T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/333 Esas
KARAR NO : 2024/529
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2022
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların İstanbul ilinde ağırlıklı olarak tekstil işi ile iştigal ettiğini, davacı müvekkilinin malların kendisine gönderilmemesi üzerine ya malların gönderilmesi veya verilen çeklerin iadesini talep etmişse de davalı tarafın malların hazırlandığını söyleyerek müvekkilini oyalamaya devam ettiğini, davalının da haksız tahsil amacıyla vade günlerinde çekleri bankaya ibraz ettiğini, müvekkilinin böyle bir şeyi beklemediğinden bankada nakit hazır etmemesi nedeniyle çeklerinin yazıldığını ve bu çekler yönünden davalı tarafından İcra Ceza Mahkemesinde şikayette bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili ile arasında hiçbir ticari ilişki olmamasına rağmen avans ödemesi olarak verilen söz konusu çeki kötü niyetli 3. kişi olarak şikayete konu ettiğini, müvekkili davacının davalı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, davalıdan hiçbir şekilde hizmet ve mal almayan davacı müvekkilinin borçlu olmadığı bir parayı ödeme tehdidi altında olduğunu, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek; öncelikle kötüniyetle açılan takibin durdurulmasına, akabinde İstanbul ...... İcra Müdürlüğü’nün...... sayılı takibinin iptaline, İstanbul ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... sayılı dosyasına dayanak teşkil eden senetten dolayı (teminat senedi olması) dikkate alınarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Çekin avans olarak verildiği iddiasının yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, davacının icra takibine konu edilen çeklerin müvekkiline avans olarak verildiğini iddia etmiş ise de bu iddiasının yerinde olmadığını, çekin bir ödeme aracı olduğunu, bu nedenle çekin avans olarak verildiği iddiasının yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, davacının bu iddiasını haklı gösterecek tek bir somut delil dahi sunmadığını, davacının iddialarının borçtan kurtulmak maksadıyla kötüniyetli olarak ileri sürüldüğünü, davacı hakkındaki icra takibinin 2019 yılında başlatıldığını, icra dosyasından çıkarılan ödeme emrinin de davacıya 20/01/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davacının iş bu menfi tespit davasını ödeme emrinin kendisine tebliğinden 2 sene sonra açtığını, yine davacı hakkında karşılıksız çek şikayetlerinin 19/11/2019 tarihinde yapıldığını ve şikayet dilekçelerinin ise davacıya 23/12/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı ve vekilinin yaklaşık 2 buçuk yıldır icra takibinden ve dolayısıyla da takip konusu çeklerden haberdar olmasına rağmen hiçbir dava açmadıklarını, davacının şimdi menfi tespit davası açmasının nedeninin ise Bakırköy ...... İcra Ceza Mahkemesi'nin ..... E sayılı dosyasıyla görülen karşılıksız çek davasında davacının mahkumiyetine karar verilmesi olduğunu, çek bedellerinin ödendiğine dair bir makbuz sunamayan davacının müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, davacının takip konusu çeklerin keşidecisi olup çeklerdeki imzasına hiçbir itirazı bulunmadığını, hatta davacının karşılıksız çek davasının görüldüğü Bakırköy ...... İcra Ceza Mahkemesi'nin ...... E sayılı dosyasının 24/03/2022 tarihli celsesinde bizzat hazır bulunarak çeklerdeki imzanın kendisine ait olduğunu ve çekler nedeniyle müvekkiline karşı hiçbir ödeme yapmadığını ikrar dahi ettiğini savunarak; açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında İstanbul ..... İcra Dairesinin ..... sayılı takip dosyasına konu 30/06/2019 keşide tarihli 100.000-TL bedelli, 31/08/2019 keşide tarihli 100.000-TL bedelli ve 30/09/2019 keşide tarihli ve 100.000-TL bedelli çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, çeklerin mal alımı için avans olarak verilip verilmediği, avans olarak verildiği iddia edilen çekler nedeniyle davacının mal tesliminin gerçekleşmemesi sebebiyle bedelsizlik iddiasına dayalı borçlu olmadığının tespiti ve İstanbul ...... İcra Dairesinin ..... sayılı dosyasından başlatılan takibin iptali ve tazminat taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalının tazminat talebi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün .....Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; alacaklısının ...... Giyim Turizm ve İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun...... olduğu, 30/06/2019 keşide tarihli 100.000-TL bedelli, 31/08/2019 keşide tarihli 100.000-TL bedelli ve 30/09/2019 keşide tarihli ve 100.000-TL bedelli çekler dayanak gösterilerek 293.910,00-TL asıl alacak, 13.127,37-TL işlemiş faiz, 30.000,00-TL tazminat ve 900,00-TL komisyon olmak üzere toplam 337.937,37-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve İstanbul ...... İcra Dairesinin ...... sayılı takip dosyası dosyasına göre, TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile İstanbul ...... İcra Dairesinin ..... sayılı takip dosyasına konu 30/06/2019 keşide tarihli 100.000-TL bedelli, 31/08/2019 keşide tarihli 100.000-TL bedelli ve 30/09/2019 keşide tarihli ve 100.000-TL bedelli çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, çeklerin mal alımı için avans olarak verilip verilmediği, avans olarak verildiği iddia edilen çekler nedeniyle davacının mal tesliminin gerçekleşmemesi sebebiyle bedelsizlik iddiasına dayalı borçlu olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...Dosyaya mübrez belge, ticari defterler, bilgi ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacının 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, mezkur çeklerden 30.06.2019 tarihli ..... no.lu 100.000,00 TL tutarlı çekin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, 31.05.2018 tarihinde kaydedildiği, mezkur çek tutarının cari alacaktan mahsup edilmesine rağmen davalı yanın ticari defterlerine göre davalının takip tarihi itibariyle davacı yandan 325.008,52 TL alacaklı olduğu, davacı yanın İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında bulunan 2018 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı yanın davalı ile cari ilişkisinin bulunduğu (2018 yılı başında 275.000,00 TL cari alacak, 2018 sonu itibariyle 36.572,98 TL cari borç), dava konusu çeklerden 30.06.2019 tarihli ...... no.lu 100.000,00 TL tutarlı çekin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2018 yılı sonu itibariyle davacının 36.572,98 TL cari borcunun bulunduğu, dava konusu çeklerden 30.06.2019 tarihli ...... no.lu 100.000,00 TL tutarlı çekin davalı yana sipariş avansı olarak verilmediği cari borca istinaden verildiği, davacının 2018 yılı ticari defterlerinde takip konusu olan diğer çeklerin izine rastlanmadığı, neticeten; davalı yanın takip dayanağı yapmış olduğu çeklerin davacı yan tarafından avans olarak verildiği iddiasının davacının ispatına muhtaç olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunmuş olduğu, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunmadığı görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir.
Çek, TTK'nın 780/1-b maddesine göre kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden sebepten mücerret bir borç ödeme aracı olduğuna ilişkin karine bulunmaktadır. Bu karinenin aksinin iddia eden tarafından ispatlanması gerekir.
4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
Yemin delili, HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Bununla birlikte, iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için, yemin deliline açıkça dayanılmış olması da zorunludur.
Bu kapsamda; davacı vekiline, dava dilekçesinin deliller kısmında yemin deliline açıkça dayanmış olduğu anlaşılmakla; yemin teklif etme hakları hatırlatılmış, davacı tarafça yemin teklifinde bulunulması üzerine 24/04/2024 tarihli duruşmada davalı şirket yetkilisi tarafından yemin eda edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası, sunulan ve toplanan deliller ile 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Çek alacağın varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olduğundan işbu davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacının davaya konu çeklerin keşidecisi olduğu, davacı tarafça çeklerin davalıya tekstil ürünleri alımı karşılığında avans olarak verildiği, ancak davalının çekler karşılığında herhangi bir ürün teslim etmediği ve çeklerin bedelsiz kaldığı iddiası ile iş bu menfi tespit istemli davanın açıldığı, davacı vekili tarafından iddianın ispatı için tarafların ticari defter ve kayıtlarının delil olarak gösterildiği, ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatının mümkün olduğu, davaya konu çeklerin keşideci olan davacı tarafından lehdar davalıya verildiği ve kişisel defilerin (çekin avans olarak verildiği, bedelsiz kaldığı) davalıya karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olduğu da gözetildiğinde TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 30/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda davalının 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, 30.06.2019 tarihli ..... no.lu 100.000,00 TL tutarlı çekin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, mezkur çek tutarının cari alacaktan mahsup edilmesine rağmen davalı yanın ticari defterlerine göre davalının takip tarihi itibariyle davacı yandan 325.008,52 TL alacaklı olduğu, davalının 2018 yılı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı yanın davalı ile cari ilişkisinin bulunduğu (2018 yılı başında 275.000,00 TL cari alacak, 2018 sonu itibariyle 36.572,98 TL cari borç), dava konusu çeklerden 30.06.2019 tarihli ...... no.lu 100.000,00 TL tutarlı çekin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2018 yılı sonu itibariyle davacının 36.572,98 TL cari borcunun bulunduğu, dava konusu çeklerden 30.06.2019 tarihli ..... no.lu 100.000,00 TL tutarlı çekin davalı yana sipariş avansı olarak verilmediği cari borca istinaden verildiği, davacının 2018 yılı ticari defterlerinde takip konusu olan diğer çeklerin izine rastlanmadığı hususlarının tespit edildiği, davacı tarafça 2019 yılı ticari defterlerinin ise sunulmadığı, her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde davalı şirket ile ticari ilişkileri olmadığı beyan edilmiş ise de tarafların süregelen ticari ilişkisinin bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmakla; kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; davacının iddiasını ancak açıkça dava dilekçesinde veya delil listesinde dayanılmış olması şartı ile yemin delili ile ispatlaması lazım geldiği kabul edilerek, davacı vekiline yemin hakkı hatırlatılmış, davalı şirket yetkilisine gerekli uyarıyı da içerecek şekilde yemin metni tebliğ edilerek, yeminin ifası istenilmiş, davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile çeklerin cari hesaba istinaden verildiği ve borcun ödenmediği görülerek ispatlanamayan davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Şartları oluşmadığından davalı tarafın tazminat talebinin REDDİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 5.771,12 TL harçtan mahsubu ile artan 5.343,52 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davcıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 52.690,61 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2024
Katip .......
¸
Hakim ......
¸