T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/726 Esas
KARAR NO : 2025/110
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2022
KARAR TARİHİ : 28/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya bir kısım ürün sattığını, davalının tarafına gönderilen ürünleri teslim aldığını ancak ödemelerini yapmadığını bundan dolayı davalı tarafın icraya verildiğini, itiraz edilmesi sonucunda ise takibin durduğunu bu sebeplerle Davalı/ Borçlu aleyhine başlatılan Büyükçekmece .... İcra Dairesi .... E. Dosya numaralı icra takibine karşı Davalı/ Borçlu'nun itirazının iptaline, takibinin devamına, haksız itiraz sebebiyle % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin Davalı/ Borçlu yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı şirket aleyhine Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak iş bu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde borca itiraz edilmiş ve takip durdurulduğunu, davacı, bu kez de itirazın iptali ve takibin devamı için huzurdaki haksız davayı ikame ettiğini, davaya konu iş karşılığı takip tutarındaki bedel davalı şirkete fatura edildiğini, şirket takibe dayanak faturadan davacının, haksız ve kötüniyetli olarak aleyhinde yaptığı Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibi ile haberdar olduğunu, şirket, muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş bulunduğunu ancak tek başına bu husus fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediğini , faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, davacının davalı aleyhine kötü niyetli olarak açtığı icra takibi ve dava konusu olan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce:
a-Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğü,
b-İstanbul Ticaret Odası'na, müzekkereler yazılmıştır.
3-Taraflara ait BA-BS formları celp edilerek delil olarak değerlendirilmiştir.
4- Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve Her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''Davalı şirkete ait 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin E-defter olarak tutulduğu ve ilgili tebliğe uygun olarak Ocak ve Aralık ayı beratlarının süresinde verildiği ve belirli kanuni şartları taşıdığı, 2022 yılı defterlerinin Ağustos ayı defter beratlarının süresinde verildiği, Aralık için yasal sürenin devam ettiği, 2021-2022 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu kanaatine varılmış ise de Nihai Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 3. Davacı şirket tarafından uyuşmazlığa konu faturaların ve/veya içeriği malzemelerin davalı şirkete teslimi somut olarak belgelenemediğinden, davacı şirketin davalı şirketten 2 adet fatura karşılığı alacaklı olduğu yönünde bir tespit yapılamadığı, 4. Tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün .... E. Sayılı dosyandan TAKİP 13.10.2021 tarihi itibariyle yukarıdaki tespitimiz gibi, davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu yönünde somut bir tespitimiz bulunmamakta'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, bilirkişi heyetince önceki rapor, taraf itirazları ve kayıtlar dikkate alınarak rapor sunulmasının istenilerek ek raporda da aynı kanaate vardığı tespit edilmiş farklı bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle: ''Dosyaya mübrez belgelerden davacı tarafından .... aracılığıyla davaya konu ürünleri adresine gönderildiğine ilişkin SAP Teslim belgeleri suretlerinin sunulduğunun görüldüğü, - 20.03.2021 – 23.03.2021 ve 30.03.2021 tarihlerinde mal teslimi olduğunun anlaşıldığı, bu yönü ile davacının edim yükümlülüğünü yerine getirdiğinin ifade edilmesi gerektiği, buna karşın davalı tarafından ise faturaya konu karşı edimin ödenmediği hususunda bir tereddüdün bulunmadığı, dolayısıyla davacının edim yükümlülüğünü yerine getirmiş olması karşısında davalının da edim yükümlülüğünü yerine getirmekle yükümlü olduğu, bu yönü ile davacı tarafından sunulan apostil şerhli kayıtlar uyarınca davalıya tanzim edilen 3.558,10 Euro tutarındaki faturalar sebebiyle davalıdan alacaklı olduğu, 31.03.2021 tarihinden takip tarihine kadar faiz 26,75 Euro olarak hesaplanmış olup, davacı 24,19 Euro faiz talep ettiğinin görüldüğü, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilebilecek faizin 24,19 Euro olacağı, Davalının sunulan kayıtlarında davacının sunulan faturalarının mevcut olmadığı, Dosyaya sunulu mail yazışmaları kapsamında davacının fatura konusu araç malzemelerini davalının bilgisi dahilinde aracın bulunduğu yere gönderdiği, '' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Dava taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı satıcı tarafından başlatılan icra takibine davalı alıcının itirazı üzerinden itirazın iptali talebi hakkındadır.
Davacı dava dilekçesinde davalının çeşitli ürünler sipariş ettiğini, davacı tarafından sipariş edilen ürünlerin davalının gösterdiği kişiye teslim edildiğini, faturaların kesildiğini ancak davalı tarafından borcun ödenmediğini iddia etmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları bilirkişiye inceletilmiş olup, icra takibine konu faturaların davacının ticari defterine kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından delil olarak sunulan taraflar arasındaki yazışmalar incelendiğinde; davalı şirket tarafından davacı şirketten icra takip dosyasındaki takibe dayanak faturalara konu çeşitli araç parçalarının sipariş edildiği ve ilgili siparişlere konu parçaların yetkili servise teslim edilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından davalının talimatı üzerine davalının sipariş ettiği araç parçalarının davalı tarafından gösterilen yetkili servise teslim edildiği, yetkili servise ait sunulan belge ve faturalar ile anlaşılmaktadır.
Yetkili servis tarafından düzenlenen faturalar ve davacı tarafından tedarik edilen araç parçalarına yönelik düzenlenen belgeler incelendiğinde; ilgili yetkili servis tarafından düzenlenen belgelerdeki araç motor numarası UYAP sisteminden sorgulandığında ilgili aracın fatura tarihinde davalı üzerine kayıtlı ... plakalı araç olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim davalı tarafından davacıya gönderilen mail yazışmalarındaki araç ruhsatı da davalıya ait araca ait olduğu da görülmektedir.
Bu bağlamda davacı ile davalı arasındaki mail yazışmaları gözetildiğinde; davalının davacıya çeşitli araç parçaları için sipariş verdiği ve araç parçalarının yetkili servise teslim edilmesi yönünde talimat verdiği, üçüncü kişi yetkili servis tarafından davalıya düzenlenen faturalardaki araç parçalarının davacı tarafından davalının talebi üzerine yetkili servise teslim edilen parçalar ile uyumlu olduğu ve davaya konu icra takip dosyasındaki faturalarda belirtilen ürünler ile aynı olduğu anlaşılmakta olup, üçüncü kişi yetkili servis tarafından düzenlenen faturalarda belirtilen işlem yapılan aracın davalı üzerine kayıtlı olduğu UYAP sisteminden yapılan sorgulama ve davalı tarafından davacıya gönderilen maillerdeki araç ruhsatı ve motor numarası ile uyumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davacı ile davalı arasında kurulan satış sözleşmesine yönelik olarak davacının satış sözleşmesine konu malları davalının gösterdiği ve talimat verdiği üçüncü kişiye teslim ettiği, bu suretle satış sözleşmesinde satıcı taraf olarak bulunan davacının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği ve ilgili ürünlerin parasını davalıdan talep edebilecek olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından yargılamanın hiçbir aşamasında ödeme iddiası öne sürülmediği gibi ödeme belgesi de sunulmamış olup, davacı tarafından delil olarak sunulan mail yazışmalarına ve yazışmaları yapan kişilere yönelik inkarda bulunulmamıştır.
Bu sebeple davacının davasının icra takibine konu faturalar bakımından 3.558,10-Euro asıl alacak yönünden kabulü ile davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından işlemiş faiz talep edilmiş ise de davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair 6098 sayılı Kanun'un 117. Maddesindeki usul ve esaslara göre davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından takipten önce işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından faiz oranına da itiraz edilmiş olup, taraflar arasında daha düşük veya yüksek faiz oranının kararlaştırıldığı ispatlanamadığından 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden de davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Takibe konu alacağın faturaya dayalı ve likit olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 7.041,69-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
Buna göre 3.558,10 Euro'nun asıl alacak ve 3095 sayılı kanun 4/A maddesine göre işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının iptaline takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 7.041,69-TL tazminat davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 2.404,85-TL harçtan peşin alınan 426,09-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 1.978,76-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 1.310,96-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 426,09-TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 506,79-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 10.809,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.734,95-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 242,83-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğundan verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza