T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1202 Esas
KARAR NO : 2024/821
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19.09.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: Dava konusu icra takibine dayanak faturanın onarımı yapılan aracın müvekkil firmaya ait olmadığını, uyuşmazlık konusu faturaya ait araç plakasının .... olduğunu, araç malikinin .... olduğunu, davacı tarafından haksız bir şekilde ve bilgileri dışında Müvekkil firmaya kesilen faturanın somut olayla bir ilgisi bulunmadığını, davacının yapılan tüm araç onarım bedeli ve işçilik bedellerini araç maliki olan ....'den talep etmesi gerektiğini, Bu nedenle araç maliki veya işleteni dahi olmayan Müvekkil firmaya karşı yönetilen işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, Müvekkil firmanın Davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, aracın onarımının yapıldığına dair herhangi bir somut tutanak dahi olmadan araç tarafımıza teslim edilmeye zorlandığını, Daha sonrasında aracın onarıldığı bilgisi üzerine yine aracın tarafımıza teslimine ilişkin tutanak tutulmadan araç tarafımıza adeta mal kaçırırcasına teslim edildiğini, açıklandığı üzere Davacı firmanın araç onarım işini ayıplı olarak ifa ettiğinden araç onarımı tamamlanmamasına rağmen fatura düzenlendiğini, davacı tarafa iade faturası ile fatura davacı firmaya iade edildiğini, öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünde .... Esas sayılı icra takibinin iptaline, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın 9620'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacı .... otomotiv inşaat tekstil sanayi ve ticaret limited şirketi uşak şubesi tarafından müvekkili firmaya 10/10/2022 tarihinde bakırköy .... icra müdürlüğünde .... esas sayılı dosyası ile 13.09.2022 tarihli .... numaralı faturaya istinaden icra takibi başlatıldığını, müvekkili olduğu firmaya karşı yapılan icra takibine 19.10.2022 tarihli borca itiraz dilekçesi ile borca, faize, ferilere ve yetkiye itiraz edildiğini, yapılan itiraz neticesinde icra takibi durduğunu, dava konusu icra takibine dayanak faturanın onarımı yapılan araç müvekkil firmaya ait olmadığını, müvekkili olduğu firmanın davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını davacı firma, bakırköy .... icra müdürlüğünde .... esas sayılı dosyasında müvekkili firmaya icra takibi başlattığı dayanak belge olarak yalnızca 13.09.2022
tarihli ... numaralı fatura olduğunu,. görülmekte olan işbu dava dilekçesinde ve ekinde görüldüğü üzere icra takibine konu fatura haricinde başkaca belgelere dayandığını. davacı firmanın müvekkili firmaya düzenlediği 13-09-2022
tarihli .... numaralı fatura haricinde sunduğu tüm belgelerin yargıtayın içtihadı doğrultusunda dava dışı tutulması gerektiğini, öte yandan 13.09.2022
tarihli .... numaralı faturaya karşın müvekkili firma tarafından 30.09.2022 tarihli .... fatura numaralı iade faturası düzenlendiğinden işbu davanın konusuz kaldığı ve bakırköy .... icra müdürlüğünde .... esas sayılı dosyasına yapılan itirazlarının yerin de olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece resen dikkate sebeplerle öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, bakırköy .... icra müdürlüğünde ... esas sayılı icra takibinin iptaline, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafayükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tanığı ... beyanında: "Ben davacı .... Otomotiv şirketi bünyesinde çalışmaktayım 6 senedir davacı bünyesinde çalışmaktayım. ben mekanik servis danışmanıyım. Dava konusu ... Plakalı aracı bilmekteyim. Bu aracı ben teslim aldım. Ben bu aracı davalı şirketin çalışanı ....'dan teslim aldım. Araç bize getirildiğinde aracın hararet ile ilgili bir sıkıntısı vardı. Davalılar bu sıkıntıyı çözememişler bizden yapmamızı istediler biz tespiti yaptık kendilerine bilgi verdik, biz ilk başta yapılması gerekenleri tespit edip kendilerine bilgi verdik, daha sonra .... onay verdi, ben bunun üzerine parçaların siparişini verdim. Parçalar yurt dışı siparişi idi. Bu sebeple geç geldi. Parçalar gelip takıldıktan sonra araçtaki arıza giderildi. Ben kendilerini arayıp haber verdim. Daha sonra davalı şirketten şahsi cebim arandı. Arayan kişi kendisini bana müdür olarak tanıttı. Ödemeyi daha sonra yapmak istediklerini, bizim şirket ile devam eden bir ticari ilişkilerinin olduğunu ve aracı kendilerine göndermemi istedi. Biz aracı gönderdik, ödemeyi almadan. Bu araçtaki arızanın giderilmediği yönünde tarafımıza herhangi bir dönüş olmamıştır. Davalının iş yeri bizim iş yerimize 20 km uzaklıktadır, iddia edilen arıza mevcut olmuş olsaydı bu araç zaten 20 km gitmezdi. Davalının, müşterisine teslim etmeden önce aracı inceleme arızanın giderilip giderilmediğini kontrol etme yükümlülüğü vardır. raç teslimlerini ben yapmaktayım. Herhangi bir yetkiliye sormama gerek yoktur. Servis kısmı aracın son sürüş ve kontrollerini yaptıktan sonra artık teslimi gerektiğini düşündüklerinde bana bilgi veriyorlar ben de bunun üzerine müşteriyi arıyorum. Davalı şirket ile sürekli çalışmamız olduğu için ne bizim ne onların bize teslim ettikleri mallar üzerinden teslim tutanakları düzenlenmiyor, bu sebeple aracın teslimine ilişkin teslim tutanağı yoktur. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır" dedi.
