T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1063 Esas
KARAR NO : 2024/789 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/11/2022
KARAR TARİHİ : 10/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16.09.2024
Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili olduğu .... A.Ş ünvanlı Şirket, yüklerini taşıtmak isteyen yük sahiplerine uluslararası deniz, hava ve kara taşımalarında aracılık ve lojistik hizmeti verdiğini, taşıma işleri komisyoncusu sıfatına haiz olduğunu. Müvekkiline yapılan talep üzerine, Davalı .... San. Ve Tic Ltd. Şti’ne ait emtiaların İstanbul'dan ....'e nakliyesi hava yolu taşıması ile gerçekleştiğini, bu kapsamda, Borçlu firma tarafından alacak tutarının bir kısmı ödenmiş olmasına karşın Cari Hesap Ekstresi kapsamında 840 USD tutarında bakiye borç miktarı bulunduğunu, İşbu cari hesap ekstresi, 27.08.2021 tarihli İhtarname yazısına eklenmek suretiyle Karşı Tarafa tebliğ edilmiş olduğunu, borçlu firma tarafından kanuni süreler içerisinde geri dönüş gerçekleşmediğini ve itiraz edilmediğini T.T.K.’nın ilgili maddelerine göre Borçlu Firma bakiyeyi kabul etmiş sayıldığını. davalı Şirket tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takip haksız nedenle durdurulmuş olduğunu; Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan değişiklik neticesinde açılacak olan ticari davalar açısından dava şartı arabuluculuk kurumunun kabul edilmesi sonucunda uyuşmazlığın çözümü amacıyla 13.01.2022 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve ... sayılı arabuluculuk dosyası tahtında gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde herhangi bir anlaşma sağlanamadığını ve 14.02.2022 tarihinde anlaşma sağlanamadığına ilişkin Arabuluculuk Son Tutanağı imzalanmış ve bu nedenle işbu itirazın iptali ve alacağımızın tahsili davasının ikamesi zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle borçlunun icra takibine haksız itirazlarının iptali ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile Müvekkili olduğu Şirketin 930,03 USD alacağının tamamının TTK, TBK ve diğer yasal hükümler ile ve USD mevduata bankalarca uygulanan en yüksek yıllık faiz ile birlikte Davalı Borçludan tahsil edilerek taraflarına ödenmesine ve aynı zamanda Davalı tarafın icra takibine karşı yapmış olduğu haksız itiraz sebebiyle alacağımızın %20’sinden az olmamak üzere haksız icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talebi ile işbu davanın ikamesi zarureti doğduğunu arz ve izah edilen sebepler ile davaya konu talebimizin kabulü ile Davalı Borçlunun haksız olarak icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına ve fazlayı talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, ana para borcu ve faizi dikkate alınarak Müvekkil Şirketin hak kazanmış olduğu alacağının talebimiz gibi 930,03 USD mevduata bankalarca uygulanan en yüksek yıllık faizi ile birlikte aynen aksi halde 3095 sayılı kanun uyarınca aynı paranın fiili ödeme tarihindeki T.C.M.B. Efektif satış kurundan TL karşılığının tahsiline, davalı Borçlunun, başlatılmış olan icra takibine yaptığı haksız ve yersiz itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
Bilirkişi tarafından 13/05/2024 tarihinde sunulan raporda: "Dosya mevcudu kayıt ve belgeleri ile tarafların ticari defter kayıt ve belgeleri arasında 2020 yılında başlayıp 2021 yılında sona eren ve ticari bir ilişki bulunduğu. davacının davalıya taşıma hizmet konuda herhangi bir çekişme bulunmadığı, e belgelerine göre taraflar açık hesap şeklinde yürütülmüş olan eti vermiş olduğu, taraflar arasında bu konuda herhangi bir çekişme bulunmadığını davacının usulüne uygun olarak tutulan 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre davalıya düzenlediği taşıma faturalardan davalıdan yaptığı tahsilatları düştükten sonra ve de ilgili dönemlere ilişkin yapmış olduğu kur farkı kayıtları neticesinde oluşan cari hesap bakiyesi nedeniyle icra takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 7.428,37 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, Davalıya ait ticari defterler inceleme gün ve saatinde incelemeye ibraz edilmediğinden incelenememiş olmakla birlikte bir önceki bilirkişi raporu içeriğinden davalının usulüne uygun olarak tutulmuş olan 2021 yılına ait ticari defter kayıtlarına göre cari hesap bakiyesi nedeniyle icra takip tarihi itibariyle davacıya 4.668,35 TL tutarında borçlu gözüktüğünün anlaşıldığı, Taraf kayıtlarının davacının düzenlediği taşıma faturaları ve davalının bu faturalara mahsuben yapmış olduğu ödemeler yönünden bir biriyle örtüştüğü ancak davacının yaptığı kur farkı kayıtlarından dolayı tarafların cari hesap bakiyelerinin örtüşmediği, davacı tarafça yapılan kur farkı kayıtlarının doğruluğunu ispata yarar dayanak belgeler sunulmadığından ispata mutaç olduğu değerlendirilerek ve tarafların ticari defter kayıtları esas alınarak davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 4.668,35 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, Diğer yandan taraflar arasındaki ilişkinin niteliği gereği (yurtdışı hava taşımacılığı hizmeti) iş bedelinin yabancı para belirlenmesinin gerekli olduğu keza taşıma senedinde de para biriminin yabancı para olarak gösterildiği ve davacı tarafça düzenlenen faturalarda bedelin yabancı para cinsinden gösterildiği ve de fatura ödemelerinin yabancı para cinsinden yapılması gerektiğinin açıkça belirtilmiş olduğu gözetilerek her ne kadar davalı tarafça ödemeler TL olarak yapılsa da. taraflar arasındaki borç/alacak durumunun zira davacının da dava konusu olan icra takibinde ve huzurdaki davadaki taleplerinin de bu yönde olduğu, davacının dosyaya sunduğu ve ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu belirlenen yabancı para cinsinden düzenlenmiş cari hesap ekstresine göre takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 25/03/2021 tarihli 882.00 USD bedelli faturadan kaynaklı cari hesap bakiyesinden dolayı 840,00 USD alacaklı durumda olduğu,Dosya kapsamına göre taraflar arasında ödeme vadesini düzenleyen karşılıklı olarak imza edilmiş olan yazılı herhangi bir anlaşmanın bulunmadığı ve davacı tarafından davalıya noter kanalıyla herhangi bir temerrüt ihtarnamesi de gönderilmediği anlaşılmakla birlikte davacının vekilleri aracılığı ile bir kısım e-posta adreslerine 27/08/2021 tarihli bir e-posta göndererek alacağın ödenmesini istediği belirlenmekte olup sayın Mahkemece bu e-postanın gerçerli bir temerrüt ihtarı olduğunun kabul edilmesi durumunda icra takibinde talep edebileceği işlemiş faiz miktarının rapor içerisinde ayrıntıları gösterildiği şekilde davacının terditli olarak USD cinsinden belirlenen alacağı için 2,02 USD, TL cinsinden belirlenen alacağı için ise 91,03 TL olabileceği," sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, iflas kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağından kaynaklı olarak başlatılan alacağa ilişkin icra takibine davalının itirazı üzerine, davalının itirazının iptali talebi hakkındadır.
Davalı dava dilekçesinde; davalıya ait bir kısım emtianın taşınması hususunda davalıya hizmet verdiğini, davalının ise ilgili hizmete ilişkin bedeli tamamen ödemediğini iddia etmektedir. Davalı ise icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde borcun ödendiğini iddia etmiş, Mahkememiz dosyasında dava dilekçesine ise cevap vermemiştir. Bu bağlamda davalının icra dosyasındaki itirazı gözetildiğinde taraflar arasındaki ticari ilişki davalı tarafından inkar edilmemiş, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tamamen ödendiği iddia edilmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için taraflara süre verilmiş olup, davacı ve davalı tarafından ticari defterlerin sunulduğu, bilirkişi raporlarına göre davacının ve davalının ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu bu suretle sahibi lehine delil olduğu tespit edilmiştir.
Yine bilirkişi incelemesi neticesinde; Davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterinde kayıtlı olduğu anlaşılmakta olup, dolayısıyla davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiğine dair herhangi bir uyuşmazlık olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce alınan her iki bilirkişi raporunda da tarafların cari hesapları ve faturalar arasındaki farkın kur farkından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bu noktada uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmenin dövizle yapılıp yapılamayacağı ve bu doğrultuda döviz olarak alacak talebinde bulunulup bulunamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere Türk Parasının Kıymetinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili Cumhurbaşkanlığı kararı gereğince Türkiye'de yerleşik kişilerce döviz ile veya dövize endeksli hizmet sözleşmelerinin yapılması yasaklanmış ise de Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca çıkartılan tebliğlerde söz konusu yasağın istisnaları düzenlenmiş olup, taraflar arasındaki uluslararası taşımacılığa ilişkin sözleşmenin de söz konusu istisnalar kapsamında olduğu, dolayısıyla taraflar arasında döviz ile sözleşme yapılabileceği ve alacak talebinde bulunulabileceği değerlendirilmiştir.
Yine davacı tarafından kesilen faturaların USD olarak kesildiği ve faturalarda ödemelerin USD cinsinden yapılması gerektiğinin belirtilmesine rağmen davalı tarafından TL olarak ödeme yapılmasının, davacının dövizden kaynaklanan alacak talebini döviz olarak talep etmesini engellemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşmenin değiştirilmesi olarak yorumlanamayacağı değerlendirilmiştir.
Buna göre Mahkememizce alınan 13.05.2024 tarihli bilirkişi raporu usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun görülmüş, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek 13.05.2024 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı ve davalının ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş olduğu, birbirlerini doğruladıkları, davacı tarafından kesilen faturaların davalının ticari defterine işlenmiş olduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin davacının ticari defterinde bulunduğu, tarafların ticari defterlerindeki cari hesap farkının davalının USD olarak kesilen faturalara TL olarak ödeme yapması sebebiyle kur farkından kaynaklandığı ancak davacının taraflar arasındaki hizmetin niteliği ve uluslararası taşımacılık işine ilişkin olması sebebiyle USD üzerinden kestiği faturaları talep edebileceği, davacı tarafından davalının yaptığı TL ödemelerin ödeme tarihindeki kura göre USD'ye çevrilerek cari hesaptan düşüm yapılması sonucunda davalının davacıya 840,000-USD borcunun bulunduğu ve davalı tarafından söz konusu bedelin ödendiğinin ispatlanamadığı anlaşılmış olup, 840,00-USD asıl alacak yönünden davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Alacağı likit ve muayyen olduğu bu sebeple tazminat koşullarının gerçekleştiği anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın takip tarihindeki kur ile TL karşılığının %20'si oranında olan 1.491,84-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından işlemiş faiz talep edilmiş olmakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 18. Maddesinin 3. Fıkrası şu şekildedir:
"Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır."
İlgili hükümden görülebileceği üzere tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye yönelik ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerekmekte olup, davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğüne dair ihtarın noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapıldığına dair bir delil sunulmamış olup, davacının takipten önce işlemiş faizi talep edemeyeceği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde faturalarda son ödeme tarihinin belirtildiği bu sebeple temerrüdün gerçekleştiği iddia edilmiş ise de faturaya tek taraflı olarak yazılan son ödeme tarihinin davalıyı bağlamayacağı, davalının söz konusu vadeyi kabulüne dair herhangi bir yazılı delil sunulmadığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE
Buna göre; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında davalının itirazının 840,00-USD asıl alacak ve işleyecek faiz oranı yönünden 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince kamu bankalarınca USD mevduata uygulanan 1 yıla kadar vadeli en yüksek mevduat faizi yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında olan 1.491,84-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.066.40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.066,40-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında %90,31'i olan 1.408,98-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 151,02-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 335,78-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan ( Bilirkişi ücreti ve posta masrafları) olmak üzere toplam 7.089,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren %90,31'i olan 6.402,76-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan ( Bilirkişi ücreti ve posta masrafları) olmak üzere toplam 500-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren %9,79'u olan 48,95TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
5-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 15.611,316-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1,673,19-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza