T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/370 Esas
KARAR NO : 2024/701
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2022
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan), Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Dava Dışı ..... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde .... sicil numarasıyla kayıtlı anonim şirket olduğunu, şirketin toplam sermayesi 20.000.000 TL olup bu tutar her biri 2.000 TL değerinde olan 10.000 adet hisseye ayrıldığını, davacı ...... dava dışı şirkette pay sahibi olup ortak sıfatını haiz olduğunu, ..... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hissedarlarından aynı zamanda müvekkilimizin babası ..., 16 Temmuz 2020 tarihinde vefat etmiştir. Dava dışı ..... Plastik şirketinde yönetim kurulu üyesi olan ..... ve ... müvekkilimizin öz kardeşleri olduğunu, öte yandan şirkette sadece ortak sıfatını haiz olan .... ise müvekkilinin annesi olduğunu, (Ek-2: ... T.C.K.N. ... .....'a ait nüfus kayıt örneği ve veraset ilamı.) Müvekkili ......’e gerek hisse devir sözleşmeleri ile devredilen paylar gerekse de Düzenleme Şeklinde Vasiyetname ile mütevaffa ....’tan intikal eden paylar davalı yönetim kurulu üyeleri tarafından hukuka aykırı bir biçimde dava dışı ..... Plastik’in pay defterine geçirilmediğini, bu kapsamda Sayın Mahkemenize müvekkilimizin ..... Plastik A.Ş’ de %42 gibi en yüksek pay oranına sahip ortak olmasına rağmen davalı yönetim kurulu üyelerinin hukuka aykırılığı açıkça belli olan eylemleri dolayısıyla pay defteri kayıtlarına göre sadece 60 adet hissenin sahibi olarak gösterildiğini, davalı yönetim kurulu üyeleri ..... Plastik A.Ş’yi hukuka aykırı eylemleri ile sistematik ve muvazaalı bir şekilde zarara uğratmakta olduklarını,Davalılar ..... Plastik A.Ş’ nin hissedarı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyeleri olduğunu, Davalılar bir yandan ..... Plastik A.Ş’nin ortağı ve yöneticileri iken diğer yandan da ..... Plastik A.Ş' le aynı adreste faaliyet gösteren ..... Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin (Bundan sonra kısaca ..... Dış Ticaret olarak anılacaktır) hissedarları ve temsile yetkili üyeleri olduğunu, davalı yönetim kurulu üyeleri özellikle hisse devri sözleşmesi ve vasiyetname ile müvekkilimize intikal eden payları öğrendikten sonra ..... Plastik A.Ş’nin malvarlığını sistematik bir şekilde boşaltmaya başladıklarını, yargılama boyunca şirketin yönetim ve temsil kayyımına devrine ve eğer bu mümkün değilse davalı yönetim kurulu üyelerinin temsil ve yönetim yetkisinin ihtiyaten kaldırılmasına, yargılama sonucunda haklı davamızın kabulüne, dava dışı ..... Plastik San. ve Tic. A.Ş’ de yönetim kurulu üyeleri olan davalıların dava dışı şirketi uğratmış oldukları zararlara karşılık, ileride yapılacak hesaplama sonucu artırılmak üzere şimdilik 750.000 TL’nin hukuka aykırı eylemlerin gerçekleştiği tarihten itibaren ticari işlerde uygulanan TCMB Kısa Vadeli Avans Faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ..... Plastik San. ve Tic. A.Ş’ye ödenmesine, yargılama gideri ile ücret-i vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde 15.101.043,71 TL ve 2.605.089,91 TL'den bahsetmekte ise de 750.000 TL'lik HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası açtıklarını, davanın niteliği itibarı ile belirsiz alacak davası açılamayacağını, Nitekim dava dilekçelerinde rakam belirttiklerinden ve bu bedelin altında dava açtıklarından HMK 109 uyarınca kısmi dava açılması gerektiğini, Bu sebeple HMK 107 uyarınca bu dava açılamayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf işbu davayı TTK m. 558'de düzenlenen hak düşümü süresinin geçmesinden sonra açtığını, Davacı taraf iddia ve talepleri ile müvekkillerin zarar, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve kusur koşullarının oluştuğunu ispatlayamadığını, yeni delil sunmalarına ve davalarını genişletmelerine muvafakatları olmadığını, Davacı taraf 10/12/2018 tarihli hisse devri sözleşmesi ile ... ..... tarafından davalıya 1755 adet 3.510.000 TL bedelli; 04/01/2019 tarihli hisse devri sözleşmesinde ise ... ..... tarafından 2060 hisse 4.120.000 TL bedelli olarak devir olduğundan bahisle Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinde .... esas ile dava açmış ise de 04.01.2019 tarihli 2060 paylı 4120000 bedelli hisse devir sözleşmesini hiç sunamadığını, bu iki hisse devir sözleşmesi sahte olduğundan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... yılı dava açılmış olup dava halen derdest olduğunu, ayrıca CMK 158/2 uyarınca sahtecilik suçundan dolayı Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi .... esas sayılı dosya kapsamında bu mahkemeye şikayette bulunulduğunu, davacı taraf .... tarafından vasiyet düzenlendiğini bildirmiş ise de bu vasiyetin iptali için Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi .... esas sayılı; vasiyetnamenin sahteliği için Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı davalar açılmış olup davalar halen derdest olduğunu, müteveffa .... ilen bu devir ve vasiyet tarihlerinde, 84 yaşında hem kan kanseri hem akciğer kanseri idi, hisse devri yapması veya vasiyet düzenlenmesi olağan hayat akışına aykırı olduğunu, ....'ın imzaları da taklit edildiğini, ... ....., vasiyetnamenin düzenlenmesinin üzerinden 4 ay geçtikten sonra vefat ettiğini belirterek davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı gözetilerek usulden reddini, davanın hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle, davanın zamanaşımı geçmesi sebebiyle reddini, yönetim kayyumu atanması taleplerinin ihtiyati tedbir ve esas yönden reddini, davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde; Dava sonuçlanıncaya kadar davalı ..... Dış Ticaret ve dava dışı ..... Plastik’in yönetim ve temsil kayyımına devrine, mahkeme aksi kanaate ise davalı yönetim kurulu üyelerinin temsil ve yönetim yetkisinin ihtiyaten kaldırılmasına, davalarının kabulüne karar verilerek mahkemece davacı müvekkilinin ve dava dışı ..... Plastik’in uğramış olduğu zararlar ayrı ayrı tespit edilerek, davacı müvekkili için şimdilik 100.000 TL ve dava dışı ..... Plastik San. ve Tic. A.Ş. için şimdilik 100.000 TL olmak üzere toplamda 200.000 TL’nin hukuka aykırı eylemlerin gerçekleştiği tarihten itibaren ticari işlerde uygulanan TCMB kısa vadeli avans faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline ve dava dışı ..... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne ayrı ayrı ödenmesine, davanın sonucunun diğer davanın sonucunu da etkileyeceğinden gerek usul ekonomisi gerekse de birbirleriyle çelişen kararların hüküm altına alınmasını engellemek amacıyla HMK m.166 uyarınca mahkemedeki davanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, yargılama gideri ile ücret-i vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen dosya davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle ;..... Plastik San ve Tic A.Ş. davanın tarafı değil iken yönetim kayyumu atanamayacağını, HMK 389 ile TMK 406, 426 ve 427. Şartları oluşmadığını, Davacı taraf davada yaklaşık haklılığını ispatlayamadığını, müvekkili ....., 40 yıla, ....... 30 yıla yakın süredir şirkette aktif katılım ve katkı sağladığını, .... Üniversitesi İşletme, ... Üniversitesi Makina Mühendisliği, ....'da ABD'de .... Üniversitesi Plastik Mühendisi olduğunu ..... Dış Ticaret Limited Şirketi de husumet yöneltilemeyeceğinden ihtiyati tedbiren yönetim kayyumu talebi de yöneltilemeyeceğini, Davacı kendisi için 100.000 TL ve ..... Plastik San ve Tic A.Ş. İçin 100.000 TL istemiştir. Oysaki ......'in aktif husumet ehliyeti olmadığından ve ..... Plastik San Ve Tic A.Ş. adına da bu dava da talepte bulunamayacağından (Mahkememizin ... esas ile derdestlik sebebiyle) davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Asıl Dava ; Davalı şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklı zararın tazmini istemlidir.
Birleşen Dava; haksız rekabet iddiası nedeni ile tazminat davasıdır.
Asıl dava dosyası yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı yönetim kurulu üyelerinin dava dışı ..... Plastik San. ve Tic. A.Ş’'ni zarara uğratıp uğratmadığı, şirketin uğradığı zararlar nedeniyle maddi tazminat alacağı bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Birleşen dava dosyası yönünden taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı yönetim kurulu üyelerinin dava dışı ..... Plastik San. ve Tic. A.Ş’'ni zarara uğratıp uğratmadığı, şirketin uğradığı zararlar nedeniyle maddi tazminat alacağı bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizin 09/06/2022 tarihli ön inceleme celsesi ile dava dışı ..... PLASTİK SAN. VE TİC. A.Ş’ni davalı yönetim kurulu üyelerinin şirketi hukuka aykırı kötü yönetip yönetmediği, şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, zarara uğratmış ise zarar miktarının tespiti davacıyı ve şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, sorumluluğunun söz konusu olup olmadığı, zarar var ise miktarının tespiti, şirketin uğradığı zararlar nedeniyle maddi tazminat alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli rapor alınmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi heyeti kök raporunda özetle; ''Tarafların birlikte ortak oldukları ..... Plastik AŞ’nin ortaklar cari hesabının ticari teamüllere, muhasebe usul ve esaslarına aykırı olacak şekilde çok sayıda işlem ve tutarlar içerdiği, senelik olarak ortaklar cari hesabının yaklaşık 50 milyon TL kadar işlem gördüğü, ortaklar cari hesabından çok yüksek tutarlı nakit ve çek giriş-çıkışları olduğu, ortaklar cari hesabına düzeltme kaydı altında birçok borç/alacak kayıtları işlendiği görülmüş olup, dava dışı şirket ticari defterlerinde ortaklar cari hesabının fiktif işlemler için kullanıldığı ve gerek davacı ile ilgili gerek davalılar ile ilgili borç/alacak kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı, nitekim şirketin borçları içerisinde yer alan, davalılar ....’a olan 2.218.136,12 TL, ...’a olan 3.592.475,41 TL ve ... .....’a olan 6.809.437,13 TL borcun ..... Plastik AŞ’nin gerçek bir borçları olmadığı, böylece şirketin fiktif işlemlerle davalı ..... üyelerine/ortaklara borçlandırılarak 2.218.136,12+3.592.475,41+6.809.437,13=12.620.048,70 TL zarara uğratıldığı, Tarafların birlikte ortak oldukları ..... Plastik AŞ’nin ..... Dış Ticaret şirketinden hammadde alırken zarara uğratıldığı iddiaları yönünden, 2020 yılı ve sonraki yıllara ait tüm hammadde alış faturalarının (..... Dış Ticaret’den ve başka yerlerden tüm alışlar) ve stok listelerinin incelenmesi gerektiği, fakat stok listelerinin bilirkişilerin incelemesine sunulmadığı, bununla birlikte, ..... Dış Ticaret’in ..... Plastik AŞ’ye 2021 yılında kestiği faturalar üzerinden yapılan incelemede TL olması gereken birim fiyatların daha yüksek olan USD cinsinden alındığı, fatura tarihindeki kur üzerinden tekrar TL’ye çevrildiği böylece ..... Plastik AŞ’nin 1.977.930,36 TL fazladan borçlandırılarak zarara uğratıldığı, ..... Plastik AŞ’nin ..... Dış Ticaret’e satışlarından dolayı, örtülü kazanç transferi yoluyla zarara uğrayıp uğramadığı yönünden; tarafların ortak olduğu ..... Plastik AŞ’nin, davacının ortak olmadığı ..... Dış Ticaret şirketine 2019, 2020 ve 2021 yıllarında sırasıyla ve toplam 55.347.582,00+72.643.407,69+103.855.717,94= 231.846.707,63 TL satış yapmış olduğu, yurt dışı satışların bu şirket üzerinden yapıldığı tespit edilmekle birlikte, şirketin söz konusu satışlardan dolayı zarar görüp görmediğini tespit edebilmek için, ..... Dış Ticaret’in ..... Plastik AŞ’den satın aldığı malları yurt dışına hangi fiyatlardan sattığının belirlenmesi gerektiği, ancak dava dışı ..... Dış Ticaret’in ticari defter kayıtları incelenemediğinden, ..... Plastik AŞ’den aldığı ürünleri kârlı bir şekilde satarak bu şirketin elde etmesi gereken kârın dava dışı şirkete aktarılıp aktarılmadığının ve miktarının tespit edilemediği, Şirketin 2019, 2020 ve 2021 yıl sonu bilançolarında yer alan Tesis Makine ve Cihazlar toplamının sırasıyla 44.052.320,35 TL, 54.466.177,72 TL ve 59.501.736,18 TL olduğu, dava tarihinden önce bir eksilme olmadığı, diğer yandan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından verilen ara karar uyarınca ..... Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait taşınmazların, demirbaş listesinde bulunan makine ve teçhizatların satılması, ipotek verilmesi ve taşınmazların aynına ilişkin diğer tasarruf işlemlerinde bulunulmasının mahkemece atanan denetim kayyımının iznine tabi tutulduğu anlaşıldığından bu yönden bir şirket zararının tespit edilmediği, Davacı tarafın, şirket için alınan kredilerin hangi amaçlarla kullanıldığının ve borç senetlerinin kimlere hangi amaçlarla düzenlediğinin rasyonel bir biçimde ve mali verilerle açıklayamadığı iddialarına ilişkin olarak somut bir şirket zararının tespit edilmediği, Tespit edilen şirket zararları yönünden (m.1-2) davalı YK üyelerinin sorumluluğu koşullarının oluşup oluşmadığı ile ..... Plastik AŞ ile dava dışı ..... Dış Ticaret şirketinin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı ve ayrıntılı maliyet ve karlılık hesabı ve analizi yapılmasını gerektiren konular (m.3) yönünden, sektör bilirkişisi marifetiyle ilave inceleme/araştırma yapılıp yapılmayacağı hususlarının Mahkemenin takdirinde olduğu, '' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraf/vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmakla Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz .... Esas sayılı dosyası birleştirme kararı ile birleştirilmiş olup mahkememizce duruşma kararı ile birleşen dosyadaki iddialar ve tarafların kök rapora ilişkin itirazların incelenmesi amacı ile dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiş olmakla taraflarca yapılan itirazlar sonrası ek rapor sonrası yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek: dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde şirketler konusunda uzman, icra uzmanı ve mali müşavir bilirkişilerden oluşturulacak kurula inceleme yaptırılarak, dava dışı ..... PLASTİK SAN. VE TİC. A.Ş ve ..... DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ni davalı yönetim kurulu üyelerinin şirketi hukuka aykırı kötü yönetip yönetmediği, şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, zarara uğratmış ise zarar miktarının tespiti davacıyı ve şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, sorumluluğunun söz konusu olup olmadığı, zarar var ise miktarının tespiti, şirketin uğradığı zararlar nedeniyle maddi tazminat alacağı bulunup bulunmadığı, birleşen dosya bakımından da ayrıca inceleme yapılarak davalı yöneticilerin rekabet yasağına aykırı davranıp davranmadıkları, davacının bu sebeple doğrudan zararının bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli rapor alınmasına karar verilmiş ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda özetle; ''..... Plastik AŞ’nin kar transferi yoluyla 7.094.844,26 TL zarara uğratıldığı, b) ..... Plastik AŞ’nin ..... Dış Ticaret Ltd. Şti.’nden yüksek tutarlı alacağını tahsil etmeyerek 2022 yılında uzun vadeli banka kredileri kullandığı ve bu krediler için faiz ve kur farkı olmak üzere 4.165.583,23 TL üstlenmesi suretiyle zarara uğratıldığı, c) Tesis makine ve cihazlar ile demirbaşların satılarak elden çıkarıldığı ve sabit kıymetlerde azalış olduğu iddiasına ilişkin bir emareye rastlanmadığı, Şirketin mali kayıtlarına göre sabit kıymetlerini kayden muhafaza ettiği, Makine Mühendisi Bilirkişi incelemesi marifetiyle fiziki tespitlerinin yapıldığı, d) Yukarıda yer alan paragraflar kapsamında davalı yöneticilerin sorumlu oldukları, e) Ortaklar cari hesabı yönünden yapılan iddiaların yerinde olmadığı, çok fazla sayıda hesap düzeltme ve fiktif olduğu değerlendirilen işlem olsa da bu kalemde yapılacak incelemenin Bilirkişi incelemesi kapsamını aştığı, Şirketin ortaklara borçlandırılmasının tek başına Şirketin zarar uğratıldığına kanaat getirilmesine yeterli olmadığı, bu nedenle Şirketin zarara uğradığının kesin bir şekilde tespit edilemediği, neticeten zararın tespitinin yapılamadığı, f) Temin edilen kredilerin hangi amaçlarla kullanıldığı ve borç senetlerinin kimlere hangi amaçlarla düzenlediğinin rasyonel bir biçimde ve mali verilerle açıklanamaması iddiasının somut bir veriyle desteklenmemesi sebebiyle inceleme ve tespit Yapılamadığı, g) ..... Plastik AŞ’nin 09.12.2017 tarihli 2015-2016 olağan genel kurulunun 6. gündem maddesiyle Şirket Yönetim Kurlu Üyelerine TTK m. 395 ve 396 kapsamında izin verilmesine oy birliğiyle karar verildiği, bu nedenle bir rekabet yasağından ve ihlalden söz edilemeyeceği, h) TTK ve TBK’da düzenlenen diğer haksız rekabet halleri bakımındansa davacı tarafından somut bir iddia ya da delilin dosyaya sunulmadığı ve bu nedenle iddiasını ispatlayamadığı,
'' şeklinde ek tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı alınan raporlar ile tanık beyanlarıbirlikte değerlendirildiğinde:
Müdürlerin hukuki sorumluluğu esas itibariyle TTK’nun 553 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde organa özgü sorumluluğu, müdürlerin, yöneticilerin, tasfiye memurlarının sorumluluğu yanında, kurucuların sorumluluğunu da içerecek şekilde hüküm altına almıştır.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununda çokça tartışılan doğrudan zarar ve dolaylı zarar kavramlarına 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yer verilmemiştir. Ancak yeni Kanunda da şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara uğradıkları zararlar için dava açma hakkı tanınmıştır. Bu kişiler, uğradıkları doğrudan zararların tazmini için kusurlu yönetim kurulu üyelerine yönelebilirler. Ayrıca şirketin uğradığı zararlardan yansıma yoluyla zarar gören yani dolaylı zarara uğrayan pay sahibi ve alacaklılar da belli koşullarda sorumluluk davası açabilirler (TTK 553, 556).
Doğrudan ve dolaylı zararlar, yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak sorumluluk davasında pay sahipleri ve alacaklılar bakımından önemli kavramlardır. Yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışlarının şirketin, pay sahibinin veya alacaklının alanında doğrudan yol açtığı zararlara doğrudan zarar denir. Yönetim kurulu üyelerinin kusurlu davranışlarının şirketin malvarlığına zarar verdiği ve bu zararın pay sahiplerini veya alacaklıları etkilediği zararlara da dolaylı zarar denir.
Somut olayda öncelikle, söz konusu talebin davacıların doğrudan mı yoksa dolaylı zararını mı oluşturduğu hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Doğrudan ve dolaylı zarar ayrımı anonim şirketler hukukunda sorumluluk çerçevesinde, ortağın veya alacaklının doğrudan kendi malvarlığında mı, yoksa şirketin zararı dolayısıyla “yansıma” (Reflexschaden) bir zarara mı maruz kaldığı sorusunu cevaplamaya yarar. Bu iki kavram yalnızca ortakların ve alacaklıların zararı halinde kullanılır, zira sorumluluk hükümleri çerçevesinde anonim şirket yalnızca doğrudan zarara uğrayabilir, ortaklar ve alacaklılar bakımından ise hem doğrudan hem de dolaylı zarar söz konusu olabilir.
Doğrudan doğruya zarar, şirket ortaklarının ve alacaklıların yönetim kurulu üyelerinin fiilleri sonucunda şirketin zararından bağımsız olarak uğradıkları zarardır. Şirketin ortakları ve alacaklıları, ortaklık zarar görmeden de bir zarara uğrayabilirler. İşte ortaklık malvarlığında herhangi bir azalma meydana gelmeden ortağın ve alacaklının malvarlığında meydana gelen azalmaya anonim şirketler hukukunda doğrudan zarar denilmekte ve bu durumda pay sahibine hükmedilecek tazminatın kendisine ödenmesi talebiyle dava açma imkanı tanınmaktadır.
Alacaklıların ve ortakların doğrudan zarar görmeleri nedeniyle uğradıkları zararın tazminini talep etmeleri, genel hukuk prensibi olan sorumluluğun bir sonucudur. Doğrudan doğruya uğranılan zararlardan dolayı açılacak davalarda ortaklar ve alacaklılar tazminatın kendilerine verilmesini talep edebilirler. Birden fazla pay sahibi veya alacaklı aynı fiille zarara uğramış olsalar dahi talep edilebilecek tutar bizzat uğradıkları zarar ile sınırlıdır. Aslında ortakların ve alacaklıların doğrudan zararı anonim şirketler hukukuna özgü tipik bir sorumluluk davası olmayıp şirketin haksız fiilini teşkil eder. O nedenle bu davalarda anonim şirketlere özgü aktif ve pasif dava ehliyeti, doğrudan ve dolaylı zarar, farklılaştırılmış teselsül gibi özel düzenlemeler dışında esas itibarıyla haksız fiil sorumluluğuna ilişkin zarar, illiyet bağı, hukuka aykırılık ve kusura ilişkin kurallar uygulama bulur.
Dolayısıyla zarar olarak nitelendirilen zarar ile kastedilen, ortakların veya alacaklıların, yönetim kurulu üyelerinin ortaklık malvarlığını kötüleştiren davranışlarından şirketin zarara uğraması neticesinde uğradıkları zarardır (yansıma zarar/Reflexschaden). Burada doğrudan zarar gören şirket olmakla birlikte, onun malvarlığında azalma meydana getiren bütün işlemler, ortaklar ve alacaklılar bakımından dolayısıyla zarar teşkil etmektedir, çünkü bu zarar nedeniyle şirketin ödeme gücünde meydana gelen azalma, alacaklıların ve ortakların taleplerinde bir kayba yol açmaktadır.
Dolaylı zararın talebi halinde ise davanın şirkete yöneltilmesi mümkün değildir. Zira bu durumda asıl zarara uğrayan şirketin kendisidir. Ortak ile alacaklı, şirketin zararının giderilmesi talebiyle bu davayı açmaktadır.
Sorumluluğun doğması bakımından ilk şart , zararın olmasıdır. Zarar gören, bu zararının varlığını kanıtlamadır. Zararın varlığı sabit ise, TTK m. 553 hükmüne göre, kusurun varlığını aramak gerekecektir. Ancak bahsi geçen tüm koşulların sağlanması halinde, TTK m. 555 uyarınca, dolaylı zarar niteliğindeki tazminatın şirkete verilmesine hükmedilmesi söz konusu olacaktır. Gerek yöneticinin sorumluluğu gerekse haksız fiil sorumluluğunda zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağı koşullarının gerçekleşmesi gerekmekte olup olup söz konusu davada Limited şirket müdürlerinin sorumluluğuna ilişkin davalarda zararın varlığı ve miktarı hususundaki ispat yükü, zarar gördüğünü iddia eden davacıların üzerindedir (Akdağ Güney, Sorumluluk, s. 56).
Hükme esas alınan son bilirkişi heyeti raporu tespitleri neticesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Özen ve bağlılık yükümlülüğü” başlıklı 369/1.maddesinde; “Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Madde gerekçesinde ise; “…Tedbirli yönetici ölçüsü, yönetim kurulu üyesinin kurumsal yönetim ilkelerine uygun olarak “işadamı kararı” (business judgement rule) verilebileceğini kabul eder ve riskin bundan doğduğu hallerde üyenin sorumlu tutulmaması esasına dayanır.
Bu kapsamda tedbirli yönetici ölçüsü, yönetim kurulu üyesinin “iş adamı kararı” (business judgement rule) verebileceğini kabul eder ve riskin bunlardan doğduğu hallerde üyenin sorumlu tutulmaması esasına dayanır. Dolayısıyla emredici kanun hükümlerine aykırı olmayan, anonim şirketin işletme konusu dışında bulunmayan şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralına göre gözeten, kişisel ve yabancı menfaatleri ön plana almayan fakat yanlış olan kararlar sorumluluk doğurmaz (Prof.Dr.İur. Fatih BİLGİLİ – Doç. Dr. Ertan DEMİRKAPI, Şirketler Hukuku Dersleri, Adana 2020, s.281-282 ; Prof.Dr. Rıza AYHAN – Prof.Dr. Hayrettin ÇAĞLAR – Prof.Dr. Mehmet ÖZDAMAR, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, s.481 vd)
Yukarıda yapılan açıklama ve tespitler çerçevesinde: asıl ve birleşen davada davalının şirkete uğrattığı zarar yanında rekabet yasağın aykırılıktan dolayı olmak üzere iki farklı hukuki sebebe dayalı yöneticinin sorumluluğundan bahisle şirketin zararını tahsilini talep etmiştir.
Yönetim kurulu üyelerinin/müdürlerin sorumluluğu ile amaçlanan, zarar verene isnat edilebilecek ve
onun hukuk düzenince onaylanmayan bir davranışından kaynaklanan zararın giderilmesidir. Sorumluluğu düzenleyen TTK’nın 553. maddesine göre yönetim kurulu üyeleri, kanundan ve esas
sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporları, müzekkere cevapları, dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı ele alındığında; Hükme esas alınan son ek ve kök raporlar dikkate alınarak 2019-2022 döneminde ..... Plastikten
..... Dış Ticaret’e 2019-2022 tarihleri arasında 7.094.844,26 TL kar transferi olduğu
değerlendirilmiştir. Böylece tarafların birlikte ortak olduğu ..... Plastik AŞ’de üretilip davalı
..... Dış Ticaret Ltd Şti üzerinden ihraç edilen ürünler sebebiyle, toplam 7.094.844,26 TL örtülü
kazanç transferi yapıldığı, bu bakımdan davalıların TTK m.369 kapsamında sorumlu olduğu
kanaatine ulaşılmıştır.
..... Plastik’in ..... Dış Ticaret’ten yüksek tutarlı alacağını tahsil etmeyerek 2022 yılında uzun
vadeli banka kredileri kullandığı ve bu krediler için faiz ve kur farkı nedeniyle oluşan zararlar
bakımından yapılan mali inceleme sonucunda, ..... Plastik AŞ’nin 2022 yılı banka kredi
faizlerinin 1.798.202.-TL, kredi olumsuz kur farklarının 2.367.381,23 TL olduğu dikkate
alındığında ..... Plastik AŞ’nin bu kalemde toplam 4.165.583,23 TL zarara uğratıldığı, bu
bakımdan davalıların TTK m.369 kapsamında sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
..... Plastik’e ait makine, araç, ekipman ve malzemelerin satışıyla ilgili zararlar bakımından
ileri sürülen iddialar konusunda mali inceleme sonucunda bir zararın oluşmadığı tespit
edilmiştir. TTK m. 369 kapsamında bir sorumluluğun doğabilmesi için “zarar” oluşması
koşulunun asli bir unsur olduğu, ..... Plastik AŞ’nin bu iddialar kapsamında uğradığı bir zarar
tespit edilemediğinden yöneticilerin sorumluluğunun söz konusu olmadığı kanaatine
ulaşılmıştır.
Davalılar vekili tarafından ..... Plastik Şirketinin 57.767.502,15 TL katma değer vergisi iadesi
altında gelir sağladığı iddia edilmiştir. İhracata ilişkin katma değer vergisinin iadesi Şirketler
açısından bir gelir unsuru değildir. İade işlemi, İhracata konu malların satın alınması için veya
ihracata konu mamullerin üretilmesi için katlanılan katma değer vergisinin ihracat yoluyla
iadesine dayanmaktadır. İhracata ilişkin katma değer vergisi iadesi Şirketler açısından bir gelir
unsuru olarak değerlendirilemeyeceğinden bu tutarın davalılar bakımından zarar kalemlerinden
mahsup edilmesinin mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
5 adet faturanın hatalı düzenlenmesi neticesinde oluşan daha önceki bilirkişi raporlarındaki
tespite ilişkin 1.977.930,36 TL tutarındaki zararın düzeltildiği, önceki kök raporda tespit edilen
1.977.930,36 TL’lik zararın, tespit sonrasında ..... Plastik AŞ tarafından ..... Dış Ticaret’e fiyat
farkı (gelir faturası) düzenlenmek suretiyle giderildiğini rapor etmiştir. Bu kalem bakımından
yöneticilere bir sorumluluk atfedilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Kredilerin kullanımı ile yapılan mali incelemede böyle bir sonuca varılamamıştır.
Ortaklara ilişkin borç hesaplarında yapılan mali incelemede işlemlerin gerçek dayanaklarına
ulaşılamamış, bazı işlemlerin ise kayıt düzeltme şeklinde fiktif işlemler olduğu tespit edilmiştir.
Ancak ..... Plastik AŞ tarafından bu hesaplar altında ortaklara bir ödeme yapılmamış olması
karşısında bir zararın varlığından söz edilemeyeceği kanaatine varılmış ve davacıların fazlaya ilişkin ispat edilemeyen taleplerinin anılan sebeplerle reddine karar verilmiştir. Sonuç olarak Davanın Kısmen KABULÜ ile; 11.260.427,49-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı ..... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosya yönünden Mahkemenizce yapılan görevlendirmede yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağına aykırı
fiillerde bulunup bulunmadıklarının da heyetimizce değerlendirilmesi istenmiştir.
TTK'nın 396. maddesinde anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri için rekabet yasağı
düzenlenmiştir. Bu yasağın amacı, şirketin yönetim ve işleyişinde söz sahibi olan kişilerin,
bulundukları pozisyonu kötüye kullanarak şirkete zarar verebilecek eylem ve faaliyetlerde
bulunmalarının engellenmek istenmesidir.
Rekabet yasağı öngören düzenlemeler, genel olarak şirketin iş sırları, çalışma yöntemi,
yönetimi ve işleyişi, müşteri çevresi ve iş potansiyeli ile ilgili önemli bilgilere sahip yönetici
veya ortakların, sıfatları dolayısıyla edindikleri bilgileri şirket aleyhine kullanarak kendileri
veya üçüncü kişilere yarar sağlamalarını, menfaatlerin çatışması halinde kendi menfaatlerini
şirket menfaatlerine tercih etmelerini ve böylece şirkete zarar vermelerini önlemeye yönelik
düzenlemelerdir. Hükümler ortakların veya yöneticilerin rekabet özgürlüğünü sınırlama amacı
taşımamakta, şirketin menfaatlerini ortaklardan veya yöneticilerden gelen tehlikelere karşı
koruma amacı gütmektedir. Ancak hepsinin ötesinde esasen bu düzenlemelerle korunmak
istenen ticaret düzenidir. Zira bu düzenlemeler sayesinde şirketler ticari faaliyetlerini güvenli
bir şekilde yürütecek ve böylece ticaret düzeni korunmuş ̧ olacaktır.
TTK m. 396’nın uygulanabilmesi için yönetim kurulu üyelerine genel kurul tarafından izin
verilmemiş̧ olması gerekmektedir. Hükmün mefhumu muhalifinden genel kurulun, üyelerin
rekabet etmesine izin verebileceği anlaşılmaktadır.
Derdest dosya bakımından değerlendirme yapıldığında, ..... Plastik AŞ’nin 09.12.2017 tarihli
2015-2016 olağan genel kurulunun 6. gündem maddesiyle Şirket Yönetim Kurlu Üyelerine
TTK m. 395 ve 396 kapsamında izin verilmesine oy birliğiyle karar verildiği görülmüştür.
Dolayısıyla davalılar bakımından, TTK m. 395-396 kapsamında bir rekabet izni genel kurul
tarafından verilmiş olması ve ilgili genel kurul kararının iptaline ilişkin bir mahkeme kararı da
dosyaya sunulmamış olması karşısında, rekabet yasağı bakımından bir sorumluluk
atfedilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Haksız rekabet hükümleri bakımındansa davacı tarafın ortağı olduğu ..... Plastik AŞ ile .....
Dış Tic. Ltd. şirketlerinin iştigal konularının farklı olduğu da görülmüştür. Şöyle ki, ..... Dış
Tic. Ltd. şirketi plastik ürünlerinin yurtdışına satış işiyle uğraşmaktadır. Diğer taraftan .....
Plastik AŞ’nin ise üçüncü kişilerce üretilen ürünlerin satışı şeklinde bir iştigal konusu
bulunmadığı, fiilen davalı şirketin 2011 yılında kurulduğu ve o tarihten beri ..... Dış Tic.
Ltd.’nin sadece satış işiyle uğraştığı görülmüştür. ..... Plastik AŞ’nin dış ticaret satış ve
pazarlama işiyle uğraşmıyor olması karşısında bu kalemde bir haksız rekabet olgusunun
gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır. Diğer haksız rekabet halleri bakımındansa davacı
tarafından somut bir iddia ya da delilin dosyaya sunulmadığı ve bu nedenle iddiasını
ispatlayamadığına kanaatine varılmış olup birleşen dosya yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Asıl Dava Yönünden;
-Davanın Kısmen KABULÜ ile; 11.260.427,49-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı ..... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 769.199,80-TL harçtan peşin alınan 12.808,13-TL peşin harcın mahsubu ile ıslah harcı olan 400.000,00-TL'nin mahsubu ile noksan kalan 356.391,67-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 727,22-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-Davacı tarafça yatırılan 12.808,13-TL peşin harç ile ıslah harcı olan 400.000,00-TL'nin ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 412.888,83-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafça yapılan 42,795,85-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 19.950,14-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 416.604,27-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 432.943,26-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
2-Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası yönünden;
-Şirket dışındaki diğer davalılar ..... bakımından davanın DERDESTLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
-Davalı ..... Dış Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın REDDİNE,
-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 3.415,50-TL harcın mahsubu ile artan 2.987,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
3-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
4-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024
Başkan .....
¸e-imza
Üye ......
¸e-imza
Üye ......
¸e-imza
Katip .....
¸e-imza