Davacı tanığı ... beyanında: "Ben davacı şirket bünyesinden 2017 yılından itibaren çalışmaktayım. Şirketin dış işleri ile ilgileniyorum, fatura tahsilatları (davacı şirketin bankadaki parasını talimat ile çekilmesi işlemi), araç getirip götürmeler yapmaktayım. Ben dava konusu .... aracı bilmekteyim. İş yerinden bana bu plakalı aracın hasarının giderilip onarımının yapıldığı, aracın tesliminin gerektiği belirtildi. Ben de bu aracı davalının servis müdürü ile atölye şefine kendilerinin aracı kontrol etmesi üzerine teslim ettim. Davalı şirket çalışanları aracın etrafına baktılar, aracı çalıştırdılar, aracın yapıldığına yönelik bana tamam şeklinde onay verdiler, hatta beni aynı araç ile ... Metrobüs durağına bıraktılar. bu araç ile ilgili bana herhangi bir ödeme yapılmamıştır, Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır, " dedi.
Davacı tanığı .... beyanında "Ben davalı şirket bünyesinde 2015 yılının Mayıs ayından beri çalışmaktayım ve halen çalışıyorum. Ben mekanik teknisyeniyim. dava konusu ... Plakalı aracı hatırladım. Bizim şirketçe .... adlı firma ile ikinci el sattığı araçlara mekanik garanti verilmesi hususunda bir anlaşma mevcuttur. Müşteri .... plakalı aracı bize hararet var şikayetiyle getirdi. Biz onarım ve termostat değişikliği sonrasında aracı tekrardan müşteriye teslim ettik. Araç tekrardan hararet yapıyor diye geldi. Biz sorunu tespit edemedik, biz .... firmasını aradık, bu araçtaki arızayı tespit edemedik, yetkili servisçe değerlendirilmesi gerekmekte dedik, onlar da tanıdık var mı diye sordular ben de .... yetkilisi servisini söyledim. Bu şirketin müdürü ..... daha önce çalıştığım kişiydi, bu sebeple tanıdık var diye söyledim. Daha sonra .... abiyi aradım, kendisine aracın arızasını anlattım. Kendisi de getir bakalım dedi. Aracı götürdüm. Ben bu aracı götürürken şirket yetkililerinden onay aldım. Bana aracı götürebilirsin dediler, ben de aracı götürdüm. Aracı götürdüğümde yapılan ilk kontrolde şase numarasında tespit yapılarak, ilgili aracın fabrikasından geri çağrılması olduğu bana söylendi. Bu geri çağrılmanın sebebi de hararet kaynaklı idi. Aracın kalması gerektiği söylendi ben de aracı bırakıp geldim. Benim 6 ay boyunca bu teslimden sonra herhangi bir ilgim olmadı. 6 ay sonra .... Abi beni aradı. Bu araç ile ilgili bize sizin firma ödeme yapmadı dedi. Ben araca herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Ben de bizim şirket yetkililerini aradım. Ben ... servisin genel Müdürü .... Bey'i aradım. Bana vermiş olduğu cevap şu şekliyleydi. Araca davacıdan teslim alınıp müşteriye teslim edildiğinde yine aynı hararet arızasını vermiş yönündeydi. Daha sonra bu aracı Topkapı'da bilmediğim bir servise götürmüşler, o serviste bu araca herhangi bir işlem yapılmadığı söylenmiş, bu sebeple ... firması benim çalıştığım davalı firmaya ödeme yapmamış, davalı firma da aynı sebeple davacıya ödeme yapmamış. Davacı çalışanı ... abi aracı bizim şirkete teslim etmiş ama kime teslim ettiğini bilmiyorum. Bu bilgim görgüye dayalı değildir, bilgiye dayalıdır. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır," dedi.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 06/05/2024 tarihli raporda: "Davacı tarafın 2022 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 2022 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı tarafın davalı taraf hakkında 15.828,00 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık ticari temerrüt faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden 13.10.2022 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın 19.10.2022 tarihinde itiraz ettiği, icra dairesinin 19.10.2022 tarihinde takibi durdurduğu, Davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği 1 adet faturanın, 13.09.2022 tarihli, .... numaralı ve KDV dahil 15.828,00 TL tutarlı olduğu, Faturanın açıklama kısmına mal ve hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İş bu faturanın tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, “Türk Ticaret Kanunu'nun MADDE 21- (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 1 adet iade faturasının, 30.09.2022 tarihli, .... numaralı ve KDV dahil 15.828,00 TL tutarlı olduğu, Faturanın açıklama kısmına mal ve hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, İş bu faturanın tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, “Türk Ticaret Kanunu'nun MADDE 21- (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. davacı tarafın düzenlediği 1 adet ve KDV dahil 15.828,00 TL tutarlı satış faturası ile davalı tarafın düzenlediği 1 adet ve KDV dahil 15.828,00 TL iade faturasından sonra taraflar arasındaki faturalaşma sürecinin devam ettiği, davacı tarafın 2 kere daha 15.828,00 TL tutarlı olan aynı faturayı, davalı tarafın 1 kere daha 15.828,00 TL tutarlı aynı faturayı düzenlediği, iş bu faturaların tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, “Türk Ticaret Kanunu'nun MADDE 21- (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." İfadesi yer almaktadır. Takibe konu faturanın ve iade faturasının 2022 yılı eylül ayında taraflarca karşılıklı olarak beyan edildiği, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 13.10.2022 takip tarihi itibariyle davalı taraftan alacağının olmadığı, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 13.10.2022 takip tarihi itibariyle davacı tarafa borcunun olmadığı, Ancak tarafların ticari defterlerinde karşılıklı olarak, 13.09.2022 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 15.828,00 TL alacaklı olduğu, 30.09.2022 tarihinde bakiyenin sıfırlandığı, 15.11.2022 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 15.828,00 TL alacaklı olduğu, 30.11.2022 tarihinde bakiyenin sıfırlandığı, 07.12.2022 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 15.828,00 TL alacaklı olduğu, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafın düzenlediği ve takibe konu ettiği 1 adet KDV dahil 15.828,00 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, Davalı tarafın iş bu faturaya karşın 1 adet ve KDV dahil 15.828,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği, Sonrasında taraflar arasındaki faturalaşma sürecinin devam ettiği, davacı tarafın 2 kere daha 15.828,00 TL tutarlı olan aynı faturayı, davalı tarafın 1 kere daha 15.828,00 TL tutarlı aynı faturayı düzenlediği, iş bu faturaların tamamının tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, 4. Termostata kutusu, Antifriz, Motor su seviye sensörü, Turbo Elektro vanası, Turbo seleoid valfi, Turbo hava giriş borusu, Termostat müşür tesisatı, kanister havalandırma hortumu değişimi neticesinde 13.09.2022 tarihli, .... numaralı ve KDV dahil 15.828,00 TL tutarlı fatura .....SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. adına düzenlenmiş olduğu, arızanın onarılarak teslim edilmiş olduğu, Netice itibariyle davacı tarafın takip tarihi itibariyle 15.828,00 TL alacağı talep edebileceği, takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık ticari temerrüt faizi talep edebileceği" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; Alacaklı davacının davalı hakkında 10/10/2022 tarihinde 15.828,00.TL asıl alacak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiilen ödeme tarihine kadar asıl alacağı işleyecek yıllık faizi ve değişen oranlardaki faizi ile borçludan tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya 18/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Dava; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan fatura alacağına dair icra takibine davalının itirazı üzerine itirazın iptali talebinden ibarettir.
Davalı ilk olarak icra takip dosyasında icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olup, davacının yerleşim yerinin Bakırköy Adliyesi yargı çevresinde olduğu, takibe konu alacağın para alacağı olduğu 6100 sayılı HMK'nın atfı gereği uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 89. Maddesine göre para alacağının alacaklının yerleşim yerinde ifası gerektiğinden alacaklının kendi yerleşim yerinde takip başlatmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının ve dolayısıyla Mahkememizin yetkisine dair itirazının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde; davalı şirket çalışanının dava dışı üçüncü kişiye ait aracı onarımının yapılması için teslim ettiğini, aracın onarımı yapıldıktan sonra davalı şirket çalışanına teslim edildiğini ve davalı şirkete fatura kesildiğini, aracın onarım için davacıya teslimi ve onarım sonrasında davalı çalışanına teslim edilmesine rağmen davalı tarafından borcun ödenmediği iddia edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; takibe konu faturaya ilişkin aracın kendisine ait olmadığını, aracın onarımına ilişkin bedelin araç malikinden talep edilmesi gerektiğini, takibe dayanak faturaya konu aracın dava dışı .... firması tarafından kendilerine getirildiğini, onarım için gerekli tertibatın olmaması sebebiyle aracın davacı firmaya yönlendirildiğini, aracın tam olarak onarıldığına dair herhangi bir tutanak olmadan aracın kendilerine teslim edildiğini, kendilerince de aracın ....'e teslim edildiğini, ancak ... tarafından aracın onarımında eksikler olduğunun kendilerine iletildiğini ve aracın başka servise yönlendirilerek onarımının yapıldığını, davacının düzenlediği faturanın iade edildiğini herhangi bir borçlarının olmadığını beyan ve iddia etmiştir.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, tarafların ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olarak tutuldukları, sahipleri lehine delil vasfının bulundukları anlaşılmaktadır. Ancak tarafların ticari defterlerinde takibe konu fatura için davacının davalıya fatura kestiği, davalının ise karşılıklı olarak iade fatura kestiği dolayısıyla ticari defterler yönünden inceleme sonucuna ulaşılamadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafa ait servis evrakları incelendiğinde; ilgili aracın davalı çalışanı tarafından davacıya teslim edildiği, yapılan işlemlerin ve değişen parçaların davacıya ait servis formunda belirtildiği anlaşılmaktadır.
Nitekim davalı tarafından sunulan aşamalardaki cevap ve beyanlarda da ilgili aracın davalı şirket çalışanı tarafından davacıya onarım için teslim edildiği ve teslim alındığı inkar edilmemiştir. Bu bağlamda davacı ve davalı şirket arasında dava dışı üçüncü kişiye ait aracın onarımı için eser sözleşmesinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından ilgili aracın tamirinin gereği gibi yapılmadığı bu sebeple borçlu olunduğu iddia edilmiş olup, söz konusu iddiaya ilişkin eser sözleşmesinde ayıbı düzenleyen 6098 sayılı Kanun'un 474. Maddesi şu şekildedir:
"İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır."
İlgili hükümden görülebileceği üzere yapılan işin tesliminden sonra makul süre içerisinde gözden geçirme ve ayıpları bildirmek zorundadır.
Buna karşılık davalı tarafından onarımın gereği gibi yapılmadığı iddia edilmiş ise de davacıya makul süre içerisinde ayıp ihbarı yaptığına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır.
Eserin kabulüne dair 6098 sayılı Kanun'un 477. Maddesi ise şu şekildedir:
"Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.
İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.
Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır."
6098 sayılı Kanun'un 477. Maddesinin 2. Fıkrasından görülebileceği üzere İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılacak olup bu noktada bedel ödeme yükümlülüğü iş sahibine geçecektir.
Bu noktada yapılan bilirkişi incelemesi ve ticari defter incelemelerine göre; davalının ilgili işe yönelik bedeli ödediğini ispat edemediği, yine davalının gözden geçirme ve ayıpları ihbar mükellefiyetlerini yerine getirmediği bu suretle eseri kabul etmiş sayıldığı ve bedel ödeme borcunun muaccel olduğu ancak bedelin ödenmediği anlaşılmakla davalının iddialarını ispat edemediği değerlendirilmiştir.
Davalı tarafından davacıya yemin teklif edilmiş olup, 17.09.2024 tarihli celsede davacı şirket yetkilisi teklif edilen yemini eda etmiş ve davalı bu suretle de iddialarını ispatlayamamış olup davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Buna göre; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... E. Sayılı takip dosyasında 15.828,00-TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından faiz oranına da itiraz edilmiş olup, takipte TTK 1530. Maddesi gereği ticari temerrüt faizi talep edildiği, taraflar arasındaki ilişkinin mal ve hizmet tedarikine ilişkin olduğu bu sebeple TTK 1530. Maddesi gereği ticari temerrüt faizi talebinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalının işleyecek faiz oranına itirazının da iptaline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
Buna göre; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında 15.828,00-TL asıl alacak ve işleyecek faiz oranı ile birlikte davalının yetki itirazı yönünden itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2-Tazminat koşullarının oluştuğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 3.165,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.081,21-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 191,17-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 890,04-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 680,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafça sarf edilen toplam 271,87-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 9.300,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 15.828,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza