T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1002 Esas
KARAR NO : 2024/684
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/11/2022
KARAR TARİHİ : 08/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirketten TL olarak 22.388.123,00 TL ana para alacağı bulunduğunu, bedel ve cari hesap alacağına gönderim yada fatura tarihinden dava tarihine kadar yıllık faiz işleterek 26.861.359 faiz alacağı olmak üzere müvekkil şirketin davalı şirketten dava tarihi itibariyle TL olarak toplam 49.249.842,00 TL alacağı bulunduğunu, şirketin Dava tarihindeki TL ve TL faizi ile karşılanmayan, müvekkil şirketin davalıya gönderim tarihindeki TL bedelin müvekkil şirket tarafından davacıya gönderildiği tarihteki USD karşılığı ve gönderim tarihinden dava tarihine kadar yıllık faizinin dava tarihindeki TL karşılığı ile arasındaki fark bedelin belirlenmesi bilirkişi marifetiyle hesaplamayı gerektirdiğinden ve dava tarihi itibariyle ile tam ve kesin olarak belirlenebilir olmadığından munzam zarar olarak talep ettiğini, HMK 107.maddesi belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, şirketin davalıya vermiş olduğu TL borç bedelin ve cari hesap alacağının dava tarihindeki TL ve faiziyle karşılanmayan, müvekkil şirketin davalıya gönderim tarihindeki TL bedelin gönderim tarihindeki USD karşılığı ve gönderim tarihinden dava tarihine kadar yıllık faizinin dava tarihindeki TL karşılığı ile arasındaki fark bedelin belirlenmesi bilirkişi marifetiyle hesaplamasından sonra talep miktarını artırmak üzere şirketin fazlaya ilişkin fazlaya ilişkin talep ve artırım hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL munzam (aşkın) zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu alacakların ödünç akdi kapsamında verilmiş olduğunun kabulü halinde kanunen tanımlı önel ve temerrüt merasimi işletilmediğinden davanın reddine, aşkın zarara ilişkin alacakların belirsiz alacak davasına konu edilmesinin HMK'nın ilgili maddesi ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olması nedeniyle usulden reddine, davacının göndermiş olduğu tutarların taraf ticari defterlerinde Türk lirası olarak kaydedilmiş olması, bu alacaklara ilişkin olarak düzenlenen adat faizi faturalarının Türk lirası üzerinden hesap ve keşide edilmiş olması, davacının 2015 yılında başlatımış olduğu ve ilgili tarihteki alacaklarının tamamını ihtiva eden Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı takibin döviz kuruna ilişkin bir husus belirtilmeksizin doğrudan Türk Lirası alacak olarak başlatılmış olması nedeniyle Amerikan Doları üzerinden tahsili talebinin reddine, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı takibinin davcının alacaklarına ilişkin dava dışı açık yazılı ikrarı mahiyetinde olduğunun kabulüyle fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, Davacının aşkın zarara ilişkin taleplerinin TBK md. 122'de belirtilen borçlunun kusuru ve temerrütüne ilişkin koşulların Davalı şirket bakımından sağlanmamış olması nedeniyle reddine, Davacı alacaklarının; asıl alacak kalemleri bakımından 10 yıl ve dönemsel edim niteliğinde olan faiz alacakları bakımından 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması nedeniyle reddine, Tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
1086 sayılı HMUK döneminde sarfınazar olarak da isimlendirilen vazgeçme HMUK. m. 185/f.1 ile düzenlenmiş olduğu halde bu maddenin karşılığı 6100 sayılı HMK. 123 ile düzenlenmiştir. İlgili vekilinin feragat yerine talepten vazgeçmesi usuli anlamda talebin geri alınması niteliğinde olarak kabul edilmiştir. Esasen talep ile diğer tarafların rızası alınması gerektiği, taraf/vekillerinin geri almaya ilişkin muvakat ettikleri dikkate alınarak tarafların açık beyanı karşısında HMK. m. 26 uyarınca talebin fazlasına veya başka bir şeye karar verilmesi ise usulen mümkün değildir .
Taraf vekillerinin açık beyanı dikkate alındığında HMK 123. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Tarafların beyanları dikkate alınarak HMK 123. MADDESİ UYARINCA DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 366.191,13-TL harcın mahsubu ile artan 365.763,53-TL harcın davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00- TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 08/07/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza