T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/576 Esas
KARAR NO : 2024/401
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/06/2022
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Büyükçekmece ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibinin her ne kadar ilamsız icra takibi olsa da takibin dayanağı belgenin sahte çekten oluşan bir icra takibi olduğunu, takip dayanağı 30/11/2021 ödeme tarihli .... seri numaralı 120.000 TL bedelli lehtarı müvekkili olan ve düzenleyeni ... San.Tic.Ltd.Şti.'ye ait olduğu iddia edilen çekin sözde lehtar olarak müvekkili tarafından da .... adında bir şahsa ciro edilmiş gibi gösterilerek sahte imza ile ciro edildiğini ve akabinde en son ... tarafından davalı taraf olan ...'na ciro edilmiş olarak gösterildiğini, sahte çek üzerinde düzenlenen ödeme gününden sonra çekin ilamsız icra takibine konu edilerek müvekkili hakkında ve diğerleri hakkında icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibinin ilamsız icra takibi olduğunu, sahte senetle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmadığını sanki adi bir senetmiş gibi genel haciz yoluna gidildiğini, burada çek bankaya ibraz edilmeden ve herhangi bir protesto çekme zorunluluğu yolu aşılarak lehtar olan müvekkiline karşı icra takibi yapabilmek adına bu yola başvurmuş olduklarının aşikar olduğunu, öte yandan müvekkilinin ne .... San.Tic.Ltd.Şti.'ni ne de .... isimli şahsı tanımadığını ve hiçbir şekilde bir ticari ilişkilerinin söz konusu olmadığını, bununla beraber müvekkiline karşı yapılan icra takibi sonrasında müvekkilinin takipte yer alan firma ve şahısları tanımadığından ve bir ticari ilişkisi olmadığından çekle ilgili önce bankadan çeki sorgulattığını ve akabinde sahte çekte yer alan keşideci gözüken ... San.Tic.Ltd.Şti.'yle görüşerek takibe konu çekin sorulduğunu, firma sahibinin kendilerinin böyle bir çek kesmediklerini ve müvekkili ile herhangi alacak borç ilişkilerinin olmadığını çekin sahte olduğunu dile getirdiklerini, akabinde firma sahibi tarafından takibe dayanak gösterilen seri numaralı çekin fotoğrafını müvekkiline gönderdiklerini, müvekkilinin hiçbir şekilde bir alakası olmayan çek hakkında icra tehdidi altında kalmanın vermiş olduğu şoku atlattıktan sonra itiraz etmek istediğini ancak tam olarak ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği gün henüz kovid-19 hastalığına yakalanmış olmasından kaynaklı karantina altında bulunduğunu, müvekkilinin hastalanması akabinde 23 Aralık 2021-05 Ocak 2022 tarihleri arasında karantina altında geçirmek zorunda olduğundan karantina süresi biter bitmez tarafına karşı yapılan haksız kötü niyetli takibe itiraz etmek ve özü itibariyle kambiyo senedinde sahtecilik yapılması ve kimlik bilgileri kullanılarak imzalanıp bir başkasına ciro edilmesi sebebiyle savcılığa suç duyurusunda bulunmak üzere başvurularda bulunduğunu, esas itibariyle aynı gün içerisinde yani 05/01/2022 tarihinde hazırlamış olduğu dilekçe ve eklerini önce Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğini, arkasından Kahramanmaraş İcra Dairesine giderek tarafına karşı yapılan icra takibine itiraz dilekçesini sunduğunu, ancak her nasıl olduysa 05/01/2022 tarihinde müvekkili tarafından sunulan dilekçenun icra dairesince sanki 10/01/2022 tarihinde sunulmuş gibi teslim alınarak Büyükçekmece .... İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyasına gönderildiğini, müvekkilinin hem savcılığa suç duyurusunda bulunması hem de ilamsız icra takibine itiraz etmesi üzerine ve kendisininde bu kişilerin hiçbirine ne borçlu ne de alacaklı olmaması sebebiyle bir nebze rahatlayarak işlerine devam ettiğini, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... CBS Soruşturma sayılı dosyasında müvekkilinin şikayeti sebebiyle müvekkilinden imza örneklerinin alındığını, müvekkilinin bu süreçte süresi içerisinde itiraz ettiği düşüncesi hakimken itiraz süresi olan 7 günlük sürenin geçirilmiş olmasından ve geçikmiş itirazın icra mahkemesine yapılması gerektiğinden bahisle itirazının reddedildiğini, 14/06/2022 tarihinde birkaç banka hesabına haciz ve işletmesinde kullandığı pos hesabına haciz ve bloke işleminin uygulandığını öğrenmesi üzerine e devletten kontrol ederek sahte çekten kaynaklı yapılan ilamsız icra dosyasının hala açık olduğunu ve bütün banka hesaplarına, 3 adet aracına ve taşınmazına haciz işlemlerinin uygulandığını öğrendiğini, İcra dairesine yapmış olduğu itiraz neticesinde takibin durduğunu düşünen müvekkiline icra dairesince itirazın reddine ilişkin herhangi bir karar tensip tutanağının da tebliğ edilmemiş olması sebebiyle bu durumdan haberdar olamadığını, müvekkilinin ticari itibarı olan ve hiç kimseye bir borcu olmayan güvenilir bir işletme sahibi olduğunu, müvekkiline karşı bugüne değin herhangi bir icra takibi yapılmamış halde iken borçlu olmadığı bir icra dosyası sebebiyle ve üstelik takip dayanağı olan belgenin suç barındırıyor olmasına rağmen icra tehdidi altında kalarak bütün mal varlığı üzerine haciz koyulduğunu ve banka hesaplarının haciz ve bloke şerhinden dolayı zarara uğrayarak kazanç kaybı meydana geldiğini ve ticari itibarının zedelendiğini iddia ederek; öncelikle ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibiyle ilgili olarak müvekkili hakkında başlatılan takibin teminatsız dava sonuna kadar durdurulmasına, bu talepleri uygun görülmez ise İİK’nın 72/3. maddesi gereğince belirlenecek miktarlar doğrultusunda icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönüyle tedbir kararı ile icra dosyasının durdurularak yapılan tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini, davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davasının kabulü ile ile sahtelik, imza ve borca itirazları doğrultusunda müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesi akabinde takip dayanağı çekin iptal edilerek icra takibinin iptaline karar verilmesini,
davalının takip dayanağı sahte çek ile müvekkili ile arasında hiçbir hukuki ilişki olmamasına rağmen haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ve söz konusu takip sebebiyle haksız yere mal varlıklarına haciz konularak zararlarının meydana gelmesi dikkate alınarak takip miktar olan 120.000,00 TL’nin % 40’ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekili sözlü ve yazılı beyanları ile davanın reddi yönünde savunma yapmıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, imza inkarı sebebi ile icra takibinden sonra İİK 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına konu 30/11/2021 tarihli, .... çek seri numaralı 120.000-TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, takibe ve davaya konu çekteki davacı adına atfen atılan imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı, davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; müştekisinin ..., şüphelisinin ... olduğu, Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan yürütülen soruşturma sonucunda; 07/06/2022 tarih .... Karar numarası ile "atılı suçun maddi unsurlarının gerçekleşmediği" gerekçesiyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiği görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicili ve Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 01/01/2017 tarihinden itibaren Gayrimenkul Sermaye İradından dolayı mükellef olduğu, mükellefiyetinin halen devam ettiği, ticari kazanç yönünden ise herhangi bir mükellefiyetinin bulunmadığı hususlarının tespit edildiği görülmüştür.
Kahramanmaraş Ticaret Sicili ve Aksu Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.
Kahramanmaraş Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Aksu Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının 14/09/2012 tarihinden itibaren mükellefiyet kaydının bulunduğu, Gıda Maddelerinin Bir Ücret veya Sözleşmeye Dayalı olarak Toptan Satışını Yapan Aracılar ve Belli Bir Mala Tahsis Edilmemiş Mağazalarda Gıda (Dondurulmamış), İçecek ve Tütün Toptan Ticareti yönünden Gelir Vergisi Mükellefi olduğu ve mükellefin Bilanço (Birinci Sınıf Tacir) esasına göre defter tuttuğu hususlarının tespit edildiği görülmüştür.
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş incelenmesinde; alacaklısının ..., borçluların .... San. Tic. Ltd. Şti, .... ve ... olduğu, 30/11/2021 keşide tarihli ... seri numaralı 120.000,00-TL bedelli çek dayanak gösterilerek 120.000,00-TL çek alacağı, 236,71-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.236,71-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Davacının imzalarının bulunduğu belge asılları imza incelemesine esas olmak üzere celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememizce davacının imza örnekleri alınarak dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dava ve takibe konu çek aslı davalı vekili tarafından dosyaya sunulmuş ve Mahkememiz kasasına alınmıştır.
Dava konusu edilen 30/11/2021 tarihli, ... seri numaralı 120.000-TL bedelli çek üzerinde davacıya atfen atılan imza ile davacının toplanan emsal imzaları ve Mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri mukayese edilerek davacının eli ürünü olup olmadığı hususlarında dava konusu çek esas alınmak suretiyle rapor hazırlanması için dosyanın imza incelemesi konusunda uzman üçlü grafolog bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 26/03/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;" ... konusu 120.000,00 TL bedelli çekte ciranta ...'ye atfen atılmış imzanın, dosyada mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nin eli ürünü olmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından rapora karşı itirazlarını içerir dilekçe sunulduğu görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir.
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir.
İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, soruşturma ve icra dosyaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Davanın, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına konu 30/11/2021 tarihli, .... çek seri numaralı 120.000-TL bedelli çekte lehdar olarak görünen davacının senet arka yüzündeki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle açmış olduğu menfi tespit davası olduğu, davacıya ait imza incelemesine esas davacının imzasının bulunduğu belge asıllarının dosyaya getirtildiği, davacıya ait imza örnekleri ile birlikte dosyanın üçlü grafolog bilirkişi heyetine sevk edildiği, belge asılları üzerinden yapılan teknik inceleme sonucunda hüküm kurmaya elverişli 26/03/2024 havale tarihli bilirkişi raporuna göre çek arka yüzündeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmakla; 26/03/2024 havale tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının davalıya dava konusu çek nedeniyle borçlu kabul edilemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davanın kabulüne, davacının, Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu .... Bankası A.Ş.'ne ait, keşidecisi .... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. olan 30/11/2021 keşide tarihli, .... seri numaralı ve 120.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı vekilinin dava konusu çekin iptaline ilişkin talebinin reddine, davalı ile davacı borçlu arasında temel ilişki bulunmadığından, davalının çekteki davacı imzasının davacı borçlunun eli ürünü olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı değerlendirilerek davalı her ne kadar takibinde haksız ise de kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden şartları oluşmadığından davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davacının, Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu ... Bankası A.Ş.'ne ait, keşidecisi ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. olan 30/11/2021 keşide tarihli, .... seri numaralı ve 120.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacı vekilinin dava konusu çekin iptaline ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından davacı vekilinin tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 8.197,20 TL harçtan peşin alınan 2.049,30 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 6.147,90 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 2.049,30 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.130,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 3.750,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 19.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2024
Katip ...
¸
Hakim ...