T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1024 Esas
KARAR NO : 2024/453
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, kumaş alım ve satımı ile iştigal ettiğini, müvekkil şirket, davalı şirkete kumaş sattığını, aradaki ticari ilişki gereği yapılan satışlar için fatura kesilmiş ve cari hesap tutulduğunu, davalı şirket, 03.02.2022 yılı itibariyle 1.837.446,27 TL müvekkil şirkete borçlu olduğunu, müvekkilin alacaklı olduğu fatura, cari hesap ekstresi ve ticari defterlerle sabit olduğunu, müvekkil şirket, davalıdan borcunu talep etmesine rağmen davalı taraf buna kayıtsız kalmış ve borcunu ödemeye yanaşmadığını, davalı taraf hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ....Esas numarası ile takip başlatılmış ancak takibe itiraz edildiği için sonuç alınamadığını, Neticeten; yukarıda ayrıntılı olarak izah edilen ve mahkeme tarafından resen nazara alınacak sair hususlar doğrultusunda, davamızın kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere HMK 109. Maddesi kapsamında şimdilik net 50.000,00 TL alacağın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında 2019-2020- 2021 yılların arasında kumaş alım ticareti olduğunu, müvekkil firma, davacı firmanın pazarlamacısı olarak kendini tanıtan .... 'tan kumaşları sipariş etiğini ve .... 'ın oğlu ... ise davacı firmada muhasebe bölümünde çalıştığını, ... 'ın SGK 'dan davacı firmada çalışma süresi ve tarihlerini gösteren belgelerin istenilmesini sayın mahkemeden talep ettiklerini, çalışan ...., davacı firmada muhasebe bölümünde çalışmasının avantajıyla, babası ... ile görevini kötüye kullanarak, firmadan maddi açıdan yarar elde ettiklerini, faturasız yapılan ticaretlerde, kayıt dışı olması adına ödemelerin .... kendi şahsi hesabına yapılmasını talep edilmiş ve davacı firmanın bu durumdan haberi olduğundan belirttiklerini, müvekkil firma yine de bir sorun olmaması adına kendi resmi hesabından, davacı firmanın muhasebe çalışanına ödemeler gönderdiğini, ödemeler bilirkişi aşamasında sunulacağını, bu konuyla ilgili hukuki işlem başlatıldığını, ayrıca çalışan ..., davacının resmi hesabına gönderilen ödemeleri tam anlamıyla cari hesaba işleme işlediği ödemeleri de farklı miktarlar girerek gerçeği yansıtmayacak şekilde kayıtlara girdiğini, davacı firma içerisinde bu durumların ortaya çıkmasıyla baba-oğul'un işlerine son verildiğini, davacı firmada çalışan baba-oğul görevini kötüye kullanmış, kayıtlarda gerçekler yansıtmamakla birlikte, davacı firmanın kayıtlarının gerçekliği olmadığını, Neticeten; davacı firmanın gerçekleri yansıtmayan kayıtlarının dikkate alınmamasını ve iş bu davanın reddini, yargılama gideri ve vekâlet cretinin davacı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; kumaş alım ve satımımdan kaynaklanan alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının faturaya dayalı cari hesap alacağından kaynaklı davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, davalının savunması kapsamında davalı tarafça davacı şirket çalışanının şahsi hesabına ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise ödemenin borcu sona erdirip erdirmediği, davacının gerçeğe aykırı kayıt tutup tutmadığı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizin 08/02/2023 tarihli celsesinin (1) no'lu ara kararı uyarınca: davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve tarafların ticari defterleri incelenerek; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile taraflar arasında ki ticari ilişki kapsamında davacının faturaya dayalı cari hesap alacağından kaynaklı davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı, davalının savunması kapsamında davalı tarafça davacı şirket çalışanının şahsi hesabına ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise ödemenin borcu sona erdirip erdirmediği, davacının gerçeğe aykırı kayıt tutup tutmadığı hususlarında tarafların ticari defter ve belgeleri ile bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Dava konusunun, davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan cari alacağının davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğu, davacının 2020 ve 2021 yılları yevmiye defteri kapanış tasdikini yaptırılmadığından lehine delil niteliğinin bulunmadığı, 2022 yılı envanter defteri açılış tasdikinin yaptırılmadığından lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre; dava tarihi (11.11.2022) itibariyle davacının davalıdan 1.775.846,27 TL borçlu olduğu, davalının 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; dava tarihi (11.11.2022) itibariyle davalının davacıdan 9.611,28 TL alacaklı olduğu, davalı ... dosyaya mübrez BA formunda davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturalar da dahil olmak üzere davacı ... 2020 ve 2021 yılında düzenlemiş olduğu faturalardan 21.12.2020 tarihli ... no.lu 62.804,38 TL tutarlı fatura haricinde bütün faturaların davalı BA formunda bildirilmiş olduğu, davacının cari alacağını teşkil eden faturalardan 21.12.2020 tarihli ... no.lu 62.804,38 TL tutarlı fatura haricinde faturalarının tamamının davalı BA formunda bildirildiği ve davalı ... davacı cari ekstrelerinde bulunan ödemeler haricinde başkaca bir ödeme belgesi sunmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacı ... dava tarihi itibariyle davalı ... 1.775.846,27(davacı cari ekstresine göre cari alacak) -62.804,38(davacının ispatına muhtaç olan fatura tutarı) 1.713.041,89 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği, Neticeten; davacı ... dava tarihi itibariyle davalı ... 1.713.041,89 TL cari alacaklı olduğu,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi raporu snrasında 19/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 50.000,00-TL olan dava değerini 1.663.041,89-TL arttırarak 1.713.041,89-TL'ye çıkarttığı görülmüş olup, yatırılması gereken harç tutarının 29.254,47-TL olduğu, davacı tarafça başlangıçta 853,88-TL harç yatırıldığı anlaşılmakla, davacı vekiline yatırması gereken 28.400,59-TL eksik harcı yatırması için 1 aylık kesin süre verilmiş ve belirtilen sürede harcı yatırarak dosyanın celse arasında miktar itibari ile mahkememiz heyetine tevdi olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, davanın ispat vasıtası ticari defter ve kayıtlar olup ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil teşkil etmesi, tacirin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerin kendisi lehine kanıt teşkil etmesi, her iki tarafın da defter tutma yükümlüsü olmasına , uyuşmazlığın her iki tarafında defterlerine kaydetmesi gereken ticari bir işle ilgili olmasına , tutulması gereken tüm defterlerin tutulmuş olmasına, defterlerin usulüne uygun tutulmasına ve onaya tabii defterlerin onaylatılmış olmasına, defterlerdeki kayıtların birbirini teyit etmesine, defterlere dayanarak ispat edilmek istenen iddianın da karşı taraf delillerince çürütülememiş olmasına, defterlerine dayanan tarafın yemin etmiş olmasına bağlıdır.(BAHTİYAR, M., Ticari Defterlerin Hukuki Önemi ve Sahibi Lehine Mahkemede Delil Olma Şartları, Makaleler II, s. 71 vd; ARKAN, s. 330 vd.)
HMK. 219. maddesine (HUMK. 326) göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, eş söyleyişle, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar HMK. 219. ve ardından gelen maddelerindeki konuya ilişkin genel düzenlemelere tabidir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kararlarında da açıklandığı üzere HMK. 220. maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki HMK. 220. (HUMK. 330, 331, 332 ) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Eş söyleyişle, belirtilen bu durumda ticari defterlerde HMK. 219. ve sonraki maddeleri anlamında "belge" niteliğindedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Somut olay bakımından dava konusu davacının, davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan cari alacağının davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğu dikkate alınarak tarafların sundukları defter ve kayıtlar incelenmiş buna göre davalı ... dosyaya sunulan BA formunda davacının takip dayanağı
yapmış olduğu faturalar da dahil olmak üzere davacı ... 2020 ve 2021 yılında
düzenlemiş olduğu faturalardan 21.12.2020 tarihli ... no.lu
62.804,38 TL tutarlı fatura haricinde bütün faturaların davalı BA formunda
bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir. davacının cari alacağını teşkil eden
faturalardan 21.12.2020 tarihli .... no.lu 62.804,38 TL tutarlı
fatura haricinde tamamının davalı BA formunda bildirildiği ve davalı ...
davacı cari ekstrelerinde bulunan ödemeler haricinde başkaca bir ödeme belgesi
sunmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacı ... dava tarihi itibariyle
davalı ... 1.775.846,27(davacı cari ekstresine göre cari alacak) -
62.804,38(davacının ispatına muhtaç olan fatura tutarı) = 1.713.041,89 TL
alacaklı olduğunun kabulünün gerekmiş ve Bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere; 21.12.2020 tarihli ... no.lu 62.804,38 TL tutarlı fatura haricinde faturalarının tamamının davalı firmanın BA formunda bildirildiği ve davalı ... müvekkil cari ekstrelerinde bulunan ödemeler haricinde başkaca bir ödeme belgesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı ... cevap dilekçesinde; bir sorun olmaması adına kendi resmi hesaplarından, müvekkil firmanın muhasebe çalışanına ödemeler gönderdiğini, ödemelerin bilirkişi aşamasında sunulacağını ve ortaya çıkacağını iddia etmiş ise de böyle bir ödemenin olmadığı raporla tespit edilmiş olup söz konusu rapor hükme elverişli olup davacının ıslah talebi de dikkate alınarak davanın kabulü ile davanın kısmi dava olarak açıldığı faiz talebinin sadece dava dilekçesinde gösterilen değer bakımından olduğu ıslah ile ayrıca faiz talebi olmadığından taleple bağlılık ilkesi gereğince Davacının ıslah dilekçesi dikkate alınarak 1.713.041,89-TL'nin (50.000,00-TL'si yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işletilerek) davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE: Davacının ıslah dilekçesi dikkate alınarak 1.713.041,89-TL'nin (50.000,00-TL'si yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işletilerek) davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 117.017,90-TL harçtan peşin alınan 853,88-TL harç ile 28.400,59-TL ıslah harcın mahsubu ile noksan kalan 87.763,43-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 853,88-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı ile 28.400,59-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 29.335,17-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 2.830,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 209.043,35-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza