T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/466 Esas
KARAR NO : 2024/496
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/05/2022
KARAR TARİHİ : 20/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13.06.2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu tarafın; aleyhine başlatmış olduğumuz Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve söz konusu icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, başlatılmış olan icra takibinin konusu, davalı/borçlu taraf ile alacaklı müvekkili arasında akdedilen 01.07.2020 tarihli ve 02.10.2021 tarihli hizmet sözleşmelerinin gereklerinin borçlu tarafından yerine getirilmemesi sebebiyle, müvekkili tarafın davalı/borçlu şirkete ödemiş olduğu bedelin iadesi olduğunu, taraflar arasında 01.07.2020 tarihli sözleşme akdedilerek müvekkilinin davalı/borçlu şirketten yazılım satış ve bakım hizmeti alması konusunda anlaşma sağlandığını, bu sözleşmenin devamı niteliğinde 02.10.2021 tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeler uyarınca, davalı/borçlu tarafın 01.11.2021 tarihinde yazılım hizmetine ilişkin deneme sürümü sunması akabinde 31.12.2021 tarihinde deneme sürümünün sona erdirilerek tam sürüm kapsamında hizmet vereceğinin kararlaştırıldığını, bu hizmetlerin sağlanması adına müvekkili tarafından 60.000,00-TL tutarlı ön ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından üzerine düşen edim ifa edilmişse de davalı/borçlu şirket sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeyerek belirtilen tarihlerde deneme sürümüne ve tam sürüme başlamamış olduğunu, müvekkili tarafa hiçbir hizmet sağlamadığını, bu sebeple, taraflar arasındaki sözleşmenin, 4.8. Madde uyarınca müvekkili tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, bu hususun 31.12.2021 tarihli ihtarname ile davalı/borçlu şirkete bildirilmiş olduğunu, müvekkili tarafından ödenmiş bedelin 3 iş günü içerisinde iade edilmesi gerektiği, aksi halde icra takibi başlatılacağının ihtar edildiğini, ödeme yapılmaması sebebiyle Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafın; aleyhine başlatılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve söz konusu icra takibinin durmasına sebebiyet vererek müvekkilini zarara uğrattığını, Davalı tarafın Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı/borçlunun %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmaması nedeniyle davacı iddialarını inkar etmiş sayılmıştır.
Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; Alacaklı davacı şirketin, davalı şirket hakkında 60.000,00-TL asıl alacak, 2.829,86-TL faiz olmak üzere Toplam 62.829,86-TL alacağın tahsili ile asıl alacağına işleyecek %15,75 ticari işlerde temerrüt faizi ile borçludan tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçlular tarafından dilekçeyle itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 05/09/2022 Tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile Taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiye dayanılarak davalının akdedilen hizmet sözleşmesine konu edimleri yerine getirip getirmediği, yazılım hizmeti konusunda gerekli hizmeti verip vermediği, sözleşmeden kaynaklı davacının üzerine düşen yükümlülükleri davalıya karşı ayrıca yerine getirip getirmediği, davalının sözleşmede belirtilen edimleri yerine getirmekten kaçınmasını gerektirecek haklı bir sebebinin bulunup bulunmadığı, nihayetinde davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, Mali Müşavir ...., Hukukçu .... ve Bilgisayar Mühendisi ...'in 06/07/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı ile davalı arasında 01.07.2020 tarihli sözleşme akdedilmiş olup, sonrasında da bu
sözleşmenin devamı niteliğinde olan 02.10.2021 tarihli sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmelerle davalı, davacı için yazılım hizmeti vermeyi borçlanmış (üstlenmiş) olup, davacı
bu hizmet bedeli ödemeyi borçlandığı, 02.10.2021 tarihli Sözleşmenin 4.3 nolu maddesi hükmüne göre; sözleşme konusu hizmetin
31.12.2021 tarihinde tamamlanması gerektiği anlaşıldığı, davacı, davalıya keşide ettiği 31.12.2021 tarihli ihtarnameyle; davalının sözleşme konusu hizmeti
sözleşmede kararlaştırılan tarihte sunmamış (vermemiş) olduğu gerekçesiyle sözleşmeyi
feshettiğini, bildirdiği, dolayısıyla davacı, davalının sözleşmeden kaynaklanan “iş görme
borcunu” süresinde tamlayamayarak (gecikerek) temerrüde düştüğü (TBK.md.117/f.2)
gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiği, Teknik Kısmındaki tespitlere göre; davalı, sözleşme ile üstlenmiş olduğu hizmeti
verdiği, ancak davalının hizmeti hangi tarihte tamamlamış olduğu
anlaşılmamakta olduğu, yani davalının sözleşmeden kaynaklanan borcunu hangi tarihte yerine getirdiği
(ifa ettiği) anlaşılmadığı, bir an için, davalının sözleşmeden kaynaklanan borcunun, sözleşmede kararlaştırılmış olan
31.12.2021 tarihinde (vadesinde) yerine getiremediği, işi bu tarihte tamamlayamadığı farz edilse
bile; davacının, davalının borcunu ifada gecikerek temerrüde düşmesi (TBK.md.117/f.2) sebebiyle
sözleşmeyi feshetmeye hak kazanabilmesi için, davalıya borcunu yerine getirmesi (sözleşme konusu
işi tamamlaması) için uygun bir süre vermesi (TBK.md.123) ve bu sürenin sonunda davalının hala
borcunu yerine getirememiş (işi tamamlayamamış) olması halinde sözleşmeyi feshetmesi
gerekmekte olduğu, ne var ki davacının sözleşmeyi, davalıya işi tamamlaması
(borcunu ifa etmesi) için uygun bir süre vermeden, 31.12.2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi
feshettiği anlaşıldığı, bu nedenle de davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği
kanaatine varıldığı, fakat dava konusu uyuşmazlık bakımından, davacının sözleşmeyi haklı
ya da haksız feshetmiş olmasının bir önemi bulunmadığı, zira davacı sözleşmeyi, davalının
borcunu yerine getirmekte gecikerek temerrüde düşmesi nedeniyle haklı olarak feshetmiş olsaydı
dahi; işbu sözleşme fesihle ileriye etkili olarak sona ereceği için, davacı, fesih tarihine kadar yapmış
olduğu işin bedelini talebe hak kazanacak olduğunu, davacının sözleşme konusu hizmet bedelinin sadece bir kısmı olan 60.000 TL’lik kısmını peşin
olarak ödemiş olduğu anlaşıldığı, raporun Teknik Kısmındaki tespitlere göre; davalı,
sözleşme ile üstlenmiş olduğu hizmeti verdiği, dolayısıyla da sözleşme konusu
hizmetin bedelini talebe hak kazanmış olup, hizmet bedelinin sadece bir kısmı olan 60.000
TL’lik hizmet bedeli kısmını ise hayli hayli (evleviyetle) talebe hak kazandığı, bu nedenle
davalının, davacıdan peşin olarak tahsil etmiş olduğu 60.000 TL’lik hizmet bedeli kısmını
davacıya iade etmekle yükümlü olmadığı, dolayısıyla da davacının davalıdan takip tarihi
itibariyle 60.000 TL’lik peşin ödeme tutarının iadesini talebe hak kazanamadığı, kanaatine
varıldığı
Bilirkişi heyetinin 08/03/2024 tarihli raporunda özetle; kök rapor sonrası dosyaya sunulan beyanlar üzerinde
yapılan inceleme neticesinde; kök raporda açıklanan görüşün aynen geçerli olduğu, sunulan beyan ve ekran
görüntülerinde kök raporda açıklanan görüşün değişmesine neden olacak bir bilgi veya belgenin yer
almadığı sonucuna ulaşıldığı, Mahkemece ara kararda belirtilen ve incelemeye konu olan yazılım
üzerinden alınan ekran görüntüleri kök raporda sunulmuş olmakla birlikte, ayrıca rapor ekinde tekrar
sunulduğu, yapılan teknik inceleme neticesinde, kök raporda açıklanan görüşün aynen geçerli olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiye dayanılarak davalının akdedilen eser sözleşmesine konu edimleri yerine getirmediği iddiası ile davacı tarafça ödendiği iddia edilen ön ödemenin tahsiline dair yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü eser sözleşmesine konu edimleri yerine getirilip getirilmediği konusunda davalı üzerinde olup, taraf iddiaları bu muvaceheye göre değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi olduğu ve davacının iş sahibi davalının ise yüklenici olduğu anlaşılmaktadır. Zira taraflar arasındaki ilişkiye bakıldığında davalının TBK madde 470 uyarınca davacı adına ani edimli bir iş yüklendiği anlaşılmaktadır. Davacı iddiası ise davalının TBK madde 473/2 uyarınca işe başlamada temerrüt nedeniyle sözleşmeden dönerek peşin ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili şartları oluştuğu noktasındadır.
Uyuşmazlığın çözümünün teknik incelemeyi gerektirmesi nedeniyle mahkememizce bu konuda bilirkişi heyetinden ana ve ek rapor alınmıştır. Yapılan tespite göre, davalının sözleşmeye konu hizmeti vererek işi teslim ettiği fakat ne zaman işin davacıya teslim edildiğinin tespitinin yapılamadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça her ne kadar sözleşme konusu edimlerin yerine getirilmediği iddiası ile sözleşme feshedilmiş ise de, sözleşmeyi feshetmeden evvel TBK madde 123 gereği davalıya bu konuda hatırlatma yaparak süre vermesi gerektiği, bu konuda süre vermeden evvel sözleşmenin feshedildiği gibi yapılan tespite göre davalının üzerine düşen edimi yerine getirdiği, sözleşmenin feshinden sonra edimin ifasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı dikkate alındığında davacının fesih iradesinin davalıya ulaşmasından evvel sözleşme konusu edimlerin yerine getirilmiş olduğu noktasında mahkememizce kanaate varıldığı, dolayısıyla sözleşmeden dönme şartlarının oluşmadığı gibi ileriye etkili feshin şartlarının da mevcut olmadığı kanaatine varılarak dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu ilam ve karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 710,50-TL harçtan mahsubuna, artan 282,90-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine BIRAKILMASINA,
6-Gider avansından artan avans var ise karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2024
Katip ....
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza