T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/922 Esas
KARAR NO : 2024/778
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 10/11/2021
KARAR TARİHİ : 04/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının olay tarihinde sahibi olduğu ... plakalı araçları Kocaeli, Adapazarı Sanayi Bölgelerinde yer alan fabrikaların personel taşıma işini yüklenmiş olan davalı .... Ltd. Şti’ne kiralamak suretiyle geçimini sağladığını, diğer davalı ....’ın ise .... Ltd. Şti’nin Kocaeli bölge sorumlusu ve yetkilisi olduğunu, davalı ....’un personel taşıma işi yaptırdığı araç sahiplerinden 2 adet 8.000,00 TL değerinde teminat senedi aldığını, davacının da bu kapsamda senetleri imzalayıp ....’a teslim ettiğini, bu olguların varlığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, davalı ...'in davacıdan aldığı imzalı senetlerden birisini ... adlı kişiye verdiğini, ...’ın da aldığı senet üzerinde tahrifat yaparak senedi 358.000,00 TL değerinde senet haline getirdiğini ve bu senede dayanarak davacı aleyhine Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davacı aleyhine başlatılan icra takibi kambiyo senedine dayandığından, İcra Mahkemesinin hacizlerin durdurulmasına yönelik itirazlarını kabul etmediğini, bu kapsamda davacının tüm mal varlığının haczedildiğini, binek aracının icra yediemin parkına çekildiğini, icra takibine yaptıkları itirazın yargılamasını yapan Kocaeli .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasında takibin 350.000TL’lık kısmının iptaline karar verildiğini, bu kararın tüm kanun yollarından geçerek kesinleştiğini, davacı aleyhine başlatılan icra takibi üzerine, durumun ...'a bildirildiğini ve ticari ilişkinin başlangıcında davacı tarafından davalı ...'a verdiği 2 adet teminat senedinin ... Ltd. Şti. yetkilisi .... tarafından iade edildiğini, ancak davacının kendisine iade edilen senetleri incelediğinde senetlerin üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını fark edince bilirkişi marifetiyle senetlerin sahteliğini tespit ettirdiğini, davacının aynı zamanda teminat senedi üzerinde tahrifat yapıp icra takibi başlatan ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu kişiler aleyhine Kocaeli ... Ağır Ceza Mahkemesinde ... E. sayılı ceza davasını açtığını, davanın soruşturma aşamasında; ... 'ın, Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadede adı geçen teminat senetlerinin bir dosya içerisinde yanlışlıkla ...’a teslim edildiğini söylediğini, nihayetinde Kocaeli ... Ağır Ceza Mahkemesince 31.03.2021 tarihinde davalı ... ...'ın Güveni Kötüye Kullanma ve Özel Belgede Sahtecilik suçlarından mahkumiyetine karar verdiğini, gerek Kocaeli ... Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmemiş kararı, gerekse Kocaeli .... İcra Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş kararının davacının maddi ve manevi zarara uğramasına neden olan kambiyo senedi tahrifatının ... şirketinin bilgisi dahilinde ... ...'ın işbirliği ve onayıyla gerçekleştiğini kesin olarak ortaya koyduğunu, tahrif edilmiş kambiyo senedine dayanılarak başlatılan icra takibi sonucunda davacının malvarlığında meydana gelen kayıplar nedeniyle maddi tazminat isteminde bulunulduğunu, davacının yukarıda özetlenen olaylar zincirinin sonucunda, tüm malvarlığını kaybettiğini, Ankara'dan Adapazarı'na taşınmak zorunda kaldığını, aile düzeninin bozulduğunu, ticari itibarının kalmadığını, davacının uğradığı maddi ve manevi zararlardan, teminat senedi verdiği ticari ilişki içinde olduğu ... Ltd. Şti. ile onun çalışanı ve adına hareket edip hukuksal sonuç doğuran işlemler yapan ... ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilık davacının uğradığı 1.000 TL maddi, 100.000 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen alınıp davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarını kabul etmemekle birlikte davanın öncelikle zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davacı tarafından arabuluculuk sürecine başvurulmuş ise de arabuluculuk kurumuna verilen adres ve telefon numarasının eski olup müvekkilinin arabuluculuk sürecinden haberdar olmadığını, bu sebeple müvekkili yönünden dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça her ne kadar dava Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmış ise de hem davacının tacir olmaması hemde dava konusu taleplerin ticaretten kaynaklanmaması sebebi ile görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının ceza davası sırasında ve suç duyurusunda açıkça beyan ettiği üzere davacı tarafından teminat amacı ile 8.000,00 ve 10.000,00 TL bedelli iki senet verdiğini, iki adet 8.000,00 TL bedelli senet vermediğini, yine davacı tarafın müvekkilinin söz konusu senetleri ...'a verdiğini kabul ettiğine dair ifadelerin doğru olmadığını, müvekkili tarafından ilk ifadesinde verilmiş olabileceğini ifade ettiğini, sonradan araştırma yaptığında bu senetlerin genel merkezde olduğu ve buradan davacıya teslim edildiğini ifade ettiğini, kaldı ki müvekkilinin diğer davalı ...'un Kocaeli'de bulunan şubesinde çalışmakta olup alınan teminat senetlerinin şirketin genel merkezine gönderildiğini, yani müvekkilinin söz konusu senetleri vermesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından verilen senetlerin şirket tarafından davacıya teslim edildiğini, ceza yargılaması sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde; üzerinde oynama yapılan 8.000,00 TL bedelli (358.000,00 TL olarak değiştirilen) senet yönünden söz konusu senet üzerinde İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı tarafından yapılan 11.04.2016 tarihli raporda senet üzerindeki ne yazıların ne de imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından davacıya teslim edilen 8.000,00 TL bedelli senet yönünden yaptırılan 29.05.2018 tarihli Uz. Dr. .... tarafından düzenlenen bilirkişi incelemesinde de senet üzerindeki yazı ve rakamların müvekkiline ait olduğu ancak imzanın ne müvekkiline ne de davacıya ait olmadığının tespit edildiğini, davacının 09.09.2014 tarihli suç duyurusu dilekçesinin 2. Sahifesinin 5 numaralı kısmı incelendiğinde davacının ifadesinin "...'un teminat senedi istediğini söyleyen ... tarafından adım ve yukarıda rakam kısmı 8.000,00 TL yazılı olduğu hali ile bana uzatılmıştır... başka bir anlatımla senetteki TC numarası düzenleme tarihi ve imza bana, adım ve yukarıdaki 8.000,00 TL yazılı rakamlar ... 'a aittir." şeklinde olduğunu, davacı tarafından müvekkiline teslim edilen ve üzerinde oynama yapılan senetteki davacının isim ve soy ismi ile 8.000,00 TL ibaresinin müvekkiline TC Kimlik numarası, düzenleme tarihinin de davacıya ait olması gerekirken yapılan bilirkişi incelemesi ile söz konusu senetteki ne yazıların ne de rakamların müvekkilinin ve davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, söz konusu tespitlerin tam olarak birbirlerini doğrulmakta olup 358.000,00 TL olarak üzerinde oynama yapılan senedin davacının dediği gibi müvekkili tarafından doldurulan ve kendisi tarafından imzalanan 8.000,00 TL bedelli senet olmadığını, çünkü senet üzerindeki hiç bir yazı veya rakamın müvekkiline ait olmadığını, bu sebeple davaya konu olan davacı hakkında başlatılan icra takibine konu senet ile müvekkilinin bir alakası bulunmadığını, davaya konu edilen icra takibine konu üzerinde oynama yapılan senedin kimin tarafından düzenlendiği, ne için düzenlendiği ve kime verildiğinin müvekkili tarafından bilinmediğini, davacı bir zarara uğradı ise de bu zararın sebebinin müvekkili olmadığını, davacı tarafın dayandığı ceza yargılamasının henüz bitmemiş ve dosyanın kesinleşmemiş olduğunu, bu sebeple iddiaların tamamen varsayıma dayandığını, kaldı ki Kocaeli ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda davacının zararının somut olmadığına karar verildiğini, davacı tarafça uğradığı maddi zararın net olarak ortaya konulamadığını, söz konusu işlemler nedeni ile davacı herhangi bir manevi zarara uğramadığından manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, talep edilen 100.000,00 TL'lik manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacı tarafça dava konusu taleplere 2014 yılından itibaren avans faizi talep edilmiş ise de davacı ve müvekkilinin tacir olmadığını, bu sebeple avans faizi istenilmesinin mümkün olmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Turizm Servis ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacı tarafın dava dilekçesindeki anlatımlarının gerçeğe uygun düşmediğini, zira müvekkili şirket genel müdür yardımcısı tarafından kendisine herhangi bir senet verilmediğini ve zaten araçların da müvekkiline kiralanmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin tedarikçi ilişkisi olup taşımacılık yapan müvekkilinin bu ticari faaliyetini kendi öz malları ve sürücüleri ile yapmakla beraber aynı işi yapan diğer taşımacılar ile sözleşmeli iş de yapabildiğini, davacı yanın da müvekkili gibi bağımsız bir tacir olup aralarında kira ilişkisi değil hizmet alımına ilişkin tedarikçi sözleşmesi bulunduğunu, taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesi gereği davacı yanın müvekkiline teminat senedi teslim ettiğinin doğru olduğunu, davacının teminat senetlerini ilk olarak iade almak istediğinde diğer davalının öncelikle bu senetleri Gölcük şubesinde bulamadığını, ardından senetlerin müvekkili şirket merkezinde bulunduğunu ve kendisine müvekkili çalışanlarından .... tarafından iade edildiğini, ancak bu esnada davacı yanın dilekçesinde andığı ... tarafından belirtilen icra takibine çoktan girişildiğini, davacı yanın da ...'ın icra takibinde kullandığı senedin müvekkilinde bulunan teminat senetlerinden biri olduğunu düşündüğünden müvekkili çalışanlarından şüphelendiğini, ancak müvekkilinin yedindeki senetlerin bulunması ile esasen konu nihayete ermişse de davacı yanın bu kere de haksız menfaat elde etme çabasına girdiğini, ...'ın müvekkili tarafından bilindiği kadarıyla davacı yanın ortağı olduğunu, gayri resmi yürütülen bu ortaklıkta müvekkilinin işlerini hep davacı adına ...'ın takip ettiğini, müvekkili çalışanlarının ... ile muhatap olduğunu, ortaklar arasında müvekkili tarafından bilinmeyen bir sebeple problemler yaşandıktan sonra ise bu duruma müvekkilinin de katılmak istendiğini ancak müvekkilinin bu konuda herhangi bir bilgisi ve dahli bulunmadığını, müvekkili çalışanlarından ...'in senetleri 11.11.2014 tarihinde bizzat davacının kendisine iade ettiğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkili nezdinde 2 adet 8.000-TL bedelli teminat senedi değil, 1 adet 8.000-TL ve 1 adet 10.000-TL olmak üzere toplamda 2 adet teminat senedi olduğunu, davacının öncelikle müvekkiline 2 adet 8.000-TL bedelli senet teslim etmiş olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının tahrifata uğradığını iddia ettiği senedin müvekkiline teslim etmiş olduğu senet olduğuna dair elinde hiçbir somut delil bulunmadığını, çünkü söz konusu senetin müvekkilindeki senet olmadığını, davacı yanın ilk etapta müvekkili çalışanlarından diğer davalı olan ... ... ile görüştüğünde, davalının müvekkilinin ...... şubesinde senetleri bulamaması üzerine kendisine senetlerin acaba ortağı ...'a teslim edilen araç evrakları arasında olup olmadığını söylemesi üzerine konu hakkında müvekkilini suçlamaya başladığını, ardından ise senetlerin ...... Şubesi'nde bulunmamasının nedeninin şirket merkezinde olmaları olduğu anlaşılınca davacı yana bu senetlerin iade edildiğini, davacının çok hırçın ve kavgacı davrandığını ve müvekkili çalışanlarından ....'den senetleri alırken imzaladığı belgesinin aslının kendisinde kalmasını sağladığını, müvekkilinin ceza yargılamasının tarafı olmadığını, yargılamaya herhangi bir dahli bulunmayan müvekkilinin yargılamanın seyrinden de haberi bulunmadığını, davacı tahrif edilen senet nedeniyle bir zarara uğradı ise bunun sorumlusunun müvekkili değil tahrif ettiğinin kesin olarak ispat edildiği söylenen ... olduğunu, dolayısıyla işbu davadaki taleplerini ...'a yöneltmesi gerektiğini, davacının hukuki süreçleri takip etmesi açısından aldığı hukuki danışmanlık ve avukatlık ücretinin müvekkilinden talep edilmesinin mesnetsiz olduğunu, davacı aracının yediemin ve otopark ücretinden de müvekkilinin değil haksız takipte bulunan ...'ın sorumlu olduğunu, davacının aldığı borçlara dair iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun olup bu borcu ne için, hangi şartlarda aldığı ve nereye kullanıldığının tespitinin imkansız olduğunu, davacının tüm iddia ve talepleri gibi manevi tazminat taleplerinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tacir olan davacının yaşadığı hukuksal problemler nedeniyle manevi tazminat talep etmesinin hukuken korunabilir olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin miktar olarak da fahiş olup somut olaya uygun düşmediğini ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağının da ortada olduğunu, davacının iddia ettiği gibi diğer davalı ... ...'ın müvekkili adına hareket edip müvekkili için hukuksal sonuç doğuran bir kimse olmadığını, diğer davalı ... ...'ın müvekkili çalışanlarından biri olup müvekkilinde herhangi bir imza yetkisi bulunmadığını, davacının faiz talebinin de mesnetsiz olduğunu, her koşulda müvekkilinin herhangi bir talep ile temerrüte düşürülmemiş olduğunu savunarak; davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Haksız takip ve haciz sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır.
Uyuşmazlığın, davacının davalılara 2 adet 8.000-TL bedelli senet teslim edip etmediği, bu senetlerin teminat senedi olup olmadığı, davalı şirketin teslim edilen gerçek senetler yerine sahte senetleri davacıya iade edip etmediği, dava dışı ...'ın davacı tarafından imzalanmış senet üzerinde tahrifat yaparak davacıya karşı icra takibi yapıp yapmadığı, bu takip nedeniyle davacının mal varlığında azalma meydana gelip gelmediği, davacının maddi manevi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararının miktarı ve bu zararlardan davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Kocaeli .... İcra Müdürlüğünün ... (Yeni Esas: Kocaeli İcra Dairesinin ...) Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 358.000,00-TL alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine davacının mal varlıkları üzerine haciz konulduğu, Kocaeli ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar nolu kararı gereğince 08/07/2015 tarihi itibariyle tüm hacizlerin kaldırıldığı görülmüştür.
Kocaeli ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; davacısının ..., davalısının ... olduğu, Kocaeli .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine itiraz davası olduğu, yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 26/06/2018 tarih ... karar sayılı kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı ve özellikle görüntülü bir şekilde, ayrıca hangi aletlerle inceleme yapıldığını belirten hükme esas alınmaya elverişli ve yeterli olduğu kanaatine varılan 05/04/2018 havale tarihli bilirkişi raporu uyarınca; takibe konu senedin alacak tutarında tahrifat yapıldığı, senedin ilk tutarının 8.000,00 TL olması karşısında 350.000,00 TL'lik fazla kısmın sonradan eklendiği İİK 169/a-5 maddesi gereği ispatlandığı, bu miktar yönünden yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, takibin 350.000 TL'lik asıl alacak yönünden durdurulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın kabul edilen kısmının (350.000 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın davalı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay'a gönderildiği ve ....Hukuk Dairesinin 12/12/2018 tarih ve ... esas ... sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, davalı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunduğu, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 07/03/2019 tarih ve ... esas ... sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, hükmün 07/03/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kesinleşen dosyada hükme esas alınan 05/04/2018 havale tarihli ... Üniversitesi Adli Tıp Enstitü Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunun incelenmesinde; "...İnceleme konusu senet üzerinde ... cihazı ile yapılan spektral analizde, senette rakam ile 358.000 rakamının yazıldığı bedel kısmındaki 8000 rakamının 35 rakamına kıyasla farklı spektral özellik gösterdiğinin belirlenmesi nedeni ile inceleme konusu senedin 8.000 TL olarak düzenlenmiş olduğu, sonradan bedelin başına 35 rakamının eklenmesi ile 358.000 TL'na dönüştürülmüş olduğu" tespitlerinin yapıldığı görülmüştür.
Kocaeli ..... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; katılanın ..., sanığın ... ... olduğu, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma ve Özel Belgede Sahtecilik suçlarından yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 02/12/2021 tarih .... karar sayılı kararı ile; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; olay tarihlerinden önce katılan ...'nın iki tane araç satın alarak sanık ...'in çalışanı olduğu ... Turizm isimli şirkette çalıştırmaya başladığı, daha sonra üçüncü bir araç satın alarak bu aracı da aynı şirkete verdiği, ... isimli firma ile katılan arasında sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamında biri 8.000 TL, diğeri 10.000 TL bedelli iki adet teminat senedinin katılan tarafından sanık ...'e teslim edildiği, daha sonra katılanın araçlardan birinin satışına karar verdiği ve bu kapsamda dava dışı kalan ve hakkındaki hüküm kesinleşen sanık ...'e vekaletname verdiği, ...'in vekaletnameye dayanarak araç satışı yaptığı, bu konudaki borcun ödenmediği iddiasıyla taraflar arasında hukuk mahkemelerinde dava açıldığı, daha sonra sanık ...'in kendisinde bulunan 8.000 TL bedelli senedi diğer sanık ...'e verdiği, ...'in ise senedin rakam bölümünün önüne 35 sayısını ekleyerek senedi tahrif ettiği ve 358.000 TL lik senedi oluşturduğu, daha sonra bu senedi Kocaeli ..... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğu, ancak katılanın yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu ve herhangi bir tahsilatın yapılamadığı, daha sonra katılanın ...'den vermiş olduğu senetleri geri istediği, ilk başta senedin olmadığı söylendiği daha sonra 8.000 ve 10.000 TL lik iki ayrı senedin katılana verildiği, ancak 8.000 TL lik senedin katılanın verdiği bir senet olmayıp, asıl senedin ... tarafından ...'e verilmesi nedeniyle olayın ortaya çıkmasını engellemek amacıyla ... tarafından düzenlenen bir senet olduğu, bununla birlikte söz konusu senedin yasal unsurlarının tamamının bulunmadığı, iddia, savunma, mağdur anlatımları, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmış" gerekçesiyle yüklenen suçlar açısından sanığın hizmet ilişkisi nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği sonucuna varılarak ayrı ayrı isnat olunan suçlardan mahkumiyetine, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi ile 20/01/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ankara .... İcra Dairesinin ... Sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; alacaklısının ...., borçlusunun ... olduğu, 33.635,75-TL alacağın tahsili istemiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, 02/02/2016 tarihinde alacaklı vekilinin takipten feragat ettiğine dair dilekçe vermiş olduğu görülmüştür.
Kocaeli Ticaret Sicili Müdürlüğü, Gölcük ve Uluçınar Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
Türkiye Noterler Birliğinden; ... plakalı aracın tescil özet raporu celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davacı ile davalı şirket tarafından bildirilen tanıklar gerek mahkememizce ve gerekse talimat yolu ile olmak üzere dinlenilmişlerdir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... beyanında, " Kayınbiraderim ... tahminen 2 yıl kadar önce 3 gün süre ile bana misafir olmuştur. Ankara'dan amcasının oğlu ile gelmiştir. .... yolundaki ...'a onları 3 gün sürekli getirip götürdüm. İlişkilerini bilmemekteyim; kayınbiraderim İZMİT/GÖLCÜK'te servis işletmeciliği yapar. ... firmasının adına çalışıyor diye biliyorum. Benim yanımda da ... firmasına servis işi ile ilgili gitmişti. Orada sözleşme/senet tarzında evrakları olduğundan gittiğini biliyorum. Önce davacıya bu evrakların kendilerinde olmadığını söylediler. Ben de daha öncesinde ...'dan alışveriş yapmıştım kayınbiraderim olduğunu beyan edip kayınbiraderimin durumuyla ilgilenmelerini rica ettim, 3. Günün sonunda o evrakları kayınbiraderime verdiler. Ben taraflar arasındaki ilişkinin ayrıntılarını bilmemekteyim. ...'a gittiğimizde davacıya verdikleri belgelerde senet de vardı, davacı bu benim senedim değil diye söylemde bulundu. Bunun üzerine orada bir tartışma yaşandı hatta ...'da bulunanlar üzerimize yürüdüler. Bizim burası kurumsal bir firma dediler. Ben zaten firmanın yanlış yapacak bir firma olduğunu düşünmüyorum ancak çalışanlar sıkıntılıydı. Belgeleri alıp ...'dan çıktık. Kayınbiraderim bu belgelerle ilgili dava açtı ve kriminal incelemesinde senetlerin sahte olduğu anlaşıldı. Ben ...'ı tanımamaktayım, davacı ile ortaklık yapıp yapmadığını bilmem" demiştir.
Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davacı tanığı .... beyanında, " Ben davacıyı ... ile kendisinin benimle iletişime geçmesi neticesinde tanıştım, benimle iletişime geçmesi şöyle oldu. Dava dışı ... benim emeklilik işlemlerimi yürütecekti, dolayısıyla kendisine bir takım belgeler verdim, davacı ...'nın amcasının oğlu olan ... ile ... benim bu belgelerdeki imzamı taklit ederek adıma sahte bono düzenlemişler, hakkımda başlatılan icra takibi üzerine yürütülen yargılamalar sırasında durumdan haberdar olan davacı ... beni aradı ve görüşmek istediğini söyledi, bir araya geldiğimizde bana Kocaelinde bir araç alımı işi olduğunu kendisinin cezanesi olduğundan ...'a vekaletname vererek araçların satışını almasını istediğini, ...'ın kendisini dolandırdığını anlattı ve birlikte davalı ... şirketinin merkezine gitmemizi istedi, birlikte ...'un İstanbul'da bulunan merkezine gittik, kendisi yetkililer ile görüştü, ben görüşmelere tanık olmadım, davacıyı dışarda bekledim, ancak davacı elinde iki adet senet ile ve bağırarak odadan çıktı ve senetlerden birinin üzerinden açık şekilde oynama olduğunu söyleyerek çıktı, hatta ortam gerildi, arbede yaşandı ben araya girerek ...'yı alıp oradan ayrıldım. Davacı ... yetkililer ile görüşüp odadan çıkarken senedin birinde açıkça tahrifat olduğunu, diğerinin ise kendisinin teminat olarak şirkete verdiği senet olmadığını söylüyordu. Hatırladığım kadarı ile senetlerden birisi 10.000,00 TL birisi 8.000,00 TL tutaryındaydı, ancak hangisi oynanmış senetti hatırlamıyorum "demiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında, " Davalı ... ile birlikte davalı ... Turizm isimli şirkette çalışıyorum. Ben bu şirkette 12 yıldır iç denetim sorumlusu olarak görev yapmaktayım. Çalıştığım şirket servis hizmetleri vermektedir. Türkiye genelinde yaklaşık 6.000 tedarikçimiz var. ...'da bunlardan birtanesidir. ... bizim şirketimiz ile 2012'de sözleşme yapmış, 2014 yılında da işten ayrılmıştır. Biz, tedarikçilerimiz ile sözleşme imzalarken teminat senedi alırız ve güvenli olması açısından da teminat senetlerini şirket merkezimizde bulunan kasaya göndeririz. Sözleşme Gölcük'de imzalanmıştır. Kocaeli'deki iş yerimiz bizi aradı. ...'nın teminat senetlerini işi bıraktığı için iade edeceklerini söylediler. Bizden senetleri istediler. ..., yanında tanımadığım bir arkadaşı ile şirket merkezine geldi. Kendisinin nüfus kağıdını görerek teminat senetlerini kendisine iade ettim. Buna ilişkin belgeler şirketimizde mevcuttur. Senetleri teslim aldığına ilişkin yazılı beyan ve imzasını aldım. Ancak, kendisi biraz sorun çıkardı. Biraz da karışıklıkta teslim alındığına ilişkin evrak aslını ben ...'ya verdim fotokopisi bende kaldı. Bu belgeler şu an elimdedir. Senetleri ben kendisine iade ettim. Kimliğini gördüm. Zaten bir örneğini de aldım. O günden sonra kendisi ile bir daha görüşmem olmadı dedi. Benim ...'ya iade ettiğim senetlerin sahte olup olmadığına ilişkin bir bilgim yoktur. Bu senetler kendi dosyasından çıkmıştır. Kaldı ki eğer sahte ise kendisi neden teslim aldı. Ben, teminat senetlerini davacı asile teslim ettim. Buna ilişkin kimlik fotokopisini ve yazılı beyanını aldım. Bunun dışında hiç kimseye teminat senetlerini muhatabı dışında teslim etmemiz söz konusu olamaz. Senetlerin olduğu iş yeri korunaklıdır. Muhasebe bölümümüzde kasada bulunurlar. Dışarıdan birinin gelip alması söz konusu değildir. Ayrıca şu an bana okumuş olduğunuz ....@....com.tr mail adresinden ... ya gönderilen mailler tarafımdan gönderilmiştir. İlk başta yanlış gönderdim maili ... ...'a göndermiştim. Sonraki maili ona gönderdim. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bukadardır" demiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı .... beyanında, " Davalılardan ... ... müdürümdür. Ben 10 yıldır ... Turizm şirketinde proje sorumlusu olarak çalışıyorum. Davacı 2012 yılında çalıştığım şirketin tedarikçisi olarak işe başladı. Kendisi ile sözleşme yapıldı. Ayrıca ... isimde bir de ortağı vardı. Tedarikçilerimiz zaman zaman ofisimize birlikte ya da tek olarak gelip araçlarla ve sözleşmeler ile ilgili bilgi alırlardı. ...'yı da bu nedenle tanırım. Yaklaşık 2 yıl kadar tedarikçimiz olarak çalıştı. Ben şirketin Gölcük ofisinde çalışıyorum. ... Bey çalışmayı bıraktıktan sonra sözleşme ile birlikte şirketimize verdiği teminat senedinin iadesini istedi. Ancak biz Gölcükteki ofisimizde teminat senedini bulamadık. Biz, çoğu zaman yaptığımız sözleşmeleri senetler ile birlikte merkez ofisimize de gönderebiliyoruz. Bu nedenle davacının teminat senetlerini bulamadığımız için hem Yenibosna hem de ...... Şubelerimize haber verdik. Yenibosna Şubemizde davacının teminat senedi bulundu ve şu an duruşma salonunda huzurda bulunan ... tarafından davacıya senetleri iade edildi. Ben bu şekilde davacı ile iş ilişkisinin sonlandığını biliyorum. Teminat senetlerini kimi zaman tedarikçilerimiz biz doldurduğumuzda sadece imzalar ya da doldurma işlemini de kendileri yapıp imzalarlar. Çalışma şeklimiz bu şekildedir. Davacı Ankara'dan geldiği için aklımda kaldı. Yanında ortağı ... Bey'de vardı. Dolayısı ile senet imzalanırken ortağı ile birlikte iş yerindeydi. Yanlarında bir iki kişi daha vardı. Senedi tedarikçi bazen bizim yanımızda imzalar kimi zaman da sehpada imzalar. Teminat senedi kıymetli evrak olduğu için biz ona düzenleyene bizzat iade ederiz. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bukadardır" demiştir.
.... Yed-i Emin Otopark işletmelerinden; ... plakalı aracın otoparktan çıkış işlemlerini ve otopark ücretini gösterir kayıtlar celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, 31/03/2023 tarihli ara karar ile; davacının iddiası, davalı taraf savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, Ankara ..... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası, Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası, Kocaeli .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, Kocaeli .... Ağır Ceza Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; HMK'nun 273. Maddesi gereğince DAVACININ TİCARİ DEFTER VE BELGELERİNİN İNCELENEREK; ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, özellikle taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, davacının ticari faaliyetine hangi tarihte son verdiği, Kocaeli ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası açılış tarihinde davacının kar-zarar durumunun ne olduğu, bu takip nedeniyle davacının mal varlığında azalma meydana gelip gelmediği, davacının bu takip nedeniyle maddi zarara uğrayıp uğramadığı, bu takibin ticari faaliyetlerine etkisinin ne olduğu, zarara uğramış ise zararın miktarı, Ankara ..... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında alacaklı olan dava dışı Uğur Kubat ile davacı arasında ticari faaliyet bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise ticaret hacmi, ticaretin başlama tarihi, davacının iddiaları kapsamında uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere Kocaeli .... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş,
21/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... davacının ticari defterlerinin Kocaeli .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında olduğu bildirildiğinden ... E. sayılı dosyada inceleme yapma hususunda 25/04/2023 tarihli müzekkere ile yetki verildiğinden, yetkiye istinaden dosyada yapılan inceleme de; 05.11.2015 tarihli bilirkişi yemin ve teslim tutanağı ile tespit edildiği üzere; davacı asil ... tarafından 4 adet fatura koçanı, 1 adet sürücü çalışma belgesi (çalışma karnesi), 1 adet klasör olarak 2013 yılına ait gelir-gider defterlerinin ibraz edildiği ve aynı gün bilirkişi tarafından “inceledim, geri iade ettim” şeklinde tutanağa geçirilmek suretiyle davacı ...’ya defter ve belgelerin iade edildiği, ... Esas sayılı dosya içerisinde davacı ...’ya ait defter belge bulunmadığı, yerinde inceleme yetkisi uyarınca davacı ...’nın ticari defterlerinin talep edildiği, davacı tarafından 2012 ve 2015 yılı ticari defter kayıtlarının ibraz edilmediği, davacı tarafından 2013 yılına ait işletme defteri ve 2014 yıllarına ait Defteri Kebir ile Envanter Defteri ve 4 adet fatura koçanı, 2012-2013 yıllarına ait fiş, fatura ve ödeme belgeleri, KDV beyannameleri, SGK dökümleri, çalışma belgelerinin ibraz edildiği, bu belgelere istinaden yapılan inceleme sonucunda; davacı ...’nın 2013 yılı İşletme Defterinin açılış tasdikinin usulüne uygun yaptırıldığı, kayıtların usulüne uygun tutulduğu, davacının 2014 yılı ticari defterlerinden Defteri Kebir ve Envanter defterinin ibraz edilmesi nedeniyle HMK’nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222/2 Maddesi gereğince“Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.” Ancak davacı tarafından 2014 yılına ait yevmiye defteri ibraz edilmediğinden, yevmiye defterinin açılışının yapılıp yapılmadığı, yasal zorunluluk olan kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı ve 2014 yılı ticari defterlerinin de birbirini doğrulayıp doğrulamadığının tespit edilemediği, bu nedenle davacının 2014 yılı ticari defterlerin TTK ve VUK hükümlerine aykırı olduğu, HMK 222 maddesi gereğince sahibi lehine delil olma niteliği taşımadığı davacı ...’nın davalı ... ... ve dava dışı Uğur Kubat ile ticari defterlere göre ilişkisinin bulunmadığı, davacı tarafından dava dışı Uğur Kubat’a verilen ve Ankara ..... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 20.10.2014 vade tarihli 15.000,00 TL, 29/10/2014 vade tarihli 10.000,00 TL ve 22/11/2014 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli senetlerle ilgili olarak davacının 2014 yılı ticari defterlerinde kayıt bulunmadığı, davacının ... Turizm Servis ve Tic. Ltd. Şti ile 31/01/2014-30/04/2014 tarihleri arasında ticari ilişkisinin bulunduğu, davacının davalı ... Tur. Serv. ve Tic. Ltd. Şti. ile olan cari ilişkisini 120.02 Alıcılar hesabında izlediği, davacının davalı adına 3 adet fatura karşılığı 14.158,02 TL alacak için fatura kestiği, davalı ... tarafından tüm fatura bedellerinin ödendiği, davacının davalıdan fatura alacağı bulunmadığı, Kocaeli .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının açılış tarihi olan 22/08/2014 tarihi itibariyle davacının ticari defter kayıtları dikkate alınarak yapılan incelemede; davacının takip tarihi itibariyle 18.906,84 kâr elde ettiği, Kocaeli ..... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle mal varlığında azalma olmadığı, takibin ticari faaliyetine zararı olmadığı, 2014 yılı sonu itibariyle de kârının 23.511,81 TL olduğu, takip nedeniyle dosya kapsamındaki .... Yedi Emin Otoparkı işletmesinin yetkilisinin bila tarihli yazı cevabına göre davacı adına kayıtlı ... plakalı ... marka aracın haciz ve yakalamadan kaynaklı olarak 14/11/2014 tarihinde yediemin otoparkına çekildiği ve 06/07/2015 tarihinde parktan çıkışının yapıldığı, otopark ücreti olarak 1830,00 TL tahsil edildiği görülmekle buna bağlı olarak davacının Kocaeli ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında maddi zararın 1830,00 TL olduğu, takip dosyasına davacı tarafından ödeme yapılmadığı, Kocaeli ... İcra Hukuk Mahkemesinin ve Kocaeli ... Ağır Ceza Mahkemesinin kararları da dikkate alındığında Kocaeli ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen ve mahkemece tahrifat yapıldığı tespit edilen senedi davalı ...’in dava dışı ...’e verdiği, davalı ...’inde takibe konu ettiği dikkate alındığında 1830,00 TL bedelli otopark ücretinin davalı ...’in kusurundan kaynaklandığı, Ankara .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından 29/01/2016 tarihinde ... plakalı araç üzerindeki haczin kaldırılmasının talep edildiği, davacının aracını 01/02/2016 tarihinde ....’ye sattığı, satış bedelinin dosya kapsamına göre belli olmadığı, alacaklı vekili tarafından 02/02/2016 tarihinde takipten feragat edildiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Mahkememiz dosyası, 10/11/2023 tarihli ara karar ile (Kapatılan) Kocaeli .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edildiği ve bir suretinin dosya arasına alındığı anlaşılmakla; davacının iddiası, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller ve dosya kapsamındaki tüm belgeler ve kayıtlar incelenerek;"... plakalı aracın yediemin otoparkında kaldığı 14/11/2014-06/07/2015 tarihleri arasında araç kullanımından mahrum kalınması iddiası nedeniyle ikame araç kullanım bedelinin ne olduğu" hususlarında hükme ve denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlenmek üzere Trafik kazası kusur/hasar konusunda uzman bilirkişi ....'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 11/03/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Davacı tarafın dava konusu yapabileceği tazminat miktarının 3.156,58 + 12.110,96 =15.267,54.-
TL olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden gönderdiği 17/05/2024 havale tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunarak dava değerini arttırmış ve aynı tarihte ıslah harcını yatırmış; ıslah dilekçesi davalılar vekillerine tebliğ edilmiştir.
Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (Yargıtay 4 HD'nin 2016/14413 E. - 2019/483 K. Sayılı ilamı).
Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hüküm gereğince; Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. Sayılı ilamı).
Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi 6098 sayılı TBK'nun 58. maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe manevi tazminatla sorumlu tutulamaz.
Mahkememizce yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, Kocaeli .... İcra Müdürlüğünün ... (Yeni Esas: Kocaeli İcra Dairesinin ...) Esas sayılı takip dosyası, Kocaeli .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası, Kocaeli .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyası, Ankara ..... İcra Dairesinin ... Sayılı dosyası, 21/06/2023 tarihli S.M.M. bilirkişi raporu ile 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı ... Turizm Servis ve Tic. Ltd. Şti. arasında hizmet alımına ilişkin tedarikçi sözleşmesi imzalandığı ve taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesi kapsamında biri 8.000 TL, diğeri 10.000 TL bedelli iki adet teminat senedinin davacı tarafından davalı şirket çalışanı olan davalı ...'e teslim edildiği, kesinleşen Kocaeli .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasında kabul edilen oluş; ceza dosyası kapsamındaki deliller ve alınan ifadeler ile Mahkememiz dosyasındaki deliller, iddia, savunma ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek Mahkememizce de aynen kabul edilerek davalı ...'in kendisinde bulunan 8.000 TL bedelli senedi dava dışı ...'a verdiği, dava dışı ...'in ise senedin rakam bölümünün önüne 35 sayısını ekleyerek senedi tahrif ettiği ve 358.000'TL lik senedi oluşturduğu, daha sonrada bu senedi Kocaeli .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğu ve takibin kesinleşmesi üzerine dosyada haciz işlemlerinin yapıldığı, davacıya ait ... plakalı aracın 14/11/2014 tarihinde yakalanarak yediemin otoparkına çekildiği, senet üzerindeki tahrifatın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Kocaeli ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan 05/04/2018 havale tarihli .... Üniversitesi Adli Tıp Enstitü Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının itirazı üzerine Kocaeli .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 03/12/2014 tarihli ara karar ile takibin 350.000,00-TL asıl alacak yönünden geçici olarak durdurulmasına karar verildiği ve nihayetinde davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, takibin 350.000 TL'lik asıl alacak yönünden durdurulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın kabul edilen kısmının (350.000 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, İcra Hukuk Mahkemesinin kararı üzerine takip dosyasındaki hacizlerin kaldırıldığı, ayrıca dosyada tahsilatın olmadığı, davacı tarafça tahrif edilmiş senede dayanılarak yapılan takip ve haciz işlemleri nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla iş bu davanın açıldığı, takip ve haciz işlemlerinin hukuka aykırılığı kesinleşmiş mahkeme kararları ile saptandığından Mahkememizce zarar iddiası yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, hükme esas alınan 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının, aracının yediemin otoparkında kaldığı sürede 15.267,54.-
TL zarara uğradığı, davalı ...'in ve çalıştığı davalı şirketin davacı aleyhine başlatılan takip ve haciz işlemleri nedeniyle ağır kusurlu olduğu ve olayda manevi tazminat koşulları oluştuğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; ıslah dilekçesi dikkate alınarak taleple bağlı kalınmak suretiyle; davacının maddi tazminat davasının ıslah edilmiş haliyle kabulü ile, 15.267,54-TL maddi tazminatın 14/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 20.000,00-TL manevi tazminatın 14/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının maddi tazminat davasının ıslah edilmiş haliyle KABULÜ ile,
15.267,54-TL maddi tazminatın 14/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile,
20.000,00-TL manevi tazminatın 14/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 2.409,12 TL harçtan peşin alınan 1.968,48 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 440,64 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.968,48 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.027,78TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... ...'tan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Turizm Servis ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan posta, tebligat, talimat giderleri ile bilirkişi ücretlerinden kaynaklanan toplam 7.301,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ... Tur. Şirketi tarafından yapılan 300,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat üzerinden hesaplanan 15.267,54 TL ve manevi tazminat üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL olmak üzere toplam 33.167,54 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
11-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
12-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara/vekillerine tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/09/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