T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/703 Esas
KARAR NO : 2024/758
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/05/2022
KARAR TARİHİ : 16/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.11.2021 tarihinde saat 18:15 sıralarında .... plakalı çekici ve çekiciye bağlı .... plaka sayılı yarı römorku ile sürücü .... ... istikametinden Erzurum İli istikametine seyir halinde iken D-100/27 KM 324300 km ye geldiği esnada Kandilli istikametinden ... istikametine seyir halinde olan davalıya ait sigortalı ... poliçe numarası ile sigortalanmış .... plaka sayılı aracın sol kısımlarına aracının sağ ön kısımları ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, gerçekleşen kaza sonucu müvekkili şirketçe açılan .... numaralı hasar dosyası kapsamında yapılan incelemede, zararın meydana gelmesinde sigortalı aracın sürücüsünün alkollü ve asli kusurlu olduğu sonucuna ulaşıldığını, .... plakalı araç, davalı adına 26/12/2020 - 26/12/2021 tarihleri arasında geçerli olmaküzere ... numaralı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, vaki olay neticesinde zarar gören adına 86.000,00 TL tazminat ödendiğini ve rücu edildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.95/2 "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda Sigorta ettirene başvurabilir." şeklindeki düzenlemesiyle sigorta şirketinin rücu hakkının varlığını hüküm altına aldığını, kaza Tespit Tutanağında davalıya ait aracın sürücüsü olan ....'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.57/1-a “kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, dikkatli olmamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek” maddesini ihlal ettiği ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, açıklanan sebeplerle 86.000,00 TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ilişkin delillerin tarafına tebliğ edilmediğini, husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, .... plakalı aracın müvekkili şirketin uhdesinde bulunmamakta olduğunu, ilgili aracın işleteni .... Yatırımları A.Ş. Ve taşeronu ..... Adi Ortaklığı olduğunu, davaya konu edilen kazada tarafların kusuruna ilişkin bir rapor bulunmadığını, davacının; müvekkiline ait aracın sürücüsünün alkollü olduğuna ilişkin iddiasının asılsız olduğunu, müvekkili şirketin kazaya karışan .... plakalı araç üzerinde işleten sıfatıyla sorumluluğu bulunmadığını, Davacının hukuka ve usule aykırı davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 06/11/2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle dava dışı kişiye ödenen bedelin davacının kendi sigortalısı olan davalıdan rücu istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Dava, trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. ZMMS'de sigortacının rücu hakkı, TTK’nın 1301/2. maddesi, 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. Davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 95/2. maddesinde; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." hükmü ve Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/2 maddesinde; “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda davacı ile davalı arasında ... plakalı araç için kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi düzenlenmiştir. Davalı vekilinin sunduğu kira sözleşmelerine göre, .... plakalı aracın dava dışı .... Yatırımları A.Ş.'ye 01/01/2018 tarihinden itibaren 36 ay süreli olmak üzere kaza tarihini de kapsar şekilde kira sözleşmesi düzenlendiği, uzun süreli kira sözleşmesi nedeniyle sorumlu olmadığını savunmuş ise de, davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Bu nedenle davalı uzun süreli kiralayan olsa dahi poliçede sigorta ettiren olarak yer aldığından açılan davada pasif dava ehliyeti bulunmaktadır. Bu nedenle davalı tarafın husumete ilişkin itirazı reddedilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları).
Somut olayda; kazaya ilişkin celp olunan evrakları ile alkol promil raporları nöroloji uzmanı, makine mühendisi ve sigortacı sektörel bilirkişiye incelettirilmiş olup, kazanın meydana geliş biçimi ve 0.236 promil alkol oranına nazaran sürüş yeteneğini kaybetmesine bağlı olarak dava dışı sürücünün münhasıran alkolün tesiri altında kazaya sebebiyet verdiği, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar miktarının .... plaka sayılı çekici için 424.054,66-TL, .... plaka sayılı dorse için 64.658,10-TL olacağı kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporunun kazanın oluşuna uygun, denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu, nörolog bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan raporda alkol seviyesine göre değerlendirme yapılarak sigortalı araç sürücünün olayda % 100 kusurlu olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği belirlenmiş olduğundan rücuen tazminat şartlarının gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kabulü ile, 86.000,00-TL tazminatın, 43.000,00-TL'sinin ödeme tarihi olan 03/01/2022 tarihinden itibaren, bakiye 43.000,00-TL'sinin ödeme tarihi olan 04/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, 86.000,00-TL tazminatın, 43.000,00-TL'sinin ödeme tarihi olan 03/01/2022 tarihinden itibaren, bakiye 43.000,00-TL'sinin ödeme tarihi olan 04/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 5.874,66-TL harçtan, peşin alınan 1.468,67-TL harcın mahsubu ile 4.405,99-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 1.322,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen, 80,70-TL başvurma harcı, 1.468,67-TL peşin harç ve 7.987,40-TL yargılama gideri olmak üzere TOPLAM 9.536,77-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve ihbar olunan .... vekilinin (e duruşma yolu ile ) yüzlerine karşı, davalı ve ihbar olunanların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza