eksik ve ayıplı olarak ifa ettiğini iddia ettiği, Sayın Mahkemece dava konusu sözleşme kapsamındaki işin tamamlanıp tamamlanmadığının tespiti için alınan bilirkişi raporunda, daha önce davacının .... D. İş dosyası ile tespit ettirdiği eksik ve ayıplı işlerin tamamlanmış olduğu görüşü bildirildiği, ancak söz konusu raporda 8) .... D. İş dosyasında tespit edilen eksik ve ayıplı işlerin daha sonra davacı tarafından mı yoksa davalı tarafından mı tamamlandığının değerlendirilmediği, Neticede; davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının, dava konusu sözleşme kapsamındaki işlerin tamamının davalı tarafından yapılıp yapılmadığının tespiti sonucunda belirlenebileceği, bir diğer ifade ile yanlar arasındaki sözleşme kapsamındaki işlerin tamamı davalı tarafından yapılmış ise davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmayacağı, ancak davalının edimlerini eksik ve ayıplı olarak ifa etmiş olması durumunda, bu eksik ve ayıplı işlerin bedelinin belirlenerek toplam sözleşme bedelinden düşülüp, buna göre tarafların birbirinden olan borç/alacağının tespit edilebileceği, dosya münderecatında davalının edimlerini eksik ve ayıplı olarak ifa ettiği ve bu eksik ve ayıplı ifa bedelinin ne olduğuna ilişkin herhangi bir delil olmadığı, keza davacı tarafından davalının eksik ve ayıplı işleri için kendisinin katlandığı maliyetlere ilişkin faturalar sunulmuş olsa dahi, bu husus uzmanlık alanıma girmediğinden tarafımdan herhangi bir değerlendirme yapma olanağı olmadığı, Davacı tarafından davalı aleyhine işbu dava konusu takip haricinde 1.375.000,00 EURO'luk senet * 400.000,00 TL avans ödemesi * 400.000,00 TL senet * 21.545,42 EURO'luk cari hesap alacağı gibi bir çok icra takibi başlatılmış olduğu, neticede davalı yan davacıya tam sözleşme tutarı kadar yani 8.920.000,00 EURO'luk fatura kesmiş olduğundan, davacının gerek huzurdaki dava konusu takip gerekse diğer başlattığı takipler nedeniyle alacaklı olup olmadığının tamamen davalının eksik veya ayıplı edimi varsa bunların bedelinin tespit edilmesi ile mümkün olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Bilirkişinin 27/02/2024 tarihinde mahkememize sunduğu ek raporda : " Sayın Mahkemenizin davalının davacıya kestiği 364.100,00 EURO'luk faturanın takip ve dava tarihinden sonra kesilmesi nedeni ile uygun olmadığına kanaat edilmesi halinde, icra takip tarihinde davacının davalıdan 140.910,37 EURO alacaklı olacağı, Sayın Mahkemenizce davacının davalıya eksik ve ayıplı işleri fatura ile yansıttığına göre, davalının da tam olarak sözleşme bedeli kadar fatura kesmesinin uygun olduğuna kanaat edilmesinde halinde, yani takip ve dava tarihinden sonra kesilen 364.100,00 EURO'luk faturanın uygun olduğuna kanaat edilmesi halinde, icra takip tarihinde davalı davacıya 140.910,37 EURO borçlu iken, dava tarihinden sonra bu sefer davalının davacıdan 223.189,63 EURO alacaklı olacağı," sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Bilirkişi tarafından 30/04/2024 tarihinde mahkememize sunduğu 2. Ek raporda : Sayın Mahkemenizce görevlendirildiğim çerçevede; Sayın Mahkemenizce davacının icra takibinde yıllık *09 yasal faiz oranı talep etmesinden dolayı, davacının alacağını takip tarihinde TL'ye çevirdiğine kanaat edilmesi halinde; * Davacının, asıl alacak, takip öncesi işlemiş faiz, bir sonraki duruşma tarihi olan 06.06.2024 tarihine kadar hesaplanan faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı, ve icra masrafları olmak üzere, 06.06.2024 tarihi itibariyle depo emrine esas alacak tutarının 2.009.017,12 TL olarak hesaplandığı, * 06.06.2024 tarihinde depo kararı verilmemesi halinde, bu tarihten sonra Asıl alacağa işleyecek günlük faiz tutarının 346,8248 TL olacağı, sayın Mahkemenizce davacı: edilmesi halinde; alacağını EURO olarak talep edebileceğine kanaat * Davacının, asıl alacak, takip öncesi işlemiş faiz, bir sonraki duruşma tarihi olan 06.06.2024 tarihine kadar hesaplanan faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı, ve icra masrafları olmak üzere, 06.06.2024 tarihi itibariyle depo emrine esas alacak tutarının 160.133,90 EURO * 184.689,68 TL olarak hesaplandığı, * 06.06.2024 tarihinde depo kararı verilmemesi halinde, bu tarihten sonra Asıl alacağa işleyecek günlük faiz tutarının 14,97 EURO olacağı, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; İİK'nin 177.maddesine dayalı iflas istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; İİK.nun 177 ve devamı maddelerine dayalı iflas yoluyla ilama dayalı takipte tarafların arasındaki ilam dikkate alınarak iflas koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nin 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Davalı şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden sicil kayıtlarının gönderildiği, sicil kayıtlarının faal olarak devam ettiği, şirketin muamele merkez adresi itibariyle mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan ve sunulan deliller, icra dosyası, kapak hesabı, Tüketici Mahkemesi dosyası, davalının ödeme beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
İflas avansının davacı tarafça mahkememiz veznesine depo edilmiş, İİK'nun 166/2 maddesinde öngörülen usulde iflas ilanları yaptırılmış, ilan gazeteleri gönderilmiştir.
