T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/237 Esas
KARAR NO : 2024/394
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/12/2020
KARAR TARİHİ : 22/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında davacı adına kayıtlı bulunan İstanbul İli, ... İlçesi, .... Mahallesindeki 24 adet parselden ibaret brüt 642.437,96 m² arazinin imar planlarının yapılması, uygulama imar planlarına uygun ifraz ve parselasyon yapılmasına uygun hale getirilip net alandan taraflar arasında paylaşılmasını konu edinen bir Site Arsası Kat Karşılığı Satış Vaadi Sözleşmesi yapıldığını, ancak sözleşme asıllarının mevcut olmadığını, karşı tarafta bulunduğunu, müvekkilinin iş bu sözleşme gereğince işlemlerin yapılması amacıyla 16/09/2016 tarihinde davalı firmaya 2.000.000,00-TL (İki Milyon Türk Lirası) ödeme yapıldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ve bu kapsamda davalıya yapılan ödemenin üzerinden bir yılı aşkın bir sürenin geçmiş olmasına rağmen, davalı tarafça edimin yerine getirilmemesi üzerine; davalıya gönderilen 22/09/2017 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamemiz ile sözleşme gereğince kendilerine ödenen 2.000.000,00-TL'nin hangi tutarda, nerelere ve hangi tarihlerde ödendiğinin bilgisinin istendiğini, Tarafımızca iş bu ihtar, aramızda sözleşme bulunan davalı firmaya gönderilmesine rağmen, davadışı bir firma tarafından Büyükçekmece .... Noterliğinin 27/09/2017 tarih .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtara cevap verildiğini, dolayısıyla, ihtarımız üzerine hukuki ve yasal bir cevap verilmediği ve aradan geçen uzun bir süre zarfına rağmen sözleşme gereği edim yerine getirilmediği dikkate alınarak, müvekkili ... SAN. ve TİC. LTD, ŞTİ, ile davalı .... DANIŞMANLIK FİNANS A. Ş. arasında akdedilmiş sözleşmelerin feshedildiğini ve bu hususun Bakırköy .... Noterliğinin 30/05/2018 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirildiğini, davalı ile akdedilen sözleşmeler feshedildiğinden, davalı tarafa ödenen ve kullanılmayan tutarların iadesi gerektiğini, davalı tarafın ödenen 2.000.000,00-TL'nin ne kadarının iş gereği kullanıldığını tarafımıza bildirmediğinden, iş bu tutarın iadesi amacıyla Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı - borçlu, haksız ve kötü niyetli olarak işbu takibe, takip konusu borca, faize, tüm ferilerine karşı itiraz edildiğini, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan, davacı likit olduğunu ileri sürdüğü alacak için kısmi dava açtığını, bu alacak niteliği itibari ile bölünebilir bir alacak olmayıp, kısmi alacak davası veya belirsiz alacak davası olarak bu davanın ikamesi mümkün olmadığını, davacının HMK 107. Maddesi uyarınca bu davayı belirsiz alacak davası olarak açamayacağını, alacaklı hem alacağının likit olduğunu ileri sürmekte, arabuluculuk ve icra takibi aşamalarında 2.000.000 TL istemekte olduğundan kısmi dava açması yasaya açıkça aykırı olduğunu, mvekkili ile Davacı ...... İnşaat arasında iki adet sözleşme imzalandığını, bu sözleşmelerde ikişer nüsha olarak hazırlandığını, her iki tarafta da bu sözleşmeler bulunduğunu, bunlardan yapılan ilk sözleşme 23.09.2016 tarihinde yapılan ikinci sözleşme ile fesih edilerek bu yeni sözleşme üzerinden tarafların hak ve borçları düzenlendiğini, yapılan sözleşmeye göre, Silivri ilçesi ... mahallesinde bulunan toplam 624.437,96 metrekare arazi için imar çalışmalarının yapılması işini müvekkili KDV dahil 11.755.000 TL olduğunu, ayrıca sözleşme kapsamında müvekkili tarafından yapılan işlerin bitmesi ile birlikte tarafların yapacağı anlaşmaya göre arsa paylaşımı yapılacağını, sözleşme kapsamında yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerden müvekkili firma öncelikle, 1/5000 ve 1/1000 altlık haritalarının hazırlanması ve devamında Jeolojik jeoteknik Etüt raporları ile Jeofizik ölçüm kesitleri yaptırıldığını, davacı tarafın, fesih için müvekkili firmaya gönderdiği, 22.09.2017 tarihli ve .... yevmiye numaralı Silivri .... Noterliğinin ihtarnamesi ve 30.05.2018 Bakırköy ..... Noterliğinin .... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile müvekkiline yapmış olduğu 2.000.000 TL ödemenin nereye harcandığını sorduğunu, ikinci ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini, davanın süre yönünden, esas yönünden reddine, tüm yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; Alacaklı davacı şirketin davalı şirket hakkında 2.000.000,00-TL asıl ve toplam alacağın, yıllık %9,75 avans faizi ile borçludan tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafından itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar ile sözleşmeye konu taşınmazlar da yerinde incelenmek sureti ile Taraflar arasında imar düzenlemesine uygun olarak davalının sözleşeme ygun olarak edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının da yine sözleşmeden kaynaklı ödeme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, sözleşmeye konu eksik işlerin bulunup bulunmadığı, var ise ne kadarlık eksik iş bulunduğu ve eksik ifanın kimden kaynaklandığı, davacının herhangi bir zararının ve alacağının bulunup bulunmadığı, davalının icra takibine itirazının yerinde olup olmadığı noktasında ayrıntılı gerekçeli ve denetime elverişli rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi Harita ve Kadastro Mühendisi Rafet Birinci, Mali Müşavir .... ve İnşaat Mühendisi ....'ın 26/10/2023 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasında “Tapuda İstanbul İli, .... İlçesi, ... Mahallesi, .... Mevkii, yukarıda çizelgede kayıtlı bulunan brüt 642.437,96m2 arazinin imara açılıp konu üzere 6306 sayılı kanun kapsamında ve diğer TC Kanunları ve uygulama yönetmelikleri,AB Uyum Yasası İmar Uygulamaları, Türkiye 2023 Vizyonu kapsamında Euro Code'a göre 50 ve 75 yıl ileriye dönük planlanması Türkiye bölgesel iller bazında 1/100000 ölçekli çevre düzeni planı, notları kapsamında imar planındaki 1/5000'lik, 1/1000'lik plan notlarına göre H.H haritalarını imar planlarının yapılması, uygulama imar planlarına uygun ifraz ve parselasyon yapılmasına uygun hale getirilip net alandan taraflar-I 2550 ve taraflar-2 7650 olarak paylaşım yapılma işidir.” Konulu sözleşme imzalanmıştır. davacı tarafından ....bank A.Ş. hesabından 16.09 2016 tarihinde davalı ... Proje A.Ş. hesabına yapılan EFT ile “SİLİVRİ ALİPAŞA 642437,96 m2 ARAZİ İMAR BEDELİ” açıklaması ile 2.000.000,00 (ikimilyon) TL ödeme yapıldığı görüldüğünü, taraflar arasındaki sözleşmeye göre “Yüklenici Görev ve Sorumlulukları:6.2-Yüklenici imara açılacak taşınmaz için yukarıda bilgileri bulunan arsanın gerekli olan ilgili kurumlarından alınan izin, etüt, saha ve bölge çalışmalarını yapar ve Sanayi Sitesi/Konut/Ticari etüt projesinin 1/5000, 1/1000 uygulama imar planlarını en geç 6 ayda onaylatır ve arsa sahiplerine sunar.” Uyarınca sözleşmenin ana konusu olan imar uygulama planına ilişkin belediyeden gelen yazıya göre belediye yapılan bir başvuru olmadığı anlaşıldığından davalının edimini yerine getirmediği kanaatine varıldığı, sözleşmenin ana konusu olan imar planı idaresinde onaylanmamış olduğundan sözleşme konusu işlerin tamamının eksik olduğu kanaatine varıldığı, dava dilekçesinde ödendiği belirtilen tutara sözleşmede kararlaştırılmamış olup, Sözleşmede davacı tarafın ödeme yükümlülüğünün; “7.3-İŞVEREN kendi hisselerine düşen arazinin tüm resmi harcamaları, tapu harçları v.b. gider ödemelerini kendisi yapacaktır” ve “7.1- Arsanın sanayi sitesi raporu, 1/5000, 1/1000 haritalarını akabinde 1/5000'lik ve 1/1000'lik uygulama imar planları yapılır, onaylandıktan sonra yüklenici firmaya tapunun devir yetkisini verir.” olarak belirtildiğinden imar uygulama planı sunulup onaylandığına dair bir belge bulunmadığından sözleşmeden kaynaklı ödeme yükümlüğü bulunmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalının eser sözleşmesi kapsamında üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği iddiası ile ödenen bedelin iadesi için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince kısmen iptali ile takibin talep edilen miktar üzerinden devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü eser sözleşmesi kapsamında davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği ve davacının sözleşmeyi haksız feshettiği konusunda davalı üzerinde olup taraf iddia ve savunmaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği konusunda mahkememizce teknik bilirkişilerden bu konuda rapor alınmış, alınan rapora göre davalının sözleşme konusu işleri yerine getirmediği ya da yerine getirdiğine dair somut delil sunamadığı anlaşılmıştır. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin işe başlamaması ya da geç başlaması halinde TBK madde 473 uyarınca iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkı mevcuttur. İşin çoğunun tamamlanması fakat bir kısmının eksik kalması halinde dönme iradesi ileriye etkili fesih olarak kabul edilir. Aksi takdirde dönme iradesi geriye etkili olur. Tarafların fesih konusunda anlaşamaması halinde yargı aracılığıyla feshin haklı olup olmadığı tespit edilir. Somut olayımızda davacı tarafça sözleşme konusu işlerin yerine getirilmediği iddia edilmektedir. Dosya kapsamından davalının sözleşme konusu işleri yerine getirdiğini ispat edemediği, davacının dönme hakkını kullanmasında haklı olduğu ve dönmenin geriye etkili sonuç doğurduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı bu kapsamda yaptığı ödemelerin iadesini istemektedir. Bu konuda ispat yükü davacı üzerinde olup, yapılan incelemede davacının eft aracılığıyla davalıya 2.000.000,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Ayrıca davacının yapmış olduğu ödemenin miktarı bakımından ihtilaf bulunmadığından davacının ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği fakat davalının kendi yükümlülüklerine aykırı hareket ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça icra takibi 2.000.000,00 TL üzerinden yapılmış fakat davada itirazın kısmi olarak iptali istenmiştir. Bu durumda davalının sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle davacının TBK madde 473 uyarınca sözleşmeden dönme hakkının mevcut olduğu, ödediği bedelin iadesini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği, ayrıca alacağın likit olduğu dikkate alınarak taleple bağlılık kuralı gereği dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
-Davalının aleyhine yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN 500.000,00-TL üzerinden İPTALİNE,
-Takibin asıl alacak miktarı olan 500.000,00-TL üzerinden aynen DEVAMINA,
-Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 100.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 34.155,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 34.100,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 76.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından ödenen 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç, 4.983,00-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.091,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza