T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/741 Esas
KARAR NO : 2024/722
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/11/2019
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 20.01.2014 tarihinde ... şirketi ile halen şirket yetkilisi olan .... tarafından kurulduğunu ve davalının, müvekkili şirket çalışanı olarak 24/01/2014 tarihinde işe başladığını, müvekkili şirket hissedarı ... şirketinin Türkiye’deki yatırımlarını sonlandırma kararı vermesi üzerine ...'in, Mart 2015 itibariyle tek pay sahibi haline geldiğini, .... 'in, o sırada çalışanı olan davalıya olan güveni ve şirketi birlikte büyütme isteğiyle, şirket hisselerinin %20’sini 01/07/2015 tarihinde davalıya devrettiğini ve taraflar arasında Rekabet Yasağı Ve Gizlilik hükümlerinin de yer aldığı Hisse Devri Sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın Temmuz 2018’de istifa edeceğini ve şirketten ayrılarak kendi şirketini kurmak istediğini şirketin diğer ortağı olan ....'e ilettiğini, tarafların yürüttüğü müzakereler sonucu, şirketin önemli müşterilerinden ... Yatırım Anonim Şirketi ile müvekkili şirketin iş ilişkisini kesmesi ve bu müşteriyi davalıya devretmesi karşılığında davalının hisselerini .... ’e devrederek şirketten ayrılması konusunda anlaştıklarını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, davalının sözleşmeye aykırı hareketleri nedeniyle cezai şart bedeli, olan 1.854.000,00TL’yi müvekkiline ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili ...'un tacir sıfatına haiz olmayıp davaya dayanak teşkil eden sözleşmelerin, müvekkilinin iş sözleşmesinin sona ermesi sırasında işçilik ve ortaklık sıfatından doğan alacaklarını alabilmesi için baskı altında imzalatıldığını, müvekkiline imzalattırılan Hisse Devir Sözleşmesi ve buna bağlı Rekabet Yasağı ve Gizlilik Sözleşmesinin geçersiz olduğunu, taraflar arasında imzalanan Hisse Devir Sözleşmesi ile Rekabet Yasağı ve Gizlilik Sözleşmesi’nde yer alan rekabet yasağı ve cezai şart hükümlerinin hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle huzurdaki dava bakımından yetkili mahkeme Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini , yetkisizlik kararı verilmez ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklaklı bedel tazminine dairdir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;taraflar arasındaki 31/08/2018 tarihli rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesi uyarınca davalının bu sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunup bulunmadığı, rekabet yasağı ihlalinin meydana gelip gelmediği, rekabet yasağı sebebiyle cezai şart ödemesi koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının cezai şart talebinde bulunup bulunamayacağı, rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesinin baskı altında imzalandığı savunmasına göre geçersiz olup olmadığı, cezai şart hükümlerinin bu sebeple geçersizliğinin bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklandığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Mahkememizin 06/04/2023 tarihli celsesinin (1) no'lu ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdi ile; tarafların 31/08/2018 tarihli rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesi uyarınca davalının bu sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunup bulunmadığı, rekabet yasağı ihlalinin meydana gelip gelmediği, rekabet yasağı sebebiyle cezai şart ödemesi koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının cezai şart talebinde bulunup bulunamayacağı, rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesinin baskı altında imzalandığı savunmasına göre geçersiz olup olmadığı, cezai şart hükümlerinin bu sebeple geçersizliğinin bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınmasına karar verilmiş olmakla kök rapor mahkememize ibraz edilmiş taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilerek taraf vekilleri rapora karşı itiraz ve beyanlarını içerir dilekçelerini sunmuşlardır.
Mahkememizin 14/03/2024 tarihli celsesi ile tarafların itirazlarının tek tek gerekçeli olarak değerlendirilerek uzman görüşü de değerlendirilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş olmakla hükme esas alınan ek raporda özetle; ''davacı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64, 65, 66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; Takdiri Sayın Mahkemenizdedir. ii. Dava Dışı .... Reklam Hizmetleri A.Ş.’ nin defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64, 65, 66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; Takdiri Sayın Mahkemenizdedir. iii. Davacı ... Reklam Hizmetleri A.Ş.’ nin ticari sicil kayıtları incelenmiş olup firmanın iş konusunun ‘Reklam Hizmetleri’ olduğu, kuruluş tarihinin 20.01.2014 olduğu ve şirket kayıtlı sermayesinin 500.000,00 TL olduğu görülmüştür. 07.09.2023 tarihinde davacının unvan değiştirerek yeni unvanının ‘... Reklam Hizmetleri A.Ş.’ olduğu görülmüştür. Şirketin tek yetkilisinin ...... olduğu ve Yönetim Kurulu Başkanı (Münferiden) olduğu görülmüştür. iv. Dava dışı ..... Reklam Hizmetleri A.Ş.’ nin ticari sicil kayıtları incelenmiş olup firmanın iş konusunun ‘Bilgi, İletişim ve Medya’ olduğu, kuruluş tarihinin 11.07.2018 olduğu ve şirket kayıtlı sermayesinin 50.000,00 TL olduğu görülmüştür. Şirketin tek yetkilisinin davalı ... olduğu ve Yönetim Kurulu Üyesi (Münferiden) olduğu görülmüştür. v. Davacı dava dilekçesinde eski personellerinden ‘.......’, ‘..... ’ un davalı ...’ un tek yetkilisi olduğu dava dışı ...... Reklam Hizmetleri A.Ş. firmasında çalışmaya başladığını beyan etmiş olsa da T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Beşiktaş Sosyal Güvenlik Merkezi’ nden 22.01.2020 tarihinde celp edilen yazının ekinde ‘.....’ un sigortalılık hizmet başlangıcından itibaren çalıştıkları işyerlerinin tescil bilgileri gönderilmiş olup söz konusu personellerin hiçbirinin davalı ...’ un tek yetkilisi olduğu dava dışı Digital ...... Hizmetleri A.Ş. firmasında çalışmadıkları görülmüştür. vi. “Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesi”ndeki rekabet yasağının, mahal, süre ve konu bakımından makul bir biçimde sınırlandırılmamış olması sebebiyle, rekabet yasağı klozunun TBK m. 27 maddesi uyarınca kesin hükümsüz olduğu, bu kapsamda cezai şartın talep edilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır. Ancak, Sayın Mahkeme rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesinin TBK m. 27 uyarınca geçerli olduğu kanaatinde ise; cezai şart talep edilebilecektir. vii. Davalı tehdit ve baskılara maruz kaldığını, korkutulduğunu ileri sürmüşse de bu hususu kanıtlar bir bilgi ya a belgeye dosya kapsamında rastlanılamamıştır. Dolayısıyla takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere somut olayda korkutma bulunmadığı düşünülmektedir.'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmişlerdir.
Ek rapor taraf/vekillerine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ve taraflar itiraz ile beyanlarını dilekçeler halinde mahkememize sunmuşlardır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Davacı ... 20.01.2014 tarihinde müşterilerine dijital ajans hizmeti vermek üzere ...... şirketi ve ...... tarafından kurulmuştur. Davalı ... ise 24.01.2014 tarihinde şirket bünyesinde çalışmaya başlamıştır. Mart 2015 tarihi itibariyle ..... şirketin tek ortağı haline gelmiştir. 01.07.2015 tarihinde ..... şirket hisselerinin 620'sini Hisse Devri Sözleşmesi ile davalı ...'a devretmiştir. Daha sonra davalı ... şirketin 025 hissedarı haline gelmiş ve buna ek olarak şirkette satış direktörü pozisyonunda çalışmaya başlamıştır. Buna ek olarak taraflar davalının şirkete ve müşterilere ilişkin sahip olduğu önemli bilgiler nedeniyle 01.07.2017 tarihinde Rekabet Yasağı ve Gizlilik Sözleşmesi imzalamıştır.
Davalının işe giriş çıkış kayıtları ve iş sözleşmeleri dosyada mevcut olup, davalının "......" unvanıyla davacı şirkette çalıştığı analaşılmış olup davalı müşteri direktörü olup, görev tanımından da anlaşılacağı üzere tüm müşterilere ait medya planı, strateji ve satış bilgilerine sahip olabilecek pozisyondadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 31.08.2018 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olmaması ihtimalinde davalı rekabet etmeme yükümlülüğü altında olmayacak, ceza koşulu alacağının doğması da mümkün olmayacaktır.
Dava söz konusu rekabet yasağının konu ve kişi bakımından spesifik bir şekilde, yer ve konu bakımından davalının ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmeyecek nitelikte sınırlandırıldığı kanaatine varılmıştır. Rekabet yasağı sözleşmesinin süre sınırlaması içermemesi rekabet yasağı sözleşmesinin bütünüyle geçersiz olmasına yol açamayacaktır. Bu halde hâkimin rekabet yasağı sözleşmesini uygun şekilde sınırlamak suretiyle ayakta tutması hususu bizzat TBK. m. 445/11 hükmünde ifade edilmiştir. Ancak aynı sonuca TBK. m. 27/11 hükmün uygulanması ile de varılmıştır.
Ek raporla banka kayıtlarında inceleme yapılarak adı geçen eski çalışanlara davalının hesaplarından ciddi bir para akışı olduğu tespit edilmiş, bu para transferlerinin de bahsedilen çalışanlara maaş, yemek ücreti, iş avansı, masraf vb açıklamalarla ödeme yaptığına raporda yer verilmiştir. Yapılan ödeme açıklamaları dahi taraflar arasındaki iş ilişkisini ispatlamaktadır. BA /BS incelemesinde davalının davacı şirketin müşterisi olan tam 13 firmayla ticari ilişkide olduğu tespit edilmiştir.
Dava dışı ..... firması ve davalı ...’ a ait banka hareketleri ve dava
dışı ..... firmasına ait BA/BS formları incelendiğinde davacı firma ile ticari ilişkisi bulunan firmaların dava dışı ......
ile ticari ilişki içinde olduğu dava dışı firma tarafından tanzim edilen faturaların
BA/BS formları ile beyan edildiği, bu faturalara istinaden firmaların dava dışı ...... firmasına ödeme gönderdiği tespit edilmiştir.
Davalının rekabet yasağının süre sınırlaması olmaması sebebiyle geçersiz. olduğu hususundaki hakkın kötüye kullanılmasını oluşturduğu gibi davalının korkutmayı ispatlayamadığı, korkutmanın varlığı kabul edilse bile davalının sözleşmede karşı edim olarak edindiği ...... ile iş ilişkilerine devam etmesi nedeniyle sözleşmeyi zımni bir şekilde onayladığı, bu nedenle sözleşmenin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz sayılamayacağı anlaşılmıştır. Davalı rekabet yasağı sözleşmesinden doğan yükümlülüklerine aykırı hareket ederek rekabet yasağını ihlal ettiği için cezai şart ödemekle yükümlü olduğu anlaşıldığından sözleşmede belirlenen bedel üzerinden yarı oranında indirim yapılması hakkaniyet gereğidir. Öte yandan davacının cezai şartı talep edebilmesi için zarara uğramış olması şart değildir. Davalının sözleşmeyi zorla imzaladığını ancak kendisinden cezai şart talep edildiğinde ileri sürmesi ve bundan önce sözleşmeyi devam ettirmesi göz önüne alındığında sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesi çelişkili davranış yasağına aykırı olun hakkın kötüve kullanılması niteliğindedir. Davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiş olup takdiren indirim nedeniyle davalı lehine yargılama gideri hükmedilmemiş olup ayrıca davacı başlangıçta faiz talep etmemiş olup ilki defa ıslahla ile faiz talep ettiği dikkate alınarak davacının fazlaya ilişkin faiz talebi usulüne uygun açılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Takdiri indirim kullanılarak 927.000,00-TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin faiz talebi usulüne uygun açılmadığından bu hususta Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 63.323,37-TL harçtan peşin alınan 31.661,90-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 31.661,47-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 44,40-TL başvurma harç ve 31.661,90-TL peşin harcı olmak üzere toplam 31.706,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 20.782,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 131.970,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde geerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ......
¸e-imzalıdır