Mahkememizce gelen rapordaki hesaba göre; davalı şirkete ve vekiline depo emri tebliğine, İİK.nun 158.maddesine göre asıl alacak, takip öncesi işlemiş faiz, bir sonraki duruşma tarihi olan 19/09/2024 tarihine kadar hesaplanan faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı, ve icra masrafları olmak üzere TOPLAM 6.327.891,12 TL (161.705,75 Euro + 184.689,68 TL) miktarın tebliğ ve tefhimden itibaren 7 günlük kesin süre içerisinde davacıya ödenmesi veya bu meblağın mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi taktirde ilk oturumda davalı şirketin iflasına karar verileceğinin duruşma zaptının tebliği ile ihtar edilmiş ve depo bedeli mahkememiz veznesine depo edilmiştir.
İİK.158.maddesinde; (Değişik: 9/11/1988-3494/26 md.) "Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir."düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkememiz dosyasında İİK.158.maddesine göre güncel bedel tanzim edilen depo emrinin davalı vekiline duruşmada tefhim edildiği, gerekli ihtaratın yapıldığı, davalının depo emrine esas miktarı yasal süresi içerisinde mahkememiz veznesine depo ettiği ve bu suretle depo emrinin yerine getirildiği görülmüştür.
Toplanan ve sunulan deliller, celp edilen icra dosyası, güncel kapak hesabı ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; depo emrine esas bedelin davalı tarafça ödendiği dikkate alınarak davacının iflas talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Haklılık yönünden ise davacının sözleşme kapsamındaki bakiye alacağın ödenmediği davalının iddiası davalının sözleşme kapsamındaki
işleri eksik ve ayıplı bıraktığı ve eksik ve ayıplı işlerin davalı tarafından tamamlattırıldığı
yönündedir. İşbu hususta dava konusu Elektrik Üretim Santralinde keşif
yapılarak Bilirkişi raporu tanzim edilmesi için Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesine talimat
yazılmış, .... Tal. Kaydedilen dosyada alınan 09.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
“….... D. İş kapsamında eksik yada ayıplı imalat olarak tespit edilen işlerin 09.12.2022
tarihindeki keşifle yapılan tespitlerde, tamamının ya yapılmış yada değiştirilmiş olduğu ve
Enerji Santralinin faal ve çalışır vaziyette olduğu tespit edilmiştir…” görüş ve kanaati
bildirilmiştir.
Söz konusu talimat bilirkişi raporunda eksik ve ayıplı işlerin ya yapılmış olduğu veya
tamamlanmış olduğu tespit edilmiştir. Ancak bilirkişi raporunda daha önce ... D. İş
dosyası ile tespit yaptırılan eksik ve ayıplı işlerin kim tarafından tamamlandığı ve
bedelinin ne olduğuna ilişkin hiçbir açıklamaya/tespite yer verilmemiştir. Yani ayıplı ve
eksik işlerin davacı tarafından mı yoksa davalı tarafından mı tamamlandığı ve bedelinin ne
olduğuna ilişkin delil sunulmamış olup Davacı ticari defterlerinde İcra takip tarihinde davacının davalıdan 140.910,37
EURO alacaklı olduğu (davacının ayrıca 21.545,42 EURO daha alacağı olup,
başka bir takip konusu edilmiştir), davalı ticari defterlerinde de icra takip tarihinde
davalının davacıya 140.910,37 EURO borçlu olduğu anlaşılmış olup davalı İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine veya bu dosyanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiş ise ilgili dosya celb edilip incelenmiş olup sözleşme kapsamında ödemelere ilişkin senetlerden menfi tespit davası açılmış olup bu davada ise bakiye alacak için dava açıldığı dikkate alındığında bekletici mesele yapılmasını gerektirir bir durum olmadığı da anlaşıldığından HMK 331.madde ve devamı uyarınca takip tarihi itibariyle davacı dava açmakta haklı olduğundan davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karara vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın konusuz kalması nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 368,3-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen toplam 1.110,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan 29.949,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ile iflas avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024
Başkan ....
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ....
¸e-imza
Katip ....
¸e-imza